İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Amanos Dağları Eteklerinde Erzin

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Benim asli kimlik ve sıfatlarımın yanında, fahri (onursal) sıfatlarım da bulunmaktadır. Bunlardan birisi de, Belediye Meclisi kararı ile, yarım yüzyıldan daha fazla bir süre önce verilmiş olan “Silifke Fahri Hemşehrilik” beratım da vardır. Bu yüzden kendimi, manevi de olsa biraz Silifkeli sayarım.

Tabii Silifkeli, candan dostlarım vardır. Örneğin eski Belediye Başkanları Sadık Avcı, Bayram Ali Öngel, Feyyaz Bilgen ve Rifat Karaduman, Lütfi Uğur, Arslan Türe, Kemal Ateş, Yaşar Öztürk, Murat-Yasemel Tarımeri, Sadık Civelek, Kadir Kaynar, Şeref Kurubaş, Özcan Pişirgen, Nazan-Şeref Kundak vb. gibi yaşayan; Cavit Erden, Özcan Seyhan, İzzet Arslan, Arslan Eyce vb.gibi vefat etmiş olan can dostlar…

Bir de 50 yılı aşkın bir süre önce tanıdığım, halk kültürü araştırmacısı-yazar Celal Necati Üçyıldız var. Ailesini, eşini ve çocuklarını da tanıdığım Celal Necati…Ondaki Türk Halk Kültürü tutkusunu gördükten sonra, bizzat yönettiğim Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu’na üye olmasını sağladım. Ona 2006 yılında da, Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü verdik.

Celal Necati 10 Mart 1952 tarihinde Silifke’nin Kırtıl köyünde doğdu. İlköğrenimini İmamuşağı, Balandız köyü ve Silifke’de Cumhuriyet, Gazipaşa, Sakarya ilk okulunda gördükten sonra, Silifke Lisesi edebiyat bölümünden mezun oldu. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesini bitirdi. Bir dönem vekil öğretmenlik yaptı. Askerlik hizmetini müteakip, Taşucu SEKA İşletmesinde memur olarak göreve başladı ve oradan emekliye ayrıldı.

Celal, kimi süreli yayınlarda ve Silifke basınında zaman zaman makaleler, söyleşiler ve araştırma yazıları yayımlamaktadır. Genellikle Alevi-Bektaşi içerikli yazılar kaleme alan, değerli dostum Celal Necati Üçyıldız, böylelikle kendi inanç sistemini de değerlendirmektedir.
Değerli dostumun internette yayımladığı (bana göre) ilginç bir yazısını, aynen sütunuma alarak, okurlarımın da  konuyla ilgili bilgi sahibi olmalarını sağlamak isterim:

Açıklama: CELAL NECATİ ÜÇYILDIZ - Mersin Mut Haberleri  

C.N.Üçyıldız portre

“Torosların bittiği yerde AMANOS dağları başlar. Dağlardan aşağı Akdeniz e ulaşır. Eteklerinde binlerce yıllık tarih ve kültür yaşar. Savaşlar olmuş, zaman olmuş barış içinde hoş görünün egemen olduğu yaşam biçimleri ortaya çıkmış. Derler ya bütün inançların coş olduğu yöre. İşte Hatay ili içinde yerleşim yerleri.

Amanos Dağlarında denizden yukarı çıkıldıkça yeşilin tonları vardır.

Kuzeyden efil, efil esen rüzgâr onların kokularını getirir. Çam kokusu, kekik kokusu gelir, ovada turunç , mandalina kokusu olur. Zeytin, nar ağaçları güz gelince sarıya, kızarmaya döner. İşte o zaman renk cümbüşü ortaya çıkar.

Sonbaharda nar, zeytin, cennet meyvesi ya da hurma yağmur bekler. Gözler yağmura dönüşecek bulutlardadır. Yörede yaşayan Yörük, Türkmen, Giritlisi, ya da Kürdü yönlerini Ziyaret Tepesi’ne çevirirler.
“Tanrım bir yağmur ver…”

Geçtiğimiz günlerde Erzin’de idim. Bir günlüğüne Osmaniye ye gittik. Orada dostlar vardı. İbrahim Çenet, Çardak köyünde onu ziyaret ettik. Sonra aşağılara indik. Askeriye arkasında bahçeli evler. Zaman ile Kayseri Sarız’dan gelmişler. Her birinin 2-3 dönüm bahçeleri var.

Zeytin ağaçlarında buruşuk, buruşuk meyveler. Onlar dilek diliyorlarken, baktım Toprak Kale’den bir esinti başladı.

“Aha, yağmur gelecek...”

Efil, efil esen rüzgar şiddetini artırdı. Sonra bulutlar Amanos dağlarına çarptı. Bir de baktık akşam olurken yağmura dönüştü. Ağaçlar suyla buluştu. Dilekler yerine gelmişti. Baktım ki, yörede tek yağmur burada yağmış.

“Gavur Dağları yine yapacağını yaptı…”

Sabah, gün ziyaret tepesi ardından doğarken Amanos Dağları arasında sisler göklere yükseliyordu. Dağlardan gelen çam kokusu, ıslak toprak ile birlikte mandalina, zeytin yaprağı kokusu ortalığa yayıldı.

İşte sağlık için geldiğimiz Erzin de bu yaşama biz de ortak olduk. Birkaç yıl önce bakımı yapılan Şahin Tepesi’ne gittik. Orman içinde yollar yapılmış. Piknik alanları, lokanta, çay evleri. Tek eksiği yıllar önce gördüğümüz yöresel ürünlerden oluşan Pazar yeri yok.
Başlamış Köyü altında gördüğümüz Deli Su Şelalesi’ne gidelim dedik. El değmek istiyor. Yollarına bir parke dökülse, o Amanos Dağları’ndan gelen suların oluşturduğu şelale ya da şarlağı daha fazla kişi görebilir.
Şelale yolunda gördük ki Toki konutlar yapıyor. Eh bir yıl önce Erzin’de tek yıkılan devlet hastanesi yerine buraya yeni bina yapılıyor. Hemen yanında Belediye ve İsos Termal Sağlık Merkezleri içme ve termalleri ile sağlığa hizmet ediyor.

Sosyal demokrat belediye anlayışı içinde dere kenarında kapalı Pazar yeri yapılıyor.

Bahçelievlere teşvik için bahçe duvarlarını belediye yaptırmış. Sokak ve caddelerden geçerken tarihi yapılar içinden geçer gibi oluyoruz.

Belediyede kültür ve sanat çalışması devam ediyor. İsos Harabelerimde kazı çalışmalarına destek veriyorlar. Bir zamanlar İskenderun’da olan Sanat Müziği orkestra ve korosu burada, Belediyede kurulmuş. Sanatçılara büyük destek veriyorlar.

Bizans, Roma, Pers, Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarına beşik olan Erzin’de İsos kazıları bittiğinde kaybolan bir kent, antik tiyatrosu ile kültür ve turizme açılacak.

Erzin in bir şansı da Amanos dağlarından esen rüzgar, Yumurtalık, İskenderun’da olan hava çevre kirliliğini alıp Akdeniz’e götürüyor.
Yörede Serbest Bölgede sanayi yatırımları devam ederken, Erzin’e mandalina gazozu ve suları fabrikası kurulmasının gerektiğini düşünüydrum…Dörtyol, Erzin mandalinanın baş kenti gibi. Her yerde mandalina ağaçları, zeytin, nar onların arasında birer çeşni gibi…

Sorunlar aşılır. Yerel yönetim, merkezi yönetim el - ele verirse sevgi, hoşgörü egemen olursa daha güzel bir yaşam, burada anlam bulur.

Belediye Başkanı Ökkeş Elmas ve İlçe Kaymakamı Onur Özaydın’ı Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinde birlikte gördük. Ele ele vermişler hizmete devam ediyorlar. Hak hizmetlerini kabul etsin.”

 

Açıklama: C:\Users\İrfan Ünver\Desktop\çardak köyünde.jpg

Celal Necati Üçyıldız Toroslar’daki Çardak köyünde köylülerde söyleşirken

 

Yazarın Diğer Yazıları