İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Âşık Ali İzzet Özkan

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

1970’li yıllarda İçel’in Mut İlçesi, Karacaoğlan adıyla bütünleşen bir kentimiz idi. Halk Kültürü araştırmacısı-gazeteci dostum, merhum Sıtkı Soylu, memleketimizin birçok yöresine mal’edilmek istenen Karacaoğlan’ı, Mut’a yerleştirmişti. Belediye Başkanı Merhum Yahya İnanıcı ile birlikte halk kültürümüze yaptıkları çok değerli katkılar, Folklor Araştırmaları Kurumu’nun ödülleriyle belgelenmiş idi. Örneğin, Karacaoğlan’la ilgili ilk uluslararası bilimsel toplantı, aralıksız hir yıl düzenlenen sempozyumlar, ozan karşılaşmaları, Mut yakınındaki dağın iki doruğundan birisine Karacaoğlan, ötekine Elif adlarının verilişi bu ikilinin sayesinde gerçekleştirilen olaylardı.

Soylu-İnanıcı ikilisinin düzenledikleri bir etkinlikte, ünlü ozanımız Ali İzzet Özkan ile tanışıp, uzun söyleşiler yapabilme olanağı bulmuş ve bu söyleşileri, o tarihlerde, “Folklor Sayfası” düzenlediğim Hür Anadolu gazetesinin 10 Aralık 1974 tarihli nüshasında yayımlamıştım.  Ayrıca onun hakkında, Anadolu Gazetesinin, 12 Nisan 1982tarihli nüshasında ve Size Dergisi’nin 10.04.1982 tarihli 69. Sayısında da yazılarım yayımlanmıştı.

Türküleri plaklarda yayımlanan, şiirleri kitaplarda toplanan, sağcısı ile solcusu ile hakkında değişik görüşler öne sürülen bu ozanımızla yaptığım söyleşinin bir kısmını  aşağıya alıyorum:

-Aşık senin için solcu diyorlar, ne diyorsun?

-Senin dediğini İhsani, Mahzuni bilir, ben bilmem solculuğun ne olduğunu! Ben Türk’ün Alevisiyim, Bektaşiyim, başka şeyden anlamam. Bana da çok sordular, bu soruyu ve ben bunun üzerine şu şiirimi söyledim:

 

Kerem’in Mecnun’un adları çıkmış

Gel gör beni ne haldayım sevgilim

Aşık Ferhat benlik dağların yıkmış 

Sular akmaz bir çöldeyim sevgilim

 

Yunus Emre beğenmedi cenneti

Namık Kemal hiçe saydı devleti

Ben severim yetmişiki milleti

Ne sağdayım ne soldayım sevdiğim

 

Şeyh Bedrettin eşik hak dedi

Yardan başkaları hep ortak dedi

Asıldı Pir Sultan suçu Şah dedi

Aşık ölmezmüşgüldeyim sevdiğim

 

Kimisi Ali İzzet’e sosyalist diyor

Kimisi Ali İzzet’e bir deyus diyor

Kimisi Ali İzzet’e Kemalist diyor

Ne derlerse o yoldayım sevdiğim

 

-Aşık çok yazıldı ama bir de ben sorayım: Yaşam öykünü kısaca anlatır mısın?

-1318’de Şarkışla’nın Üğük köyünde doğdum. 6 ay medrese öğrenimi gördüm. Medreselerin kapatılması, benim öğrencilik yıllarıma rastlar. Küçük yaşlarda saz çalıp söylemeye başladım. 22 yaşlarında iken ilk defa Adana taraflarına gittim ve bundan sonra aşıklarla karşılıklı çalıp söyledim.

-Yani aşıklarla karşılaştın, öyle mi?

-Hayır ben karşılaşmayı, atışmayı sevmem.

-Sen de Aşık Veysel gibi Sivaslısın. Sizin oralarda çok sayıda aşığın-ozanın yetişmesinin sebebi ne ola ki?

-Gelenek, görenek…Hepsi birbirini görerek hevesleniyor, öğreniyorlar. Tabii hepsinin bir hocası oluyor.

-Senin hocam kimdir?

-Benim ustam Aşık Sabri deniler bir adamdı. Ben saz çalmayı ilk defa ondan öğrendim.

-Adın ilk kez ne zaman duyuldu?

-Aşık Veysel’in meşhur ettiği “Mecnunum Leylamı gördüm” türküsü benimdir. Bu türküyle Veysel beni tanıttı ve Ahmet Kutsi Beyle tanıştırdı. Bundan sonra 12 yıl, beraber Köy Enstitülerini gezdik, 8 yıl hocalık ettik. Daha sonra muhtelif senelerde 22 defa kitabım çıktı. En son çıkan kitabımın adı: “Möhör Gözlüm”dür. Birçok türkümü plaklara Long-Playlere okudum. Turizm Bakanlığı da yakında şiirlerimden bir kısmını “Kırk Ambar” isimli bir kitapta toplayıp neşredecek.

-Bu bu uğraşlardan tatmin edici bir gelir sağladın mı?

-“Möhür Gözlüm” tam 52 defa ayrı şahıslar tarafından plağa okundu. Bundan başka, “Şu sazıma düzen ver”, “Güzele bakması sevap derler” ve “Kader torbası” gibi türkülerim de oldukça tanındı. Bunlar da ses sanatçıları tarafından plağa okundu. Plağa okunan türkülerim sayesinde Zeki Müren’den 40 bin, Erol Büyükburç, Yıldız Tezcan gibi şarkıcılardan da bir miktar para kazandım.

-Biraz da aile hayatından bahseder misin?

-Yarım asırdır evliyim. 3 erkek 5 kız toplam 8 çocuğum, 41tane de torunum  var. “Mecnunum Leylamı gördüm” türküsünü, karıma duyduğum sevgi sebebiyle söyledim. Ne yazık ki iki yıl önce karımı kaybettim.

1984 yılında vefat eden ozanın 13 tane yayımlanan kitabı bulunmaktadır. Aşağıda onun ünlü olan ve bestelenerek çeşitli sanatçılar tarafından okunan eserlerini veriyorum:

Güzele bakması çok sevap derler 

Güzellere güzel bakmak güzeldir

Güzel yâr sevenler cennetlik olur 

Güzel ile yola gitmek güzeldir

 

Güzelin nur damlar yanaklarından 

Güzelin bal akar dudaklarından

Güzelin güzel tut parmaklarından 

Güzellere hürmet etmek güzeldir

 

Güzelin gün doğar güzel kaşında 

Güzelin inci var güzel dişinde

Güzel ile güzel masa başında 

Güzel güzel lokma yemek güzeldir

 

Güzel ile güzel gezmek ne güzel 

Güzel adın güzel yazmak ne güzel

Güzel ile bade süzmek ne güzel 

Güzelin elinden dökmek güzeldir

 

Güzellere bakan gözler ağrımaz 

Güzel seven ölür ama çürümez

Al’İzzet’i güzellerden harımaz 

Güzelleri candan sevmek güzeldir.

***

Mecnun'um Leylâ'mı gördüm  

Bir kerecik baktı geçti 

Ne sordum ne de söyledi 

Kaşlarını yıktı geçti 
 

Soramadım bir çift sözü  

Ay mıydı gün müydü yüzü 

Sandım ki Zühre yıldızı  

Şavkı beni yaktı geçti 
 

Bilmem hangi burç yıldızı  

Bu dertler yareler bizi 

Gamze okun bazı bazı  

Yâr sineme çaktı geçti 
 

Ateşinden duramadım 

Ben bu sırra eremedim 

Seher vakti göremedim 

Yıldız gibi aktı geçti 

 

İzzeti bu ne hikmet iş 

Uyur iken gördüm bir düş 

Zülüflerin kement etmiş  

Yâr boynuma taktı geçti

***

Mühür gözlüm seni elden 

Sakınırım, kıskanırım

Uçan kuştan, esen yelden 

Sakınırım, kıskanırım

 

Tohumundan, akrabandan 

Kardeşinden, öz babandan

Seni doğuran anandan 

Sakınırım, kıskanırım

 

Beşikte yatan kuzundan  

Hem oğlundan, hem kızından

Ben seni senin gözünden 

Sakınırım, kıskanırım

 

Havadaki turnalardan 

Su içtiğin kurnalardan

Geyindiğin sırmalardan 

Sakınırım, kıskanırım

 

Al’İzzet’i ancalardan 

Elindeki goncalardan

Yerdeki karıncalardan 

Sakınırım, kıskanırım

 

Âşık Ali İzzet Özkan

Yazarın Diğer Yazıları