Azerbaycan’a ilk kez Gazeteciler Birliği’nin konuğu olarak gittim. Birlik Başkanı Hacı Hacıyev, bizi karşılamak için Moskova’ya Yardımcısı Ferman Eyvazlı’yı göndermişti. Böylelikle ilk tanıştığımız gazeteci-yazar Ferman’dı. Ferman, İlk ve sonraki seyahatlerde sık sık görüştüğüm dostlarımdan birisi oldu.
Bakü’de kaldığımız süre içerisinde, Hacı Hacıyev, programımızı adım adım takip etti ve zaman zaman kendisi de bizimle beraber oldu. Örneğin Bakü’deki ilk akşam, evine konuk olduk. O gece oğlu Ulvi’nin doğumunun 17.Yıldönümü kutlanacaktı. Sofrada Hacı’nın büyük oğlu, gelini, eşi ve kardeşi profesör Arif bey vardı.
İlk kez ayak bastığım Azerbaycan’da, ilk kez bir evde, ilk kez Azerbaycan mutfağı ve sofrası ile tanışıyordum. Masadaki yemeklerden ikisi dikkatimi çekmişti. Bunlardan birisi, içerisinde kestane, kaysı, üzüm vs.gibi meyvaların da bulunduğu bir et yemeği, öteki ise plof denilen pilavdı. Meyvelerle karışık et yemeği, plofla karıştırılarak yeniliyordu. Masanın bir kenarında envai türlü meyva suları; vodka, konyak, şarap, şampanya gibi içkiler vardı. Kim ne içmek istiyorsa alıp içiyordu. Meze olarak da, adeta bir tek kuş sütü eksikti! Tabii Hazar denizinin ünlü kırmızı ve siyah havyarı da masayı süslüyordu. Bu havyardan, Türkiye’ye kavanozlar dolusu taşıdığımı söyleyebilirim.
Hacı Hacıyev’i görür görmez sevmiş ve saygı duymuştum. Nitekim onun vefatına kadar ilişkimiz karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı olarak devam etti. Sonraki yıllarda yaptığım seyahatlerde onu aradım, ziyaret ettim ve sohbetlerde bulundum. Hatta bir gün Azerbaycan özlemiyle telefonla aradım, “gel” deyince de uçağa atlayıp Bakü’ye gittim.
Bakü’deki o ilk ve sonraki seyahatlerde Ramiz Asker bize rehberlik yaptı. Sonraki yıllarda başkanlığını Nebi Hazri’nin yaptığı Azerbaycan’ın Harici Ülkelerle Dostluk Cemiyeti ve başkanlığını Elçin Efendiyev’in yaptığı Vatan Cemiyeti’nin konuğu olarak gittiğim seyahatlerimde de rehberim Ramiz Asker’di!…
Hacı Hacıyev, 1925 Yılında Bakü’de doğdu. 1953-1959 ve 1961-1970 Yılları arasında Radyo -Televizyon teşkilatında çalıştı. 1959-1961 arasında da Gençlik Neşriyatının yönetmenliğini yaptı. 1970 Yılında girdiği Gazeteciler Cemiyeti’nin 1989 Yılında Başkanlığına getirildi ve bu görevi 2006 yılına kadar sürdürdü. Cemiyet Genel Kurulu, bu tarihte onu, ölünceye değin onurla sürdürdüğü Onursal Başkan görevini verdi.
Hacı bey, Türkiye’den gelen kimi ünlü gazetecileri tanıyordu. Mümtaz Soysal bunlardan biriydi. O imanlı bir Müslüman ve gerçek bir Türk oğlu Türk’tü. İkili bir görüşmemizde bana, “seni, inanmış bir Müslüman ve Türk olduğun için sevdim, seviyorum…” demişti. Ben de onu bu yönleriyle sevdiğim kadar; adam gibi adam olduğu için sevmiştim.
Hacı Hacıyev benim Azerbaycan Gazeteciler Birliği’ne üye olmamı istemişti.Ayrıcı sıkı işbirliği içinde olduğu Aşıklar Birliği’nin de üyesi olmuştum. Görsel bir anı olarak bu kartlarımın kopyalarını aşağıya alıyorum.
Onu son olarak, Bakü’de Yazarlar Birliği’ndeki bir toplantıda gördüm. Ayak üstü kucaklaştık ve kısa bir süre görüştük. Rengi soluktu! Sağlığının iyi olmadığını anlamıştım. Nitekim çok geçmeden vefatı haberini aldım; aziz ve muhterem dostum, ağabeyim Hacı Hacıyev, 23 Şubat 2008 tarihinde vefat etmişti. Ona bu vesileyle bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Yıllar evvel Bakü’deki makamında Hacı Hacıyev ile
Gazeteci Hacı Hacıyev, aynı zamanda Azerbaycan Yazarlar Birliği’nin üyesi olup, telif ve tercüme birçok kitabı yayımlandığı gibi, çeşitli gazete ve dergilerde de çok çeşitli konuları içeren yazıları yer almıştır.
Örneğiin Vasili Yan’ın “Cengiz Han”, Hemingvay’in “Silahlara Veda”, Anton Çehov’un “Geç Açan Çiçekler”, Maksim Gorki’nin ”İhtiyar” adlı eserlerini Azerbaycan Türkçesi’ne kazandıran Hacıyev, “Polonya Hikayeler Antolojisi”, “Mısır Edebiyatı Antolojisi” gibi, başka ülkeler edebiyatını, Azeri kardeşlerimize tanıtmıştır..
Türkiye’deki kimi görsel basında, “Yeni Forum” gibi Dergilerde eserleriyle yer almış olan Hacı Haciyev, Kayseri’de 1990 yılında düzenlenen “Umumdünya Azerbaycan Kongresi”, 1991 yılında Muğla-Bodrum’da düzenlenen uluslararası bir etkinlikte “Azerbaycan’da Milli İstiklal Hareketi ve Siyasi Vaziyet Problemi” konulu bildiri sunmuştur.
Hacı Hacıyev 23 Şubat 2008 tarihinde vefat etmiştir. İçinde bulunduğu 2025 tarihi, onun vefatının 100.yıldönümü olup, başta Azerbaycan olmak üzere, uluslararası düzeyde anılacak ve hiçbir zaman da unutulmayacaktır.
TELİF ESERLERİ
1. Hikayeler , Bakü UşakGenç Neşriyat. 1961
2. İstiklalin Azaplı Yolu, (Azerbaycan GazetecilerB irliği Yayını, 1991
3. Hatıralar Veya Cemberekend’den Başlayan Hayat, Bakü 2005
TERCÜME İTTİĞİ ESERLER
1. Vasili Yan. Çingiz Han. Bakı, Uşaqgençneşr, 1960 ve 1983
2. Ernest Heminguey. Elveda Silah,. Bakı: Uşakgəncnəşr, 1961 ve 1986
3. Mövlud Mammeri. Adalət uykuda İken, Bakı, Azerneşr, 1963
4. Karnaval, (Polonya hikayeleri və novellaları). Bakı, Gençlik, 1973
5. Sergey Antonov. Cırılmış Manat, (povestler). Bakı, Gençlik, 1971
6. Manuel Tiaku. Sabahacan, Yoldaşlar! Bakı, Gençlik, 1983,
7. Ernest Heminguey. Ecel Zengi, Bakı, Yazıcı, 1986,
8. Anatoli Rıbakov. Arbat Evlatları, Bakı, Yazıcı, 1989,
FİLMOGRAFLARI
1. Benim Mingeçevirim, Film, 1967
2. Bu Settar Behlülzadedir, Film, 1969
3. Aktarış Hevesi, Film, 1980
Azerbaycan Gazeteciler Birliği Üyelik kartı
Azerbaycan Aşıklar Birliğinin yayın organı olan “Ozan” gazetesinin üyelik kartı