İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Balkanlar'daki Müslüman Türkler Goralılar

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Çok uluslu ülkelerde çokça karşılaşılan durumdur. Örneğin, Balkanlar’da “o bizden değil, Goralıdır!” gibi sözler işitirsiniz. Ben dünyanın pek çok ülkesinde böylesi sözleri işittiğim için, merak edip araştırmışımdır. Daha çok Makedonya ve Kosova’da tanıdığım Goralılar ilgili ilgili saptamalarım şunlardır: Coğrafi olarak baktığınızda Gora yöresi ve köyleri, Şar dağları üzerine ve eteklerine yerleşmiştir. Dragaş Belediyesi ve 20 köyle birlikte Kosova’nın güneyinde yer alan bu bölge köylerinin yanısıra Arnavutluk’ta yaşayan Goralılar da vardır. Terkedilmişliğe itilen bu yöre ve halkı Osmanlı’dan sonraki son yüzyıl içerisinde sürekli fakirlik, ekonomik sıkıntılar, asimilasyon ve göçle yüzleşti. 1991 yılında eski Yugoslavya`da düzenlenen nüfus sayımına göre Goralıların toplam sayısı 45 bin civarında gösteriliyor. Yöre sürekli göç yaşadığı için resmi olmayan verilere göre bölgedeki nüfusun yaklaşık 25.000 olduğu tahmin ediliyor.

Osmanlı askerinin bölgeden ayrılması üzerine köy ve bölge halkının çoğu Türkiye’ye göç etti. Aynı göç Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı döneminde, ardından da Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti yönetiminde yaşanan baskılar sırasında da aralıksız devam etti. 1999 yılındaki Kosova savaşı sonrasında bölgede son bir göç dalgası daha yaşandı. Goralılar, savaşın ardından aşırı milliyetçilik akımı, baskı, asimilasyon, yağmalama ve çok sayıda saldırıların kurbanı oldu. 450 kadar Brod’lu aile, Üsküp,İştip, Bitola, Prilep, Veles ve Koçani gibi şehirlere yerleşti. Bu göçlerden sonra Gora bölgesinin genelinde genç insanları görmek mümkün değil. Kalanlar da geleceklerinden emin değiller.

1938 yılına kadar Türkçe eğitim yürütülen yörede daha sonra Sırpça eğitim ve öğrenimi başlar. Goralıların zihninden Türk-İslam kültürü ve onun herhangi bir şekliyle onlar bağlılığı kesilmeye çalışılır. İslami eğitim ise tamamen yasaklanır. Brod ve Gora bölgesi köylerinde yaşayan insanlar genelde hayvancılıkla, şehirlere yerleşenler ise uğraştıkları aşçılık, pastacılık ve köftecilikle ün salmışlardır.

Gora Halkbilimi ile Pomak, Peçenek, Türk halkbilimi arasında büyük benzerlikler vardır., Örneğin Gora yöresinden derlenen halk edebi verimlerinde göze çarpan ilk özellik, Türkçe ve İslami terimler ile kelimelerin birçoğunun hiçbir ekleme almadan olduğu gibi günümüze gelmesi, kimilerinin ise bazı hece ve ses düşmesi ya da eklemeler alarak bu halk verimlerinde yaşamaya devam etmesidir.

Bulgar, Yunan, Arnavut, Sırp ve Rus tarihçiler Goralı’ları çeşitli şekillerde kendi ırkları ya da kendi halkları olarak göstermeye çalışmaktadır. Onların İslamlaştırılmış Bulgar, Makedon, Sırp, Rus veya Yunan’lılar oldukları iddiaları hala devam etmektedir.

Goralıların çoğu Müslümandır. Brod köyünde Melami dergahı ve bu tarikata bağlı olan insanlar vardır. Brod’lu Melamiler’in dini ibadetleri sırasında söyledikleri ilahilerin bir kısmı Türkçe, bir kısmı da Gora dilindedir. Gora dilinde olan ilahilerde Türk ve İslami kelimelerin sayısı fazladır. Bunlar Kosova sınırları içerisinde yaşamaları ve Kosova vatandaşı olmalarına rağmen, bu durum zaman zaman değişiyor. Örneğin savaştan sonra Gora’da çok sayıda Makedon ve Bulgar’a çifte vatandaşlık verildi.

***

Gora’da gelecek korkusu yüzünden, insanlar  nereden geldiklerini ve ne hissettiklerini çok iyi bilmelerine rağmen bu değerler yüreklerde saklanıyor ve halk herhangi bir milli mensubiyet kimliğine bürünmemeye çalışmaktadır. Bu sebebin altında yine terk edilmişliğe mahkum edilmek ve hiç kimsenin onlara sahip çıkıp destek vermeme korkusu yatıyor.

Gora’da milli ve dini değerlerin bilincinde olmayan veya olup ta kariyer ya da şahsi çıkarlar peşinde koşturan, göz göre göre halkı asimilasyona itmek isteyen bir gurup ta mevcut. Maalesef bu mevcudiyet, aşırı milliyetçi Hırvat, Sırp, Makedon, Bulgar ve Arnavut kesimlerin, çıkarlarına hizmet ediyor.

  Gora üzerine çok yönlü çalışmalar yapan, Brod’un “DAG” Kültür ve Araştırma Merkezi Başkanı Yahya Maznikar, Goralılar hakkında ilginç bilgiler vermiştir. Makedonya seyahatlerimden birisinde, başkent Üsküp’te tanıştığım ve sürekli temas halinde olduğum, dostum Maznikar, Suriye’de İslam Tarihi Fakültesi ile Prizren Yüksek Pedagoji Okulu mezunu olup yapılan çalışmalar hakkında şunları anlatıyor: “1876 yılında Osmanlının çekilmesinden sonra Rus Bilim adamı Yastrebov’un yapmış olduğu araştırmalar sonucunda Gora bölgesinde yaşayan halkın Rus asıllı olduklarını ileri sürmüştür. Yastrebov’un ardından bu bölgede araştırma yapan Bulgaristanlı araştırmacı Şişkov, “Bulgari Muhamedani” isimli eserinde Goralıları Bulgar asıllı Müslümanlar olduğunu tezini ortaya atmıştır. Daha sonra Makedonyalı Todor Petrova ve Torbeş asıllı Niyazi Limanovski Gora’da yaptığı araştırmalarda burada yaşayan halkın Müslüman dinini benimsemiş Makedonlar olduğunu ileri sürmüştür. Goralılarla ilgili ortaya atılan değişik tezlerden kimileri ise buradaki halkın Romanyalı Bogomiller veya değişik soylardan geldiğini ortaya atmıştır. Goralıların kimler olduğuna dair ortada duran soru işareti bura halkı için hassas konulardan biri haline gelmiştir. Bizce Goralıların kimler olduğuna dair gerçekler Osmanlı arşivlerinde yatmaktadır.

1389–1876 yılları arasındaki dönemde ve “Osmanlı belgelerindeki kayıtlara göre bu bölgede yaşayan Goralılar kendilerini Türk olarak bildirmişlerdir” diyen Maznikar, Osmanlı yönetiminden sonra 1971 yılına kadar ister Sırp-Hırvat-Sloven Krallığında, ister Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyetinde Goralılar hep Türk olarak kayıtlara geçmişlerdir.

İkinci dünya savaşından sonra 1971 yılında baskı ve asimilasyon girişimleri sonucu Gora bölgesinden Türkiye’ye göçlerin yine ivme kazandığını kaydeden Maznikar, 1971’de Gora’dan 5000 kişilik bir gurubun daha Türkiye’ye yerleştiğini belirtmektedir.. “Osmanlı arşivlerinde Gora bölgesinde yaşayan halkın Türk olduğu ve Osmanlı’dan önce buraya yerleşen Türk kavimlerinden oldukları vurgulanmaktadır.

Plevne muharebesinde Bord köyünden 94 Türk şehit düşmüş, sadece iki kişi, sağ olarak köye dönebilmiştir. Maznikar’a göre ise Çanakkale savaşında da bu yöre 460 şehit vermiştir…

Türkiye Cumhuriyeti devletinin Goralı’lara sahip çıkmasını isteyen Maznikar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin üzerindeki yükün hayli ağır olduğunun bilincindeyiz ve bütün Türk Dünyasının, Türkiye Cumhuriyetinden gelecek desteğe, ihtiyacı vardır. Ama ben her şeye rağmen Türkiye’nin Goralılar’dan desteğini esirgemeyeceği konusunda iyimserim” diyen Maznikar, Türk Taburunun savaştan sonra bölgede sağladığı güvenlik, yürütmüş olduğu faaliyetler ve sunmuş olduğu yardımları övgüyle anarak yere göğe sığdıramıyor.

“Buraların tek ihtiyacı istihdamdır, yatırımlardır, Türkiye’deki şehirlerle kardeş şehirler oluşturmaktır” diyen Maznikar, Kosova Demokratik Türk Partisi’nin yöredeki faaliyetlerinin sadece seçim kampanyaları sırasında oy toplayabilmek için yapmış olduğu ziyaretlerle sınırlı kaldığını ifade ediyor. Maznikar, Kosova Türk Eşgüdüm Bürosu ve Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi TİKA’dan daha fazla ilgi ve yardım beklediklerini de sözlerine ekliyor. “Türk askerimiz zaten imkânları çerçevesinde üzerine düşenden daha fazlasını yapıyor” diyen Maznikar, Ankara’dan ve Dışişleri’nden daha fazla ilgi ve destek beklediklerini vurguluyor ve diyor ki;

“Gora’lılar bütün zorluklara rağmen yaşam mücadelesi sürdürüyorlar. Gelenekler ve çocukların oyunlarını renklendiren türküler eşliğinde, bir nesilden diğerine böyle aktarılıyor. Goralı çocukların bir Çanakkale türküsü var. Goralı çocukların oyunlarını renklendiren bu türkü, mevcut koşullar içerisinde yaşamlarını da gelecekte renklendirir mi şimdilik bilinmez ancak, bilinen bir gerçek var ki dönüp geçmişlerine baktıklarında şehit düşen atalarıyla gurur duyacakları anlı şanlı bir tarihleri var. Onlar için kim ne derse desin, nasıl göstermeye çalışırsa çalışsın, kimliksiz ve tarihsiz değiller. Tarihiyle, diliyle, diniyle, kültürüyle, gelenek ve görenekleriyle anlı, şanlı görkemli bir geçmişleri var. Ya gelecekleri?...

Her şeye rağmen karamsar olmak istemiyorum. Goralılar bu değerlere sahip çıktıkça güzel günler gelecek. Elbet doğudan esecek rüzgarlar karlı Gora tepelerinin serinliğiyle birlikte okşayacak bu acılı yürekleri... Çünkü onlar bunu hak ediyor. Kosova’nın Gora’sından, Pürzerin (Prizren)’den, anavatan kucağındaki şehitlere rahmet ve yaşayanlara selam…”

Kosova “DAG” Kültür ve Araştırma Merkezi Başkanı Yahya Maznikar, ısrarla ve sürekli olarak diyor ki; “Goralılar  kendilerini hep Türk bildi, öyle bilecekler…”

Açıklama: YAHYA MAZNIKAR Goralı Yahya Maznikar, Kosova Türk Tabur Komutanı ile

Açıklama: Fotoğraf açıklaması yok.

Yazarın Diğer Yazıları