İrfan Ünver Nasrattınoğlu

BAZI YANLIŞ YAZILARIN SAPTANMASI VE DÜZELTİLMESİ

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Afyonkarahisar’ımızda basın hayatımızın oldukça hareketli olması beni memnun ve mutlu etmektedir. Kuşkusuz kişisel siyasal, ekonomik ve sosyal konularda, yazanlar, istedikleri gibi yorum yaparak, gönüllerince yazabilirler. Ancak, özellikle tarihsel konularda, doğruların yazılması şarttır.
Zaman zaman Afyonkarahisar basınını tarayarak, değerli yazarların edebî, sanatsal, kültürel ve tarihsel yazılarını okuyorum. Çok özel ve güzel yazıları iki kere okuyor ve hatta arşivliyorum. Ne var ki, kimi yazarlarımızın, yeterli araştırma yapmadan çalakalem yazıp yayımladıklarını görüyor, üzülüyorum.
Örneğin, bir yazar kardeşim; Zülali Camiinden bahsederken, camide medfun bulunan zat ile, Âşık Yusuf Zülali’yi karıştırıyor ve en acı olan şey ise, Yusuf Zülali hakkında bir şey bulamadığını yazıyor. Oysa ki eski Afyonkarahisar basınında, dergilerde ve Nasrattınoğlu’nun “Posoflu Âşık Zülali” adlı kitabında, istediği kadar bilgi bulabilirdi…
***
Aynı yazar hemşehrim-kardeşim, “Mevlâna Ali Edved” başlıklı yazısında da, yanlış bilgilere gömülerek, okuyanını da yanılttığı gibi, sözünü etmek istediği kişinin de ruhunu muazzep ediyor.. Aslında yazar, çok önemli ve çok büyük bir Afyonkarahisarlı’yı anlatmak istiyor. Öncelikle, bahsettiği kişinin adı Ali Edved değil, Ali Esved’dir.
Bu kişi, asıl adı Kara (veya Karaca) Hoca Alâeddin Ali Esvet olan âlim, müderris, yazar ve şairdir.
II.Osmanlı Sultanı Orhan Gazi tarafından Bursa’da kurulan Medreseye Müderris olarak görevlendirilen, İznik’te vefat eden ve oraya defnedilen bir Ulu insandır…
Yazar hemşehrim ise; “Kabri belediyenin arkasından Sülüm Camisine inilecek tepenin başındaki yeni yapılan (sakalı at dede) ismi ile anılan Caminin kenarındadır.” Derken aynı satırda iki hata birden yapıyor. Zira Ali Esvet’in mezarı orada değildir. Peki bahsettiği mezar kime aittir, acaba?… Zira Alâeddin Ali Esved’in, kesin olan bilgilere göre, vefatı ve mezarı Afyon’da değil, İznik’tedir…
Ve bir başka yanlış daha: “ Zamanında karaciğer hastalığından ileri gelen vücuttaki kaşıntı hastalıklarını tedavi eden bir hekim idi.” Derken de konuyu iyice saptırıyor! Zira ben hiçbir kaynakta Ali Esvet’in hekimliği ile ilgili bir bilgiye rastlamadım…
***
Bu tür yanlışları, her kalemeri yapabilir. Ama görüldüğünde bu yanlışların düzeltilmesi zaruridir. Çünkü her yazı, daha sonra kaleme alınacak yazıların kaynağı niteliğindedir.
Ben böylesi yanlışlara düşüleceğini düşünerek, AKÜ’nün ilgili birimlerinde görevli olan bazı akademisyen hemşehrilerimden, öğrencilerine “Kaynakça” lar hazırlatılmasını rica ettim. Fakat bunların hepsi, deyim yerindeyse kös dinlediler.
Öncelikle, Cumhuriyetin kuruluşunu müteakip, Afyonkarahisar’da yayımlanan dergilerin, sonra dün ve bugün yayımlanan tüm gazetelerin kaynakçalarının hazırlanması ve bunların tüm kitaplıklarda bulunması zaruridir. Bunun için Türk Dili ve Edebiyatı hocaları, çalışkan öğrencilerine lisans ve yüksek lisans çalışması yaptırmak suretiyle, kaynakçalar hazırlatabilirler. Şayet bu kaynakçalar yapılabilirse, bundan böyle, tarihsel vb. konularda yazı yazacak olanlar, bir yazıyı kaleme alacakları zaman, kendilerinden önce aynı konuda yazmış olanların yazılarını da gördükten sonra kaleme sarılmaları sağlanmış olur.

Yazarın Diğer Yazıları