İPEK YOLU BAŞLANGIÇ NOKTASI: Şİ AN
Çin son derece zengin kültürü olan kadim bir ülke. Çinli de geçmişte şöyle veya böyle büyük başarılar elde etmiş. Doğu Türkistan, İç Moğolistan ve Tibet coğrafyalarını işgal ederek, elinde tutmuş. Yıllar sonra araştırma ve kazı çalışmalarına başlayınca, tarihi zenginliklere ulaşmışlar ve yeni müzeler oluşturmuşlar.
Şi An’daki Konfüçyus Manastırı da benim seyahatimde kısa bir süre önce müze haline getirilmiş ve buradaki bir bölümde değerli el sanatı ürünleri sergilenmişti. Ayrıca Şen Si eyaletindeki kazılarda elde edilen eşsiz eserler de burada sergileniyordu…Müzenin başka bir kısmında da altın ve gümüş de dahil, madeni eşyalar yer alıyordu. Keza heykeller, mezar taşları, budalar ve hayvan heykellerinin sergilendiği bir bölüm daha vardı.
Hun Türklerine Ait Taş At
Müzede gördüğüm büyük bir taş heykelinin, Hunlar’a ait olduğu, üzerindeki notlar öğreniliyordu. Rehberimin Çince’den yaptığı çeviriye göre; Hun Tefur Kabilesinin lideri Hılen Bobo, Taş Ya adlı devletinin 6. Kuruluş yılında törenler yaparken bu taş at heykelini yaptırmıştı. Ölümünden sonra bu heykel, mezarının yanına konulmuştu. Bu heykel, Şen Sı eyaletinde bulunduğuna göre, Hunlar buralara kadar gelmişlerdi. Esasen Hun Türkleri bir dönem, Çin’in büyük bir bölümüne hakim olmuşlardı. Ne var ki Çin’deki sürekli kazılarda, Hunlar’a ait pek bir şey yoktu veya oralarda henüz kazı yapılmamıştı ya da bulunan arkeolojik malzemeler açıklanmıyordu!…
Buna rağmen müzelerde bulunduğunu tahmin ettiğim belgeleri ya bana göstermek istememişlerdi ya da ben orada gördüğüm belgeleri değerlendirebilecek durumda değildim. Nitekim Konfüçyus Manastırındaki müzenin bir bölümünde gördüğüm, Doğu Türkistan’la ilgili belgelerin içeriği hakkında bilgi vermemişlerdi…
Şi An Yazıt (Müze) Ormanı
Çin’in binlerce yıllık tarihi ile ilgili yazıtlar, koruma altında bulunuyordu. İlki 1090 tarihinde yazılmış olan bu yazıtlarda mutlaka Türk tarihi ile ilgili bilgiler de olmalıdır. Çin tarihinde önemli bir yeri olan Şen Si Eyaleti ve başkenti Şi An’da bulunan yazıtlar, Konfüçyus Manastırındaki birkaç binayı ve Manastırın avlularında gerçekten bir yazıt ormanı oluşturulmuş idi. Bu yazıtlar sadece tarihi olayları ortaya koymakla kalmıyor; resim ve hat sanatının çok güzel örneklerini de içermektedir. Çin’de bugün üretilen sanat eserlerinin hepsinin ilham kaynağı ve modelleri, geçmişteki eserlerden alınmaktadır.
Şi An Yazıt Ormanında 1000 den fazla yazıt vardı. Önemli yazıtlar, uzun yaşantının sembolü olan kaplumbağa heykellerinin üzerinde bulunuyordu. Bu yazıt müzesinin ünü Çin dışına taşmış ve salt yazıtlardaki hat sanatını incelemeye gelen uzmanlar vardı. 1981 yılında açılan bu müzedeki 114 yazıtın üzerinde, Konfüçyus’un fikirleri kaydedilmiş olup, adeta bir taş kitap oluşturulmuştu…
Şi An tarihi surlarıyla bizim Diyarbakır’ı andırmaktadır. Sur içinde eski şehir, dışında ise gelişmekte olan modern Şi An bulunmaktadır.
M.S.7. asırda Tang Hanedanı döneminde Çin mimari tarzına göre inşaa edilmiş olan Şian Hua Ce Şiang Camii de, ziyaret ettiğim kutsal mekânlardan biriydi. Namaz vaktinde ziyaret ettiğim caminin minaresinde ezan okuyan kişi, ezanın Arapça olan sözcüklerini telaffuz edemediği gibi, yanlış da okumuştu!… İmam Pekin’e gitmişti ve namazı kıldıracak olan oğluyla kısa bir görüşme yapmıştım… Genç imamzade ile yaptığım görüşmede, Hueyler (Müslüman Çinliler)’in İslam dinine bağlı olduklarını, beş vakit namazlarını eda ettikleri gibi, üç ayların başlangıcından itibaren oruç tuttuklarını öğrenmiştim.
***
ÇİN Şİ HUANG ATLI
ASKERLER MEZARLIĞI
İMPARATOR VE MEZARI
İlk Çin imparatoru ve Çin hanedanının kurucusu olan Çin Şi Huang (asıl adı: Yung Cin) M.Ö.259 yılında doğdu ve 49 yaşında iken 210’da öldü. Tahta çıktığında 13 yaşındaydı. Yaşı küçük olduğundan devlet işlerinin yönetimi Lü Bu Vey adlı vezirin elindeydi. Bu zat aynı zamanda imparatorun hocasıydı. 22 yaşına gelince taç giyerek yönetimi tamamen eline aldı. Ülkeye çeki düzen Verdi ve başarılı bir yönetim gösterdi. 39 yaşına geldiğinde Çi, Çu, Yen, Han, Cao ve Vey adlı 6 ülkeyi de kendi ülkesine katarak, Çin İmparatorluğunu genişletti. Adı Yung Cin iken Çin (ilk Çin imparatoru), Şi (ilk) Huang (imparator) adını aldı. Ülke içinde beş tur atarak, düşencelerini ve hizmetlerini halka anlattı. Beşinci yurt turunda iken Hı Bey Eyaletinin Pin Şian ilçesinde M.Ö.210 yılının temmuz ayında öldü ve Li Şian Dağının eteğindeki bir tepecik üzerine defnedildi.
Şi Ma Çen adlı ünlü tarihçinin “Tarihi Kayıtlar” adlı kitabında anlattığına göre, daha 13 yaşında iken imparator kendi mezarının projesini çizmiş, ölümünden sonra oğlu Hu Han tarafından mezar inşaatı tamamlanmıştı. İnşaatı 39 yıl süren bu mezar inşaatında 720 bin kişi çalışmıştı. Aradan 2000 yıl geçmiş olmasına rağmen, üstelik birçok doğal afetler yaşandığı halde mezar bozulmamıştı. Bu mezarın yüksekliği 110 m. iken bugün 47 metredir. Mezarın kapladığı alan 250 metrekaredir. İç içe iki katlı duvarla çevrili olup, iç duvar 4, dış duvar ise 6 km. olup 10 kapısı vardır…
Yapılan saptamalara göre bir yeraltı sarayı vardı ve burada askeri ve mülki erkâna ait heykeller ve çeşitli eşyalar bulunuyordu. Mezarın tabanı su düzeyine kadar kazılmış, tabanına bronz dökülmüş, civayla nehir manzarası ve havası verilmişti. Kazı yapıldığında altın, gümüş ve cıva gibi kıymetli maddelerin çıkacağı söylenmişti.
İmparatorun yanına, doğum yapmayan cariyeler de diri diri gömülmüşlerdi. Ayrıca bu muhteşem mezar hakkında dışarıya bilgi sızmaması için inşaatta çalışan işçiler de boğdurularak defnedilmişti…Doğu denizinde yaşayan bir cins balığın yağından yapılan mumlarla mezar aydınlatılmıştı. Mezarın dört bir yanına otomatik ok-yay konulmuştu. Rehberim demişti ki; “tüm bilgiler anılan kitapta yazılmış olup, bu bilgilerin doğruluk derecesi araştırılmaktadır…”
Mezarın batısındaki çukurlarda kazılar yapıldığında üçer, beşer, yedişer kişilik üst üste yatan cesetler görülmüştü. Bunların inşaat çalışan işçilerle yöneticilere ait cesetler olduğu saptanmıştı. Zira mezarları örten kiremitlerin üzerinde ölünün adı, doğum yeri, suçunun nedeni, rütbesi veya ünvanı yazılıydı. Yapılan incelemelerde bunların bazılarının diri diri gömüldüğü, bazılarının oklanarak öldürüldükten sonra gömülmüş oldukları anlaşılmıştı. Ayrıca kemikler üzerindeki incelemelerden de, ölünün hangi millet mensup olduğu anlaşılmıştı.
ATLI ASKERLER MEZARLIĞI
Atlı Askerler Mezarlığı, 1974 yılında bir komün işçisinin kuyu kazması esnasında görüp devlet yetkililerine haber vermesiyle birlikte öğrenilmişti. Bu mezarlarda çeşitli sınıf ve rütbede asker heykelleri, at heykelleri ve arabalar vardı. Mezarlar üç bölümden oluşuyordu:
1. 230×62 metre eb’adında ve 5 metre derinliğinde, tabanı tuğlayla döşeli 15260 metrekarelik alanda, savaş düzeniyle sıralanmış, 6000 kadar asker heykeli olup, 14 kapısı bulunmaktaydı.
2. 6000 metrekarelik alanda at, araba ve insan heykelleri vardı.
3. 520 metrekarelik alanda 68 asker, 4 at heykeli vea bir de komutan arabası vardı. Bu yerin komutan karargahı olması olasılığı vardı.
Benim ziyaret ettiğim günlerde 2. Ve 3. Mezarlar henüz tam olarak açılıp, düzenlenip, turizme açılmamıştı. Bu üç mezarlıkta toplam 8000 parça heykel ve arabaların bulunduğunu söylemişlerdi…Bana bu bilgileri veren Çao Ya-Zı adlı rehber kıza teşekkür ederek, bu muhteşem mekândan ayrılmıştık.
BRONZ ATLAR VE ARABA MÜZESİ
Çin Şı Huang’ın mezarı ve çevresindeki kazılar devam ettikçe daha pek çok şeyin ortaya çıkarılacağı muhakkaktır. Nitekim Bronz Atlar ve Araba bulunan bir kazıda, 2 çok kıymetli kompleks vardı. 4 bronz at ve bir araba. Atların gemleri ve süslemelerinde bol altın, gümüş ve bronz harcanmıştı. Bunlardan bir takımı restore edilerek turizme açılmıştı.
Şi An’deki ikinci ve son gecede Şen Si eyaleti tiyatro salonunda Şen Si Eyaleti Müzik ve Dans Topluluğunun 1,5 saatlik programını zevkle, keyif alarak seyretmiştim. Bu ekip birkaç gün içinde Japonya turnesine gidecekti ve orada sunacağı programın ciddi bir provasını yapacaktı. Turistlerin de ilgiyle izledikleri programda Uygur musikisi de vardı ve programda tümüyle İpek Yolu teması işlemişti.
DEVAM EDECEK
Yazarın Diğer Yazıları
Moldova Cumhuriyeti’nde Kurulan Gagauzya Türk Devleti Ve Büyükelçi Ender Arat
14 Ağustos 2026 01:12Kırk Arabalık Nakliye Kolu Kumandanı Bilecikli Ayşe Çavuş
13 Ağustos 2026 01:08Milli Mücadele Milis Kumandanı İpsiz Recep
12 Ağustos 2026 01:08Azerbaycanlı Şair-Yazar-Akademik Neriman Hasanzade (Ardından)
11 Ağustos 2026 01:06Milli Mücadelede Vanlı Kadın Kahraman GAZİ SÜREYYA SÜLÜN
10 Ağustos 2026 01:04