Değerli hemşehrimiz Hasan Doğruyol Başkanlığında varlığını sürdüren Bolvadinliler Dayanışma Vakfı’nın kurucular kurulu Başkanı olan hemşehrimiz Yahya Pektaş’ın 2020 yılında basılan, ama benim elime yeni geçmiş olan “Gök Kubbemizde Hoş Sadâ Bırakanlar” adlı eserini, adeta yutarcasına okudum. Eserin içeriğinden bahsetmeden önce, yazarını tanıtmak isterim….
Yahya Pektaş, 19 Kasım 1953 tarihinde Bolvadin’de doğdu. İlköğrenimini Akçeşme İlkokulunda, orta öğrenimini Bolvadin Ortaokulunda tamamladı. Babasının nakli mekân etmesi nedeniyle 1968 yılında ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı.1970 yılında Ankara Atatürk Lisesi Edebiyat bölümünden mezun oldu.
1970-1971 yılları arasında Özel Ankara Eczacılık Yüksek Okulu Analitik Kimya bölümünde laborant olarak çalıştı. 21.02.1972 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı Özlük İşleri Müdürlüğü’nde memuriyete başladı.1973-1977 yılları arasında Ankara Altındağ Müftülük memuru olarak görev yaptı.
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden 1977 yılında mezun oldu. Bu Üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde; Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans öğrenimine başladı ve 1991 yılında, Yüksek Lisans (Master) öğrenimini tamamladı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Ankara Sondaj Bölge Müdürlüğü’nde Personel Memuru olarak işe başladığı 1977 yılından itibaren; sürekli yükselerek, Personel Başmemuru, Personel Şefi, İşçi-İşveren İlişkileri Şefi, Personel Koordinatörü, Endüstriyel İlişkiler Müdürü, Personel Müdürü, Personel/İnsan Kaynakları Daire Başkanı, ve İnsan Kaynakları Başdanışmanı oldu.
Beş yılı Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde,40 yıla yakın bir süre Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığında olmak üzere toplam 45 yıl kamu hizmetinde çalıştı.15.09.2016 tarihi itibariyle emekli oldu.
Bu görevleri esnasında; çalışma hayatı, personel yönetimi, endüstri ilişkileri, işçi sağlığı, iş güvenliği, toplu iş sözleşmesi uygulamaları, yönetim ve organizasyon, bireysel iş ilişkileri ve hizmet akdinin feshi gibi konularda değişik kurs ve seminerlere katıldı. Ekim-1988 ile Ekim-2000 tarihleri arasında 2 yıl Türk-İngiliz Kültür Derneği bünyesinde İngilizce kursuna devam etti.
İlkokuldan itibaren Türkçe ve Edebiyat derslerine daha fazla ilgi duydu. İlkokul 5.sınıfta iken, “Hayvan Sevgisi” konusuyla ilgili olarak evin kedisi “Boncuk” adına ilk şiirini yazdı. Lise yıllarında hikâyeler yazmaya başladı.1973 yılında yazdığı “Teneffüs” adlı hikâyesi “Bolvadin Hakikat” gazetesinde yayınlandı. Daha sonra “Muhabbet Kuşu” mahlasını kullanarak arkadaş grubuyla ilgili şiirler yazmaya başladı. Derece alan ilk şiiri “Ciğerparem Bolvadin”, 1985 yılında düzenlenen Bolvadin Belediyesi 1.Kaymak Şenliği şiir yarışmasında ikincilik kazandı.1986 yılındaki 2.Kaymak Şenliği hikâye yarışmasına “Sır” isimli hikâyesiyle katıldı. İlk üç dereceye girebilecek eserin bulunmadığı bu yarışmada, hikâyesi mansiyona layık bulundu.
Şiire olan ilgisi halen devam eden Yahya Pektaş’ın “Türkiye Petrolleri” adlı şiiri,05.10.2004 tarihinde Bestekâr Ziya Levent Topçuoğlu tarafından Nihavent makamında; TPAO’nun 50.kuruluş yıldönümü olan 10.12.2004 tarihinde ise, bestekâr ve Türk Sanat Müziği sanatçısı Vedat Kaptan Yurdakul tarafından Rast makamında marş olarak bestelendi.
Ayrıca; Bolvadin Ağzı, Bolvadin Deyim ve Atasözlerine ilişkin derleme çalışmaları bölgesel gazetelerde yayınlandı. Kuruluş ilanı 29.08.1987 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bolvadinliler Dayanışma Vakfı’nın (BOLDAV) 8 kişilik kurucu üyeleri arasında yer alan Yahya Pektaş, Bolvadin ile ilgili sorunların dile getirilmesinde ve bunlara çözüm yolu aranmasında önemli bir fonksiyon üstlenen “Vakıf Bülteni” nde; Bolvadin’in sosyal, ekonomik ve kültürel yapısıyla ilgili makaleler yazdı. ”Bolvadin İçin Neler Yapılabilir ?” konulu periyodik toplantılar organize etti. BOLDAV’ da Genel Sekreter, Ankara Şube Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı gibi görevlerde bulundu.
1987 yılından itibaren BOLDAV Kurucular Kurulu üyeliği devam eden ve 24.12.2022 tarihinde yapılan Kurucular Kurulu toplantısında Vakıf Başkanlığına seçilen Yahya Pektaş, evli ve 4 çocuk babasıdır.
***
En az benim Afyonkarahisar tutkum kadar Bolvadin tutkusunu yüreğinde taşıyan Yahya Pektaş ile ilgili olan bu yazımda sözü daha fazla uzatmadan, onun şu şiirini sunmak isterim:
CİĞERPÂREM BOLVADİN'
Üçhöyük Durayeri" ilk tarihin,
yanik Kışla-Kırkgöz'de mâzin engin,
Seni yaşatmak için ettik yemin,
Tarih şehri, ciğerpârem Bolvadin.
Duâsıyla yetiştin erenlerin,
Sana şekil verdi hep Din-i mübin,
Cennet Vatan'da doldurulmaz yerin.
Kaymak şehri, ciğerpårem Bolvadin.
Huzur veren Horan' in dâim serin,
Kitap yetnez, anlatılmaz değerin,
Yurdu oldun hep O aslan neferin'.
Gâzi şehri, ciğerpârem Bolvadin.
Her derde devå, şifalı Heybeli'n,
Yatağı olmadın hiçbir nâmerdin,
Gurur duyuyoruz; tertemiz mâzin.
Ecdat şehri, ciğerpârem Bolvadin.
Senin bağrında çıkti nice bilgin,
Sendedir 'Fatih doğuracak' gelin,
Imanla yoğrulmuş sağlam temelin.
Mü' min şehri, ciğerpârem Bolvadin
İnterneti dolaşırken, Pektaş’ın Bolvadin’imizin bazı özellikleri ve cevherleri ile ilgili dizelerine rastladım ve hemen not ettim. Ve bunları da değerli okurlarımla paylaşmak isterim:
BOLVADİN CEVHERLERİ
KIRKGÖZ KÖPRÜSÜ
Yöresinin Merkeziyken şanlı tarihte,
Kanuni'den yadigar kaldı KIRKGÖZ millete
Usta elleriyle örüldü Mimar Sinan'ın
Daimi simgesi kalacak Bolvadin'in
ALKOLOİD FABRİKASI
Fabrika bacası ve minare yükselirken semaya,
Selamını verecek kutlu güneşe, ay'a.
O zaman birlikte kalkınacak ülkemin her tarafı
İşleyecek bereketli haşgeşimizi doya doya.
ŞEHİTLER ABİDESİ
Her karış toprağı, Şehitlerimizin Yatağı
Erenler diyarı, yiğitlerin otağı
Şehitlik'te yaşatır mazi ile bağı
Aziz Bolvadin, tarihinin şanlı sancağı
BOLVADİN'de BAHAR
Eserken ılık ılık sabah rüzgarları
Sultandağı eritir göğsündeki karı,
Kırda, bayırda hayat yeniden başlar.
Müjdelerken kuzular, leylekler baharı.
EBER GÖLÜ
Nerede Sazan, turna; o güzelim şu ürünleri
Çağın hastalığından kurtaralım artık Eber'i.
KIRIK MİNARE
Camiyi, cemaati dağıtmış, kendisi olmuş virane
Maziden ses getirir, şudaki boynu kırık minare.
ÇARŞI CAMİİ
Çarşı camisi... Bolvadin 'in ulu Mabedi,
Asırlık Çınarın sana komşudur ebedi.
Şair önce doğduğu kenti, bölgeyi, sonra yöreyi çevreyi, arkadaşlarını, okulunu öğretmenini yazar, daha sonra da kâlbinde yer etmiş olan sevdiklerini, anasını babasını, Dünyaya getirdiği evlatlarını ve ona o evlatları veren kadını, yeni eşini yazar…Değerli hemşehrim Yahya Pektaş’ın, muhterem eşi hanımefendi ve dört evlâdı ile ilgili şiirleri-yazıları bulunmaktadır. Ben şimdilik sadece eşi Hikmet Hanımefendi ile ilgili şiirini yayımlamakla yetineceğim.
İYİ Kİ DÜNYAYA GELDİN GÜZELİM
Sana sevdalandım, açıldı dilim,
İyi ki dünyaya geldin güzelim.
Seninle güçlendi bileğim, elim,
Aklımı fikrimi aldın güzelim.
Yanımda iken bükülmez belim,
Doğmasan bilmem ne olurdu halim,
Seninle düzeldi bozuk ahvalim,
Gönlümü kalbimi çeldin güzelim.
Hayat suyun ile dolunca testim,
Başka çeşmelerden selamı kestim,
Sevdanla gürledim, sevdanla estim,
Kıbreden esen bir yeldin güzelim.
Nereye çağırsan ora geleyim,
İki cihan senle, hep eleleyim,
Del dersen dağları, taşı deleyim,
Arkamdan yetişen seldin güzelim.
Rabbimden dileğim duam niyazım
Sen hiç silinmeyen alın yazım,
Sevdamı coşturan, cilvelim nazlım,
Yüreği, ciğeri deldin güzelim.