İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Bozkurt Destanı

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Atatürk, Türk milliyetçiliğini ve Türklüğü son derece önemsemiş ve Türk tarihinde önemli bir yere sahip olan “bozkurt” motifini de hayatında hep öne çıkarmıştır.

TBMM, daha Cumhuriyet ilan edilmeden, 1922’de bozkurtlu pul çıkarmış takip eden yıllarda da farklı bozkurtlu pullar piyasaya sürülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk’ün direktifiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet armasını seçmek için 1925’te bir yarışma açmış, yarışmayı Namık İsmail’in “bozkurt” figürlü eseri kazanmıştır.

Yine Atatürk’ün isteğiyle 1935 yılında Bozkurt adlı bir sigara çıkarılmıştı. Maraş’ta, 1936 yılında, Atatürk’ün emriyle “Bayrak Tutan Bozkurt Anıtı” yapılmıştır. Atatürk bozkurtu Türk’ün sembolü olarak benimsemişti. O kadar benimsemişti ki çalışma masasında, çağırma zili olarak bozkurt motifi kullanıyordu.

Göktürklerden geldiği bilinen iki destandan biri Bozkurt Destanı, diğeri ise Ergenekon destanıdır. Her ikisi de kurttan türemiş olunduğunu gösteren bu efsanelerin, günümüze ulaşabilen ve şekil değiştirip Türk dünyasının muhtelif mekânlarına uyum sağlayan uzantılarından hareketle, kurdun Türk inanç sistemindeki yerini bilmemiz gerekir.

Öntürk’lerde en önemli hayvan sembollerinden birisi kurttur. Kurtlar daha çok Gök menşeli olarak kabul edilmiştir. Erkek kurt resimleri, kaya resimlerinde, şaman ve kam aletleri ve elbiselerinin üzerinde yer almıştır. Zamanla kurt, devlet, hükümdarlık ve yiğitlik gibi kavramlarla ilişkilendirilmiştir. Göktürk ve Uygur devri Türk resimlerindeki kurt başlı bayrak tasvirleri görülmektedir. Kimi anıtlarda ve resimlerde görülen erkek ve dişi kurtlar türeme efsanelerinin sanata yansımasıdır.

Oğuz’a yol gösteren gök yeleli erkek Kurt’un güneşten çıkmış olması Kültiğin Kitabesinin doğu tarafından “Tanrı güç verdiği için babam hakanın ordusu kurt gibi, düşmanı koyun gibi imiş” gibi ifadeler Kurt’un Gök ehli olduğuna işaret etmektedir.

Türkler zevk, düşünce ve inanışlarına göre bazen bir renge ilahi bir boya da vermişler ve onu Tanrının rengi gibi görmüşlerdir. Uygurca Oğuz Kağan Destanı’nda “Ufukta bir Kurt  görünür. Oğuz Kağan’ın ordusu kurdu izler, kurt bir yerde kayıp olur. Oğuz Kağan Tanrı bizim buraya gelmemizi buyurdu, der ve orada durur”

Gök Kurt, Tanrının alameti ve habercisi gibi Türklere yol göstermiştir. Mavi renge karşı saygı bütün Türk halklarında vardır. Eski inançlara göre bu renk Tanrı rengidir. “Gök” kelimesi genel olarak yaşamak, yenilenmek, gençleşmek, yeşermek anlamını içerir.

Bizim Hava Kuvvetlerindeki subay-astsubay resmi elbisesinin rengi mavidir. İzmir Güzelyalı’daki okulumuza ayak bastığımız gün, bizden önce gelenler, şu dizelerle başlayan şiiri öğretmişlerdi: “Severim her rengi/ Fakat başkadır mavi/ Gök mavi, deniz mavi/ Sevdiğim gözler de mavi…”

Nuh Efsanesinde Tufan’dan sonra Nuh’un oğlu Yasef’e de Turan denilen Türk toprakları düşer ki, efsanelerde Türkler bu Yasef’den gelmiştir. Yasef’in oğullarından birisinin ismi Maruh ve Onun Lakabı Türk’tür. Türkçeyi ilk defa ortaya çıkaran bu kişidir. Bundan dolayı kendisine Türk denilmiştir.

Halkbilim araştırmacısı ve bu konuda çok değerli çalışmaları, makale ve kitapları bulunan Dr.YaşarKalafat, Bozkurt araştırmalarında önemli saptamalarda bulunmuştur. Bu saptamalara göre; Çin yıllıkları Kök Türklerin Hunların bir kolundan geldiğini açıklamaktadır. Efsaneye göre bu aşiretin adı Aşina’dır. Kök –Türklerin ataları düşmanları tamamen imha edilince bir tek çocuk kurtulur. Kolları ve bacakları da kesilmiş olan bu çocuğu kurt besler. Efsaneye göre Tanrı bu kutlu soyun yok olmasını istememiştir. Çocuk ile Kurt birleşirler ve dünyaya 10 çocukları gelir. Kurt Tanrı’dan gelen buyruğu dinleyerek bunlara yol gösterir. Çoğalan bu aile Aşina adını alır ve çadırlarının önüne Kurt başlı bir sancak asarlar.

Azerbaycanlı halk bilimci İ.M. Hekimoğlu’na göre kurt ile Boz donlu Kurt ayrıdırlar. Donu boz olan Kurt, bozkurt hayatı boyunca sadece bir kurtla çiftleşirler. Dişisi veya erkeği ölen bir bozkurt başka bir kurtla çiftleşmez. Halk arasında birbirini çok seven çiftler için bozkurt benzetmesi yapılır. Bu tür çiftler ardı sıra ölürler.

Kırımda Kurta “Börü” denilir. Bu ülkede halen köy, nehir ve mahalle ismi olarak Kurti adı vardır. Tatar-Türk düşüncesine göre “Kara Oğuz nerede var ise, kurt da orada vardır.”

Karay Türklerinde köklü bir kurt kültü vardır. Bunlarda Kurttan türemiş olma inancı çok yaygındır. Hazar Türk İmparatorluğunun devamı olan Karay Türklerinde sık tekrarlanan bir söze göre “Temelimiz kurttan olmuştur. Kurtlu insan ismi de Karaylarda ve Tatarlarda çok yaygındır. Zikir kurt, Kurt Nezir gibi isimlere rastlanılmaktadır.

Güney Azerbaycan’da yaşayan Kaşgay Türklerinde Kurt’a küfredilmez.

Kurdun evcil olmayan hayvanlar arasında itibarlı bir yeri vardır.

Kafkasya Türkmenlerinde 16-30 Ocak tarihleri arasındaki günlere “Kurt Günleri” denir. Gagauz Türklerinde her yıl kış aylarında “Canavar / Kurt Yortusu” yapılır. Beşalma  Mikail Çakır Etnoğrafya Müzesi’nde bu yortuları anlatan dokümanlar bulunmaktadır.

Afyonkarahisar’ın Bolvadin İlçesi’nde yaşayan Azerbaycan Karabağlı Karapapak Türkleri Nevruzda  tarlaya “Kurt Kafası” dikip bereketi cezbetmek için Onun etrafında dönerler. Zira Kurt kafasının koruyuculuğuna inanılmaktadır.

Halkbilim kaynaklarında, kurtla ilgili destanlar vardır. Bunlardan birisi şudur:

Coğrafyanın bir yerindeki bir ülke, komşu bir ülke tarafından yok edilir. Bu felaketten  sadece 10 yaşlarında bir erkek çocuk sağ kalır. Düşmanlar küçük olduğundan onu öldürmeye kıyamazlar, kol ve bacaklarını keserek bataklık bir yere bırakırlar. Orada bir dişi kurt çocuğu etle besler. Çocuk ergenlik çağına geldiğinde kurtla cinsel ilişki kurar ve kurdu hamile bırakır. Düşman ülke tekrar adamlar göndererek onu ve kurdu öldürtmek isterler. 

Kurt Karahoca ülkesindeki Kuzey Dağı'na kaçar. Dağda bir mağaranın içinde çayırlarla kaplı ve yüzlerce mil genişliğinde dört tarafı dağlarla çevrili bir düzlük vardır. Kurt mağaranın içine saklanır ve on erkek çocuk doğurur. On erkek büyür. Dışarıdan kız alıp evlenirler ve eşlerini hamile bırakırlar. Bundan sonra her biri bir soy sahibi olur. Bunlardan biri de Aşina'dır. Bunların oğulları ve torunları çoğalır. Birkaç nesil geçtikten sonra mağaradan çıkarlar. Daha sonra Cücenlere demirci olurlar.

***

Ergenekon Destanı bir Göktürk destanıdır. Komşuları tarafından tuzak kurularak yok edilen Türklerden geriye kalan birkaç kişinin saklanmak için dağlık bir alanda yol araması ile başlar. Dağların arasında gizlenmiş bir ova bulan bu Türkler, oraya yerleşir ve çoğalır. Yüzyıllar sonra oraya sığmaz hale gelince, çıkmak isterler. Ancak çıkışı bulamazlar. Bunun üzerine çevredeki dağların demir madeninden yapıldığını fark ederler ve demiri eriterek çıkarlar. Çıkışta kendilerine Börteçine adında bir erkek kurt rehberlik eder.

Şaman duaları içinde "Kök börü" ve "Kuğu börü” şeklinde kurt tanıtması bulunur. Tanrı'nın habercisi olarak eski Tuva Türkleri sözlü geleneğinde bozkurt bulunurdu.

Eski Kırgız Türkleri büyük kahramanlardan, bahadırlardan, "börü" veya "Kök börü" olarak bahsederlerdi.. Kazak, Kırgız ve kurt kardeştir şeklinde bir de halk arasında söz vardı. Kurt, büyüklük yiğitlik manalarındadır. Destanlarda bahadırlar için "gök yeleli kurt" deyimi kullanılmıştır. Manas Destanında Manas Han, kurt gözlü, kır bıyıklı olarak tarif edilirdi. Manas'ın oğullarına Kökbörü sultanım diye hitap edilirdi.

Kıpçak Türkleri veya Kumanlarda bozkurdun önderlik rolü II. yüzyıl ortalarına kadar gitmektedir. Kurttan yardım istendiğine dair kayıtlar da bulunmaktadır.

Kaşkay Türklerinde Kurdun uğur getirdiğine inanılır. Sürülerin birer koruyucusu vardır ve bu koruyucu kurttur. Bu yüzden kurda kurşun atmak uğursuzluk getirir ve sürünün yok olmasına neden olur. Çocukların beşiğinde kurt eli bulunur, ayrıca cesur olsun diye kurt ciğeri yedirilir. Kaşkay halılarının etrafında bütün halıyı çevreleyen bir desen bulunur ki bu desenin adı Alakurt'tur. Alakurt bir kale şeklinde olan halıyı korumaktadır. Kaşkay Türklerinde Kurtla ilgili bazı atasözleri de vardır. Rüyada kurt görmek uğurlu sayılır.

Özetle, Kurt Türk’ün en önemli dostu, arkadaşıdır. Bu yüzden de Atatürk’ün ve Devletimizin sembolü Bozkurt olmuştur.

Yazarın Diğer Yazıları