İrfan Ünver Nasrattınoğlu

ÇAMERYA VE ARNAVUTLAR (Ortodoks Yunan'ın Müslüman Arnavut'a Mezalimi)

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Biz ne kadar iyi davranırsak davranalım; dostluk elimizi ne kadar çok uzatırsak uzatalım; Yunanistan’ı yönetenler, fırsat buldukça, içlerindeki düşmanlık duygusunu bir türlü üzerlerinden atamıyorlar. Başta Fransa olmak üzere, İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerinden aldıkları cesaretle, ellerinden geleni artlarına koymuyorlar.
Ben derim ki; dış politikada devamlı defansta kalmayı bırakıp, hücuma geçmeliyiz. Zira biz binlerce yıllık tarihten gelen bir milletin ahfadıyız.
Yunanistan’a karşı, Kıbrıs’ta yaptığımız atak yerindedir, fakat yarım kalmıştır. Çünkü artık şu Maraş Bölgesinin tamamen açılması ve gerekenlerin yapılması gerekiyordu.
Ege Adaları konusunda, Türkiye olarak söyleyeceğimiz çok söz ve yapılacak çok iş vardı ama, bunlar da yapılamadı. Fakat Yunanistan, örneğin burnumuzun dibindeki adalar konusunda bile, aleyhimizde çalışmalar yapmaktadır.
Yunanistan’la yapacağımız mücadelede defansta değil de, ofansta yer alırken, salt T.C. çıkarları hususunda değil; kardeş bazı ülkelerin çıkarlarını da gündeme getirerek, Atina’yı sıkıştırabiliriz.
Örneğin kardeş Arnavut ulusunun en önemli sorunu olan, şu Çamerya sorununu kaşıyabiliriz. Nasıl mı? Lütfen okuyunuz…
***
Yunanistan’da, Yanya’dan Preveze’ye kadar geniş bir alanı kapsayan bölgenin adı Çamerya (Tsamouria/Camuria)’dır. Buraya Çam Bölgesi de denilmektedir. Aslında bu bölge Arnavutluk Devleti topraklarının doğal uzantısıdır. Fakat 17 Aralık 1913 tarihinde Floransa’da imzalanan uluslar arası anlaşma ile Kuzey Epir bölgesi Arnavutluk’a verilirken; batılıların ayak oyunlarıyla Çamerya da Yunanistan’a bırakıldı. O tarihte, bu bölgede yaşamakta olan Müslüman Arnavutlar’ın (ki bunların, çoğu Türk kökenlidir) sayıları 40 bine yakındır…
Hatırlanacağı üzere Balkan Savaşlarında, Osmanlı Devleti’nin yenilmesinden sonra, 1912 yılında, 411 yıllık Türk egemenliği bitmiş, Arnavutluk da bağımsızlığını ilan ederek, dünya coğrafyasındaki yerini almıştır. Ne var ki bu küçük İslam Ülkesi daima Yunanistan’ın ve İtalya’nın baskıları altında kalmıştır. İkinci Dünya Savaşından sonra bölgedeki Arnavutlar, İtalyanlar’a yardım ettikleri iddiası ile Yunanlılar tarafından dövülmüş, öldürülmüş ve sürgün edilmişlerdir. Mübadele sırasında Yunanlı’lar, Türk olduklarını söyleyerek Arnavutlar’ı da Türkiye’ye göndermek istemişler ve bunda kısmen başarılı da olmuşlar; bir kısım Arnavutlar Türkiye’ye göç etmişlerdir. Ancak bazı Arnavutlar buna itiraz etmişler, Birleşmiş Milletler Teşkilatına başvurmuşlar ve zorunlu göç durdurulmuştur.
Soykırım
Çamerya Arnavutları’nın doğup büyüdükleri topraklardan zorla çıkarılması eylemini, 27 Haziran 1944 tarihinde General Napolyon Zervas başlatmış, ilk etapta 2900 erkek, 214 kadın ve 96 çocuk kılıçtan geçirilmiştir. Bu arada 745 kadına tecavüz edilmiş, 76 kadın alıp götürülmüştür. 68 köy yerle bir edilirken, 5800 ev yakılıp yıkılmıştır. Bunlar arasında camiler ve mescitler de bulunmaktadır. Ülkeden çıkarılanların yerlerine başka etnik topluluklar getirilip iskân edilmişlerdir. Bu yok etme eylemi ile Yunanistan’ın Epir Bölgesi’nde Müslüman Arnavut kalmamıştır ve işte bu soykırıma da hristiyan batı sessiz ve ilgisiz kalmıştır!…
1970 yılına kadar Atina’da, mahkemelerde Arnavutça savunma yapılmış, ifade verilmiştir. Bu kentin Plaka semti, başka bir adıyla Arnavut mahallesidir. Merkezi Avusturya’da bulunan Avrupa Uluslar arası Federal Birliği, Yunanistan’da 95.000 Arnavudun yaşamakta olduğunu açıklamıştır. Ancak, merkezi Amerika’da bulunan “Çamerya Demokrat Birliği” bu sayının 100 bini geçtiğini, dünyadaki tüm Çamerya Arnavutları’nın sayılarının da 1 milyon dolayında olduğunu iddia etmişlerdir.
Yunanistan’ın sadece TC ile değil, bütün komşularıyla sorunu vardır! Mesela Arnavutluk ile her zaman soğuk savaş halindedir. Çünkü Yunanistan’daki Arnavutlar assimile edilmek istenmekte, Arnavutluk ise buna karşı çıkmaktadır. Söz konusu Çemerya Arnavut Birliği, halen 100 bin kadar üyelerinin bulunduğunu ve Yunanistan ile kavgalarının bitmediğini ilan etmişlerdir. Bu Birlik, 1995 yılında, BM’de temsil edilmeyen uluslar örgütüne de üye olmuştur. Bu Birliğin Yunanistan’da adının dahi anılması yasaktır ve Avrupa’nın bu şımarık çocuğuna hiçbir batılı ülke ses çıkarmamaktadır! Öte yandan Arnavutluk halk Meclisi, 30 Haziran 1994 tarihinde aldığı bir kararla, 27 Haziran tarihini, “Çamerya Arnavutları’nın Soykırım Günü” olarak ilan etmiştir.
Dünyaya Anlatmak Gerekir
Bugün, BM, AGİT ve AB gibi uluslar arası kuruluşlar, dünyanın dört bir yanındaki azınlıkların haklarını savunur ve bu arada Türkiye’yi de suçlarlarken, nedense mesela Yunanistan sınırları içindeki azınlıklara karşı uygulanan insanlık dışı politikalara hiç değinilmemektedir. Bu durum, Yunanistan’a cesaret vermekte ve daha da saldırgan yapmaktadır.
İşte Yunanistan sınırları içerisinde yaşamakta olan Türkler’in ve Arnavutlar’ın durumları…Yunanistan, ülkesindeki Müslüman Türkler’le Arnavutlar’a insanlık dışı her türlü muameleyi yapmaktadır. Artık, TC’ni yönetenlerin de bu durumlara sessiz kalmamaları gerekir. Zira Yunanistan’da yaşayan, Yunan olmayanların sayıları, neredeyse Rum kökenlilerden daha fazladır! Yani Yunanistan saldırgan ve şımarık politikaları ile sessiz ve derinden giderek, ülkesindeki tüm etnik toplulukları ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Buna kim dur diyecektir? Konuyu uluslar arası platforma kim taşıyacaktır? İnsan hakları denilince akıllarına sadece Türkiye’yi suçlama fikri gelen AB üyelerinin gözlerini kim açacak? Kim ortaya çıkıp ta, Yunanistan’a, imza koymuş olduğu Helsinki (1975), Madrid (1980), Viyana (1989), Kopenhag (1990) ve öteki AGİT belgelerini hatırlatacaktır?!…

Yazarın Diğer Yazıları