İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Coşkun Ertepinar Doğumunun 110.Yıldönümünde Anarken

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Coşkun Ertepınar şiirlerini, başta Hisar Dergisi olmak üzere, çeşitli dergilerde görür ve zevkle okurdum. Özellikle “Yurdu Dolaşırken” başlığı altında yazdığı şiirlerle, ülkemiz kentlerinin özelliklerini anlatan şiirleri dikkatimi çekiyordu. Bu şiirler yayımlanırken, kendisine bir mektup yazarak, Afyonkarahisar ile ilgili bir şiirinin olup olmadığını sormuştum.  Bunun üzerine bana, kısa süre içinde “Zafer Anıtı Önünde” başlığı altında yazdığı şiiri göndermişti.  Ben de, o günlerde hazırlayıp yayımladığın “Afyonkarahisar Şiirleri Antolojisi” adlı  kitabıma bu şiiri almıştım. 

Diyarbakır’da idim. Bu ilimizde yayımlanan, Mücadele ve Senin Sesin adlı gazetelere sürekli yazıyordum. Sanat-Edebiyat konusundaki yazılarımı Senin Sesin adlı gazeteye, öteki konuları ise Mücadele’ye yazıyordum. Ertepınar’ın gönderdiği “Güzel Dünya” adlı kitabını kısa sürede okumuş ve bir tanıtım-eleştiri yazısı kaleme alarak, Senin Sesin gazetesinde yayımlamıştım.

***

Sevgili Yaşar Faruk İnal’ın girişimiyle, YOZ-KOOP kısa adıyla Yozgat’ta kurulan, Yozgat Kooperatifler Birliği tarafından, Yozgat’ta düzenlenen şiir şölenine kalabalık bir şairler grubuyla, 31 Mart 1973 tarihinde gitmiştik. Orhan Şaik Gökyay, Arif Nihat Asya, Bekir Sıtkı Erdoğan, Mehmet Çınarlı, Coşkun Ertepınar,  Osman Attila, İlhan Geçer, Yahya Akengin, Güzide Taranoğlu vb.gibi şairlerle birlikte gruba benim de katılmamı isteyen Yaşar Faruk, benim hem gazeteci-yazar olarak, olayı yazıp yayımlamamı, hem de şiir şölenini yönetmemi arzu etmişti.

Ben Yozgat seyahatinde, adı geçen şairleri değişik yönleriyle de tanıma fırsatını bulmuş; bu cümleden olarak, Coşkun Ertepınar ile değişik konularda, çok samimi sohbetler edebilme olanağını yakalamıştım. Başka bir deyişle Coşkun Hoca ile samimiyetimiz, Yozgat’ta başlamış, vefatına kadar aralıksız devam etmiştir.

Yozgat’taki o şiir akşamında okuduğu “Mevlana Şiiri”ni de “Değerli kardeşim İrfan Ünver Nasrattınoğlu’na sevgilerimle. 31.3.1973” yazıp amzalayarak bana hediye etmişti. O şiiri şöyleydi:

MEVLÂNA MEVLÂNA

 

Bu rüzgâr, bu rüzgâr nerden esti,

Nasıl erişsem ki kıyılarına?..

Sen taşan deniz, ben dökülen testi,

Mevlâna! Mevlâna!

 

Bir karışık, karanlık yüzyıldan,

Horasan’dan, Belh’ten uzanan yoldan

Konya’ya ışık ışık dolan

Mevlâna! Mevlâna!

 

Bir elinde güneş, bir elinde ay,

Hasreti alev alev inlemiş meclisinde nay.

Akılla duygu gönlünde kurmuş saray

Mevlâna! Mevlâna!

 

Dağın taşın, kurdun kuşun sevgi hissesi,

Ey düşünce dağlarının en yücesi.

Bir eşi Ulu Yunus, “o Türkmen kocası”

Mevlâna! Mevlâna!

 

Bu rüzgâr, bu rüzgâr nerden esti,

Nasıl erişsem ki kıyılarına?..

Sen taşan deniz, ben dökülen testi,

Mevlâna! Mevlâna!

 

Coşkun Ertepınar (sol başta) Kerim Yunt ve Kutlu Özen’le


Coşkun hoca ile tanıştığımız yıllarda, Milli Eğitim Bakanlığı’nda Başmüşavir olarak görev yapıyordu. Bir ara, kardeşim Mehmet’in tayini ile ilgili olarak ricada bulunmuştum. Hoca bu ricam üzerine, gerekli çabaları göstermiş ve yardımcı olmuştu.

Onu şiir şölenlerinde şiir okurken, Behçet Kemal Çağlar gibi coşkulu olduğunu gördüğümü söyleyince çok memnun olmuştu.

Yaklaşık 10 yıl yönetim kurulunda görev yaptığım Türk Kooperatifçilik Kurumu’nu, o dönemde yönetim kurulunda birlikte çalıştığımız, Basri İmece, Ayhan İnal, Nail Tan gibi arkadaşlarımızla birlikte Coşkun hocanın da, bu Kuruma üye olmasını sağlamıştık. Keza başkanlığını yaptığım Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu’nun da üyeliğine aldığımız Coşkun Ertepınar, vefat ettiği güne kadar, bu iki kurumun üyesiydi.

Coşkun Hoca gerçek bir beyefendi idi. Zaman zaman Kurumumuzu ziyaret ederek, bize kendisiyle sohbet edebilme olanağı yaratırdı. Düzenlediğimiz toplantıları teşrif eder, gerektiğinde söz alarak görüş, düşünce ve önerilerini anlatırdı. Kendisiyle gerçek bir ağabey-kardeş ilişkimiz vardı. Zaman zaman el yazısıyla kaleme aldığı mesajlar gönderirdi. Onunla ilgili arşiv dosyamdaki böylesi mesajlardan birisinde şöyle yazarak beni sevindirmişti:

“Ankara, 4.5.1990

İrfan’cığım,

Rahatsızlığım sebebiyle seninle buluşmak imkânını bulamadım. Dolayısiyle “Yunus Bahçesinde Açan Gül”ü sana eriştiremedim.

Bilmem bu saatten sonra işe yarayacak mı?..

Bu arada sana bir de biyografimi sunuyorum. Kimbilir belki lazım olur diye..

Gözlerinden öper, büyük başarılarının devamını dilerim.

Coşkun Ertepınar”

***

Türk kooperatifçilik hareketine önemli katkılarda bulunan ve Atatürk’ün direktifleriyle kurulmuş olan Türk Kooperatifçilik Kurumu’nda, Coşkun Hoca ile ilgili görkemli bir toplantı düzenlemiştik. Kurumun kültür ve sanat çalışmaları çerçevesinde düzenlenen “Şair Coşkun Ertepınar Günü” nü, Kurumun Mithatpaşa Caddesi 38 numaradaki salonunda, 17 Nisan 1982 tarihinde gerçekleşen programı ben hazırlamış ve yönetmiştim. Hocayla ilgili çalışmalar için bir belge olması bakımından bu düzenlemenin programını yazmak isterim:

-    Kurum Başkanı Nurettin Hazar’ın açış konuşması

-    Abdullah Satoğlu: Ertepınar’ın Hayat Hikayesi

-    H.Fethi Gözler: Coşkun Ertepınar’ın Edebi Kişiliği

-    Asım Yahyabeyoğlu: Tek Adam ve Ertepınar

-    Dr.Cahit Kınay: Ertepınar Şiirinin Estetik Yönü

-    Prof.Dr.İbrahim Agah Çubukçu: Ertepınar Şiirlerinde Manevi Kavramlar

-    Nail Tan: Ertepınar’ın Şiirlerinde Temalar

-    Necmettin Esin: Anılarla Şair Ertepınar

-    M.Necip Aşkın: Kırk Yılın Ötesinden Ertepınar’a

-    Eşref Kılıç: Yönetici Şair Ertepınar

-    Münir Gedikoğlu: Ertepınar’la Tevfik Fikret Lisesinde Son Üç Yıl ve Öncesi

-    Söz Ertepınar’ın

-    Ertepınar’ın şiirlerinden örnekler (Şiirleri okuyanlar: Yahya Akengin, Sami Ateş, Yavuz Bülent Bakiler, Mustafa Ceylan, Rıdvan Çongur, Kerim Aydın Erdem, İlhan Geçer, İsa Kayacan, Ahmet Tufan Şentürk, Enver Tunçalp.)

***

Coşkun Ertepınar, 1914 yılında Kayseri’nin Erkilet bucağında dünyaya geldi. 1932'de Sivas Erkek Öğretmen Okulu'nu, 1937'de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'nü bitirdi. Malatya Lisesi ve Şebinkarahisar Ortaokulu'nda Türkçe öğretmeni olarak çalıştı. 1958-1966 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Şube Müdürlüğü, 1968-1970 yılları arasında Halk Eğitimi  Genel Müdürlüğü, 1970-1972 yılları arasında Bakanlık Müfettişliği, 1972-1974 yılları arasında Bakanlık Müşavirliği görevlerinde bulundu. 1974'te emekli olan Ertepınar, 9 Ağustos 2005 tarihinde Ankara'da vefat etti.

İlk şiiri , 1930 yılında, Muhit dergisinde "D. Münir" imzası ile çıktı. 1978'de Türkiye Millî Kültür Vakfı Jüri Özel Ödülü'nü kazandı. 1991'de İLESAM tarafından kendisine Hizmet Şeref Ödülü verildi. Şiirlerinin bir bölümü İngilizce, Macarca ve Lehçe'ye çevrildi. Merhumun, bir kızı, bir oğlu ve üç torunu vardır.

Afyonkarahisar Zafer Anıtının Önünde

1972 yılında, “Afyonkarahisar Şiirleri Antolojisi” kitabımı hazırlarken, Ertepınar Hoca’ya, “Hocam, Afyonkarahisar ile ilgili şiiriniz var mı?” diye sorduğumda bana “hiç olmaz mı?” demiş ve ertesi gün şu şiirini getirip vermis, ben de kitabıma o şiiri aynen koymuştum. Şimdi doğumunun 110.yıldönümünde, hayırla ve rahmetle andığım değerli Coşkun Ertepınar Hocamın “Afyonkarahisar Zafer Anıtının Önünde” başlıklı şiirini bir de burada yayınlıyorum:

Kara bulutlar ağmış üstüne

Afyon Kalesi küçülmüş küçülmüş,

Utancından mı, hıncından mı?...

Kan ağlamış ovalar,

Çevre dağların boynu bükülmüş.

 

Hey kale, yüce kale, dik kale,

Kara bulutlar dağılır elbet.

Afyon’un ağladığı topundan, tüfeğinden, kılıcından mı?

Hele gün gele, saat gele…

 

Bir şahin havalandı Samsun’dan, Erzurum’dan

Pençesi taşa geçer!

Basar ayaklarını göğsüne,

Kalkabilirse kalksın düşman.

İşte böyle…

 

Yazarın Diğer Yazıları