İrfan Ünver Nasrattınoğlu

DOĞUMUNUN 78. YILINDA DUAYEN TEKNİK DİREKTÖR AGÂH BIYIKOĞLU -I-

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Afyonkarahisar spor kamuoyunun, şehrimizde yetişen, daha sonra da Ülke çapında üne ulaşan sporcularımız hakkında, bilgi sahibi olmadıkları bir gerçektir. Bu nedenle ben, medar-ı iftiharımız olan kimi sporcularımızın, büyük başarılarının unutulmaması amacıyla, gündeme alınması çabası içerisinde olacağım. Gündeme alacağım ilk spor adamı olarak da, Afyonkarahisar futbolunun duayeni olan Sayın Agâh Bıyıkoğlu’nu seçerek, onunla aşağıdaki söyleşiyi yaptım.
***
İÜN : Sayın Bıyıkoğlu, öncelikle özgeçmişinizi kısaca anlatır mısınız?
A.B. : 1943 yılının Aralık ayı sonlarında Afyonkarahisar’ın Yukarıpazar Mahallesi Kubeli Caddesi’ndeki ahşap, iki katlı ve bir de çatı katı olan evde doğmuşum.. Bizim evin karşısındaki evde de Genel Kurmay Başkanlığı’na kadar yükselen, Orgeneral İlker Başbuğ’un benden birkaç ay önce doğduğunu yıllar sonra kendisinden öğrenecektim..
Babam Salim Bıyıkoğlu Otpazarı Camii yakınındaki “banka aralığı” sokağındaki küçük bir dükkanda manifaturacıydı..Gençliğinde Çanakkale gazisi “Ahmet emmi”sinin yanında, İstanbul-Fatih’te gazete bayiliği yaptığını hemen hemen hergün anlatır, İstanbul hatıralarını yâdederdi…Üniversite öğrenimim için İstanbul’u seçmemde rahmetli babamdan dinlediklerimin etkisi olmuştur…
Annem “Mükerreme Hanım” benim ve üç kardeşimin üniversite tahsili yapmamıza vesile olacak çapta bilgili ve görgülü bir kadındı.. Akrabalar arasında olsun, mahalle komşuları arasında olsun sevilir sayılırdı, annem..
Evimize çok yakın olan Cumhuriyet ilkokulu’nda başladım “okumaya”.. İlk öğretmenim, “Dehşeti zâde Enver Beydi..”Okul müdürümüz de ünlü Hikmet Çerçel idi. Okulumuzun diğer öğretmenleri arasında Zihni Çerçel, Kâşif Demiröz, Hüseyin Özata, Celal Başkaya ve Talât Bey vardı ve ikinci sınıfta, Talât Bey, öğretmenimiz olmuştu.
Futbol topu değil, küçük elma, hatta erik kadar “et toplarla futbola başladığım yerdir, Cumhuriyet ilkokulu’nun bahçesi.. Duvar kıyısındaki ağaçlar arasında çalımı, duvar paslarını doğaçlama olarak öğrendiğimiz, bahçe.. Daha sonra Yukarıpazar Mescidi’nin önündeki alan ve Kadınlar Pazarı’nın arkasındaki oldukça geniş ve sert bir toprak olan zemin, 7-8 yaşlarımın futbol sürecinın başladığı yerlerdi…
İlkokuldan sonra ota öğrenimimi Afyon Lisesinde tamamladım..Şimdi birkaç cümleyle geçiştirdiğim bu okul yılları, unutulmaz anılarla doludur.. Öğretmenler, arkadaşlar dersler sınavlar, okuldan kaçmalar…Ve Afyon Lisesi futbol takımında oynamak… Belleklerden çıkmayan sayısız hatıra.. Dersi derste öğrenirdi bizim kuşak. Kurslar filân yoktu, o zamanlar… Lisede felsefe, mantık, sosyoloji ve astronomi okurduk ve asıl önemlisi test sınavı yoktu; bütün sınavlar yazılı yapılırdı. Düşünmeyi analiz ve sentez yapmayı erozyona uğratıyor test sınavları.. Bu da bilimsel düşünceye aykırı bir durum… Matematik ve geometri derslerinde problemi bir başka yoldan çözenlere 10 numara verirdi matematik öğretmenimiz İbrahim Bey (namı diğer İbena). Bu da yeterli olmaz, problemi nasıl çözdüğümüzü de sorardı; ezber mi değil mi anlamak için..
Ben çok çalışkan bir öğrenci değildim.. Sosyal, kültürel ve spor etkinliklerine katılırdım. Çok severdim şiir, hikâye, roman okumayı. O zamanın ünlü bir amatör futbol takımı olan Doğanspor’da futbol oynuyordum. Okul futbol takımının da ilk on bir oyuncusuydum. Okuldan kaçar futbol oynardık, hocalarımız bizi top oynarken yakalar, okula getirirlerdi..

İÜN : Peki, Liseden sonraki tahsil hayatınız?
A.B.: Liseyi bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’ne girdim ve buradan mezun oldum… Ayrıca “Yeni çağ Tarihi” sertifikası da aldım…Ülkemizin Ünlü bilginleri (hepsi de Prof.Dr. olan)Ali Nihat Tarlan, ehmet Kaplan, Fahir İz, Reşit Rahmedi Arat, Abdülkadir Karahan, Faruk Kadri Timurtaş, Muharrem Ergin, Şehabettin Tekindağ, Münir Aktepe, Zeki Velidi Togan, Câvid Baysun unutulmaz hocalarımızdı. Bugün hepsi de vefat etmiş olan bu değerli hocalarımı, bu vesileyle burada hayırla yâd etmek istiyorum.
Benim yaşamımı şekillendiren, kültür, sanat, eğitim, spor kenti İstanbul…Camiler, minareler, köşkler, saraylar, yalılar, rıhtımlar, müzeler, sahaflar ve Adalar kenti İstanbul… Sinema, tiyatro, stadyumlar, vapurlar dolmuşlar, halk otobüsleri, traleybüsler, barlar, pavyonlar, gazinolar, çarşılar… Günün yirmi dört saati canlı ve muhteşem kent İstanbul.. Gözlerim kâh kapalı kâh açık dinlediğim İstanbul.. Şâir Nedim’in “Bû şehr-i Stanbûl ki bî-misl ü bahâdır/ Her sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır” dediği İstanbul…
Ve Şehremini’deki Afyon Talebe Yurdu..(Bkz.Afyon Talebe Yurdu ile iligili geniş bir yazım,Taşpınar Dergisi, Haziran 2012.sayı.8.)
Burada özellikle belirtmeliyim ki üniversite öğrenciliğim sürecinde o zamanlar adı” Dolmabahçe Stadı” “veya “Mithatpaşa Stadı” olan, Şimdiki Beşiktaş stadyumuna hemen her hafta cumartesi ve Pazar günleri gider, GS,FB,BJK ve onlarla maç yapan Ankara, Izmir takımlarını izlerdim. Zamanın Metin Oktay, Can Bartu, Lefter, Suat Mamat, Kadri Aytaç, Recep Adanır,Yusuf Tunaoğlu, Sanlı Sarıalioğlu, Turgay Şeren, Şükrü Ersoy gibi ünlü futbolcuları izledim… Ayrıca üç büyüklerin antrenmanlarını da izler notlar alırdım. Tatillerde de Afyon’a gelir oynadığım takımı çalıştırırdım.. Bu süreç benim ilerde antrenörlük yapmamda çok etkili oldu..
(DEVAMI VAR)

Yazarın Diğer Yazıları