İÜN : Futbolu Hangi mevkide ve hangi takımlarda oynamıştın?
A.B. : O dönemde futbol WM sistemiyle oynanırdı. Ben başlangıçta sağ veya sol açık oynadım. Birkaç yıl sonra sağ veya sol iç mevkilerinde yer aldım. Bugünkü sisteme göre, 8 ve 10 numara oynadım.
O yıllarda BJK’da oynadığını söyleyen kunduracı Çengel Hüseyin antrenörlük yapmıştı bize…Çengel Hüseyin’in yanısıra takım kaptanı Kamil Çoban, Mehmet Cirit ve Celal Tunca adlı ağabeylerimiz, hem takımda oynadılar hem de takımı antrene ettiler. Hepsini de rahmetle anıyorum. Yukarıpaza, Kubeli, Çavuşbaş gibi yukarı mahallelerin çocuklarını toplayıp takıma getirdiğim için daha on sekizinde bile değilken, Doğanspor’un antrenörlüğü ile başladığım futbol antrenörlük yaşamına ilk adımlarını atmış oldum…O zamanki antrenmanlar daha çok esneklik, dayanıklılık, kuvvet, sürat gibi fiziksel kapasiteleri geliştirmeye yönelik aktivitelerdi…Bu tür antrenmanların bilimsel açıdan ne kadar sağlıklı olup olmadığı da henüz bilinmiyordu; antrenman planlaması, sezonluk, aylık, haftalık, günlük planlar, futbolun ilkeleri, savunma ilkeleri, hücum ilkeleri, sistemler, taktikler gibi futbolun can damarları hakkında bilgisi olanlar pek azdı.. Futbol tekniği olarak antrenmanlarda kale önüne sıralanan 15-20 oyuncu bir, bilemedin iki topa şut atarlardı. Takımın önde gelenleri daha çok şut atardı, gençler veya ikinci derecedeki oyuncular kendilerine tesadüfen gelen toplara vurduklarında tarifsiz bir sevinç duyarlardı. Daha sonra da çift kale yapılırdı. Bu da taktik antrenman oluyordu…Burada da takım kaptanı takımı karşısına dizer direktifler verirdi…
Benim antrenörlüğü başlamamda ilerleyip gelişmemde ve bugünlere ulaşmamda en etkili ve emeği geçmiş isimlerin başında Doğanspor takım kaptanı Kamil Çoban ağabey ve Celal Tunca ağabeylerim gelir. Burada 1967 de kurulan Mor Beyazlı Afyonspor’un genç takımı antrenörlüğünü üstlenmemi isteyeh rahmetli Atilla Kurtbaş’ı anmak isterim. Atilla Kurtbaş farklı bir kişilik ünlü bir avukattı. Çok okur çok güzel ve etkili konuşurdu; benim futbol yaşamıma etkisinin ötesinde kişisel ve sosyal gelişmemde Atilla Kurtbaş’ın etkileri vardır. Mor Beyaz lı Afyonspor’un kapanıp yeniden kurulup ikinci lige katılma aşamasında benim Afyonspor’un başına teknik sorumlu olarak gelmemde etkili olan Enver Şahin unutulmaz hizmetleri olan bir kişiydi. Afyonspor’dan ayrıldıktan sonra kısa bir süre AKÜ futbol takımı antrenörlüğü yaparken tanıştığım Demiryol-İş Afyon Şube Başkanı Muharrem Uslu’da bana Afyon’un en köklü takımı olan Demirsporun kapılarını açmıştı. 2003 yılında başladığım Demirspor antrenörlüğü bugün de sürüyor.
Yeri gelmişken belirtmekte fayda var:1950 li yıllarda oyuncu değişikliği filan yoktu, takımlar on birer oyuncuyla başlar, aynı sayıyla bitirirlerdi.1958 yılında iki oyuncu değişikliği kabul edildi; süreç içinde yedek oyuncu sayısı yediye, değişecek oyuncu sayısı da üçe çıktı. Kırmızı ve sarı kart uygulaması da 1970 Meksika Dünya Kupası sırasında girmiştir, futbola… İhraç gerektiren bir davranış olursa, maçın hakemi eliyle dışarıyı işaret eder veya sözle bildirirdi futbolcuya…Kuralların bu şekilde olması antrenörleri çok daha dikkatli olmaya zorlardı…
İÜN : İlk gece maçını ne zaman oynamıştınız?
A.B. : 1961 yılında rahmetli M.Ali Danaoğlu’nun futbol ajanlığı ve antrenörlük yaptığı dönemde Afyon Genç karmasıyla Isparta’da yapılan grup birinciliği maçlarında gurup şampiyonu olarak gurup finallerine katılmak için Ankara’ya gitmiş ve 19 Mayıs stadyumunda gece maçı oynamıştık.. O zamanlar gece maçı oynamak olağanüstü bir olaydı bizim için..Tarihe not düşmek için o günkü kadroda olan arkadaşlarımı anmak isterim. Ben 8 numara oynuyordum.. Kalecimiz sonradan Milli Eğitim Müdürlüğü yapan Mahmut Yaman, Çimentospor’da uzun süre oynayan Ahmet Özbay, Abdurrahman Öksüz (avukat ve noterlik yaptı) unutulmaz anılar paylaştığımız rahmetli İhsan Mesci, Himmet Bal, Şakir Denk, Hürzati Konan..Ankara karmasında ise Şükrü Birant (FB) Fethi Heper (Prof.Dr Eskişehispor) Kaleci Aydın (Ankaragücü) Onursal (Ankaragücü-milli hakem)…
İÜN : Afyonspor ne zaman ve nasıl kuruldu?
A.B. : 1964-1965 sezonunda 2. Türkiye Ligi kuruldu.. Anadolu’daki birçok kentte profesyonel takımlar çıktı ortaya…Kentlere ekonomik, sporsal ve sosyal canlılık, hareketlilik ve sirkülasyon geldi..1967 yılında Doğanspor kulübü ile Afyon’ daki Merkez Gençlik kulübü birleşerek ilk profesyonel Afyonspor kuruldu. Bu kuruluş aşmasında Kocatepe Gazetesi’nin sahipleri rahmetli İbrahim ve Şükrü Küçükkurt ağabeylerimizin girişimleri çok etkili olmuştur.. Ben o zamanlar İstanbul’daydım. Afyon’na gelince Kocatepe Spor Kulübü’ne transfer oldum. Hem antrenörlük yapıyor hem de futbol oynuyordum..
Büyük bir coşku ve heyecan içindeydi, şehrimiz..Ferah,Oruçoğlu,Emirgan kahvelerinde Kulüp lokallerinde, evlerde, davetlerde konu, hep Afyonspordu… Yeni kurulan takımın kadrosunu oluşturmak için transfer çalışmalarına ve futbolcu denemelerine başlandı.. Akın akın geliyorlardı yakından uzaktan futbolcular, denemelere katılmak için.. Bu gelen futbolculara karşı takım çıkarma işi de bana düşmüştü.. Mor-beyazlı Afyonspor’da oynayan ve hâlâ unutulmayan kimi futbolcuların seçilmesinde benim de rolüm vardı.. Hasan, Vahdet, Solak Ayhan, Konya’dan Garip Ahmet, kaleci Muzaffer (Uçan manda) Kara Adnan bunlardan bazılarıdır..
İkiinci Milli Lige fırtına gibi başlayan Afyonspor’un kadrosunda artık rahmetli olan ve benim teknik direktörlük kursumda da hocalığımı yapmış olan Metin Türel kaleciydi, İstanbulspor’un kaptanı Güngör Tetik, sonraları Afyonspor’da antrenör olarak birlikte çalıştığımız Burhan Geçer (altın kafa) gibi deneyimli kramponlar ve de Afyon’dan seçilen genç futbolcular vardı.. Mehmet Hızal, Bekir Çoğulu, Yılmaz,Çetin, Tuncay, Mahmut, Ahmet Şen, Hüseyin, Ümit Gökemre, (daha sonra) Akın Ersöz, Kaleci Nihat Elmas, Dr.Nâsır Sakarya’nın oğlu lise arkadaşım Belkıran Haldun… Antrenörümüz de Zekâi Selli de orta sahada oynuyordu.. (Bu konuda daha geniş bilgiler içeren yazılarım, Taşpınar Dergisi 6. ve 14.sayılarda yayımlanmıştır)
2021 yılının son aylarından 1970’li yıllara bakarak şunları vurgulamak isterim..”Mill Lig “ adı verilen dönemde yerli antrenörler ve yerli futbolcular yeni yeni fırsatlar yakaladılar, birçok yıldız futbolcu çıktı ortaya.. Bu futbolcuların hemen hepsinde “amatör ruh ve duygu yoğunluğu” vardı.. Eğer sabırlı ve ileriye dönük çalışmalar sürseydi, kulüpler kendi alt yapılarından yetişen futbolculara önem verseydi, bugünkü imkânlarla, bu dev stadyumlar, çim sahalar, malzeme. ekonomik imkanla ,antrenörler –bilimden ve teknolojiden yararlanarak yaptırılan antrenmanlar; TV’ler, futbol yazarları, yüzlerce yorumcu ve de gittikçe artan taraftar sayılarıyla, futbolumuzun düzeyi daha yükselirdi; daha hızlı daha dayanıklı ve kuvvetli, teknik-taktik yönlerden daha gelişmiş, mental kapasiteleri güçlü oyunculardan kurulu takımlar ve bu takımları sevk ve idare eden kendini güncelleyen eğitimli antrenörler çıkardı ortaya… Avrupa futbolundan geri kalmazdık; antrenör ve futbolcu ihraç eden bir futbol pazarımız da olurdu; ancak yabancı oyuncu sayılarının çokluğu, illâ ki kısa vadede başarılı olmak, üretim yerine transfer yapmak gibi sonuç vermeyen anlayış ve eylemler futbolumuzun gelişmesini engelledi…Son yıllarda futbola siyaset karışması da işin cabası oluyor..
DEVAMI VAR
Yazarın Diğer Yazıları
Moldova Cumhuriyeti’nde Kurulan Gagauzya Türk Devleti Ve Büyükelçi Ender Arat
14 Ağustos 2026 01:12Kırk Arabalık Nakliye Kolu Kumandanı Bilecikli Ayşe Çavuş
13 Ağustos 2026 01:08Milli Mücadele Milis Kumandanı İpsiz Recep
12 Ağustos 2026 01:08Azerbaycanlı Şair-Yazar-Akademik Neriman Hasanzade (Ardından)
11 Ağustos 2026 01:06Milli Mücadelede Vanlı Kadın Kahraman GAZİ SÜREYYA SÜLÜN
10 Ağustos 2026 01:04