Ülkemiz topraklarının büyük bölümü Batı Asya'da Anadolu'da, diğer bir bölümü ise Güneydoğu Avrupa'nın uzantısı Doğu Trakya'da olan kıtalararası bir ülkedir. Batıda Bulgaristan ve Yunanistan, doğuda Gürcistan, Ermenistan, İran ve Azerbaycan, güneyde ise Irak ve Suriye sınır komşumuz olan ülkelerdir. Güneyini Kıbrıs ve Akdeniz, batısını Ege Denizi, kuzeyini ise Karadeniz çevreler. Marmara Denizi ise İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı ile birlikte Anadolu'yu Trakya'dan, yani Asya'yı Avrupa'dan ayırır.
Bu coğrafi konumuyla, ülkemiz hem doğudadır, hem batıda; hem kuzeydedir, hem güneyde.. Nitekim, ekonomik ve siyasal çizgileriyle, Türkiye Cumhuriyeti, (Cumhurbaşkanımızın deyimiyle) beşten büyüktür ve bu nedenle de, BM, AGİT, EİT, BDT, TDT, BRICS, G20, İİT, ŞİÖ gibi Türkiye ve Dünya medyasında sık sık isimleri zikredilen büyük teşkilatların yanısıra OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı)’nın da üyesidir.
Peki, nedir bu OECD Teşkilatı?...
Uluslararası bir ekonomi örgütü olan OECD, 14 Aralık 1960 tarihinde imzalanan Paris Sözleşmesi'ne dayanılarak, 1961 yılında kurulmuştur ve savaş yıkıntıları içindeki Avrupa'nın Marshall Planı çerçevesinde yeniden yapılandırılması amacıyla 1948 yılında kurulan Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün (OEEC) doğrudan mirasçısıdır. Üyelerinin büyük bir bölümü Avrupa Birliği üyeleridir, çoğunluğu da gözlemci üyelerdir.
Sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkelerden oluşan OECD ‘nin üyesi olan ülkeler şunlardır:
Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Kore Cumhuriyeti, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, İzlanda, Kanada, Kolombiya, Kosta Rika, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Meksika, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Şili, Yeni Zelanda ve Yunanistan.
OECD Örgütünün, amaçları şunlardır:
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü veya kısaca OECD, İkinci Dünya Savaşından sonra oluşturulan Batı kuruluşları sisteminin bir parçası olarak ihdas edilmiştir. Örgüt, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Batı Avrupa ekonomilerinin desteklenmesi ve onarımı amacıyla, Marshall Planı çerçevesinde ABD ve Kanada’nın o dönemde yaptıkları, yaklaşık 12 Milyar Dolar civarında olan mali yardımın dağıtımına yardımcı olmak ve Avrupa ülkeleri arasındaki ticari ödemeleri serbestleştirerek geliştirmek amacıyla 1947-1960 yılları arasında faaliyette bulunan Avrupa Ekonomi İşbirliği Örgütü’nün (OEEC) işlevini tamamlaması üzerine, onun yerine ve daha geniş bir görev tanımı çerçevesinde kurulmuştur.
OECD, demokratik yapılara ve piyasa ekonomisine sahip 38 ülkenin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve yönetim sorunlarını çözmek ve bu sürecin fırsatlarından faydalanmak üzere müştereken çalıştıkları bir Örgüttür. Bu örgütün temel amaçları şöyle özetlenebilir:
-Ekonomik büyüme, mali istikrar, ticaret ve yatırım, teknoloji, yenilik, girişimcilik ve kalkınma alanlarında işbirliği yoluyla refahın sağlanması ve yoksullukla mücadele konularında hükümetlere yardımcı olmak;
-Ekonomik ve sosyal gelişme ile çevrenin korunması arasındaki dengeyi gözetmek.
-Herkes için iş imkânı yaratılması ve sosyal eşitlik ile etkin ve sağlıklı bir yönetişim gerçekleştirilmesi;
-Yeni gelişme ve sorunları anlamak ve bunlara çözüm üretmek konularında hükümetlere tavsiyelerde bulunmaktır.
Finansal istikrarın eşzamanlı olarak korunduğu üye ülkelerde ve hem de özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki halkın yaşam standartının iyileştirilmesi, sürekli ve dengeli ekonomik gelişim sağlayan politikaya destek ve yardım, işsizliğin ortadan kaldırılması; ekonomik genişleme politikasının uyandırılması ve sosyo-ekonomik eşgüdümlü gelişmenin desteklenmesi; Uluslararası yükümlülüklere uygun olarak çok taraflı ve ülkeler arasında ayrım gözetmeyen dünya ticaretinin geliştirilmesine destek verilmesidir..
OECD'ye üye veya bu örgüte üyelik talebinde bulunan ülkeler, sosyo-politik ve ekonomik yaşamda, aşağıda belirtilen üç ilkeyi vazgeçilmez değerler olarak benimsemişlerdir:
Demokrasi; insan hakları ve yurttaş özgürlüğüne bağlılık…
Bu ilkeler, aynı zamanda, yukarıda belirtilen amaçların gerçekleştirilmesine de hizmet ederler. OECD, bir taraftan bu ilkelerin üye ülkelerde güçlendirilmesine katkı sağlarken diğer taraftan da örgüte üye olmayan ülkelerde ilkelerinin tanıtımını yapmaktadır.
OECD'nin 2024 yılı itibari ile 38 üye ülkesi bulunmaktadır. Ayrıca Avrupa Komisyonu da OECD toplantılarına katılmaktadır. Dağılan Yugoslavya da örgüt faaliyetlerine özel bir statüde iştirak ediyordu 1992 yılında bu ülkenin dağılmasıhdan sonra örgüt ile ilişkisi de sona ermiştir.
***
Ülkemizin OECD ile İlişkileri
1960’tan 1980’li yıllara kadar geçen süre zarfında ülkemizin OECD’ye olan ilgisi daha çok 12 Temmuz 1962 tarihinde oluşturulan, ülkemizin ekonomik durumunun her yıl görüşüldüğü ve mevcut olanaklar ölçüsünde yapılacak yardım miktarının belirlendiği “Türkiye’ye Yardım Konsorsiyumu”nun çalışmaları üzerinde yoğunlaşmıştır.
Konsorsiyumun yanı sıra, ülkemizin aktif bir şekilde iştirak ettiği diğer bir çalışma da 17 Mayıs 1978 tarihinde ülkemizin artan dış borçlarının daha iyi yönetilmesinin sağlanması için oluşturulan “Türkiye’nin Dış Borçları Çalışma Grubu”nun faaliyetleri olmuştur. Konsorsiyumun ve söz konusu Çalışma Grubu’nun görev sürelerinin sona ermesiyle birlikte 1980’li yılların ortalarından 2000 yılına kadar ülkemizin OECD’ye olan ilgisinde de göreceli bir azalma olduğu söylenebilir. 2000’lerden itibaren ise, ulusal reform süreciyle de irtibatlı olarak OECD’yle olan ilişkilerimizde tekrar bir canlanma kaydedilmeye başlanmıştır.
Son dönemde daha fazla sayıda ulusal kurum ve kuruluşumuz OECD’nin çalışmalarına iştirak etmektedir. Ulusal kurum ve kuruluşlarımız kendi görev alanlarına giren konuları izlemekte, katkıda bulunmakta ve bu çalışmalardan yararlanmaktadır. Düzenleyici kurumlarımızın da OECD çalışmalarına ilgilerinin artmakta olduğu gözlenmektedir.
Ayrıca, Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından idare edilen bir OECD Çok Taraflı Vergi Merkezi (OECD Ankara Multilateral Tax Center) bulunmaktadır.
OECD İstanbul Merkezi resmi olarak 28 Mart 2023 tarihinde açılmıştır.
OECD Nezdindeki Daimi Temsilciliğimiz OECD’yle ilişkilerimizi yerinden takip etmekte ve düzenli veri akışının sağlanmasını sağlamaktadır.
Türkiye, OECD’nin yirmi kurucu üyesinden biri olarak OECD çalışmalarına aktif şekilde katılmaya ve katkı sağlamaya devam etmektedir..