İrfan Ünver Nasrattınoğlu

En Büyük Afyonkarahisarlı Ali Çetinkaya Şükranla Anarken -3-

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Yaşımız şükürler olsun ki 88 oldu... Dolayısıyla, 1946’dan başlayarak, günümüze kadar, demokratik ve siyasal hayatımızı yaşayarak gözlemledik. Özellikle, 1960’dan sonra, ülkemizde iktidar olan partiler, kendilerinin, cumhuriyet devrinde, en büyük hizmetleri yaptıklarını söylemişlerdir. Bizim en çok tepki duyduğumuz kişiler, böylesi söylemlerde bulunan siyasetçilerdir. Kuşkusuz, bunu söylerken, bir sonraki seçimlerde puan kazanabilmeyi amaçlamışlardır. Ne var ki, böyle demeçler veren her siyaset adamı, Atatürk ve arkadaşlarına haksızlık etmişlerdir. 

Oysa ki; O’nlar, her şeyi yoktan var etmişler; kendilerini değil; ülkeyi ve milletimizi düşünmüşlerdir.

Örneğin, bugün Afyonkarahisar Merkezinde görülen tüm görkemli yapılar, Atatürk döneminde, Ali Çetinkaya’nın kazandırdığı binalardır. Gar binasından çıkınız; önünüzde uzanan düzenli yol, İstasyon caddesindeki, mimari ve estetik güzelliği olan yapılar; Lise, Kız Meslek Lisesi, Eski ve Yeni Belediye, PTT, Utku Anıtı, Anıt Park vb. Ali Bey’in şehrimize kazandırdığı binalardır. Hıdırlığın ağaçlandırılması o dönemin eseridir. 

Bu gerçekler ortada iken; şimdi kim çıkıp ta, Afyonkarahisar’a biz, cumhuriyet döneminde yapılmayanları yaptık” diyebilir?...

Ankara-İzmir Nato Yolu, bilindiği gibi, Afyonkarahisar ekonomisine önemli katkılar sağladığı gibi; şehrimizin hem Ankara, hem de İzmir ile arasındaki mesafenin kısalmasını; bu nedenle bu iki büyük şehrimize daha çabuk gidebilmemizi sağlamıştır. Bu yolun şehrimizden geçmesi için büyük çabalar harcandığını, altmışın üzerindeki hemşehrilerimiz hatırlayacaklardır. Biz, birçok eski parlamenterimizden, “yolun Afyon’dan geçmesini ben sağladım” dediklerine tanık olmuşuzdur. Oysa, gerçek odur ki, yolun şehrimizden geçmesini sağlayan, Ali Bey’in damadı Emin Paksüt’tür. 

O dönemde Emin Paksüt, Bayındırlık Bakanı; Burhanettin Özkul ise, Afyonkarahisar Valisidir. Vali, sık sık Emin Beyi arayıp, ağırlığını Afyonkarahisar’dan yana kullanmasını ister. Sonrasını, Rahmetli Emin Paksüt’ten dinleyelim: 

Bir gece rüyamda Kayın Pederim Ali Çetinkaya’yı gördüm. Bana, ben Afyon’a 4 demiryolu getirdim ama, karayolu yapamadım dedi ve ağlamaya başladı... Burhanettin Özkul’un da baskısı gelince, Ankara-İzmir Karayolu’nu Afyon’dan geçirdik.”

Ben bu gerçeği bizzat Emin Bey’den dinledikten sonra; filen gazetecilik yaptığım yıllarda, bir söyleşi yaparak yayımladığım Vali Burhanettin Özkul’dan da işittim.

Ali Bey, gerçek bir Afyonkarahisar sevdalısıydı…Rıza Çerçel’in anılarından da öğrendiğimize göre O, Ankara’da bile, Afyonkarahisarlı gençleri toplayıp, onlarla ilgileniyor ve başarılı olanlarla gurur ve kıvanç duyuyordu. Keza sık sık Afyonkarahisar’a geliyor, şehrimizin ve bütünüyle ilimizin meseleleriyle alakadar oluyor; varsa sorunların çözülmesine yardımda bulunuyordu.

Bana bize anlattığına göre Ali Türk Keskin, Ali Çetinkaya’nın koruyup kolladığı, bir anlamda himaye ettiği, Afyonkarahisarlı gençlerden biriydi. Haylazlıklarından dolayı okuldan tard edilmiş, birkaç yıl, dışarıda kalmıştı. Ama Çetinkaya’nın Milli Eğitim Bakanı nezdindeki girişimleriyle yeniden okula alınmış ve öğrenimini sürdürebilme olanağı bulmuştu.

Ayrıca, O’nun Türkiye Cumhuriyeti sathında, büyük başarılara imza atması da, her Afyonkarahisarlı için bir gurur kaynağıydı.

Tüm bu nedenlerden dolayı ben, yıllar önce O’nun için “En Büyük Afyonkarahisarlı” dedim…

Aslında Ali Çetinkaya, Afyonkarahisar’a yaptığı büyük hizmetlerden daha fazlasını Ülkemiz ve özellikle de Başkent Ankara için yapmıştır. Örneğin; 

- Ankara Tren İstasyonu. Gar Binası, Gar Gazinosu ve çevresi

- Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü binası

- Pendik Tren İstasyonu

- Haydarpaşa-Adapazı demiryolu hattının alt yapısının yenilenmesi

- Lokomotif sayısının 1000’e çıkarılması

- Demiryolları inşaatı Filyos-Diyarbakır yönüne doğru ilerlerken; Erzurum demiryolu inşaatına başlanılması

- Bataklık halindeki alan üzerinde Gençlik Parkı’nı inşa ettirerek, Başkent’e görkemli bir park kazandırılması

- Çubuk Barajı inşaatının tamamlanarak hizmete açılması

- Devlet Su İşleri Teşkilâtının kurulması

- Etimesgut’taki Radyo istasyonunun kurulması

- Hava Yolları Teşkilatına çeki düzen verilip, tarifeli seferlerin başlatılması

VEFATI 

Ali Çetinkaya, 1946 seçimlerinde seçilemeyince, siyasi hayatını noktaladı ve İstanbul’ un Kalamış semtindeki mütevazi  evinde, inzivaya çekildi. Önce askerlik, sonra siyaset ve devlet adamlığı sorumlulukları, O’nu bir hayli yormuş, yıpratmıştı.   Nihayet, 21 Şubat 1949 akşamı saat 22.30’da 71 yıllık yaşamı sona erdi.

O’nu çok seven Ayvalık halkı, na’şının Ayvalık’a defnedilmesi için büyük çaba harcadı ise de; Afyonkarahisar baskısı daha üstün geldi ve burada yapılan görkemli bir törenle Asri Mezarlığa defnedildi. Daha sonra kabri bir anıt mezar haline getirildi.

***

Ali Çetinkaya’nın vefatından sonra, hakkında çok yazılar ve şiirler yayımlandı. Taşpınar Dergisinde Abidin Özmen, Haydar Çerçel, İhsan Kocaman, Vali Fahrettin Kiper, Eşref Demirağ, Mahir Erkmen, Übeyd Çerçel, A.Sami Onur, F.Ş.Etemoğlu, Süleyman Gönçer, Galip Demirer, Mahfi İşçe, Muzaffer Görktan, Osman Attila, Nizamettin Laçiner, R.Naci Sağdıç, Mahir Türkkan, Ali Türk Keskin ve Cemalettin Ünlü’nün yazıları ve şiirleri yayımlandı.,

Bunların bazılarından çok kısa özetler sunmak isterim. Ama özellikle ve öncelikle belirtmek isterim ki, bu yazıları kaleme alanlar, o dönemin çok önemli şahsiyetleridir…

***

“... Milli Kurtuluş Savaşına ve İnkılap hareketlerine kanıyla ve imanıyla karışmış olan faziletli bir Türk evlâdını daha kaybetmiş olmanın kederini duyuyoruz.

…Türk Kurtuluş Savaşının ilk kahramanlarından biri olan ve Milli Mücadele teşkilatının henüz taazzuv etmediği sırada Ayvalık cephesinde müstevli düşmana karşı ilk silahlı mücadeleye atılan Ali Çetinkaya…

…Dürüst, faziletli, enerjik ve azimli çalışma sistemi, üzerine aldığı her hizmette derhal hissedilirdi. Bayındırlık ve Ulaştırma teşkilatı Ali Çetinkaya’ya çok şey borçludur.

…Yeni Türkiye’nin her bakımdan ileri bir şehir haline gelmiş olan Afyon, bu haliyle Ali Çetinkaya’nın eseridir. İstasyon binasından yollarına, mezbahasına ve diğer bütün tesislerine kadar rahmetlinin himmetiyle kurulmuştur.

…Ali Çetinkaya Afyon’u çocuğu gibi sever, dertleriyle, ihtiyaçlarıyla pek yakından meşgul olurdu.

(Ulus Gazetesi, 23 Şubat 1949

 

***

İstanbul Ali Beye Müteşekkir

…Ali Çetinkaya’nın vefatı şehrimizde büyük bir teessür uyandırmıştır. İstanbul Şehir Meclisi bugünkü toplantısında merhumu anmak için bir sükût vakfesi yapılmış ve bu münasebetle Bakanlığı zamanında bilhassa İstanbul Elektrik ve Tramvay şirketlerinin satın alınması işinde sarfettiği gayretler ve İstanbul’a yaptığı hizmetler anılmıştır.

(Ulus Gazetesi, 23 Şubat 1949)

***

…İstiklal Harbi tarihinde Afyon Kalesi kadar heybetli bir manâ ile duran Ali Çetinkaya, bir dağ çöker gibi kâlplerimizi sarsarak ebediyete göçtü.

…Ali Çetinkaya’nın Memlekete Millete hizmetleri çoktur ve hepsi de büyüktür. Afyon’un bu kahraman evlâdı iri çapta bir inkılâp adamının bütün vasıfları, bütün kabiliyet ve kudretiyle Türk gencine vatanperverlik misali olacak şahsiyetti. Tarihleri izleri de böyle kalacaktır.

(Feridun Osman Menteşoğlu,Ulus,23 Şubat 1949)

***

…O’nun vatanseverliği, dürüstlüğü ve vatana yaptığı hizmetler karşısında bir kere daha eğilirim.

…Demiryolu yapımını hızlandırma, yabancı işletmesi istismarındaki İzmir kasaba demir yollarını, liman, tramvay, elektrik ve su şirketleri ve daha bu gibi yabancı sermayenin ve yabancı işletmenin istismarındaki müesseselerin bir an önce satın alınıp Türkleştirilmesindeki hizmetleri…Bu hususta onun koyu milliyetçiliği, ateşli vatanseverliği, gerçekten kaya gibi karakteri, tuttuğunu koparıcı taşkın enerjisi çok büyük…

(Ali Rıza Erem, Çoruh Milletvekili, Ulus,23 Şubat 1949)

***

…Yunanlılar Ayvalık’ın işgali için geldikleri zaman Ali Çetinkaya’nın emrindeki Mehmetçikler, onları silahla karşılayıp püskürttüler.

…Ali Bey gayet dürüst, çalışkan, milletin malını ve parasını büyük bir titizlikle koruyan bir şahsiyetti. Demiryolları veya hükümete ait inşaat sırasında en küçük teferruata kadar pek dikkatli incelemelerde bulunur; yolsuzluk olmamasına itina ederdi.

(Kadircan Kaflı,Yeni sabah, 24 Şubat 1949)

 

***

…Merhum Ali Çetinkaya’nın İzmir-Aydın demiryolunun mübayaa işinde hazır bulundum. Bu işte de merhumun büyük bir işbilirliği ve enerji sahibi olduğuna muttali oldum. Bu şirketin murahhası bendenize: “Bayındırlık Bakanınız o kadar çetin ve sözünden dönmez bir şahsiyet ki, işi sürüncemede bırakmamak için hükümetinizin şeraitini kabul ederek yola çıkacağız dedi.

…Ali Bey’in bu şirketlerden maada Terkos Su şirketini de milletimize harikulade menfaatli şartlarda satın alındığını memnunlukla gördüm. Bu namuslu ve dürüst vatanperverin hizmetleri asla unutulmayacaktır. Ankara Çubuk Barajı da onun eseridir.

(Berç Türker Keresteciyan,Afyon Milletvekili,Ulus,26 Şubat 1949)

 

 

Ali Çetinkaya’nın anıt mezarı

 

 

 

Şair- Gazeteci Ali Türk Keskin, Ali Çetinkaya’nın mezarı başında şu şiiri okudu:

ALİ GELDİ

Sanmayın ölü geldi

Yurdumun gülü geldi

Afyonlu’nun babası

Vefakar Ali geldi

Önünde eğilelim

Başka ne söyleyelim

 

İlk kurşunu atan O

İlk cepheyi tutan O

Bütün Millet kalbinde

Şerefiyle yatan O

Önünde eğilelim

Başka ne söyleyelim

 

Ey toprak kara toprak

Bekle eller açarak

Mazisi ak, hali ak

İmanı ve alnı ak

Sana bir Ali geldi

Zannetme ölü geldi

 

Ali Türk Keskin 1980 yılında da şu şiiri yazıp yayımladı:

İlk kurşunu sen attın, saldırgan sefillere

Kutsal bir meş’alesin, gelecek nesillere

Fakat acı gerçeği hepimiz görüyoruz

Bugün hâlâ muhtacız, sana ve sen gibilere.

Yazarın Diğer Yazıları