İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Eskişehir'in Gönlümdeki Yeri Ve Önemi

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Kimi kentler, insan yaşamında silinmez izler bırakır. Örneğin, doğduğunuz kent, sokak, ev…unutamazsınız…Ama yaşadığınız öteki kentler de gölünüzde ve yüreğinizde silinmez izlerle doludur ve unutamazsınız…Örneğin ben dedelerimin, babamın ve anamın kentini, yani Afyonkarahisar’ımı, unutmam, unutamam…

            Unutamadığım kentlerden birisi de Eskişehir’dir. Çocuk yaşlarımda, Ahmet Dayımın DDY memuriyeti döneminde gördüğüm Eskişehir yaşamımın sonraki aşamalarında da, zaman zaman gidip görmenin ötesinde, konaklayıp yaşadığım bir kent oldu.

            Örneğin, Hava Kuvvetlerimizin bir ferdi olabilme heyecanı ile, Eskişehir, Hava Hastanesine gidip, sağlam raporu almam, İzmir Güzelyalı’daki Askeri Okulun, Eskişehir’e nakledilmesi üzerine birkaç ay orada konaklamış olmam…

            1955 yılında, Ankara-Etimesgut’taki Birliğimin, İzmir’e nakledilmesi…bir süre sonra bu Birliğin bir bölüğünün Eskişehir’e intikali…O aşamada evliliğim ve 1960 yılında kızımın Dünyaya gelişi, zaman zaman onu kucağımda taşıyarak, Hava Hastanesi’ne götürüp getirmem… Kiralamış olduğum Seylapevler’deki tek katlı, bahçeli evimiz…

            Emekliye ayrıldıktan sonraki uğraşlarım da beni Eskişehir’e kâlben bağlamıştı.

            Halk Kültürü (Folklor) Araştırmaları Kurumu (HAKAK) Başkanlığı görevini üstlenmem üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, ilgili Dare Başkanlığı ile sıkı ilişkilerimiz, benim Eskişehir Valiliği ile en üst seviyede ilişkiler kurmama yol açmıştı.

            Örneğin, Eskişehirli Yunus Emre, Eskişehirli Nasreddin Hoca, Seyyit Battal Gazi gibi Türk Tarihinin önemli kişilerinin Milletimizin gönüllerinde yaşatılmaları için yapılması gerekenler, benim çalışma konularım arasında yer alıyordu. İşte bu nedenle ben, HAKAK Başkanı olarak, bu önemli kentimizde, çok önemli etkinlikler yapılmasını sağlamıştım…

            Eskişehir Valiliği ile birlikte, uzun süren işbirliği sonucu, çok önemli etkinliklere imza atmıştık…Bu güzel ve yararlı ilişkinin kurulmasını, bu ilimizdeki Kültür ve Turizm Müdürlükleri döneminde, son derece yararlı faaliyetlerde bulunan Merhum Güven Tanyeri sağlamıştı... Bu nedenledir ki, 1981 Yılında ihdas edilen “İhsan Hınçer Türk Folkloruna Hizmet Ödülü” o yıl, Tanyeri’ne verilmiş idi.

            Ömer Haliloğlu’nun valiliği döneminde başlayan işbirliği ilişkisi, Bahaeddin Güney’in valiliğinin bitimiyle birlikte sona ermişti.

            Aslında daha önceki valiler Naim Cömertoğlu, hemşehrim Nazif Demiröz ve Münir Raif Güney dönemlerinde de Eskişehir’deki tüm etkinliklere faal olarak iştirak ettim; bildiriler sundum; yarışma jürilerinde Başkan veya Üye oldum. Ayrıca yıllarca bu ilimizde faaliyette bulunan halk oyunları topluluklarının, Türkiye dışındaki festivallere iştirakini sağladığım gibi, buradaki Nasreddin Hoca, Seyyit Battal Gazi ve Yunus Emre ile ilgili düzenlemelere de, yabancı bilim adamları, uzmanlar, halk oyunları toplulukları ve halk ozanlarıyla şairlerin katılımlarını sağladım.

            Eskişehir Valiliği ile birlikte gerçekleştirdiğimiz etkinliklerin en önemlisi, 5 kez düzenlediğimiz “Uluslar arası Türk Halk Edebiyatı Semineri”dir. 

            1983, 1985, 1987, 1989 ve 1991 tarihlerindeki bu bilimsel toplantılarda toplam 235 bildiri sunulmuş ve bu bildirilerin 5 ayrı kitap içerisinde yayımlanmasını sağlamıştım.  

Vali Bahaeddin Güney’le birlikte düşüncemiz, UNESCO nezdinde girişimlerde bulunularak, bir Yunus Emre Yılı ilan edilmesini sağlamaktı. Bu nedenle, 1991 yılı içerisinde bir de “Uluslararası Yunus Emre Sevgi Sempozyumu” düzenlemiş ve bu sempozyumda da 28 bildirinin sunulmasını sağlamış, ayrıca tüm bilim insanlarının imzalarıyla bir başvuru bildirisi hazırlayarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na göndermiştik.

            O tarihteki Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in de desteklediği o başvurumuz UNESCO nezdinde T.C.Üyesi olan Prof.Dr.Talat Sait Halman’ın girişimleriyle YUNUS EMRE SEVGİ YILI ilan edilmesi sağlanmıştı. O yıl içerisinde, Yunus ile ilgili birçok dilde eserlerin basılması ve dağıtımı da sağlanmıştı.

            Eskişehir’de Ayrıca yıllarca, 6 Mayıs Hıdrellez günlerinde başlayan Nasreddin Hoca anma toplantıları düzenlemiştik. Bu düzenlemelerde de, kimi zaman bilimsel konferanslar, kimi zaman panel ya da sempozyum yapmıştık.…

            Bir de Seyitgazi ilçesinde düzenlediğimiz etkinliklerle Battal Gazi’yi anardık. Bu anma toplantılarında kimi zaman şairler-ozanlar şöleni, kimi zaman, ulusal ya da uluslararası düzeylerde halk oyunları festivali yer alırdı…

            Tüm düzenleme programları içerisinde, sazlı sözlü yarışmalar yapılır, kimi zaman yerli ve yabancı sanatcıların yarattıkları sanat eserlerinin sergilenmeleri için programlar hazırlardık. 

            Eskişehir’deki düzenlemelerde tanıdığım, beğendiğim birçok şairin, Türkiye içinde ve dışında yapılan uluslararası şiir şölenlerine katılmalarını sağlamıştım. 

        

Eskişehir’de yaşayan iki Emirdağlı hemşehrim’le bir etkinlikte: Sağımda

Muharrem Kubat, solumda Fikret Akın ile.     

Eskişehir’deki Uluslararası etkinliklerimizden birisinde: Romanya, Pakistan, Türkmenistan, Kosova, Çin, Yunanistan’dan gelen akademisyen ve şair dostlarımız ile.Oturanlar:Sağdan 2.Fikret Akın, 3.Güven Tanyeri, 

Yazarın Diğer Yazıları