İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Gayri Müslim Türkler

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Yer yüzünde nerede insan yaşıyorsa orada Türk vardır. Türkler, büyük ölçüde müslümandırlar ama, başka dinlere mensup olanlar da bulunmaktadır.   Sibirya Türkleri, Çuvaş, Gagauz Türktleri Hristiyan, Hazar Türkleri’nin devamı olan Karay (Karaim)’lar yahudiliğe yakın,ama Talmud’u reddeden bir din anlayışına sahiptirler. Fakat, Kırım’da yaşamakta olan Kırımçak Türkleri ise bütünüyle yahudi dinini benimsemişlerdir. Bir de budist Türkler vardır ki, bunlar da Çin Halk Cumhuriyeti’nin Kansu Eyaletinde varlıklarını sürdürmektedirler. Bunlara biz “Sarı Uygur” diyoruz; Çinliler ise “Yugur-Yügur”diyorlar. Sibirya’da yaşayan bazı Türkler de Şamanist’tirler.

ÇUVAŞLAR

Çuvaş Türkleri, Orta Volga Bölgesi’nin en eski halkıdır. Bu Türk boyunun, Bulgar Türkleri’nin devamı olduğu hususunda tarihçiler görüş birliğine varmışlardır. Bilindiği gibi Bulgar Türkleri’nin büyük bir kısmı 7-8.Yüzyıllarda Balkanlar’a gelmişler, buradaki Slavlarla birleşerek, bugünkü Bulgar Devletini kurmuşlardır. Bir kısmı ise, Volga Nehri kıyılarında Srednee Povolye (Vatan Atal) bölgesine yerleşmişlerdir. İşte bunlar, bugünkü Çuvaş Türkleri’nin etnik temelini oluşturmuşlardır. Hatta Kazan Türkleri olarak bilinen Tataristan’da yaşayan Tatar Türkleri de aynı boya mensupturlar. Kazan Türkleri’nin önemli bir kısmı müslüman olmasına rağmen, az  olsa da bir kısmı             ortodoks dinini benimsemiştir. Biraz daha gerilere gidilecek olursa, daha 5-7.Yüzyıllarda Çuvaşlar’ın mensubu bulundukları Türk boyları, yani Bulgarlar ve Suvarlar, Kafkasya’nın kuzeyinde yarı göçebe ,kabile hayatı yaşıyorlardı.

Bir Çuvaş Folklor ekibiyle

 

GAGAUZLAR

Hristiyan-Ortodoks Türk topluluklarından birisi de Gagauzlar’dır. Gagauzlar’ın kökeni hakkında çeşitli görüşler ileriye sürülmüştür. Bunlardan birisi, Kuzeyden gelerek Basarabya’ya yerleşmiş oldukları ve müslümanlıkla hiçbir zaman tanışmadıkları görüşüdür. Bir başka görüş ise, Selçuklu Sultanı 2.Keykavus’un, Bizans’a sığındıktan sonra, beraberindeki orduyla birlikte, topluca hristiyanlığa geçmiş oldukları yönündedir. Bize göre durum biraz farklıdır. Kanaatimiz odur ki, Gagauzlar sadece Oğuzlar’dan müteşekkil değildir ve içlerinde Kıpçak soylu olanlar da vardır. Nitekim dil uzmanlarının yaptıkları çalışmalarla da görülmüştür ki, Gagauziye’nin köyleri arasında lehçe farklılıkları bulunmaktadır. Dolayısiyle Kıpçaklarla Oğuzlar, Gagauz Türk topluluğunu oluşturmuşlardır. Belki aralarına Keykavus’un hristiyan olan askerleri de karışmış, böylelikle ilginç bir Türk boyu meydana gelmiştir. Bu Türk boyunun tarihi de henüz açıklığa kavuşmamıştır. Bu konunun aydınlatılması hususunda, yakın zamana kadar Moldova’nın Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan Dr.Todur Angeli, Gagauz asıllı olmasının verdiği heyecanla, Ankara’daki bilim kuruluşlarından yardım istemiştir. Keza, Gagauz Özerk Bölgesi Başkanı Dimitri Kroytör de, her vesileyle “Gagauz Tarihi yazılmalıdır” demektedir, ama bugüne kadar somut bir adım atılabilmiş değildir. Çünkü tarihe ışık tutacak belgeler henüz elde edilememiştir. Bilinen tek gerçek, Gagauzlar’ın Türk soylu bir halk olduğu ve Rumeli Türkçesiyle konuştuklarıdır. Keza gelenek ve görenklerimizde de büyük benzerlikler mevcuttur. Hatta, müslüman olmadıkları halde, dillerinde, arapça kökenli birçok islami kelimeler ve terimler bulunmaktadır.

Bulgaristan’da çok sayıda Gagauz’un yaşadığı da bilinen gerçeklerdendir. Todor Jivkov’un assimilasyon hareketinden önce, Bulgaristan Gagauzlarının sayılarının 300 binden fazla olduğu telaffuz ediliyordu. Din ve başka nedenlerden dolayı pek çok Gagauz Bulgarlaştırılmıştır. Bu nedenle Gagauzlar kimliklerini saklamayı yeğlemektedirler. Romanya Gagauzlarının da aynı akibete maruz kaldıklarını biliyoruz. Keza Yunanistan Gagauzlarının da korkudan ulusal kimliklerini açıkça beyan edemedikleri dünyanın malumudur... Ayrıca, dünyanın çeşitli ülkelerine göç etmiş olan Gagauzlar ile Rusya Federasyonu içerisine dağılmış olanlar da göz önüne alındığında, bizim tahminimize göre bugün yeryüzünde en az 1 milyon  Gagauz yaşamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve 20.Yüzyılın en büyük dahisi Mustafa Kemal Atatürk, tarihi gerçekleri çok iyi biliyordu ve bu nedenle gerçekleştirdiği birçok devrimlerin yanısıra, İstanbul’da bir “Türk Ortodoks Kilisesi”nin kurulmasını sağlamıştı. Herkesin kendi dininde ve dilinde ibadet         edebilme özgürlüğünü esas alan Türkiye Cumhuriyeti sadece müslüman Türkler’in değil, hristiyan vb.dinlere mensup olan Türkleri’n de anayurdu olacaktı. Ne var ki Atatürk’ten sonra uygulanan politikalar, gayri müslim Türkler’i ürkütmüş ve onların Trkiye’ye soğuk bakmalarına neden olmuştur.      

Gagauz Folklor Grubu

KARAY TÜRKLERİ

Karaylar,haklarında en az bilgi bulunan Türk topluluğudur. Pek çok kişi bunların yahudi dinine mensup olduklarını zanneder. Ancak, Karaylar buna şiddetle karşı çıkmakta ve Talmud’u reddettiklerini belirterek, Karay Dininin kendine özgü özellikleri olduğunu söylemektedirler.       Karaylar’ın, Hazar İmparatorluğu’nun bugünkü kalıntıları oldukları muhakkaktır. Hem tarafsız tarih bilginleri, hem de Karaylar bunun böyle olduğu hususunda hemfikirdirler. Hazar Devletinin 8.Yüzyılın sonlarında ortadan kalkmasını müteakip, 9.Yüzyılın başlarında bu devletin topraklarını Kumanlar işgal etmişlerdir. Özellikle Kırım, l4.Yüzyıla kadar Hazarya adıyla anılmış, Hazar Türkleri ise, öteki Türk toplulukları içerisinde eriyip gitmiştir. Çeşitli bölgelere dağılmış olan Karaylar, 10.Yüzyılda Kırım’a gelerek Solhat ( Eski Kırım)’a yerleşmişlerdir. Hazarlar’dan sonra Kırım’da Kumanlar, daha sonra da Tatarlar yerleşmişlerdir. 1420’den itibaren  Giray Han, Kırım Hanlığı’nı kurmuş, Karaylar da bu Hanlık içerisinde önemli görevler yapmışlardır.

       

       Kırım’daki bir Karay Kenesası önünde Karaylarla

 

Kırım Karayları kendi aralarında örgütlenerek, bir dernek kurmuşlardır, İrili ufaklı yayınlarla seslerini duyurma becerisini de gösterebiliyorlar. Paris’te yaşayan bir Karay Türkü’nün sponsorluğu ile büyük bir de ansiklopedi yayımladılar. Litvanya Karayları da aynı doğrultuda çalışmalar yapıyorlar. Dinsel özgürlükleri var ve her iki ülkede de ibadetlerini yapabilecekleri kenesaları  mevcut. Litvanya Karayları, Karay halk danslarını ve müziğini yaşatmak amacıyla ekip oluşturmuşlar. Biz Litvanya seyahatimizde bu ekibin gösterilerini izlemek imkanını bulmuştuk. 

 

            KIRIMÇAKLAR

Kırım’da yaşayan gayri müslim Türk topluluklarından birisi de Kırımçaklar’dır. Bunların sayıları çok azdır. Zira büyük ölçüde İsrail’e göç etmişlerdir. Kalanlar ise örgütlenip bir dernek çatısı altında toplanmışlardır, Türkçe’leri, Karaylar’ınkine nazaran daha anlaşılır biçimdedir. Ne var ki, ana dilde eğitim ve öğretim olmayışı nedeniyle yeni kuşaklar Türkçe öğrenebilme şansını elde edememektedir. Bunların sayıları hakkında da sağlıklı veriler yoktur. Srulduğunda birkaç yüz biçiminde bilgi verilmektedir.

      

        Çin’de Sarı Uygur Restoranda yemekte

 

 

SARI UYGURLAR

Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı ve bizim Doğu Türkistan olarak adlandırdığımız Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde resmi rakamlara göre 30 milyon,ama gerçekte daha fazla sayıda Uygur Türkleri yaşamaktadır.Bunlar müslümandırlar. Ama aynı kökten olup da islamiyetle hiç tanışmamış ve Buda dinine mensup olan, bir de Yugur (Yügur)’lar bulunmaktadır. Türkiye’de bunlar Sarı Uygurlar olarak bilinmektedir. Ne yazık ki bunların sayılarını tesbit edebilmek de mümkün değildir. Çünkü Çin’deki hakim zümre olan Han Milletinin de budist olması, Sarı Uygurlar’ın din potası içerisinde erimelerine yol açmıştır. Çin’e yaptığım son seyahatte Sarı Uygurlar’la temas edebilme imkanını buldum. Bir Sarı Uygur lokantasında yemek yedik, folklorcu bir Sarı Uygur bilim adamıyla bilgi alış-verişinde bulunduk. Bunlarla ilgili getirdiğimiz üç kitabı ise, bugüne kadar tercüme ettirebilme imkanını maalesef bulamadık. 

 

SONUÇ OLARAK   

İliklerine kadar Türk olan gayri müslim Türkler bizim kan kardeşlerimizdir. Bugün hemen her Türk’ün dilinde önemli bir deyim haline gelmiş olan “Türk’e Türk’ten başka kimseden hayır yok” sözünü unutmadan, soydaşlarımızla daha yakından ilgilenmek durumunda olmalıyız. 

Yazarın Diğer Yazıları