İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Gurbetçi Ozanımız Emirdağlı Fakı Edeer

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Daha kendisini görmeden, şiirleriyle karşılaşıp, tanıştığım hemşehrim Fakı Edeer’le daha sonra hem Belçika’da, hem de Türkiye’de karşılaşıp dostlaşmıştık.

Fakı âşıklık geleneğimizi, bütün gerekleriyle yerine getirebilen, gerçek bir âşıktı ve elbette ozandı-şairdi. Tüm bu özellikleriyle Türk Halk Edebiyatı uzmanlarının dikkatlerini çekmiş, hakkında tezler, tanıtma ve eleştiri yazıları yayımlanmıştı. Nitekim ben de “Afyonkarahisarlı Halk Ozanları” adlı kitabımda kendisine yer vermiştim.

Fakı Edeer 1954 yılında Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesine bağlı Suvermez Köyünde  doğdu. İlk ve orta öğrenimini Emirdağ’da yaptı. Annesinin vefatı üzerine ikisi kız dört kardeş yetim kaldılar. Babasının tekrar evlenmesi üzerine dört kardeşi babaanneleri yetiştirdi. 

"Dünyamı gösteren anamdır bana

Yetiren, büyüten hürmet babama

Evmeyinen eremedim sevdama

Anama, babama, yâre âşığım" 

Dizeleriyle deyişlere başlayan Fakı Edeer, 1974’te askere gitti. Terhisini müteakip 1977’de evlendi ve bu evlilikten üç çocuğu Dünyaya geldi. 1979 yılının sonuna kadar kamyon şoförlüğü yaptı. Daha sonra bir fırın açan Edeer, 1985 yılına kadar burayı işletti. 

1985’te Belçika’ya göç ederek Gent şehrine yerleşen Edeer, burada iş kurdu, ayrıca Belçika'da Özdil, Mızrap ve Tını gibi birçok derneğin kurulmasına öncülük etti. Bu derneklerde birçok kişiye saz çalmayı, türküler okumayı öğretti. Halen bir ayağı Belçika’da, öteki ayağı Türkiye’de bulunmaktadır.

Fakı’nın şiire yönelmesinin nedeni, çocuk yaşlarında dere kenarında top oynarken su içinde 100 Türk Şairi isimli kitabını bulması ve bunu okuyup, içine sindirmesidir. 

Büyük Ninesinden dinlediği ağıtlar ve Emirdağlı Âşık Yoksul Derviş’ten dinlediği deyişlerden etkilenerek bu günlere geldi. Ustası yoktur ve badeli âşık da değildir. Ancak Dadaloğlu, Karacaoğlan, Köroğlu, Pir Sultan Abdal ve Mahzuni, Âşık Veysel' gibi ozanlarımızdan etkilendiğini söyleyen ozanımız, bu ustaları, hoca olarak görmektedir.

Fakı Edeer, saz çalma ustalığının yanısıra, aynı zamanda kaval çalmada da ustadır.

Belçika’ya göç etmedenr önce Emirdağ yöresinde kaybolmaya yüz tutmuş olan ağıt ve atasözlerini derleyip bunları bizzat oluşturduğu türkülerde ustalıkla kullandı. 

Üslûbu yalın, duru ve akıcı olan Fakı Edeer'in seslendirdiği Emirdağ'a ait "Asker Abdullah’ım" ağıtı ve "Emirdağ’ına Vardım Sabaha Karşı" türküsü  internette de var olan ve çok dinlenen türkülerdir. 

Afyonkarahisar Belediyesi ile Afyon Kocatepe Üniversitesi, Emirdağlı Gurbetçi Bir Ozan Fakı Edeer adlı, kitap ve CD'den oluşan bir çalışma hazırlayarak âşığın hayatına ve eserlerine yer vermiştir 

***

Fakı Edeer’in 1994 yılında yayımlanan ilk kitabı “Gurbetteki Emirdağ” adını verdiği  şiir kitabıdır. Ardından “İki Gönlün Yarası Bir”, “Emirdağ’ına Vardım Sabaha Karşı”, “Sırlı Yol”, “Bir Bahar Akşamı” adlı şiir kitapları yayımlandı. Hemen sonraki kitabı ise, “Obalardan Odalara” adını verdiği, Emirdağ’da yaşanmış olan anısal öykülerden oluşan eseridir. 

Açıklama: C:\Users\İrfan Ünver\AppData\Roaming\Microsoft\Windows\Network Shortcuts\180455929_4575026255846558_2021964835810926074_n.jpg

Fakı Edeer

 

Emirdağlı Gurbetçiler ordusunun bireyi olan Ozan Fakı Edeer’in bir kitabı da bestelenmiş olan Emirdağ şiirlerini, içeren Müzik (nota) kitabıdır. Harman 1, Harman 2 ve Kendimi Arıyorum adlı kitapları da  yayına hazırlanmaktadır.

Harman 1 ve 2’de Emirdağ şiirleri, ağıtları, türküleri var. Emirdağ yazıları var. Emirdağ yazıları ise, genelde Afyonkarahisar, özelde Emirdağ Halk Kültürü içerikli  “Kaybolan Adetlerimiz”, “Atasözleri”, “Şiirsel Deyişler”, “Masallar”, “Köy Odalarında Duyduklarımız”, “Bin Fikir Yazıları” gibi geleceğe aktarılan önemli bilgileri içermektedir. 

Ozan Edeer’in “Emirdağlı Zeynepoğlu Fakı Edeer Gurbetteki Emirdağ” adlı bir de albüm çalışması bulunmaktadır.

Fakı Edeer, salt şiir yazan ve türkü çığıran bir ozan olarak kalmayıp,  kimi bilimsel sempozyumlarda ve panellerde bildiriler sundu, gazete ve dergilerde makaleler yayımladı; konser, televizyon, ve radyo programlarında sazıyla sözüyle toplumda çağdaş bir ozan ve kültür insanı olarak iz bıraktı. 

Bir hemşehrisi, yoldaşı ve hayranı olarak yaşamını izlediğim Fakı Edeer hakkında edindiğim bilgilere göre, onun Emirdağ’dan derlediği ve ürettiği eserleri Belçika Kraliyet Senfoni Orkestrası tarafından seslendirilmiştir. Bu eserlerin Osmangazi Üniversitesi  tarafından tez konusu yapılması, bizim için gurur ve onur vesilesidir. 

Belçika’da yabancı müzisyen ve bağlama gruplarıyla “Tını” adında bir de topluluk oluşturan, değerli hemşehrimizle ne kadar gurur duysak azdır. 

Sözün burasında, sevgili Fakı Edeer’in giderek adını daha geniş çevrelere duyuracağına olan inancımı belirtirken, son noktayı onunla ilgili güzel yazı yayımlamış olan Gazi durusu’nun koymasını rica edeceğim. Diyor ki durusu

“,,,Efsane halk ozanı Edeer, şiirlerinde haksızlıkların, hukuksuzlukların, adaletsizliklerin daima son bulmasını, ülkemizde ve dünyada insanın insanca yaşamasını ister…Atatürk, cumhuriyet ve demokrasi sevdalısıdır…Halk ozanı, bilge insan Fakı Edeer, memleketi Emirdağ’a aşk derecesinde bağlıdır. Emirdağ’ın kültürel alt yapısını sanatına nakış nakış işlemiştir. Emirdağ ağzını iyi kullanan ozandır. Fakı Edeer’in sazının nağmesi ve sözünün özü ile çağları delerek yaşayacağına inanıyorum. Türkmen kocası Edeer’i Türkiye-Avrupa kültür, sanat ve edebiyat elçisi ilan ediyorum…”

Aşağıda Fakı’nın üç deyişini sunuyorum:

 

EMİRDAĞ DOĞDUĞUM YERDİR

Emirdağ diyorlar dağları yüce

Dünyaya gözümü açtığım yerdir

Hayaller kurardım gündüz ve gece

Anamı babamı seçtiğim yerdir

 

Yollarında apaladım yürüdüm 

Gurbet ellerinde düşte görürdüm 

Adı bende kalsın birini sevdim

Sevda bahçesine düştüğüm yerdir

 

Gün geldi ayrılık hasret çoğaldı

Deli Gönül her cefaya katlandı

Ömürler kısaldı hayat tatlandı

Yayladan yaylaya aştığım yerdir

 

Gel gönül gidelim Emirdağ’ına

Aşiret akraba dost otağına

Fakı hasret düştü gönül bağına

Toprağına ilk bastığım yerdir

 

ANA YURDUM BABA YURDUM EMİRDAĞ

Doğduğum topraklar canım memleket,
Ana yurdum, baba yurdum Emirdağ.
Ey akrabam eş dost size emanet,
Ana yurdum, baba yurdum Emirdağ.

Yaylalarım ovam köyüm bocağım,
Sönmesin ateşim yansın ocağım.
Yıllar var ki senden çok uzaktayım.
Ana yurdum, baba yurdum Emirdağ.

Az mı göğüs gerdim kara kışına,
Baharınan çıkarıdım başına,
Doyamadım ekmeğine aşına,
Ana yurdum, baba yurdum Emirdağ

Köklüdür kültürün kutlu bir töre,
Götürürüm onu gittiğim yere,
Nufusta yazılı kimliğe göre,
Ana yurdum, baba yurdum Emirdağ.

Fakıyım hasretin gelince yada,
Yazam dedim üç beş beyit kağıda,
İlelebet yaşa yalan dünya da,
Ana yurdum, baba yurdum Emirdağ.

 

ZOR BUNDAN SONRA

Bilmem yetmiş yılım ne çabuk geçti
Bilirim hayatım zor bundan sonra
Çocukluk gençliğim aklıma düştü
Gayrı yalan dünya dar bundan sonra

 

Eline ağaçtan asa verirler
Gayrı neşe değil tasa verirler
Cebine parasız kese verirler
Her türlü ızdırap var bundan sonra

Gözünde canlanır hayat şeridi
Topraklara gömdük nice yiğidi
Fakı bu dünyada sevdi sevildi
Ne kadar yaşarsam kâr bundan sonra

 

Yazarın Diğer Yazıları