Hocaların Hocası Afyonkarahisarlı Hasan Mazhar Paşa (Doğumunun 180.Yıldönümünde Anarken)
İrfan Ünver Nasrattınoğlu
Tarihen bilinen gerçek odur ki, Afyonkarahisar çok sayıda büyük insan yetiştirmiştir. Büyük Yunus Emre’yi, Mevlâna’dan sonra Mevleviliği yayan ve böylelikle Dünyaya tanıtan Sultan Divani’yi ve çok sayıda ulemayı, şuarayı, askeri vb. tanımayan benim genç hemşehrilerime büyük hemşehrilerini tanıtmak ve Afyonkarahisar’ı yöneten zevata da hatırlatmak amacıyla, kimi kişi ve olayları tekrar yazma-yayımlama gereği duyuyorum.
İşte hekim olarak memleketimizde ve Avrupa'da ün salmış seçkin insanlarımızdan biri olan Ord.Prof.Dr.Hasan Mazhar Paşa bunlardan biridir.
Afyonkarahisarlı Binbaşı Süleyman Efendi’nin oğlu olan Hasan Mazhar, 1845 yılında Afyonkarahisar’da dünyaya geldi. Asıl adı Süleyman Mazhar’dır. 1869’da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’den tabip yüzbaşı olarak mezun oldu 1869-1871 arasında Haydarpaşa Seririyat Hastanesi’ndeki iki yıllık staj eğitimini tamamladı.1871-1874 arasında Paris’e gitti, anatomi ve cerrahi ihtisasları yaptı. 1874’de yurda döndü. Binbaşı oldu. Haydarpaşa Askeri Hastanesi’nde görev yaparken, Askeri Tıbbiye Anatomi Öğretmenliğine atandı. 1875-1877 arasında Karadağ ve Sırbistan savaşlarına Operatör Binbaşı rütbesiyle katılarak, birçok askerin sağlığına kavuşmalarını sağladı. Savaşlardaki başarıları nedeniyle, 1883’de Kaymakam, 1887’de Miralay, 1896’da Mirliva, 1903 yılında da Ferik (Korgeneral) rütbesini kazanarak, askerlik alanında en yüksek rütbeye ulaştı.
Öte yandan ilmi kariyerinde de hızla yükselerek, 1878’de Doçentliğe, 1879’da da Profesörlüğe terfi etti.
1904’de Cemiyet-i Tıbbiye-i Mülkiye reisliğine, 1908’de Meşrutiyetin ilanından sonra Askeri Tıbbiye Nazırlığı (Bakanlığı) görevine atandı. 1909’da emekli oldu ama, öğretmenlik görevini fahri olarak sürdürdü.
İlmi çevreler ona Profesörlük ötesindeki Ordinaryüs Profesör ünvanını da verdiler ama 75 yıl yaşadıktan sonra, 30 Aralık 1920’de, vefat etti.
***
Hasan Mazhar Paşa’nın mezun olduğu yıllarda ülkemizde tıp eğitimi Fransızca yapılmaktaydı. Mazhar Paşa, bir grup arkadaşı ile birlikte eğitimin Türkçe olması için çalışmalar başlattı. Özellikle başta anatomi terimleri olmak üzere birçok tıbbi terimin Türkçelerini buldu ve kullanılmasını sağladı. Bu terimler uzun yıllar kullanıldı. İlk Türkçe tıp sözlüğü “Lûgat-ı Tıbbiye” nin hazırlanmasında da görev aldı.
Dostlarına göre Mazhar Paşa iyi huylu, güler yüzlü, eğlenceli, çevresinde sevilen, muhterem bir kişi idi. Güzel kanun çalardı. Dersleri zevkle dinlenir, gereksiz ayrıntılarla öğrencisini yormazdı. Çalışmalarını yorulmaz bir faaliyetle sürdürür, işini zevkle yapardı. Kadavra üzerinde çalışırken şarkı mırıldandığı olurdu.
Mazhar Paşa bazı kitapların tercümesini yaparak ayrıca birçok kitabı da bizzat yazarak anatomi bilimine kazandırmıştır. Külliyat-ı Teşrih (Anatomi) adıyla iki cilt olarak A.Jamin den çevrilen, daha sonra 'Renkli Teşrih Atlası' (Anatomi Atlası), 7 cilt olarak 'Teşrih-i Topografı (Anatomi Topograf Yazısı' ile son olarak 'Mebhas-ul Asab (Asab-Sinir İlmi) adlı eserlerini Türk Tıbbına kazandırmıştır. Yarım yüzyıla yakın hocalığı sırasında büyük hizmetlerde bulunmuş ve 'Lugat-ı Tıb (Tıp Sözlüğü)’nün hazırlanmasını sağlamıştır.
Ord. Prof. Dr. Hasan Mazhar Paşa ilk tıp akademisinin kurucusu ve Başkanı olarak da tıp tarihine adını yazdırmıştır. Modern Anatomi Tedrisatını yerleşmesini sağlayan da O dur.
Bu çok değerli asker, hekim ve akademisyen olan hemşehrimiz, 30 Aralık 1920 tarihinde hayata gözlerini yummuş ve İstanbul’da Karacaahmet mezarlığına defnedilmiştir.
Paşanın kitap bütünlüğündeki eserleri şunlardır:
*İlm-i Teşrih-i Tavsifi, 1.Cilt Kemiklar
*İlm-i Teşrih-i Tavsifi, 2.Cilt Mafsallar
*İlm-i Teşrih-i Tavsifi, 3.Cilt Etler
*İlm-i Teşrih-i Tavsifi, 4.Cilt Damarlar
*İlm-i Teşrih-i Tavsifi, 5.Cilt Sinirler
*Renkli Teşrih Atlası.
*İlm-i Teşrih-i Topografi (2 Cilt).
*Mebâhisu’u Asab (Sinir ilmi)
*Tıp Sözlüğü
*Usul-ü teşrih. (Diseksiyon usulleri) Basılmamıştır
***
Mazhar Paşa’nın öğrencisi olan Ord.Prof.Dr.Zeki Zeren Yıllar önce Milliyet Gazetesinde yayımladığı bir yazısında şöyle yazmıştı:
“…Türk tıbbının meşhur hekimi ve hocalarından büyük anatomist Ord.Prof.Dr.Hasan Mazhar Paşa’nın yazdığı anatomi kitapları, klasik eserler olarak yıllardır tıp fakültelerinde okutuldu. Kendisi erdem ve fazilet sahibi hocalık karakterini hayatının sonuna kadar sürdürmüş ve hocaların hocası olmuştur...”
Keza yine onun öğrencisi olan Tıp Tarihi konusunda çok değerli eserleri olan Prof.Dr.Feridun Nafiz Uzluk, Kocatepe Gazetesi’nde yayımlanan makalesinde şöyle yazdı:
“…Türk tebabeti için bir matem günü olan 30 Aralık 1920 tarihinde büyük bir tazim ile talebe evlâtlarının hürmetli parmakları üzerinde çok sevdiğin, hiç terk etmediğin fakülteden Karacahmet’in koyu selvileri altında gömülen anatomi üstadı, senin mezarın bütün hekimlerin, tıp müntesiplerinin kalplerinde, ruhlarındadır…”
Başta adlarını zikrettiğim iki dâhi profesör olmak üzere, daha pek çok, ünlü ya da ünsüz bilim insanı yetiştirmiş olan Hasan Mazhar Paşa ‘nın yazıp yayımladığı kitaplardan birisinin basılmasını sağlamak için bir evini satmak ya da rehine etmek sureti ile para sağladığı yazılmıştır. Yani hem ilmen, hem de parasal olarak bir özveride bulunmuş, ancak bundan dolayı maalesef son günlerini sıkıntı içerisinde geçirmiştir.
Evet, hemşehrimiz Merhum Hasan Mazhar Paşa budur…Birilerinin, Bakanlık makamında bulunmuş, Ordumuzun en yüksek rütbesine yükselmiş, Türk Anatomi ilminin kurucusu, hocaların hocası bir hemşehrimiz için, bir şeyler yapmaları gerekmez mi?..