Hoton halkı Moğolistan'da yaşayan bir Türk etnik grubudur. Çoğu Uvs eyaletinde, özellikle Tarialan, Naranbulag ve Ulaangom'da yaşıyor. Hotonlar 19. yüzyıla kadar bir Türk Dili konuşurken, şimdi Oyrat dilinin Dörtbet lehçesini konuşuyor. Hoton veya Hotong aslen Müslüman Uygur ve Hui halkları ya da Çince konuşan Müslümanlar için kullanılan bir Moğol terimiydi.
Hotonlar, bugünkü Çin’in Özerk Bölgesi olan Sincan'ı fethettiklerinde ve şehirde yaşayan atalarını Moğolistan'a götürdüklerinde Oyratlar tarafından Moğolistan'a yerleştirildiler. Başka bir teze göre, liderleri Dörbet Prensi Tseren Ubashi'nin Çing Hanedanlığına teslim olduğu 1753'ten sonra Moğolistan'a yerleştiler.
Bazı bilim adamlarına göre, Hotonlar Moğollaşmış Uygur Türkleridir. Moğollardan farklı olarak, Hotonlar Budist ve geleneksel unsurları içeren bir İslam biçimini takip ederler ve diğer etnik gruplarla evlenmekten kaçınırlar.
Hotonların ana dilleri Türk diliydi. On dokuzuncu yüzyıla kadar da bu dil ile konuşuldu. Moğolistan'a yerleştikten sonra, Hotonlar Oyrat'ın Dörbet veya Kuzey lehçesini kabul ettiler.
Hoton Türkleri, Uygurlardan günümüze kadar varlığını devam ettirmiş, Moğolistan'daki sayıları 10 bini aşan halklardan olup, Şamanizm açısından da önemli kaynak niteliğinde olan, kaybolmaya yüz tutmuş nadir bir Türk topluluğudur.
Hoton kelimesi, Türkçe’de olduğu gibi Moğolca’da da nikâhlanmış kadın (hatun) anlamına gelir. Çok savaşçı olan Hotonlar, Moğolları çok korkutuyorlardı. Bu yüzden Moğollar, birtakım tedbirler uygulamaya başlamışlardı.
Derler ki, bin erkeği geçen Hotontopluluğu, Moğol Hanlığı tarafından kılıçtan geçiriliyordu!... Kılıçtan geçirilmemek için erkekler, kadın elbisesi giymeye başlamışlardı. Bu yüzden “hatun” anlamına gelen Hoton ismini almışlardı.
Hoton Türkleri, Moğolistan'ın Ulaangom, Çoibalsan, Erdenet, Darhan, Selenge ve Ulanbatoor gibi kentlerinde ve kasabalarında dağınık bir şekilde yaşamlarını sürdürdükleri gibi Doğu Türkistan'ın Hoten şehrinde (Çin) yaşayan Hoton Türkleri de bulunuyor.
Hoton Türkleri'nin toplu halde yaşadıkları tek yer ise sayıları 4 bini aşan, 300 yıldır yaşadıkları Moğolistan’ın Tarialan kasabasıdır. Tarialan, Başkent Ulan Batoor’a 1700 kilometre uzaklıkta Altay dağlarının uzantısı olan Herhiraa dağlarının eteklerinde bulunmaktadır.
Hotonlar; 17. yüzyılda Doğu Türkistan’ın Hoten şehrindeki Uygur kökenli halklardan bir topluluktur. Bunlar 17. yüzyıla kadar Doğu Türkistan’da yaşarlarken Cungar Hanı Galdan Bosghit tarafından Moğolistan’a zorla göç ettirilmişlerdir.
Hoton Türkleri’nin kendi ifadelerine bağlı olarak belli başlı özellikleri ise şöyledir:
- Hoton Türkleri kendilerini Müslüman Türk diye tanıtıyorlar.
- Cerrahi işlem olmadan sünnet oluyorlar.
- Yeni doğan bebeklere isimlerini atalarından öğrendikleri gibi kulaklarına söylüyorlar.
- Bugüne kadar hiç ezan sesi duymamalarına karşın camileri bulunuyor.
- Ev olarak kullandıkları mekanların içi Anadolu evlerini aratmıyor.
- Uğurlarken misafirlerinin arkasından süt döküyorlar.
- Kapının eşiğinde konuşmuyor, nazara inanıyorlar.
- Cenazelerini kefenle defnediyor, ardından dua okuyorlar.
- Yaşlılara, Bilge kişilere hürmet ediyorlar.
- Ağaç dallarının rüzgarda sallanmasını geleneksel dans olarak benimsiyorlar.
- Hoton Türkleri din adamlarına “Molda” (molla) diyorlar.
- Hastalandıklarında Şaman’a gitmeyi ihmal etmiyorlar.
Moğolca’da "Khoton" etnik grubu olarak bilinen Hoton Türkleri Moğolistan coğrafyasında kaybolmaya yüz tutmuş olan nadir Türk topluluklarından biridir.
***
Bugün çok sayıda soydaşımızın yaşadığı Moğolistan coğrafyasında Türk kökenli akraba topluluklar yaşamlarını barış, huzur içinde devam ettiriyorlar. Höömeyleri ile dünya çapında bir şöhrete sahip Tuvalar, besledikleri Ren geyikleriyle ünlenen Duhalar ile Müslüman Kazaklar ve Hoton Türkleri Moğolistan'daki kardeş ve akraba toplulukları oluşturuyor. Elbette, Moğolistan'da bulunan Türk topluluklarını birbirinden ayırmak mümkün değildir. Türk tarihini çıkarttığımız zaman Moğol tarihi eksik kalır. Moğol tarihini çıkarttığımız zaman da Türk tarihi eksik kalır. Birbirini tamamlayan bu perspektifle iki ülke arasındaki ilişkileri perçinleyen de Türk akraba ve toplulukları varlığıdır.
2000’lı yılların başından itibaren Hoton Türkleri ile yakın ilişki ve dayanışmaya geçen Ulanbator Koordinasyon Ofisi; eğitim ve öğretim gereçleri, sosyal yardımlar yapmıştır. Ülkemizin Türk Dünyası ile temasını geliştirmeyi amaçlayan TİKA (Türk Kültürü Kalkındırma Ajansı), Moğolistan halkını oluşturan zengin mozaiğin bir parçası olan Hoton Türkleri'ne yönelik her türlü desteği vermektedir. Moğolistan bozkırlarında bir hazine gibi yıllardır kendini saklayan Hoton Türkleri'ni dünya ile buluşturmak ve kültürlerini tanıtmak amacıyla TİKA olarak iki bölümlük belgesel filmler ve kitaplar yayımlamaktadır.