Osmanlı İmparatorluğu da bizim, ondan önceki ve sonraki Türk Devletleri de bizimdir. Dolayısiyle ben, Osmanlı yandaşı bir Türk-Türkmen olmakla gurur ve onur duyarım. Ancak, tarihimin gerçeklerini de öğrenmek ve varsa yanlışları da bilmek isterim.
Zaman zaman bazı Osmanlı Padişahları ile ilgili can sıkıcı gerçekleri görüyor ve çok üzülüyorum. Örneğin, 33 yıl Osmanlı tahtında oturup, uzun yıllar benim Milletimi yönetmiş ve o süreç içerisinde, sürekli toprak kaybedilmiş, giderek Anadolu’nun içerisindeki küçük bir toprak parçasına mahkûm edilmiş olan Milletimi o duruma düşürmüş olan bir Padişahın, bugün bile adeta göklere çıkartılmakta olduğunu görüp üzülüyorum…
Süleyman Şah oğlu Ertuğrul Gazi ile başlayıp, Osman Gazi’nin kurmuş olduğu Osmanlı Devleti, çok büyük liderler çıkarmış ve bunlar, büyük Türk İmparatorluğu’nu yaratmışlardır. Aziz Milletimizi 1299-1922 yılları arasında tek adam olarak yönetmiş olan Padişahlar şunlardır:
1. Osman Gazi (1299 – 1326)
2. Orhan Gazi (1326 – 1359)
3. I. Murad (1359 – 1389)
4. Yıldırım Bayezid (1389 – 1402)
5. I. Mehmed (1413 – 1421)
6. II. Murad (1421 – 1451)
7. Fatih Sultan Mehmed (1451 – 1481)
8. II. Bayezid (1481 – 1512)
9. Yavuz Sultan Selim (1512 – 1520)
10. Kanunî Sultan Süleyman (1520 – 1566)
11. II. Selim (1566 – 1574)
12. III. Murad (1574 – 1595)
13. III. Mehmed (1595 – 1603)
14. I. Ahmed (1603 – 1617)
15. I. Mustafa (1617 – 1618 / 1622 – 1623)
16. Genç Osman (1618 – 1622)
17. IV. Murad (1623 – 1640)
18. İbrahim (1640 – 1648)
19. IV. Mehmed (1648 – 1687)
20. II. Süleyman (1687 – 1691)
21. II. Ahmed (1691 – 1695)
22. II. Mustafa (1695 – 1703)
23. III. Ahmed (1703 – 1730)
24. I. Mahmud (1730 – 1754)
25. III. Osman (1754 – 1757)
26. III. Mustafa (1757 – 1774)
27. I. Abdülhamid (1774 – 1789)
28. III. Selim (1789 – 1807)
29. IV. Mustafa (1807 – 1808)
30. II. Mahmud (1808 – 1839)
31. Abdülmecid (1839 – 1861)
32. Abdülaziz (1861 – 1876)
33. V. Murad (30.05-31.08.1876)
34. II. Abdülhamid (1876 – 1909)
35. Mehmed Reşad (1909 – 1918)
36. Mehmed Vahdeddin (1918 – 1922)
Padişah II. Abdülhamit 1876-1909 tarihleri arasında 33 yıl Osmanlı İmparatorluğu tahtında hüküm sürmüştür. Bu Padişahın hayatı ile ilgili bir hayli bilgi var. Ama peşpeşe yaptığı hatalar yüzünden, koca bir imparatorluğun neden yıkılıp gittiği hakkında maalesef, Miletimin fazla bilgisi yoktur!...
Ben bu yazıda, Padişahın hataları üzerinde durmadan, yıkılış sürecinde neler olup bittiğini kısa kısa bilgilerle gözler önüne sereceğim:
II.Abdülhamit Osmanlı İmparatorluğu’ nun 1.592.806 km² lik toprağının kaybından sorumludur. Örneğin;
Romanya, Kuzey Dobruca'yı da topraklarına katıp bağımsız bir devlet haline geldi ve 1877 yılında, Osmanlı Devletinden ayrıldı.
93 Harbi sürerken Yunanistan ordusu, beklenmedik şekilde savaş ilan etmeden Osmanlı'nın elindeki Teselya'yı işgal etti.
1878 yılında imzalanan Ayastefanos ve Berlin Antlaşmaları ile Karadağ ve Sırbistan bağımsızlıklarını ilan edip, Osmanlı’dan ayrıldılar.
1878’de Ayastefanos Antlaşması ile Makedonya'yı da içine alan bağımsız Bulgaristan kuruldu.
Aynı yıl içerisindeki yoğun diplomatik olaylar içerisinde, bağımsız Arnavutluk kuruldu.
12 Temmuz 1878 tarihinde Lefkoşa burçlarına İngiltere bayrağı çekildi. Kıbrıs'ın İngilizlere teslim edilişinden iki yıl sonra, 1880’de, Altın Post Şövalyeleri Tarikatı tarafından, II. Abdülhamid'e şövalyelik nişanı verildi. 1914'te de Kıbrıs, İngiltere tarafından ilhak edildi.
1908'de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Bosna-Hersek'i işgal ve ilhak etti.
11 Mayıs 1881'de Fransız birlikleri Tunus'a denizden çıkarma yapmaya başladılar…
1885’de İngiltere Mısır'ı ve ardından Sudan'ı fiilen işgal etti…
Osmanlı Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde Habeş vilayetlerine kadar nüfusu genişletmişti. Sudan bir ara elden çıksa da Kavalalı Mehmed Ali Paşa ve sonrasındaki yarı bağımsız Mısır Hidivleri Sudan'da otorite kurmayı başarmışlar ve Doğu Afrika topraklarını genişletmişlerdi.
1881-1882 arasında Mısır, Sudan üzerindeki kontrolünü kaybetti. Neticede karadan ikmalin zayıfladığı Eritre ve Somali kıyı bölgesinde zaten 18. yüzyıl sonundan itibaren zayıflayan Osmanlı varlığı iyice tehlikeye düştü. 1882'de Mısır, İngilizler tarafından işgal edildi.
Bulgaristan'da 93 Harbi sırasında Pomak halkı silahlanıp Pomak Timraş Hükûmeti'ni kurdu. Rodoplu 30 Pomak milletvekilinin ve yaklaşık 100 nahiye müdürünün de onayını alan Ahmed Ağa Timirski, Abdullah Efendi ve Kara Yusuf Çavuş önderliğinde kurulmuş olan Pomak Timraş Cumhuriyeti Osmanlı birliklerince 1886'da sona erdirildi.
Fiilen elden çıkan Girit ve özerk hale gelen Kuveyt ile Yemen'de 1904 sonrasında İmam Yahya ve Şeyh İdrisi isyanları, Lübnan'da Ammiya Ayaklanması baş gösterdi, Kuveyt özerk hale gelip İngiliz kontrolüne girdi, Arabistan'daki Osmanlı hakimiyeti de 1902 ve sonrasında İbn Suud isyanı ile kaybedildi.
Eğer II.Abdülhamit ve ondan sonraki Osmanlı Hanedanı Milletimin başında olsalardı, büyük bir olasılıkla, Anadolu ve Trakya’da bir Türk Devleti kalmayacaktı!...
***
Sözün burasında, internetteki, bazı resmi kayıtlardan alıntı yapmak isterim…
“…Hakanı sabık Abdülhamid’in sadece cariyelerine değil, üç kızına da maaş bağlanmıştır. Hatta Ocak 1911’de, maaş yetersiz bulunmuş ki, 20 bin kuruş arttırılmıştır. Aynı günlerde 1908 Devrim ateşini yakan, birliğiyle Manastır Ohri’de dağa çıkan Resneli Niyazi’ye verilen aylık maaş ise 4000 kuruştur. Diğer bir deyişle Yüzbaşı Niyazi’nin maaşı, kızlara verilen maaş artışının beşte biridir.”
“Yıldız (Sarayı) ayrı bir kent” tespitini yapan ve 5000 muhafızla korunduğunu belirten François Georgeon, Sultan Abdülhamid kitabında, gazeteci Diran Kelekyan’ın 1896’da sarayın nüfusu hakkında yazdığını aktarır: “350 mabeyinci [padişahın dışarıyla ilişkisini sürdüren görevli], kâtip, yaver, esvabcı, teşrifatçı; 60 hekim, 30 eczacı, 80 avcı; 60 aydınlanma görevlisi; 20 kahveci; 1000 hademe; 400 mutfakçı; 400 musikişinas, sazende, hanende, cambaz ve perendebazlar; 50 berber; 400 bahçıvan; 150 atölyede çalışan; 50 molla; haremde 3000 kadın. Bunlara kütüphaneciler, tercümanlar ve dragomanlar, kilerciler, selamlık görevlileri, dekoratörler, saray içindeki muhafızlar, kayıkçılar; Hazine-i Hassa görevlileri eklenir.”
Hareme kadınların, Kafkasya ve Doğu Afrika gibi iki kölelik bölgesinden geldiği ve son yıllarda kadın bulma sorununun yaşandığı da iddia edilmiştir.
1909’da Abdülhamid, Sünni İslam âleminin halifesiydi ve mebusan kaydına göre 100 cariyesi vardı. Bu rakam, Kelekyan’ın 1896’da yazdığına göre 3000’di.
Demek ki, derinleşen ekonomik kriz, sarayın haremini de vurmuştur!
Bir, iki, beş, 500 hatta 1000 değil, 3000 cariye (yani kadın köle)…
Demek ki, memleketin iktisaden/siyaseten battığı yıllarda, Halife (II:Abdülhamit) Sultan’ın derdi neymiş?..
Sünni İslam literatürüne göre, 1910’da Abdülhamid’in 100 kadın kölesi varmış; Selanik’te yanında olanları da bilmiyoruz.
Osmanlı Hanedanının son reislerinden olan Ertuğrul Osman Osmanoğlu, kendisiyle yapılan bir söyleşide aynen şunu demiştir:
“….Dedem (II. Abdülhamid) rom içerdi, babama (Şehzade Mehmed Burhaneddin) söylerdi, ‘bak ben bunu içiyorum, çünkü bu yasak değil, Kuran'a bak, orada şarap diyor, şekerden yapılanın bahsi geçmiyor’ derdi..”
Öte yandan II.Abdülhamit’in mal varlığının akıl almaz boyutlarda çok olması ayrı bir değerlendirme ve yorumlama konusudur. Biraz mübalağa ederek söylemek gerekirse, denilebilir ki, bu Padişah, neredeyse bütünüyle Anadolu’nun tapusunu kendi üzerine kaydettirmiştir!…
***
Kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, II.Abdülhamit’in eşleri şu kadınlardır:
Nâzikedâ, Bedrifelek, Safinaz Nurefzun, Bidar, Dilpesend, , Mezîde Mestan, Emsalinur, Müşfika, Sazkâr, Peyveste, Fatma Pesend, Behice, Saliha Naciye, Dürdane, Caliboz, Simperver (Nazlıyâr), Nevcedid, Bergüzar, Levandit, Ebru, Sermelek,
Kuşkusuz kayda geçmeyen başka eşleri de olabilir?…
Yine edindiğimiz bilgilere göre II.Abdülhamid’in 8 oğlu ve 12 kızı vardır.
Oğullar: Mehmed Selim, Ahmed Nuri Efendi, Mehmed Abdülkadir,Mehmed Burhaneddin, Abdürrahim Hayri, Ahmed Nureddin, Mehmed Bedreddin.
Kızlar: Ulviye Sultan, Zekiye Sultan, Naime Sultan, Naile Sultan, Şadiye Sultan, Ayşe Sultan, Refia Sultan, Hatice Sultan, Aliye Sultan, Cemile Sultan, Samiye Sultan, Saliha Sultan.
Anası: II.Abdülhamit’i dünyaya getiren anası, Tirimüjgan Kadınefendi adıyla adını Osmanlı tarihine yazdırmış olan Ermeni asıllı Virjin Hanımdır.