İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Karaçay- Malkar (Balkar)

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

1980’li yıllardan başlayarak, Türk Dünyası içinde dolaşmaya başladım. Hemen hemen gittiğim her yerde, aynı Millete ve aynı pasaporta sahip olan insanların, değişik soy isimlerinin olduğunu görünce çok şaşırıyordum. Örneğin eski adıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nde çok sayıdaki Türkler’in, çok sayıda soy adları vardı. Bunları, o ülkelerdeki samimi dostlarıma soruyordum ama, itiraf etmeliyim ki, tatminkar cevaplar alamıyordum. Sonra o soy isimleri hakkında araştırmalara başladım. O günlerden itibaren, sorularımın cevaplarını bulup, bunlarla ilgili bilgileri derlemeye yöneldim. Bu derlemelerimin sonucunda, bazı soylar hakkında kaleme aldığım yazıları son günlerde peş-peşe yayımlamaktayım.

Çepniler, Çıtaklar, Çingeneler, Çerkesler, Gacallar, Malakanlar, Kaşkaylar, Baraklar vb. bunlardan bazılarıdır. İstedim ki, benim değerli okuyucularım, Pomak, Torbeş, Konyar, Göktürk vb. kimdir, nereden gelmiş, nereye yerleşmişlerdir ve bunların Türk Milleti ile olan ilişkilerinin ne olduğunu (bilmiyorlar ise) öğrensinler.

Bu yazımda da, Kafkas Dağları'nın yüksek bölgelerinde ve derin vadilerde yer alan köylerde yaşayan Karaçay-Malkar topluluklarını tanıtacağım.

Kafkaslar’daki Elbruz dağının bir ucunda Karaçaylar, diğer yamacında Malkarlar (Balkarlar) yaşarlar. Bu coğrafi konumun dışında aralarında hiçbir fark yoktur ve aynı Millete mensup insanlardır.1920’li yıllarda Sovyetler’in "Kollektivizm" politikası gereği, dağ köylerinde yaşamakta olan pek çok Karaçay-Malkar ailesi düzlüklere göç ettirilerek buralarda kurulan yeni köylere yerleştirildiler.

Tarihî, antropolojik, arkeolojik ve linguistik araştırmalar Karaçay-Malkarların bu bölgede uzun yüzyıllar hakimiyet kuran Türk kavimlerinin torunları olduklarını ortaya koymaktadır. Etnik yapılarının oluşmasında Hunlar, Kara Bulgarlar, Alanlar, Hazarlar ve Kıpçaklar gibi Türk halklarının payı vardır. Karaçay-Malkarlar, Nogaylar gibi Kıpçak Türkçesi konuşurlar. 

Önceleri Rus yönetimini kabul etmeyen Karaçaylılar Çerkeslerle birlikte 1862 yılına değin Ruslarla çarpıştılar. Daha sonra Kuzey Kafkasya'nın Rus istilasına uğraması sonucu, büyük bir göç olayı yaşandı. Rusların Kafkasya’yı işgali sonunda 1880'li yıllardan itibaren zaman zaman Karaçay-Malkar halkının bir bölümü diğer Kafkas kabileleri ile Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldılar. Bugün bu göçmenlerin torunlarından binlerce Karaçay-Malkarlı Türkiye’de, on bin civarında Karaçay-Malkarlı ise Suriye’de, bir kısmı da ABD'nde yaşamaktadır.

1917 Bolşevik ihtilali sonrasında bütün Kafkasya'da ve bu arada Karaçay-Malkarda da 1918'de çok kısa bir süre bağımsızlık heyecanı yaşandı. Fakat bu heyecan Beyaz ordu tarafından kanla bastırıldı.

Ardından Kızıl Ordu saldırısı başladı. 1920'de Beyaz ordu Kızıl ordu tarafından bölgeden atıldı ve Karaçay-Malkar da "Sovyet" sistemine dahil oldu.

1942'de Alman ordusu Karaçay topraklarına girdi ve bölgede beş ay kadar kaldı. Karaçay-Malkarlılar da 1943 yılı sonlarına kadar Sovyetler'e karşı mücadelelerini sürdürdüler. Bu arada Kafkasya'daki Rus karşıtı hareketlere de önderlik ettiler. Bu mücadeleler sırasında Karaçay-Malkar ve Çerkes halkları büyük nüfus kayıplarına uğradılar.

***

Bölge Ocak 1943'te Almanlar'dan temizlendi. 2 Kasım 1943 ve 8 Mart 1944'te Alman ordusuyla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Karaçay-Malkar nüfusunun tamamı Orta Asya'ya (Karaçaylılar Kazakistan'a, Balkarlar da Kırgızistan'a) sürüldü. Oysa, Karaçay-Malkarlılardan binlerce kişi Alman işgali sırasında Sovyet Ordusu saflarında da bulunuyordu. Sürgün sırasında çok sayıda Karaçaylı hayatını kaybetti. 2 Kasım 1943 tarihinde Karaçaylılar, 8 Mart 1944 tarihinde de Malkarlılar yurtlarından çıkarılarak topyekün bir sürgüne, etnik temizliğe ve soykırıma tabi tutuldular. Sürgün sırasında büyük bir kayıp verdiler. Gürcistan'a bağlanan eski Karaçay topraklarına da Gürcistan'dan getirilen Svanlar yerleştirildi. Sürgünde 14 yıl kadar kalan Karaçay-Malkarlar'ın, 1956'da itibarları geri verildi. 1957'de, 1926 öncesinde olduğu gibi Karaçay-Çerkes Özerk Bölgesi yeniden kuruldu, Balkarlar gibi Karaçaylar da yurtlarına geri döndüler. 3 Temmuz 1991'de Bölge, SSCB'ne bağlı bir özerk cumhuriyet oldu, ardından, Aralık 1991 sonunda oluşan Rusya Federasyonu içinde yer aldı.

***

17.yy. da bölgeye yapılan Nogay göçü ve Kırım Tatarları'nın gerçekleştirdiği temaslar Karaçayların İslâmı tanımalarına yardımcı olmuştur. Ancak başka bir söylentiye göre, Karaçay-Malkarlıların İslâmı kabul etmelerinde 18.yy.da yaşamış İshak Efendi isminde Kabartaylı bir din adamının çalışmaları belirleyici olmuştur. Karaçaylar Sünni hanefidirler ve Kuzey Kafkasya din işlerine bağlıdırlar. Sovyet yönetimi döneminde kapatılmış olan camilerin yerine bugün birçok yeni camiler açılmıştır.

Karaçay-Malkar halkı bugün Kafkasya’da "Karaçay-Çerkesya" ve "Kabarday-Balkarya" adlarını taşıyan iki ayrı cumhuriyet içerisinde yaşamakta olup, ikisi de Rusya Federasyonuna bağlıdırlar.

Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nin  tahmini 1 milyon civarındaki nüfusunun  %63.5 Karaçay, %11.65 Rus, %11.3 Çerkes, % 1.3 Kabartay ve Besleney, % 7.4 Abaza ve % 13.4 Nogay’dır. 5 topluluğa ait Rus, Karaçay, Kabartay, Abaza ve Nogay dilleri, resmi diller statülerindedir.  

Türkiye'de yaşamlarını sürdüren  Onur Coşkun, Hasan Ülker, Dr. Adilhan Adiloğlu, Dr. Yılmaz Nevruz, Dr. Hayati Bice ve Prof. Dr. Ufuk Tavkul tarih, kültür, antropoloji, edebiyat sahalarında Karaçay-Malkar Türklüğü konusunda eser veren başlıca isimlerdir. Merhum Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı döneminde Cumhurbaşkanlığı ve daha sonra Başbakanlık Baş Danışmanı olarak görev yapan Bn.Hürriyet Ersoy da Karaçay kökenli bir Hanımefendidir.

Karaçay- Malkar (Balkar)Karaçay- Malkar (Balkar)

Yazarın Diğer Yazıları