Gül Baba Türbesi – Türk Hamamı
Budapeşte’de Muhteşem Buda Kalesi’ne giderek önce “Askeri Tarih Müzesi”ni gezmiş, Osmanlı’dan kalan eserleri ve belgeleri incelemiştim. Kale’den Budapeşte’nin görkemli manzarasını temaşa eylemiş, yürüyerek Abdurrahman Abdi Paşa’nın şehit edildiği yerdeki anıt mezarı bir kez daha ziyaret ederek; Fatiha okumuştum… Fatiha okumam gereken bir mekân da Gül Baba Türbesiydi. Böylelikle bu aziz şehidi de bir daha ziyaret edebilme olanağını bulmuştum…Yürümeye devamla, “Eski Türk Hamamı”na gelmiş ve yanıbaşındaki “Terasz”da dinlenip, kahve içmiştim.
“Deli” istasyonundan kalkan Nagykanije’ye gidecek olan trene atlayıp yola çıkmıştım. Trenin gideceği yerin Kanije olduğunu öğrenince, o güne kadar, neden bu tarihi kente gitmemiş olduğuma hayıflanmıştım. Kanije kahramanı Tiryaki Hasan Paşa’yı anımsamıştım…
Eski Türk Müziği (16-18.yy) Avrupa’da
Buda Kalesi’ndeki etkinlikte, “Kecskes” Müzik Topluluğu’nun eski Türk ve Macar musikisinden esintiler konseri sunulmuştu. Şarkılar Türkçe-Macarca idi ve şiirler de okunmuştu. Konserden sonra beni “ben, Macar âşığıyım (halk ozanıyım)” diyen Kobzos Kiss Tamas ile tanıştırmışlardı.
GYÖR
Macar Ovası’ndan bahsetmiştim. Bir de Küçük Macar Ovası vardı ve bölgenin en önemli kenti de Györ idi. Orada ilk nazarda Kaleyi görmüştüm. Bu kale, “Episkopların Kalesi” olarak anılıyordu. Kale önünde Tuna’nın kolu olan Raba ile Mosoni Nehirleri birleşiyorlardı. Bu nehirlerin başka kolları da vardı. Esasen bu kente, “nehirler kenti” de deniliyordu.
SOPRON
Macaristan’daki önemli bir kent de Sopron idi. Bu Kent, Avusturya topraklarına dalmış gibiydi. Bu sınır kentini, yüksek bir tepeye çıkarak temaşa eylemiş; böylelikle, ötedeki Avusturya topraklarını da seyretmiştik. Tepede, bir de orman gözetleme kulesi bulunuyordu. Neusiedler adlı göl güzel görünüyordu ama, bu gölün bir bataklık olduğunu öğrenirken de irkilmiştim. Zira yanlışlıkla, yıkanmak amacıyla göle dalanın vay halineydi?…Ve Macaristan topraklarının önemli bir kısmı da Avusturya sınırları içindeydi!
ŞEHİR İÇİ TURLAR
Budapeşte’de iç ulaşım mükemmel yapılıyordu. Metro, otobüs, troleybüs, tramvay vızır vızır gidip geliyordu. Ben de zaman zaman bir troleybüs veya otobüse biniyor, son durağa kadar gidip geliyor; böylelikle güzergâhın sağındaki ve solundaki binaları seyrediyordum. Bir gün de Big Bus denilen iki katlı otobüsle, iki saatlik bir şehir turuna katılmıştım. Bu otobüse binen kişiye hemen bir kulaklık veriliyordu ve çeşitli dillerde yapılan yayınla, yol üzerindeki tarihi, turistik ve sanatsal yapılar hakkında bilgiler veriliyordu. Bu bilgilerin Türkçe de verilmekte olduğunu görünce çok memnun olmuştum. İki saatin sonunda iskelede duran otobüs yolcuları, ellerindeki biletle vapura biniyorlardı. Yani ücrete otobüs gezisinin yanısıra vapur gezintisi de dahildi. Üstelik vapurda meşrubat ikramı da vardı. Gece turları da yapan Big Bus ile, Budapeşte’nin gece manzarasını seyredebilmek mümkündü.
SZENTENDRE
Tuna dirseğinin güney kapısı olarak bilinen bu Kentin tam karşısında, aynı adı taşıyan bir de ada bulunuyordu. Mevcut su kaynaklarından dolayı burası, su sporları merkeziydi. Bir başka özelliği de, ressamlar kenti oluşuydu. Kent etrafındaki Bilis tepeleri 15-25 bin yıllık taş devri kalıntıları vardı. Bakır, demir, tunç devrine ait eşyalar bulunmuştu. Pişmiş topraktan yapılan en eski araba da burada ele geçirilmişti. Bu araba Tunç devrinden kalmıştı ve Milli Müzede sergileniyordu. Burada İlirler, Keltler, Romalılar yaşamışlardı. Sonra Macarlar gelip yurt tutmuşlardı ama, Tatarlar kenti haritadan silmişlerdi!…
14. yüzyılda, Osmanlılar’ın Kosova’yı işgal etmelerini müteakip, Sırplar kaçarak buraya gelmişlerdi. Hemen ardından Belgrad’ın işgali de gerçekleşince, yeni bir göç dalgasıyla, bir grup Sırp da gelince, buradaki Sırp sayısı artmıştı.
Yukarıda sık sık vurguladığım gibi, Macarlar gelenek ve göreneklerine saygılı insanlardı. Örneğin Szentendre’de “Halk Sanatı Müzesi” ve “Açık Hava Folklor Müzesi” gibi, benim için son derece ilginç müzeleri görmüş, zevkle gezerek incelemiştim.
TÜRK-MACAR DİLLERİ
*Macar dilinde çok sayıda Türkçe sözcükler bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır. (İlk sözcük Türkçe, ikincisi Macarca’dır.): ana/anya, arpa/arpa, arslan/aruslan, ata/ata, balta/balta, bekâr/betyar, bıçak/bıçak, boğa/bika, burunotu (enfiye)/burnot, cep/jep, civan/jivani, çadır/çatur, çalı/çalıt, çaruk/şaru, çizme/çizma, çok/şok, dana/tino, deli/deli, deve/teve, dolma/dolma, elma/alma, haraç/haraç, kaç/kaş, kalpak/kalpag, kapı/kapı, katran/katran, kaysı/kaysın, kazan/kazan, keçi/kekçe, kendir/kender, kepenek/köponyek, koçan/koçan, küçük/kiçi, levend/levente, mahmur/mamur, orman/orman, öküz/üküz, pabuç/pabuç, pide/pite, sakal/sakal, sarma/sarma, satıcı/satuş, tabur/tabur, tavuk/tabyuk, tekne/tekne, tepsi/tepşi, tezek/teüzek, toklu/tokluv, var/van.
*Türk dili ile Macar dilinin birbirlerine yakınlığı, Türkiye’deki bazı yer adlarında da görülmektedir. Kökeni Macarca olan yer adlarından bazıları şunlardır.(İlk sözcük Macarca, ikincisi Türkçe’dir): Abran/Abrank (Erzincan-Tercan’da köy), Arpaş/Arpaşen (Kars-Göle’de köy), Babon/Babon (Ardahan-Kars’da köy), Baç/Baç (Diyarbakır Ergani’de köy), Balaban/Balaban (Türkiye’de 12 tane köy var), Beçen/Beçin (Muğla-Milas’ta köy), Cine/Çine, Çako/Çako (Erzincan ve Tunceli-Mazgirt’te), Çal/Çal (Türkiye’de27 tane Çal var), Çan/Çan (Türkiye’de 4 Çan var), Çeri/Çeri (Bursa-Orhaneli), Erdel/Erdel (Balıkesir-İvrindi), Gede/Gede (Türkiye’de 5 yer adı var), Göze/Göze (Mardin-Midyat), Halaç/Halaç (Giresun-Niğde-Tokat), İnanç/İnanç (Çankırı-Kırşehir), Kar/Kar (Trabzon-Sürmene),Kula/Kula (Türkiye’de 4 tane), Lek/Lek (Erzurum-Hınıs), Muça/Muça (Iğdır), Pereg/Perek (Gümüşhane), Söke/Söke (Aydın), Tap/Tap (Bitlis), Telek/Telek (Menemen), Tokuş/Tokuş (İnegöl-Sivas), Van/Van, Zagar/Zağar (Pötürge-Malatya).
Bir de dildeki şu yakınlığa bakar mısınız?
Macarca: “Jebembe şok alma van”
Türkçe : “Cebimde çok elma var”
Yazarın Diğer Yazıları
Moldova Cumhuriyeti’nde Kurulan Gagauzya Türk Devleti Ve Büyükelçi Ender Arat
14 Ağustos 2026 01:12Kırk Arabalık Nakliye Kolu Kumandanı Bilecikli Ayşe Çavuş
13 Ağustos 2026 01:08Milli Mücadele Milis Kumandanı İpsiz Recep
12 Ağustos 2026 01:08Azerbaycanlı Şair-Yazar-Akademik Neriman Hasanzade (Ardından)
11 Ağustos 2026 01:06Milli Mücadelede Vanlı Kadın Kahraman GAZİ SÜREYYA SÜLÜN
10 Ağustos 2026 01:04