İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Kastamonulu Kahraman Kadın Rahime Kaptan

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Kastamonu, özellikle de Cideli’lerin Kedioğlu’nun kızı olarak tanıdakları Rahime Kaptan, 1882 yılında, Kedioğlu Hasan’la, Ayşe hanımın evladı olarak, 1882 yılında Cide’nin Malyas Köyünde Dünyaya geldi. Aynı Kasabadın Hüseyin ağanın oğlu İzzet’le evlendi ve Memiş Köyüne gelin olarak gitti.
Hemen hemen bütün Karadenizliler gibi, Rahime Kaptan’ın hayatı da daha çok Deniz’de geçmiş, bu yüzden de “Kaptan” ek adı onun asıl adının yanına eklenmiş ve bir daha da hiç ayrılmamıştı. Ve o artık Rahime Kaptan’dı.
Yaşadıkları ev, köy ilkokulunun hemen yanındaydı. Kocası İzzet manda besler, kasaplık yapardı.
Malyas Köyünde yaşayan insanların yarısı Doğu Karadeniz Lazlarından oluşuyordu. Tabii bugün dillerinin ve şivelerinin özelliklerini yitirmişlerdir.
    Rahime Kaptan, kalın ve sert denilebilecek  bir ses tonuyla konuşurdu. Uzun boylu, beline kadar düşen iki örük saçı, temiz ve yeni giysiler içerisinde, sert ve kararlı adımlarla yürür, çevresinde içten bir sevgi ve saygı uyandırırdı. 
Malyas köyünde gözlük takan tek insandı. Belinde her Cideli kadının bağladığı Acem Şah kuşak, kuşağa sokulu toplu tabancanın sapı görünürdü.
Rahime Kaptan, Karadeniz'in zorlu dalgalarına rağmen teknesiyle yıllarca mertçe görev yaptı. İstanbul'dan aldığı cephaneleri ve silahları İnebolu ile Cide sahilindeki cephelere ulaştırdı. Deniz yollarını çok iyi bilmesi sayesinde düşman ablukalarına ve tehlikelerine karşı büyük bir cesaret gösterdi. Cideli bu cesur kadın kaptan, Türk kadınının Kurtuluş Savaşı'ndaki fedakârlığının en büyük sembollerinden biridir.
    Yüzüne karşı kimsenin yılışamadığı, ters söz söyleyemediği, isteğini geri çevirmediği veya çeviremediği bu yürüyen otoriter kadından herkes çekinir, çocuklar ise korkarlardı…
Savaştan sonra kendisiyle röportaj yapan bir gazeteciye, Cideli bir komşusu  şunu anlatmıştır:
Evimize sık sık oturmaya gelir, hatıralarını anlatır; anlatırken abartıya kaçmayan, kendini öne çıkarma gayreti içinde olmayan bir özelliği vardı…Örneğin şöylesi bir anlatı:
    “Bartın Deresi’ndeyiz. Tayfalar çarşıya çıktı. Ben kıç üstünde yekenin altında uzandım onları bekliyorum. Kasaptan aldığımız sığır budu yelken serenine asılı duruyor. Mısır yüklüyüz, Sakarya ağzından aldık, Cide’ye geliyoruz. Sen koca bir yılan tekneye girsin, direğe doğru sarılıp çıkıyor. Çalıların arasında kıyıya rampayız o yüzden yoksa, alarga olsak çıkamaz. Belimde tabancayı çıkardım, horozu kaldırdım, bastım tetiğe... değmedi! İkinciyi yapıştırdım, yere yığıldı. Bizim gibi bağlı yan teknelerden fırlayan geldi. Yılan bölünmemişti ama kımıldayacak hali de yoktu. Attılar dereye!...” 
    Konuyu değiştirirken kafasını hafifçe yukarıya kaldırır, sonra kısa bir öksürük, kalın sesiyle tane tane ve düzgün cümlelerle konuşurdu.
    Balkan-Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı... Bu uzun ve ardı arkası gelmeyen savaş yılları. Cide denizciliğinin çöküşüdür. Tüm deniz adamları askere alınır Çoğu geri gelmez. Rusya ve İstanbul ticareti durma noktasındadır. Tuz o denli tükenir biter ki deniz suyunu günlerce kazanlarda kaynatarak elde etme yoluna giderler. Tuzun kaynağı Rus limanlarıdır bu arada İstanbul’un işgaliyle Karadeniz’e açılan İngiliz ve Yunan karakol gemileri irili ufaklı tekneleri topa tutar; batırır parçalar!...
Bu boşlukta ufak bir yelken-kürekle giden tekne donatır. Buradan sonra Kedioğlunun kızı Rahime, “Rahime Kaptan” olarak anılmaktadır…
Askere alınmayan sakat, yaşlılardan bir ekip oluşturan Rahime Kaptan, Rus Limanlarına kereste götürür tuz ve yün getirir. İstanbul’dan Cide’ye kadar her liman, her koy avucunun içi gibidir, bir zaman sonra. Özellikle o dönem için bu zorlu işi kotarmak kolay değildir. Hele Rahime Kaptan gibi genç ve çok güzel bir kadın için... Zira onun güzelliği de dillere destan olmuştur…
    İstanbul’dan İnebolu’ya cephane kaçırılması sırasında teknesiyle görev almıştır.
    Komşusu Yahya Coşkun, Zonguldak Kilimli'de Emina(ğa) denilen eski bir denizcinin yanında çalışır. Eski denizci, Yahya Coşkun’a Rahime Kaptan’ı sorar sağ olup olmadığını öğrenir ve onunla ilgili bazı anılarını aktarır:
    “Demirliyiz üç-dört tekne hepimiz İstanbul’a seferdeyiz. Uzaktan tatlı poyrazla kıyıya gelen bir tekne göründü Yelkeni yarı mayna edip ıskotayı boşlayarak bize yakın düştü. Üc el ateş edişiyle bizi selamladı. Bu Rahime Kaptan’dı. Sesi duyuluyordu artık, seçiliyordu kendisi de. ‘Haydi, gelin, haydi, demesiyle biz de kalktık. Kefken’i epeyce geçtik ki hava aşağıdan aldı. Boğaz yakın gel gelelim rüzgar ters. Ne edip, yaptıysak Rahime Kaptan önce rüzgarı iskelesine aldı epeyce açıldı. Zaten önümüzdeydi. Sonra aktardı yelkeni sancağına aldı. Gözüne gidiyordu rüzgarın. Iskotayı iyice çekti. Biz geri dönerken o çoktan girmişti boğazdan. Yaman kadındı, gözü pekti Rahime Kaptan’ın” diye sözünü bitirir…”
    Ünlü yazar Rıfat Ilgaz, bizzat memleketi Cide'de yaşarken tanıştığı Rahime Kaptan'ın gerçek hayat hikayesinden esinlenerek Halime Kaptan romanını kaleme almıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1000 Temel Eser listesinde de yer alan bu tarihi romanın detayları şunlardır: 
      Kurtuluş Savaşı yıllarında köydeki tüm eli silah tutan erkekler cephededir. Kayınpederi Temel Reis hayatını kaybedince, evin geçimini ve tekneyi idare etme görevini Halime (Rahime) üstlenir…
Halime (Rahime), erkek kılığına girerek 7 yaşındaki oğlu Memiş ve iki genç tayfasıyla (Bekir ve Zeynel) sandaldan biraz hallice bir tekneyle Karadeniz'e açılır. Azgın dalgalarla, korsanlarla ve Yunan savaş gemileriyle mücadele ederek Kırım ve İstanbul’dan İnebolu’ya cephane kaçırır. 
    Ünlü yazar Rıfat Ilgaz bu yaman denizciyi Halime Kaptan olarak okuyucuya, Türk toplumuna tanıttı. Adı ne olursa olsun Cideli Rahime Kaptandı…     
Rahime Kaptan  23 Mart 1964 tarihinde  vefat etti…Yıllar sonra 21 Ağustos 2020 tarihinde Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürü Ziver Kaplan’ın çabaları ileRahime Kaptan Anıt Mezarı ziyarete açıldı. Her yıl Kabotaj Bayramı'nda (1 Temmuz) ve ölüm yıl dönümlerinde ilçe protokolü ve Cide halkı tarafından bu anıt mezar başında dualarla anılmaktadır. Ayrıca Cide Belediyespor, onun anısını yaşatmak için formalarında Rahime Kaptan'ın fotoğrafına yer vermiştir. 

Yazarın Diğer Yazıları