1987, 1989 ve 2001 yıllarında üç kez Kazakistan Cumhuriyeti’nde bulundum. Çağrılı olarak gidip, özel ve güzel ağırlandığım bu seyahatlerin ilkindeki ev sahibim, büyük (ama çok büyük) Türk Şair-Yazar Olcas Süleymanov idi. Kazak kardeşlerimiz onu öylesine çok seviyorlardı ki, o tarihte demokratik bir seçim olaydı, karşısına rakip çıkmadan, halkın oylarıyla Devletin başına geçerdi.
İlk Kazakistan seyahatimde, Kazak şair ve yazarların hemen hemen hepsiyle tanışmış, kimilerin evlerinin sofralarına da konuk olmuştur. Bunlardan birisi Şair-Yazar Muhtar Şahanov idi.O tarihte Muhtar, Jalın adlı, kültür-sanat dergisinin yönetmeni idi. Bana çok samimi, candan ilgi göstermiş ve gönlümü fethetmişti.
Aşağıda özgeçmişini özetleyeceğim Muhtar’ı ben de Türkiye’ye davet etmiştim.
21-23 Mart 2011 tarihinde, o tarihte Genel Başkanlığını yaptığım Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu’nun Fethiye’de, B:elediye Başkanı Dr.Behçet Saatçı ile birlikte düzenlediğimiz III.Uluslararası Türk Kültürü Kurultayı’na gelen Muhtar Şahanov, hem bir selamlama konuşma yapmış, hem de Sempozyum münasebetiyle düzenlediğimiz Uluslararası Şiir Şöleninde şiir okumuştu.
***
Muhtar Şahanov, Bağımsızlık dönemi Kazak edebiyatının önemli temsilcilerinden biridir.
Onun eserlerinde, Kazak halkının güncel ve kültürel sorunları, Kazakların geçmişteki hayatı ve geleceği, Kazak Türkçesi’nin dünü, bugünü ve yarını hakkındaki düşünceleri ve endişelerini dile getirir. Kazakistan için birçok çalışmaya imza atan, toplum hayatı ile bu toplumda hayat süren insanların farklı özelliklerini şiirlerine konu edinen Muhtar Şahanov, 2 Temmuz 1942 tarihinde Kazakistan’ın Çimkent vilayeti Lenger kazası Kaskasuv köyünde dünyaya geldi. Yedi yaşında babasını kaybetti ve. 16 yaşında Juldan kolhozunda traktörcü olarak çalışmaya başladı. İlk şiiri de o günlerde yayınlandı.
Şahanov 1969’da Çimkent Pedagoji Enstitüsünü bitirdi. Güney Kazakistan ve Leninci Genç gazeteleriyle, Devlet Radyo ve Televizyon kuruluşunda çalıştı. 1976’dan itibaren Kazakistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu matbaasında şube başkanı olarak görev yaptı. Ayrıca SSCB Yazarlar Birliği üyesi olarak, Kazakistan Yazarlar Birliği temsilciliği görevinde bulundu. O tarihlerde aynı zamanda Kazakistan Büyük Meclisi milletvekilliğI idi.
1971’den sonra Sovyetler Birliği Komünist Partisi üyeliğine seçildi. 1984–93 yılları arasında Jalın dergisinin baş redaktörü (Genel yayın yönetmeni) olarak çalıştı. 1986 yılından itibaren Kazakistan Yazarlar Birliği sekreterliği görevini üstlendi.
Muhtar Şahanov 1993 yılında Kazakistan’ın Kırgızistan Büyükelçiliği görevine atandı.
Kendisine Kazakistan Cumhuriyeti tarafından halk yazarı, Kırgızistan Cumhuriyeti tarafından da Halk Şairi ünvanları verildi. Eserleri otuzdan fazla dile çevrilen Şahanov’a çeşitli ülkelerin üniversiteleri tarafından fahri doctor ve professor ünvanları verildi. 1997 yılında UNESCO Brooruker kulübü tarafından "Orta Asya'da Yılın Merhametli Adamı" seçildi. Son 10 yılda en çok okunan şair olarak, 2000 yılında TARLAN (Kazakistan Bilim ve Sanat Koruyucuları) ödülü verildi.
Kazakistan demokrasisinin oluşmasında büyük katkıda bulunan Muhtar Şahanov, 1986 yılında Almatı'da totaliter rejime karşı çıkan Kazak gençlerinin yanında yer aldı. Aral gölünün kurtarılması ile ilgili faaliyetlerinden dolayı 1992 yılında Brezilya’nın Rio kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Ödülü aldı.
Kuşkusuz daha çok şair şönüyle adından söz ettiren Muhtar Şahanov’un otuza yakın şiir kitabı yayımlandı. Eserleri dünyanın 25 diline çevrildi. Moskova, Stokholm (İsveç), Glasgov, Edinburg (İskoçya), Rene (Fransa), Kobe (Japonya) gibi dünyanın farklı merkezlerinde Şahanov adına şiir programları düzenlendi. Cengiz Aytmatov’la beraber yazdığı “Avcının Göz Yaşı ve Sonu” adlı eser, “Sokrat’ı Anma Gecesi” veya “Kalınderilinin Mahkemesi” oyunu tiyatrolarda sahnelendi.
İlk şiiri Sırdariya (Sırderya) adıyla 1959’da yayımlandı. İlk tiyatro eseri de1974 yılında sahnelendi. Sözleri de ve bestesi de kendisine ait, olan ve Kazak halkın çok beğendiği Jubaylar jırı (Eşler Şarkısı), Tuvğan kün keşinde (Doğulan Günün Akşamında), Güldävren (Gül Devran), Men sağan ğaşıq edim (Ben Sana Aşık İdim) gibi şarkıları da vardır.
Muhtar Şahanov 1972 yılında ülkesinin en büyük ödülü sayılan “Kazakistan Lenin Komsomolu” ödülüne layık görüldü.
Şahanov, 1986 yılında devlet yönetim sistemine açıkça karşı çıktığı için tutuklanıp, hapse atıldı. Kuruyan Aral gölü çevresinde yaşayanları koruma konusunda da toplumsal mücadeleye girdi. Öte yandan Kazak dil, tarih ve kültürünün güncel meselelerine ısrarla değinmeye gayret etti. 1988 yılında 62 yıllık aradan sonra Kazakistan’da ve bütün Orta Asya’da “Nevruz” bayramının tekrar kutlanmasına öncülük etti. 1997’de “Uluslararası Issık-Göl Forumu” ve 1998’de “Unesco Kişenev Konferansları”nda bildiriler sundu. Edebiyatta Cengiz Aytmatov ile dostluğu ile de adından söz ettirdi. Aytmatov’un eserlerinde olduğu gibi köksüz, benliğini kaybeden kimliksizleşen insanları ifade eden “mankurtizm” terimini kullanan yazarlardandı. Aytmatov ile birlikte çıkardıkları ve ikilinin karşılıklı söyleşilerinden oluşan Şafak Sancısı adıyla Türkiye Türkçesine aktarılan kitap devrin itiraf kitabı niteliğindedir.
Şahanov, ana dil konusundaki fikirleriyle de Kazaklara yolbaşçılık etti. “Tarihin, şuuruna geçit oluşturarak duruyor, kendi dilinde düşünmeyi, konuşmayı bıraktığın anda bütün ataların ruhuyla bağlantın kesilir. Kaderinden, atalarından miras olan asrının ışığını böyle söndürürsün. Hatanı hemen düzeltmezsen doğru hareket etmemişsin demektir. Biz atalarımız ve onların inanışlarının üzerine bahtımızı kurduk. Baht kurduk ama yönümüzü milletsizlik boşluğuna döndük. Ana dilinden nefret etmenin, kendi ananı benimsememenin arsızlığı ne zamandır bilinç olarak kabul ediliyor? Bu, ruhî bir sakatlık ve millete ihanettir”. Çünkü hangi ülkede olursa olsun ana diline saygısızlık etmek, bir ananın kalbine tekme atmak demektir. Diyen Şair, 2006 yılında dil, millî ruh, kozmopolit akımlar hakkında kaleme aldığı şiir ve yazılarını içeren Dilsizleştirme Anatomisi adlı kitabını yayımladı. Kazak Türklerinin kendi dillerine gereken önemi vermeleri ve milliyetçi olmaları konusunda Şahanov’un etkisi büyüktür.
1996 yılında Kazakistan’ın Halk Yazarı, 2022 yılında ise Kazakistan Emek Kahramanı unvanlarıyla onurlandırılan büyük şair ve devlet adamı Muhtar Şahanov (09.07.1942 – 19.04.2026), sadece edebiyatıyla değil, halkının hakikatini dünyaya haykıran cesaretiyle tarihe geçti.
Şahanov'un Kazak tarihindeki en unutulmaz eylemi, 1989 yılında Kremlin’de düzenlenen SSCB Halk Vekilleri I. Kongresi’ndeki tarihi konuşmasıdır: Şahanov, o dönemde sıkı bir sansür altında tutulan 1986 Aralık (Jeltoqsan) olaylarını dünya kamuoyuna taşıdı. Bu olayların tarafsız bir şekilde soruşturulması gerektiğini en yüksek kürsüden dile getirdi. Kürsüden açıkça; Jeltoqsan’ın bir "Kazak milliyetçiliği" ayaklanması değil, aksine barışçıl bir protesto olduğunu, ancak bu barışçıl duruşun sert ve zalimce bastırıldığını haykırdı. Trajediden sorumlu olanların cezalandırılmasını talep ederek başta Mihail Gorbaçov olmak üzere tüm SSCB yönetimini hesap vermeye zorladı. Bu destansı duruş, Jeltoqsan olayları üzerindeki bilgi ablukasını parçaladı. Şahanov’un bizzat öncülüğüyle kurulan milletvekili komisyonu, olayların perde arkasını aydınlattı.
Muhtar Şahanov, sanki hiç uyanmayacakmış gibi derin bir uykuda olan Kazak halkını uyuduğu derin uykudan uyandırmak için eserler verdi. Şair, eserlerinde milli, insanî, hayat ve ölüm, aşk ve kadın temaları işledi. Şahanov, Kazak edebiyatında edebî fikir tartışmalarını başlatan, demokratik süreç, söz özgürlüğü, manevî değerlere farklı açılardan bakış konularını ele alarak toplumdaki eleştirel bakış açısını geliştiren bir yazar ve şair olarak, Kazakistan tarihinde seçkin bir yer aldı.
***
Değerli dostum, kardeşim Muhtar Şahanov’un vefatı haberini Aziz vu Muhterem dostum Behçet Saatçı’dan aldım. Hemen Kazakistan Büyükelçiliğinin Ankara’daki Kültür Ataşesini aradım. Haberin gerçek olduğunu öğrenmekle çok üzüldüm. Kuşkusuz bu Türk oğlu Türk’ün vefatı, Türk Dünyasında kendisini tanıyan, yazılarını-şiirlerini okumuş olan herkesi üzmüştü. Ben burada bir kez daha ona Allah’tan Rahmet niyaz ediyor.
TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev’in taziye mesajı:
“…Kazak edebiyatının dev çınarı, Kazakistan Halk Yazarı, Kırgız Cumhuriyeti Halk Şairi ve Kazakistan Emek Kahramanı Muhtar Şahanov’un vefat haberini derin bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Bu kederli zamanda, şahsım ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY adına; başta kardeş Kazak halkı olmak üzere merhumun ailesine, sevenlerine ve tüm Türk Dünyası'na en derin taziyelerimi sunuyorum. Muhtar Şahanov; yalnızca büyük bir şair değil, aynı zamanda Türk Dünyası'nın vicdanı ve hafızası olarak sarsılmaz bir duruş sergileyen müstesna bir aydındı. Kazak ruh dünyasının inşasına sunduğu eşsiz katkılar ve millet menfaatlerini her türlü kaygının üstünde tutan kararlı tavrı, gelecek nesiller için sönmeyecek bir meşale olacaktır.Yüce Allah’tan merhuma rahmet, mekânının cennet olmasını niyaz ediyorum. Geride kalan ailesine ve halkına sabır ve metanet diliyorum. Türk Dünyası'nın başı sağ olsun…”
Muhtar Şahanov’un Türkiye Türkçesine aktarılan bir şiiri:
Dört Ana
Kaderini soysuzluk derdinden koru!
Her insanın kendi annesinden başka,
Gıyabında her an onu koruyan ve kollayan
Olmalıdır dört anası, asıl takdire şâyân;
Anayurdu, asıl dayanağı, heybeti,
Ana dili, satılmayan serveti,
Esas direk örf, destur, geleneği, âdeti;
Her adımına ışık saçan, an be an.
Olsa dahi hatırası çok hüzünlü ve ağır,
Dördüncüsü millî tarih, bunu bilmeyen mağdur.
Bu manevi dört anayı korumayan milletin,
Derdi eksik olmamıştır, bulunamamış derman.
Kutsal olan bu dört ana hayatın öz manası.
Bu uğurda mücadele, çabaların alâsı!
Yıl:1987 Kazakistan Jalın Dergisi Redaksiyonunda (sağımdaki) Muhtar Şahanov ve yazarlarla
Muhtarla bir konuyu incelerken