TRT ve ATV televizyon kanallarında birkaç yıldan bu yana, Milletimizin tarihi ile ilgili ilginç ve yararlı konuları içeren filmler yapmakta ve yayımlamaktadır. Basından edindiğim bilgilere göre, bu filmler, çeşitli ülkelerde de ilginç bulunmakta ve o ülke televizyonlarında da yayınlanmaktadır.
Geçen yayın döneminde yayına başlayan ve İstanbul’un Fethi’ne kadar bölümünden sonra ara verilen “Mehmed Fetihler Sultanı” adlı dizi filmin, yeni sezona başlamasıyla birlikte, tarihte önemli bir yeri olan Romen Vlad Drakula (Vlad Tepeş) da Fatih’le birlikte, ön safta görülmeye başlamıştır.
Romanya tarihinde III. Vlad Drakula olarak bilinen ama daha çok “Kazıklı Voyvoda” namıyla anılan Vlad, 1428 yılında, Eflak'ın hükümdarı olan Vlad Dracul'un ikinci oğlu olarak dünyaya geldi. Babasının Osmanlı karşısındaki yenilgisi ve zamanla devam eden kötü ilişkileri sonucu Vlad ve küçük kardeşi Radu, rehin olarak küçük yaşta başkent Edirne'ye getirildiler. Vlad Țepeș, 1448'den ölümüne kadar üç kez Eflak Voyvodası olmuş Rumen komutan ve liderdi.
Vlad Dracula, kendi yönetimini eleştiren pek çok kişiyi kazığa oturtması ve kurbanların vücutları parçalanarak yapılan işkenceler halk ve askerler tarafından bilinmekteydi. Ardından halk ve askerler arasında Vlad Dracula'nın kurbanlarının kanını içtiğine dair söylentiler ortaya çıktı. Bu durum Bram Stoker'a ilham verdi ve kan içen vampir Drakula romanını yazdı ve bu konu sinema filmine konu olduğu gibi vampir algısını da etkiledi.
1447'de Macaristan Valisi János Hunyadi Eflak'ı işgal etti, Vlad'ın babası Vlad Dracul ile ağabeyi Mircea'ı öldürttü ve Vlad'ın ikinci dereceden kuzeni II. Vladislav'ı yeni voyvoda olarak atadı. Ekim 1448'de Hunyadi Osmanlılara karşı bir askerî harekât başlattı.
Zamanla Vlad, Osmanlı'nın Eflak'taki birliklerinde sözü geçen bir kişi hâline geldi. Osmanlı birliklerini stratejik olarak yöneterek Rumen birliklerini Eflak dışına püskürttü. Giderek Vlad'ın askerî dehası Edirne'de de duyuldu; bu nedenle emrine daha çok Osmanlı askeri verildi. Ekim 1450'nin ortalarında Vlad, Osmanlı ve Rumen karışımı birlikler ile önce Moldova, sonra Macar topraklarına girdi.
Vlad, 1463'ten 1475'e kadar Visegrád'da esaret altında tutuldu. Sonra Boğdan prensi III. Stephen'ın isteği üzerine serbest bırakıldı. 1476'nın başlarında, Bosna'da Osmanlılara karşı savaştı. O yılın sonunda 300 Rumen askeri ile birlikte Osmanlı ordusuna mağlup oldu ve kesilen başı Padişah Fatih Sultan Mehmed’e gönderildi.
Vlad ve kardeşi Radu Osmanlı Devleti elinde rehin olarak önce Kütahya'da ardından Tokat ve Edirne'de diğer şehzadeler ile birlikte yaşadı ve eğitim aldı. Birlikte eğitim aldığı kişilerin arasında Arnavut isyanının lideri olan İskender Bey ve Fatih Sultan Mehmet de vardı. Vlad ve Radu da onlarla birlikte Kur'an, Aristo mantığı, matematik ve Türkçe gibi dersler aldılar.
***
Vlad son Voyvodalık döneminde zalim bir kişi ve yönetici oldu. Kendisine rakip, hatta muhalif olan kişileri çeşitli yöntemlerle cezalandırdı ve idam etti; bu yöntemler arasında en ünlüsü olan "kazığa geçirme", ölümünden sonra kendisine "Kazıklı Voyvoda” denilmesine neden oldu. Kazığa geçirilenlerin kanlarını fıçılarda toplatıp içtiğine dair söylentiler yayıldı ve daha sonra onun bir vampir olduğu rivayeti yayıldı!...
Kazıklı Voyvoda 1459 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu'na vergi ödemeyi reddetti ve Macaristan Krallığı'yla ittifak yaptı. Eflak gençlerinin Osmanlı Yeniçeri Ocağı'na gitmesini de engellemeye başladı.
1460–1461 yıllarında Tuna Nehri'ni geçerek Sırbistan'a ve Karadeniz kıyısına kadar ilerledi. Vlad'ın tavır değişikliği ve eylemleri, II. Mehmed Trabzon seferindeyken Rumeli muhafızı olarak Edirne'de bırakılmış olan İshak Paşa tarafından sultana bildirildi. II. Mehmed kan kardeşi olan Vlad'a bir süre tahammül gösterip yaptıklarına göz yumduysa da, eylemlerinin aşırılığı nedeniyle sonunda bir sefere çıkarak Vlad'ı ele geçirip yerine kardeşi Radu'yu geçirmeye karar verdi. Vlad ile hasım olduğu bilinen kuzeni Boğdan prensi III. Ştefan'a (Büyük Ştefan) haber gönderildiğinde, o da hem padişahı sefer için teşvik etti, hem de kendisinin yardım edeceğini söyledi. II. Mehmed 25 kadırga ve 150 nakliye gemisiyle Karadeniz'den Tuna Nehri'ne girerken Veli Mahmud Paşa önden giderek Tuna'yı geçti ve Eflak'a girdi. Filibe'de toplanıp sayımı yapılan ordunun mevcudu 150.000'i buluyordu. Vlad, kendi ifadesine göre 23.884 Türk ve Bulgar'ı öldürdü. 20.000 Osmanlı Türk ve Bulgar Savaş esirini kazığa geçirdi. Bu arada, bir görüşe göre kendisine elçi olarak gönderilen, bir görüşe göre ise pusu kuracak olan Epir Beyi Hamza Paşa ve beraberindekileri de kazığa geçirerek katletti!.
Bu gelişmeler karşısında Osmanlı ordusu, 1462'de padişah II. Mehmed komutasında Eflak'a doğru sefere çıktı. Veli Mahmud Paşa'nın günlüğüne yazdıklarına göre bu uzun seferde Osmanlı askerleri, Eflak'ın başkenti Târgovişte'ye vardığında görülen manzara çok feci ve yürekler acısıydı! Yaklaşık 5 kilometrelik bir alana dikilmiş binlerce kazığa oturtulmuş askerler ve köylüler görülüyordu.. Osmanlı Ordusu 4 Haziran 1462'de Târgovişte Kalesini almıştı.
***
Yukarıda da değindiğim gibi, Edirne Sarayı'nda birlikte büyüyen II. Mehmet (Fatih Sultan) ve Vlad Dracula (Vlad Tepeş - Kazıklı Voyvoda), birbirlerine nasıl düşman oldular?
Şehzade Mehmed, kendisinden yalnızca bir yaş küçük olan Rumen arkadaşıyla yıllar boyunca, omuz omuza sıkı bir eğitimden geçer. Zamanla arkadaşlıkları iyice derinleşecek olan iki çocuk, koşullar ne olursa olsun birbirlerine destek olacaklarına söz verirler. Mehmed’in ilk icraatlarından birisi kan kardeşini Romanya- Eflak voyvodalığına atamak olur. Böylece nam-ı diğer “Kazıklı Voyvoda” Efsanesi de başlamış olur.
Fatih Sultan Mehmet ve Kazıklı Voyvoda’nın birbirlerine verdikleri büyük destek uzun yıllar boyunca sürer. Mehmet, İstanbul’u aldığında Eflak’ta da şenlikler düzenlenir. Vlad, bölgeyi büyük başarıyla yönetmekte ve Osmanlı İmparatorluğu’na olan bağlılığını sürdürmektedir. Osmanlı sarayı da ona hizmetleri karşılığı hiçbir yöneticiye tanınmayan ölçüde özerklik sunar. Ancak Karpatlar’da esen milliyetçilik rüzgarları her şeyin değişmesine sebep olur.
Büyük bir çelişki içine düşen Vlad, çözümü içki kadehlerinde aramaya başlar. Bir yandan doğduğu toprakların akıbetine kafa yorarken, öte yandan Mehmet’e verdiği sözü düşünmektedir. ancak çok geçmeden, pek çok şeyi doğrudan değiştirecek bir karar verecektir. İçtikçe kendisinden geçen Vlad, çevresindeki en ufak itaatsizliği bile affetmez. emirlerine uymayanlara, elleriyle akıl almaz işkencelerde bulunur. Bölgedeki huzur, yerini büyük bir kaosa bırakmaya başlar. Kendisine çok zalim bir eğlence bulan, emirlerine uymayanları kazığa oturtup bazen günlerce süren ölümlerini keyifle izleyen “Vlad Dracul” yeni bir isim almaya hazırlanmaktadır.“Kazıklı Voyvoda” unvanı, korku içinde sokağa çıkmaya cesaret edemeyen yerel halk tarafından kendisine layık görülecektir. Şatosunun etrafını binlerce kazıkla çeviren voyvodanın öldürdüğü kurbanlarının kanını içtiği bile söylenmektedir.
Elbette bu söylentiler İstanbul’a ulaşır. Fatih, önce kan kardeşinin sapkın davranışlarına inanmak istemez. Ancak yine de Eflak’a olanları araştırmalar için bir heyet gönderir. Ama Voyvoda, Fatih’in elçilerini bile kazığa oturtmayı göze alır. Fatih bu haberi alınca son derece üzülür ve Vlad’a bir nasihatname gönderir. Vlad, mektubu elinin tersiyle bir kenara iterek bağımsızlığını ilan ettiğini ve Osmanlı egemenliğini tanımadığını bildirir.
Fatih, 1462 yılının baharında hazırladığı büyük orduyla Balkanlar'a doğru yola çıkar. koyulur. At ve kılıç kılıç sesleriyle Eflak ve Boğdan içlerine kadar yürünür. Voyvoda, 900 metre yüksekliğindeki bir dağın zirvesinde bulunan Poeinari Kalesi’ne çekilir. Kuşatma çok uzun sürer. bu psikolojik savaşa dayanamayan Vlad’ın çok sevdiği karısı Elizabetha, kendini kalenin burçlarından atlayarak intihar eder.
Fatih ise, İstanbul’dan daha fazla ayrı kalmanın sakıncasını düşünerek yurda döner.
Vlad korkudan Macaristan’a sığınır ve 14 yıl bu ülkede yaşar. Sonra yeniden Voyvodalık ilanı yapar ama Fatih onu takip eder ve sonuçta bir yerde zıkıştırılarak öldürülür ve kesilen başı da İstanbul’a gönderilir. Başsız bedeni ise Romanya’nın başkenti Bükreş’teki Snagov Manastırı’na gömülür.
***
TRT-1 Televizyonunda Salı akşamları yayımlanmakta olan Mehmed Fetihler Sultanı dizisinde, Kazıklı Voyvoda (Vlad-Tepeş-Drakula) rolünü Makedonya kökenli sanatçı Ertan Saban başarıyla oynamaktadır.
Ben bu Kazıklı Voyvoda’yı çocuk yaşlarımda öğrenmiş ve onunla ilgili kimi yayınları okumuştum. Belleğimde korkunç bir insan olarak yer almıştı. Yine çocuk iken, Drakula’yı okumuş öğrenmiştim. Hele onunla ilgili yazılıp çizilen kan emen vampir hikayeleri korkunç izler bırakırdı.
Bu nedenle, Romanya seyahatlerimin birisinde onun yaşadığı yerlere gidip görmüştüm