Azerbaycan’a yaptığım seyahatlerde Tatlar’ı ve Talışlar’ı tanıdım ve bunların kimler olduklarını öğrenmeye çalıştım. Azeri gardaşlarımız, sevmedikleri, kendileri gibi düşünmeyen kimi insanlar söz konusu olunca “tattır, veya talıştır” diyerek, onların kökenlerinin Türk olmadığını bilirtirlerdi.
Azerbaycan'ın kuzeydoğusu ve Dağıstan'ın güneyi arasında yaşayan Tatlar, Fars -İran kökenli idiler. Kimi kaynaklarda onlara Kafkasya Persleri de deniliyordu.
Tatlar’ın bir kısmı Dağ Yahudileri diye de anılıyorlardı. İlk Asur işgal ve kolonizasyonu sırasında İsrail'den çıkartılan Yahudi göçmenlerin, müttefikleri İran tarafından Dağıstan'a yerleştirilmeleri ve daha sonra da Mitraizm, Zerdüştizm gibi inanışların etkisi ve Dağıstan'ı elinde tutan İranlı asker-soylularla karışmaları sonucunda oluştukları bilinmektedir. Dağıstan'la ilgili milattan önceki yüzyıllarda bazı kayıtlarda Dağıstan Yahudiler'ine rastlanmaktadır. Örneğin Dağıstan'ın başkenti Mahaçkale kenti civarlarında Yahudiler'in işlettiği bazı han ve ticaret yerleri vardır. Ancak Yahudiler'in Dağıstan'daki varlıkları İran varlığıyla ilgilidir ve daima bu iki varlık tarih boyunca birbiriyle iç içe geçerek gelişimini sürdürmüşlerdir.
Çoğunluğu İslâm inancını benimsemişlerdir. Ancak Yahudi inancını koruyanlar Dağıstan'da ve Azerbaycan'da bugün de yaşıyorlar. Dağıstan'ın Derbent ve Mahaçkala kentlerinde sinagogları açıktır. Dünyadaki Tat nüfusunun neredeyse yüzde ona yakın bir kısmı Azerbaycan'da yaşamaktaysa da Şiî-İslâm inancında olmaları sebebiyle hızla Azerileştikleri bilinmektedir. Keza Türkiye'deki Tatlar'ın da çoğunlukla Azerî olarak adlandırıldıkları bilinmektedir. Çoğu Tat Şiî olmakla beraber Sünnî bir azınlık da vardır.
Yahudi olan Tatların 1990'lı yıllardan itibaren yaşadıkları bölgelerden İsrail'e önemli bir göç dalgası yaşanmıştır.
Konuştukları dil Orta Farsça olan Pehleviceye çok yakındır. Müslüman ve Yahudi Tatların dilleri arasında da fark vardır.
Dağıstan'da 1200, İsrail'de 5 bin, Azerbaycan'da 25.200, Rusya Federasyonu'nda 1585, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi ve Marmara bölgelerinde ise 20 bin kadar Tat'ın yaşadığı tahmin edilmektedir. Ancak Türkiye'de bu dilin konuşanı kalmamış ve çoğunluğu özellikle Azerbaycan Türkçesi içerisinde kaybolmuştur. 20. yüzyılın başlarında Tatlar Doğu Azerbaycan nüfusunun %11'ine tekabül ediyordu. Bakü'nün %18,9'unu, Kuba'nın %25,3'ünü oluşturuyorlardı ama, zaman içerisinde asimilasyon ile günümüzdeki sayıları epeyi azalmıştır.
Selçuklular tarafından başlayan Oğuz boylarının 11. yüzyılda bölgeye girişi ile günümüz Azeri halkı oluşmaya başladı. Bu vakitlerde Türk Endonimi Tat, Tati kelimeleri, Güney Kafkasya'ya yerleşmiş çiftçilikle uğraşan, bölge Farsçasını konuşan kimseleri ifade etmek için kullanılmıştı.
19.yüzyılda Tatlar Şamahı, Bakü, Derbend ve Kuba kentlerine yayılmışlardı. 1894 yılı Kafkasya kütüğüne göre, Kafkasya'da 124,693 Tat bulunuyordu. Azerbaycan Türkçesi’nin yayılması ile Tatça kullanılmamaya başlandı. Sovyet döneminde 1930'ların sonlarında Tatların etnik bilinçleri kaybolmaya başladı ve kendilerine Azeri demeye başladılar. 1926'da 28,443 Tat sayılmışken 1989'da yalnızca 10,239 kişi kendilerini böyle tanımladılar. 2005'te Amerikalı araştırmacılar Kuba, Şabran, Hızı, Siyezen, İsmmayıllı ve Şamahı kentlerinin sayımlar yapmışlardır, buralarda 15,553 Tat saptamışlardır.
TALIŞLAR
Talışlar Azerbaycan Cumhuriyeti'nin başkenti Bakü’de ve güneydoğu bölgesinde yer alan Lenkeran, Astara, Masallı ve Lerik ile İran'ın kuzeydoğusunda bulunan Gilan ve Erdebil’de yaşayan İran kökenli bir halktır.
Azerbaycan’da sadece Astara ilinde sünni talışlar yaşamaktadır. İranda sünni talış nüfusu Azerbaycan’a oranla daha fazladır. Talışların ataları irani bir kabile olan Kadusiler olarak kabul edilir. Bu varsayımda bulunmanın tek nedeni, Talışların şimdi Kadusi kabilesinin yaşadığı bölgenin bir bölümünde yaşıyor olmalarıdır.
Tarih içinde, Kadusiler burada yaşıyordu. Komşularıyla sürekli savaş içinde olan bu güçlü halk bir İskit kabilesi idi. Hazar Denizi'nin batı tarafında, Aras Nehrinin güneyinde, bugünkü Güney Azerbaycan topraklarında yaşıyorlardı.
Safevilerin Taliş'teki Şii propagandası kampanyası, bölgenin dağlık ve uzak konumu nedeniyle yarım kaldı. Bu nedenle İran ve Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki Talişlerin önemli bir kısmı Sünni İslam'a mensuptur. Taliş'in İran kısmındaki Talışların çoğunluğu Sünni ve Nakşibendi tarikatına mensuptur. Öte yandan, yaklaşık yirmi dört dağ köyü hariç, Taliş'in Azerbaycan kısmındaki Talışlıların çoğunluğu Şii'dir.
Hem İran hem de Azerbaycan'daki Talişlerin kendine özgü bir İran kimliğine sahip olmalarına rağmen Azerbaycan'daki önemi oldukça büyüktür. Azerbaycan'daki kimlikleri İranlılar ile Türkler arasındaki çatışma üzerine kuruludur.
Azerbaycan adına sürekli olarak sadakatsiz muameleye maruz kalmaları sonucunda güçlü bir öz kimlik duygusu geliştirdiler. Azerbaycan'da Talişlilerin İran kimliğinin gelişmesinin ana itici güçlerinden biri, Sovyet döneminden sonra ülkede Pan-Türkist ideolojinin yükselişiydi. Azerbaycan'da Talışi kimliği son birkaç on yılda önemli ölçüde arttı. Talış-Muğan Özerk Cumhuriyeti kaldırıldıktan sonra bile Azerbaycan'daki ve Rusya diasporasındaki Talışlar bir gün bir Talış devletinin kurulabileceğine inanıyorlar.

