İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Külliyesi Ve Kütüphanesi İle Afyonkarahisar'lı Gedik Ahmet Paşa

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Bilindiği kadarıyla Arnavutluk'un Adriyatik denizi sahil kenti olan Avlonya (Vlora)’da Dünyaya gelmiş olan büyük asker ve devlet adamı Gedik Ahmet Paşa, Padişah II.Murat döneminde Yeniçeri olarak saraya girmiştir. Arnavut kökenlidir.

II.Mehmet zamanında kısa bir süre Rumeli Beylerbeyliği yaptıktan sonra 1461'de İshak Paşa'nın yerine Anadolu Beylerbeyliği'ne getirilmiştir. İlk olarak 1461'de Koyulhisar'ın fethiyle kendisini gösterdi. 1469 yılında Karamanoğulları'nı yenerek, Konya Ereğlisi ve Aksaray'ı ele geçirdi; II. Mehmed'in oğlu Şehzade Mustafa'yı Karaman’a götürüp, Valilik makamına oturtan odur. Ertesi yıl Eğriboz'un fethiyle sonuçlanan sefere katıldı. Ardından vezirliğe yükseltildi.

1471'de Alâiye (Alanya)'yi , ertesi yıl SilifkeMokan ve Gorios kalelerini aldı. Akkoyunlu Devleti'nin askeri yardımıyla topraklarını geri almaya çalışan Karamanoğlu Pir Ahmet ve kardeşi Karamanoğlu Kasım Bey'i yenilgiye uğrattı. 

Osmanlılar ile Akkoyunlular arasındaki Otlukbeli Savaşının (1473) kazanılmasını sağladı. Ardından da idam edilerek görevinden uzaklaştırılan Veli Mahmut Paşa yerine veziriazam oldu.

1474'te Yine Karamanoğulları'ndan Ermenek ve Manyan hisarlarını aldı.

1475'te Kırım'daki KefeSudak ve Azak'ı aldı. Kefe'de Cenevizliler tarafından hapse atılmış olan Kırım Hanı Mengli Giray'ı zindandan çıkardı ve onunla yaptığı anlaşmayla Mengli Giray Osmanlı himayesini kabul etti. 1476'da Padişah’ın verdiği bir emri ifa etmediği için görevinden alınarak hapsedildi. 1478'de serbest bırakıldı 

Aynı yıl Kaptan-ı deryalığa ve Avlonya Sancak Beyliğine getirildi. Fatih Sultan Mehmed'in İşkodra'yı fethinde (1479) donanmayla denizden destek verdi. Aydından Kefalonya  üzerine yürüyerek Vonitza kalesi ile AyamavraKefalonyaFiaki ve Zante adalarını ele geçirdi. 1480 yılında İtalya sahillerine çıkarak Napoli Krallığı'nın elinde bulunan Otranto'yu fethetti. Ertesi yıl Otranto'dan hareketle yeni fetihlere hazırlanırken II. Mehmed'in ölümü üzerine geri çağrıldı.

Haziran 1481'de II. Bayezid ile Cem Sultan arasında Yenişehir'de yapılan savaşa son anda katılan ve savaşın II. Bayezid'in kazanmasında rol oynayan Gedik Ahmed Paşa, buna rağmen Cem taraftarı olduğu kanısıyla hapsedildi. 

Gedik Ahmed Paşa'nın hapsedilmesi yeniçerilerin ayaklanmasına yol açtı. Bunun üzerine serbest bırakılan Gedik Ahmed Paşa, Karamanoğlu Kasım Bey'in isyanını bastırmak için Karaman'da bulunan Şehzade Abdullah'a yardıma gönderildi. Kasım bey kış sebebiyle Suriye'ye kaçınca, Gedik Ahmed Paşa bu isyanın bastırılmasında beklenen başarıyı sağlayamadı.

18 Kasım 1482 gecesinde Edirne'deki Yeni Saray'da padişah tarafından verilen ziyafetin sonunda orada bulunanlara hil'atler giydirilip ikramlar yapılırken Gedik Ahmed Paşa'ya siyah kaftan giydirilip boğdurularak öldürüldü. Paşa Edirne'de defnedildi.

Evet Gedik Ahmed Paşa’nın adı, Afyonkarahisar'da bir külliye ve görkemli bir Kütüphanede, Ladik'te bir mescit ve bir köprüKütahya'da bir mektep ve Büyük Bedesten'de yaşanmaktadır. Keza İstanbul'da da Gedikpaşa semtindeki hamamda da anımsanmaktadır. Öte yandan Fatih Sultan Mehmet tarafından kendisine tevdi edilen ve adını taşıyan vakıf günümüze kadar gelmiştir. Fatih'in fermanı ile vakfın yönetimi, 15. yüzyıldan Cumhuriyet'e kadar Gedik Ahmet Paşa'nın torunları tarafından yönetilmiştir. 

CAMİ

Afyonkarahisar merkez Kurtuluş caddesi'ndeki Gedik Ahmet Paşa (İmaret) Camii Külliyesi, 1472’de Mimar Ayaz Ağa tarafından inşa edilmiştir. Caminin nakışları Abdüssamedoğlu Hasan tarafından yapılmıştır. 1795 yılında Müftizade Ahmet camiyi restore ettirmiştir.

Cami, ters "T" biçiminde ardarda iki kubbe planlıdır. Kuzeydeki son cemaat yeri 6 yuvarlak sütun, 5 sivri kemerli ve 5 sekizgen kasnaklı kubbeyle örtülüdür. Tek şerefeli minaresi, yivli burma biçimlerle süslüdür. Yivlerin arası lacivert renkli çinilerle kaplıdır. Mukarnaslı giriş kapısı kalem işlemeli mermerdendir. Üzerindeki onarım yazısı 1795 tarihini taşımaktadır. Doğu, batı ve kuzey duvarlarında iki, kıble duvarında üç sıra pencere vardır. "T" biçimindeki iç mekanı iki büyük kubbe, iki yanda sıralanan odaları da üçer küçük kubbe örtmektedir. 

 

MEDRESE

Gedik Ahmet Paşa Camii’nin güney doğusunda, hamam ve camiye oranla daha yüksek bir teras üzerine, mimar Ayaz Ağa tarafından külliyenin bir bölümü olarak yapılmıştır. Kesme taş kaplamalı, 2 büyük, 24 küçük kubbeli dikdörtgen planlı bir yapıdır. Girişi batıdadır. Ortada bir avlu, avlunun her iki yanında revaklar ve revaklara açılan 7’şer hücre ve bir dershane ile yazlık eyvandan meydana gelen Osmanlı medreselerinin tipik bir örneğidir. Vakfiyeden öğrenildiğine göre medrese, cami ve imaretten sonra yapılmıştır. Girişte avlunun iki tarafında dörder mermer direk ve kemerler üzerine oturan beşer kubbeli revaklar bulunmakta olup, revak ve hücre kubbeleri kasnaksız ve basık yapılmıştır. Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde:

“….ve bir medresesi var 70 hücredir. Dersamı ve talebeleri mevcuttur. Müderrisin mabeyninde payesi âli bir medresedir ve …” diye tanımlanmaktadır.

Medrese 1543-1544’den önce derece itibariyle otuzlu, 1565-1566’dan önce ise ellili medreseler arasında bulunuyordu. XX. yüzyılın başlarına kadar medrese olarak kullanılan bina, Cumhuriyet’in ilk yıllarında onarılarak önce (1931) Müze Deposu, 1933 yılından 1971 yılına kadar Müze Müdürlüğü olarak hizmet vermiş, arkasından uzun yıllar boş kalmış, yapılan tamir ve restorasyon sonunda, 1995-1997 yıllarında Türk İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmıştır.

            KÜTÜPHANE

Fatih Sultan Mehmet  ve II. Beyazıt dönemi sadrazamlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından 1477 yılında medrese kütüphanesi olarak kurulmuş, 1783 yılında Sipahi Ağası Ahmet bin Mustafa bin Ahmet tarafından medrese dışına taşınarak halka hizmet vermeye başlamıştır.

1971 yılında, günümüze kadar kullanılmaya başlanan kütüphane binasından sonra da  modern bir yapı olan bugünkü yerine taşınmıştır.

Kütüphanedeki yazma eserler toplamı 1.452`dir. Bu eserlerin 104`ü Türkçe, 1049`u Arapça, 120`si Farsça, 179`u Arapça-Farsça-Türkçedir.

Her türden okuyucuya hitap eden kitap çeşitliliği, şehrin hafızasına ışık tutan zengin arşivi ile kitapseverlerin ilgisini çeken Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarına Destek Projesi’ çerçevesinde inşa edilen yeni yerinde hizmet vermeye başladı. Yaklaşık 110 bin kitabın bulunduğu, aynı zamanda geçmişten günümüze basılan gazeteler ve dergilerin arşivinin yer aldığı Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi, 2 bodrum kat, zemin kat, 1. ve 2. katlar ve teras kat olmak üzere toplam 5 kattan oluşan yeni hizmet binasında faaliyete girmiştir.

Bodrum-1. katta çalışma salonu, eğitim odası, sessiz grup çalışma odaları, oyun ve eğlence salonu, hol, resim atelyesi, marker çocuk atelyesi ile hizmet vermekte olan kütüphanede, bodrum -2, katta ise fuaye, sessiz grup çalışma odaları, sahne, çok amaçlı salon ve iç bahçe ile hizmet veriliyor.  Zemin katta ise çocuk kitaplığı, çocuk görsel eğitim bölümü, okuma ve boyama bölümü, 3-6 yaş çocuk eğitim ve oyun salonu, 9 yaş çocuk okuma salonu bulunan kütüphanede 1. katta Afyon İhtisas Kitaplığıödünç alma bölümüokuma salonu ve idari çalışma odası ile hizmet verilmektedir.

2.katta ise Afyon İhtisas Kitaplığı, ödünç alma bölümü, okuma salonu, bekleme-oturma salonu, idari çalışma odaları, teknik hizmetler, memur ve müdür odalarının bulunduğu kütüphane teras katında ise kafe hizmeti veriyor.

KÜTÜPHANE MÜDÜRÜ

            Elbette böylesine görkemli bir Kütüphanenin, görkemli bir Müdür ile yönetilmesi gereklidir. Nitekim Kültür ve Turizm Bakanlığımız bu konuda da ince eleyip sık dokumuş ve değerli hemşehrimiz, eğitim ve kültür uzmanı olan Abdullah Aytekin yönetiminde bir düzenleme yapmıştır. 

            Sözü daha fazla uzatmadan diyeceğim odur ki, Afyonkarahisar’ımız, arzu edilen seviyede bir Kütüphaneye kavuşmuş,  bu yapının yönetimini de ehil bir yöneticiye, Sayın Abdullah Aytekin’e devretmiştir. Afyonkarahisar’a ve Ülkemize hayırlı olsun…

 

 

 

Açıklama: C:\Users\İrfan Ünver\Desktop\Kütüp Md.A. Aytekin.jpg

Kütüphane Müdürü A.Aytekin’le

 

Yorumlar 1
Fevzi KAYA 19 Ağustos 2025 21:24

İrfan abi, yazınızı ilgi ile okudum. Arapça yazma ve basma eserler şimdi Gedik Ahmet Paşa Kütüphanesi'nde bulunmuyor. 1282 tane el yazma eser Kültür Bakanlığı'nın emri ile 2000 yılında Ankara Milli Kütüphane'ye, kalan 3824 tane Arap harfli basma eser de 2014 yılında Konya Bölge Kütüphanesi'ne devredilmiştir. Bugün yeni harfle basılmış kitapların haricinde bir kitap yoktur. Saygılar.

Yazarın Diğer Yazıları