İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Kuzey Kıbrıs'ı Cumhuriyet Yapanlar -1- İsmail Bozkurt

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu olarak, Kıbrıs Halk Sanatları Derneği (HAS-DER) ile

 ilişki kurmuş, karşılıklı ziyaretlerle birkaç da etkinlik düzenlemiştik. 1987 yılında bu Derneğin konuğu olarak üç kişilik bir heyetle Kıbrıs’a gitmiş ve HAS-DER’in konuğu olmuştuk. HAS-DER’in ev sahipliği mükemmeldi. Bir hafta geceli gündüzlü bizimle meşgul olmuşlar; istediğimiz tüm temasları sağlamışlar, en iyi şekilde gezdirmişlerdi. Tabii biz de birkaç kişilik HAS-DER grubunu Uluslararası Festivali izlemeleri ve yöreyi görmeleri için Silifke’ye davet etmiş; onların hem festivali izlemelerini, hem de yöreyi gezip görmelerini sağlamıştık. Zaman zaman, Türkiye’de düzenlediğimiz etkinliklere katılmaları için HAS-DER halk oyunları topluluğunu davet etmiştik.

Esasen ben, Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu (HAKAK)’nun Başkanlığını üstlendiğim tarihten itibaren, düzenlediğimiz tüm festivallere, mutlaka bir Kıbrıs Türk Halk Oyunları topluluğunun katılmasına özen göstermiş ve KKTC Bayrağının gönderde yer almasını sağlamıştım. Keza, düzenlediğimiz tüm bilimsel toplantılara, KKTC’den birkaç bilim adamı, uzman, şair ve yazarı davet etmiştim.

HAS-DER’İN o tarihteki Yönetim Kurulu Başkanı Kâni Kanol,’u bir etkinliğimize davet ettiğimde bana  “Harid Fedai hocamız, sanatsal, kültürel ve bilimsel konularda çalışma yapmaktadır. Siz sempozyumlara onu çağırırsanız daha iyi olur…” demiş, ben de onun önerisine uymuştum. Kâni bey bize, gerçekten çok değerli bir dost, gerçek bir bilgin kazandırmıştı…

Harid Bey’in önerisiyle de, İsmail Bozkurt’la tanışmış ve etkinliklerimize onu çağırmıştık. Mahmut İslâmoğlu ile Erdoğan Saraçoğlu ise, ilk tanıştığımız Kıbrıslı bilginlerdi. 

İsmail Bozkurt’un KKTC siyasetinde önemli bir şahıs olduğu, bir siyasal partinin Başkanlığını yaptığı, KKTC Meclis Başkanlığı, Bakanlık gibi çok önemli görevlerde bulunduğu ile ilgili yüzeysel bilgilerim vardı, ama doğru söylemem gerekirse, bilimsel alanda da bir dahi olduğunu bilmiyordum.

Tam o günlerde Kırıkkale’de Valilik ile birlikte “VII.Uluslararası Türk Halk Edebiyatı Semineri” ve “I.Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kurultayı” düzenlemiştik. Harid Fedai, daha önce etkinliklerimize katılıyordu, ama bu kez İsmail Bozkurt da grubumuzda yer almış ve “Kıbrıs Türklerinde Destan Geleneği” konusunda bir bildiri sunmuştu.

PAKİSTAN BULUŞMAMIZ

1950’li yıllarda Ankara’da kurulan Türkiye-Pakistan Kültür Derneği’ne üye olduktan sonra, derneğin Genel Sekreterliği görevini üstlenmiştim.  Kültür Bakanlığımızın efsane Müsteşarı Mehmet Önder de Başkandı. Bir gün, Pakistan'ın’ Ankara Büyükelçisi bizi büyükelçiliğe davet etmiş ve Pakistan’a gidip gidemeyeceğimizi sormuştu. Bu davet, benim beklediğim bir çağrıydı…

Pakistan’da, zamanın başbakanı Benazir Butto’nun direktifiyle kurulan “Uluslararası Yazarlar ve Aydınlar Birliği”, 30 Kasım – 03 Aralık 1995 tarihlerinde, başkent İslâmabad’da, “Uluslararası Yazarlar ve Aydınlar Konferansı” düzenlemişti.  Mehmet Önder ve benimle birlikte Büyükelçi Ömer Lütem de bu toplantıya davet edilmiş ve üçümüz, anılan konferansta ülkemizi temsil etmiştik. 

Konferans, Başbakan Mohtarma Benazir Butto’nun açış konuşmasıyla başlamıştı. 

Pakistan İlimler Akademisi Başkanı Fakhar Zaman’ın başkanlığında oluşturulan Düzenleme ve Yürütme Kurulunun gerçekten mükemmel organize ettiği konferansta sunulan bildirilerin, üç ana konusu vardı. Bunlar edebiyat, kültür ve demokrasi idi. Özellikle hoşgörü konulu bildiriler istenmişti. Zira, UNESCO 1995 yılını “Dünya hoşgörü yılı” ilân etmişti. Bu nedenle Mehmet Önder ve ben de, bu konuya ağırlık veren bildiriler hazırlamıştık. Mehmet Önder’in konusu “Allame Muhammed İkbal ve Mevlana”, benim konum ise, “Yunus Emre’den Atatürk’e Türk Hoşgörüsü” idi. “Hoşgörü denilince, Türk Milletinin söyleyeceği çok sözü, dünyaya sunabileceği çok sayıda büyük insanı vardır…” diyerek başlayan bildirimde, Milletimizin yetiştirmiş olduğu fikir adamlarının hepsine değinmiş ve örnekler vermiştim.

100’e yakın ülkeden, yaklaşık 500 kişinin katıldığı, Uluslararası Yazarlar ve Aydınlar Konferansına Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Kırgızistan’dan kalabalık delegasyonlar gelmişti. İsmail Bozkurt da dünyanın henüz tanımadığı KKTC’ni temsilen gelmişti

Konferans birkaç salonda yapılıyor, delegeler zaman zaman büyük salonda biraraya geliyorlar, çay-kahve molaları veriliyordu. İsmail Bozkurt ile, salonda karşılaştığımızda “İşittiniz mi, az önce bizim salonda konuşan bir kişi, Yazar Yaşar Kemal’in, Türkiye’de hapsedildiğini ve o şahsın, halen devam etmekte olan Konferans üyeleri tarafından bir metin hazırlanarak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin protesto edilmesi talebinde bulunduğunu” söyleyince adeta şoka girmiştim!...Hemen Mehmet Önder’le buluşup durumu bildirmiş, ikimiz birlikte Büyükelçi Ömer Lütem’in yanına giderek bilgiyi ona aktarmıştık. Sonra üçümüz, Konferansı yöneten Fakhar Zaman’la konuşarak üzüntümüzü beyan etmiştik. Türkiye’nin gerçek dostu Pakistan’da, Türkiye aleyhine hiçbir protestonun çıkmayacağını, mütebessim bir çehreyle ifade eden Dr.Zaman beni rahatlatmış idi. Şayet İsmail Bozkurt bana durumu söylememiş olsaydı, belki de adamlar önergelerini onaylatıp, amaçlarına ulaşacaklardı…Sevgili Bozkurt bizi uyarıp, harekete geçmemizi sağlamakla, Türkiye ve Türklük adına önemli bir fonksiyon icra etmişti.

ÇEKYA-PRAG’DA PIAC KONFERANSI

            Permanent International Altaistic Conference (PIAC), ABD’nde oluşturulan bir platform. Dolayısıyla finansman büyük ölçüde ABD tarafından sağlanıyor, yürütülüyor, yönetiliyor. 1959 yılında İndiana Üniversitesindeki bilim adamları tarafından kurulan bu örgüt her yıl bir ülkede toplantılar düzenliyordu. Bu düzenlemenin 42.si Çek Cumhuriyeti başkenti Prag’da yapılmıştı…

             PIAC Üyesi olduğum için bana gelen konferans çağrısını sevgili İsmail Bozkurt’a da gönderdim ve o da katılma talebini ilgili adrese göndermişti. Prag’daki düzenlemenin ev sahipliğini, ABD tarafından yönetilen ve finanse edilen ünlü “Azadlık Radyosu” üstlenmişti..

            Değerli dostum İsmail Bozkurt’la bir ara Çekya başkentinde yürüyerek gezdik. Hatta bir ara bir vapur gezintisi de yapmıştık. Mükemmel İngilizcesi ile Bozkurt, çoğu Türk olmayan Altayistler ile dostluk ilişkileri kurmuş ve tabii KKTC gerçeğini de çoğuna anlatmıştı…

            GAGAUZ KÜLTÜRÜ SEMPOZYUMU

            Kırk yıl Başkanlığını yaptığım Halk Kültürü (Folklor) Araştırmaları Kurumu, Moldova, Ukrayna, Türkiye ve KKTC’nde 8 kez, “Gagauz Kültürü Sempozyumu”  düzenledi. Bu sempozyumların üçüncüsü Moldova Cumhuriyeti’nin Gagauz Yeri Özerk Bölgesi’nin başkenti Komrat’ta ve Komrat Devlet Üniversitesi ile birlikte 06-07 Kasım 1998 tarihlerinde düzenlendi. 48 bildirinin sunulduğu bu uluslararası sempozyuma KKTC’nden katılan İsmail Bozkurt, “Bir Kıbrıslı Türk’ün Gözüyle Gagauzlar” başlıklı bildiri sundu.

            Türkiye, KKTC, Moldova, Ukrayna, Azerbaycan ve Romanya’dan bilim adamları ve uzmanların katıldıkları “III. Uluslararası Gagauz Kültürü Sempozyumunun açılış şöleninde, yabancı delegasyonlar adına konuşan İsmail Bozkurt, müteakip sempozyumun Kıbrıs’ta yapılmasını önermiş, biz de bu öneriyi sevinçle karşılamıştık. 

“IV.Uluslararası Gagauz Kültürü Sempozyumu” 17-18 Kasım 1999 tarihinde KKTC Gazimağusa kentinde düzenlendi. 

            “V.Uluslararası Gagauz Kültürü Sempozyumu” nu 16-17 Ekim 2000 tarihlerinde Valilik ile birlikte Tekirdağ’da düzenledik.        

            KIRIM  SEYAHATİMİZ

Gerek Kültür Bakanlığı, gerekse sonraki aşamada üstlenmiş olduğu Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı döneminde Sayın Namık Kemal Zeybek’le sıkı bir işbirliğimiz vardı. Bir ara ona Kırım’da yapmayı tasarladığım bir toplantı ile ilgili düşüncelerimi anlattım. Onun da onayını alarak, program ile ilgili çalışmalara başladım. Bir grupla Kırım’a gidecek ve oradaki soydaşlarımızla, birkaç konferansta birlikte olacaktık. Ben ve Zeybek ile birlikte, sevgili İsmail Bozkurt, Prof.Dr.Rıdvan Karluk, Prof.Dr.Mustafa Kahramanyol, M.Uygur Tazebay, Prof.Dr.Taciser Onuk ve Mehmet Temiz’den oluşan grubumuz, 18 Haziran 2000 tarihinde Ankara-İstanbul-Simferopol uçuşu ile gece saat 23.30’da Kırım’ın başkenti Akmescit hava alanına indik. Doğru Tavriya Oteli’ne giderek, odalarımıza yerleştik. 

Sevgili İsmail Bozkurt oradaki herkesle tanışmış, kimileriyle dostluğu geliştirerek daha sonra tekrar buluşmuş ve örneğin İsmet Zaatov ile işbirliği yaparak hem Kırım’da, hem de Kıbrıs’ta buluşmuşlardır. 

            DAÜ KIBRIS ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

Sevgili İsmail Bozkurt,  Doğu Akdeniz Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi (KAM) Başkanlığını üstlendikten sonra, kolları sıvamış ve  Kıbrıs Türk gerçeğinin, cihana duyurulması hususunda çok önemli etkinlikler düzenlemiş, yayınlar yapmış ve Türk Dünyası’nda adından ve elbette KKTC’den geniş ölçüde  söz ettirmiştir.   

Onun düzenlediği şu etkinliklere ben de faal olarak katılmış BİLDİRİLER SUNMUŞTUM:

*1.ULUSLARARASI KIBRIS ARAŞTIRMALARI KONGRESİ (1996)

*KIBRIS VE BALKAN TÜRKLERİ KÜLTÜR SEMPOZYUMU (1998)

            *II.ULUSLARARASI KIBRIS ARAŞTIRMALARI KONGRESİ (1998)

            *İZ BIRAKMIŞ KIBRISLI TÜRKLER SEMPOZSYUMU (1999) 

*III.ULUSLARARASI KIBRIS ARAŞTIRMALARI KONGRESİ (2001)

             

KKTC – MAKEDONYA İLİŞKİLERİ

Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin dağılmasından sonra, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna-Hersek ve Karadağ (daha sonra Kosova)ile birlikte Makedonya bağımsız devletler olarak dünya coğrafyasında yer aldılar. Makedonya’daki Makedon, Arnavut ve Türk toplulukları da kültürel özerkliğe kavuştular. Bu cümleden olarak, çeşitli kültür ve sanat dernekleri kuruldu. Türk dernekleri kısaca MATUSİTEB adıyla tanımlanan bir birlik içerisinde yer aldılar. Bu Birliğin kurucu unsurlarından olan Çalıklı Köyü Derneği, 40 yıl önce “Çalıklı Hıdrellez Bahar Şenlikleri” adıyla bir festival başlattı ve aralıksız sürdürdü. Festival programlarının beşinci yılında Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu’muzun da devreye girmesiyle birlikte, programa bir de bilimsel içerik kazandırıldı. 

24 yıl aralıksız düzenlenen “Uluslararası Türk Kültürü Sempozyumu” na Türkiye’den, Makedonya’dan ve çok çeşitli ülkelerden akademisyen, uzman ve araştırmacılar, bildiriyle iştirak ettiler.  Kısaca HID-BAH-ŞEN-FEST olarak tanımlanan Çalıklı festivalleri programı kapsamında yer alan 20 sempozyumda, toplam 369 bildiri sunulmuştur. Yani, sempozyumlarımızla, Türkoloji çalışmalarına tam 369 tane makale kazandırmış olduk.

            Makedonya’daki etkinliklerimize katılan Kıbrıslı 11 kişinin adları ile, kaç kez katılmış olduklarını belirten listeyi sunmak isterim: İsmail Bozkurt, Harid Fedai (2), Mahmut İslamoğlu (2), Şevket Öznur (2), Eralp Adanır (3), Altay Burağan, Aysel Yontar, Ömer Yaraşır, Mustafa Yeniasır, Ejdan Sadrazam, Güven Arıklı. ..Makedonya etkinliklerimize iştirak eden 11 Kıbrıslı, hem Kıbrıs Türk kültür ve sanatının tanıtılması, hem de KKTC gerçeğinin çeşitli ülkelerden gelen kişilerle Makedonyalı katılımcılara anlatılması konusunda önemli fonksiyonlar icra etmişlerdir.

            Diyeceğim odur ki; Sayın İsmail Bozkurt, çok önemli siyasal-devlet görevlerinin yanısıra, bir kültür insanı, bir milliyetçi mücahit, yazar ve tüm bu özelliklerinin ötesinde, gerçek bir Türk insanı olarak, benim gönlümü fethetmiştir. O benim 89 yıllık hayatımda olumlu izler bırakmış olan gerçek bir dostumdur.

            Ord.Prof.Dr.M.Fuad Köprülü ve dönemin akademisyenleri tarafından 1955 yılında kurulmuş olan ve aralıksız 40 yıl Başkanlığını yaptığım Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu,  Kıbrıs Türk gerçeğini ve kültürünü Dünyaya tanıtmış olan Sayın İsmail Bozkurt’a, Yönetim Kurulu kararı ve Genel Kurul onayı ile “Onursal Üyelik” payesi vermiştir. 

 

Bozkurt’la Kıbrıs’taki bir bahçede

Yazarın Diğer Yazıları