İrfan Ünver Nasrattınoğlu

LİTVANYA -4-

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

LİTVANYA’DA AFYONKARAHİSARLI’LAR
1955 yılında, Ord.Prof.Dr.M.Fuad Köprülü ve dönemin akademisyenleri tarafından kurulmuş olan Folklor (Halk Kültürü) Araştırmaları Kurumu’nun 1981 yılından bu yana Başkanlığını yapıyorum. Amerika’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Asya’ya pek çok ülkedeki kültür kuruluşları ve kültür adamları ile dostluk ilişkilerim oldu.
Yurt dışındaki son etkinliğimiz, pandemiden hemen önce idi…
Litvanya başkenti Vilnius’a giderek, Vilnius Üniversitesi Filoloji Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Inesa ŞEŞKAUSKIENE ve Türk Dili ve Edebiyatı hocası Doç.Dr.Galina MISKIKIENE ile görüşmeler yaptım ve 18 Eylül 2018 tarihinde imzaladığımız protokol uyarınca, 26-30 Mayıs 2019 tarihlerinde “Uluslararası Türkiye-Litvanya İlişkileri Sempozyumu” nu gerçekleştirdik. Bu protokolda yer alan “Karma Güzel Sanatlar Sergisi” de aynı tarihlerde düzenlendi. Sergide, Türkiye’den giden sanatçıların yanısıra, Litvanya’nın yerli halklarından olan Tatarlar da görkemli sanat eserlerinin yanısıra, ilginç kostümler giymiş olan Tatar kızların halk oyunları ve müzik gösterileri de yer aldılar.
Sempozyuma Afyonkarahisar’dan katılan
*Gülenay YALÇINKAYA, “Geleneksel Türk Keçe Sanatı: Keçe Yüzeyinde
Geleneksel ve Çağdaş Tasarımlar”
*Dr.Öğr.Gör.Ülkü KÜÇÜKKURT, Afyonkarahisar Türk Geleneksel Peşkirlerinin
Dokuma, İşleme, Motif Özellikleri”
*Zeynep GÜRMAN, “Türk El Örgüsü Patiklerdeki Kompozisyonların Farklı
Yüzeylere Uygulanması”
Konulu bildiriler sundular. Bu üç değerli hemşehrimiz geleneksel Türk Keçe Sanatı ve Ebru sanatı ile ilgili çalıştay düzenlediler. Litvanya gibi, başka ülkelerde de, geleneksel sanatlarımızı ve hatta tümüyle Türk halk kültürünü tanıtan etkinliklerde bulunan bu hanımefendiler ile ilgili daha sonra geniş bir yazı kaleme alacağımdan, burada daha fazla bilgi vermeyeceğim. Ancak, şu kadarını söylemeliyim ki; Afyonkarahisar, hatta Türk akademi hayatı bu hemşehrilerimizle ne kadar iftihar etseler yeridir.
Sempozyumun açılış oturumunda, Vilnius Üniversitesi Dektörü, Filoloji Fakültesi Dekanı, Litvanya Kültür Bakanı ve T.C.Vilnius Büyükelçisi Gökhan TURAN konuştular.
2 gün süren ve 60 bilimsel bildirinin sunulduğu çalışmamız, iki ayrı seksiyonda yapıldı ve, seksiyonlardan birisinde İngilizce, diğerinde Türkçe bildiriler sunuldu.. Bu 60 bildiri, Türkiye (28), Litvanya (9), Polonya (7), Azerbaycan (4), Rusya Federasyonu (5),Belarus (1) ve Bulgaristan(1)’dan gelen bilim adamları ve araştırmacılar tarafından sunuldu.
TRAKAY
Bilimsel ve sanatsal etkinliklerimizin yanısıra, delegasyon için, bir de çevre gezisi yapıldı. Bu gezideki en önemli durak, Trakay kenti di.
Kente girince önce, esaslı bir restorasyon geçirmiş olan “Kale”yi gezmiştik. Tabii buradaki müzeyi de görmüştük. Kalenin iç kısımlarında da porselen, cam, para koleksiyonlarının yer aldığı sergiler vardı. Kale çevresi ise, göllerle çevriliydi ve Trakay, gerçekten çok güzel bir kentti. Burada 5 binden fazla insan yaşıyordu.
Esasen burası, Litvanya’nın eski başkentiydi. Bu kentin bizim açımızdan önemi Karay ve Tatar Türkleri’nin de bu kent ve çevresinde yaşamakta oluşlarıydı. Karaylar’a Ruslar, “Karaim” demişler ve bu soydaşlarımız, dünyada da bu adla anılmışlardı. Oysa onlar kendilerine “Karay” diyorlardı ve doğrusu da buydu. Şehir içindeki ana caddenin adı “Karaim Caddesi” idi ve bu cadde üzerinde, Karaylar’ın ibadethanesi olan bir “kenesa”; müze ve kültür merkezi bulunuyordu. Artık hayatta olmayan bir Karay şairin yaşadığı ev de müze haline getirilmişti. Keza, Karay yemeklerinin sunulduğu bir lokanta da, çok sayıdaki reklâm afişleriyle tanıtılıyordu.
TÜRK MEZARLIĞI
Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta bulunan Vingis Park’ta üzerinde haç, siyon yıldızı ve ay yıldız olan mezarlar bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşı’nda ölen Alman, Macar ve Avusturyalı askerlere ait olduğu söylenen mezarların bir kısmında Yahudiler, bir kısmında ise Hristiyan askerler yatmaktadır. Mezarlıkta sekiz tane de Türk askerinin kabri var. Bizim için önemli olan bu şehitlikteki mezar taşlarının üzerindeki ay ve yıldız hemen dikkati çekmektedir..
Tarih araştırmacıları, Galiçya Cephesi’nin Kuzey Kolu’nda savaşan üç yüz Osmanlı askerinden söz etmektedir. Cephede yaralanan 10 Osmanlı askeri, o tarihte Almanların kontrolündeki Litvanya’ya götürülüyor. Askerlerin sekiz tanesi burada hayatını kaybediyor. Almanlar, bu askerleri İslami usullere göre defnedip mezarlarına ay yıldız koyuyorlar. Savaştan sonraki yıllarda ise bu mezarların tahrip edildiği biliniyor.

Yazarın Diğer Yazıları