OHRİ
Manastır’daki sempozyum çalışmalarımızın sona ermesinden sonra, Ohri’ye geçtim. Vedat Hasan’la Âşık Hüseyin Muharrem beni karşıladılar.Öğleden sonra kent içinde dolaştık, Kale’ye doğru yürüdük. Eski Ohri Evlerini ve Ayasofya Kilisesi’ni gezip gördüm. Ohri Gölü çırpıntılı, hava soğuktu. Bir ara yağmur yağdı. Çınaraltındaki kahvehanede, ihtiyarlarla sohbet ederek çay içtik. Daha sonra Zeynel Abidin Paşa Camiini ve Pir Hayati Tekkesi’ni ziyaret ettik. Bir ara yanımıza Hüseyin Usta’yı da alarak Soğuksu’ya gittik. Âşık Hüseyin burada bize saz çalmadı ama, şiirlerinden örnekler okudu.
Kale
Bir gün de Kale’ye çıktık. Bu kalenin ilginç bir geçmişi var. Ancak Kale’de kazı yapılmadığı için, henüz kesin değeri ortaya çıkarılmış değil. Tesadüfen bulunan eserlere göre Kale’de Roma, Bizans ve Osmanlı dönemleri yaşanmış. Kale’nin üzerindeki İmaret Camii daha önce kilise imiş, ama yıkılmış. Osmanlılar döneminde de üzerine cami inşa edilmiş. 1950’de yapılan kazılarda camiin altındaki kilise kalıntıları, mozayikler ve St.Clement Ohridski (Ölümü 916)’nin mezarı ortaya çıkmış. Clement Ohridski, başka bir tepenin üzerinde mezarı bulunan Naum ile birlikte Kiril ve Metodi’den ders ve feyz almışlar. Balkanlarda ilk üniversiteyi kuran da bu Clement Ohridski imiş.
Kale’de büyük, ama eski bir kilise harabesi ve bu harabenin yüzeyinde renkli mozaikler var. Keza Kale’nin başka bir yerinde de, ayakta, ama bakımsız haldeki C.Ohridski Kilisesi bulunuyor. Daha önceki kazılarda da bir tiyatro kalıntısı ortaya çıkarılmış.
Kale’deki evler karakteristik bir mimari tarzı taşıyor. Evlerin önünde ilginç fenerler asılıdır. Bütünüyle Kale, ağaçlarla dolu, yemyeşil bir mesire yeri durumundadır. Buradan Ohri Gölü’nü temaşa etmek, zevklerin en büyüğü olsa gerek!…Kale ve çevresinin, gençler tarafından sürekli ağaçlandırıldığını öğrenerek memnun oluyorum. Ayrıca Ohri Belediyesinin çalışmalarını da takdir ediyorum.
Yukarı Kale kapısının üzerindeki kalın saçlarda, çukurlaşmış üç iz bulunuyor. Bu izlerin, Kale’yi fetheden Çelebi’nin atının izleri olduğuna inanılıyor. Çelebi atı ile Kaleye yüklenmiş, kapalı olan kapıya hücum etmiş ve o sırada atın ayak izleri kalmış. Şimdi bu üç izin yanına gelen gebe kadınlar, rahat doğum yapabilmek için parmaklarını çukura sürttükten sonra, o eliyle karnını ovalıyormuş.
Bu, Çelebi’nin Kale üzerinde bir mezarı var. Etrafı duvarla çevrili ve demir kapısı olan bu mezarda adaklar adanıp, mumlar yakılmakta ve Çelebi’nin ruhundan medet umulmaktadır.
Zeynel Abidin Paşa Tekkesi
Ohri’de çok sayıda Müslüman yaşıyor. İbadete açık olan 5-6 cami var. Bunlardan birisi de Zeynel Abidin Paşa Tekkesi’dir. Halveti Tarikatının mekanı olan bu tekkede Pir Hayati ve Hacı Muhammed gibi, kutsal kişiler medfun bulunmaktadır. Pir Hayati , Serezli Pir Hüseyin Efendi’nin mürşidi imiş. O’nun müridi ise Hacı Bayram Veli’ymiş. Daha sonra Tekkede postnişin olan kişiler şunlandır: Şeyh Osman , Şeyh Abdülkerim ve dört oğlu, Şeyh Mehmet, Şeyh İsmail, Şeyh Zekeriya, Şeyh Hafız Tahir, Şeyh Mustafa Efendi. Benim ziyaret ettiğim tarihteki postnişin ise, bir süre sohbet edebilme olanağını bulduğum Şeyh Yahya Efendi idi… Pir Hayati geldiğinde tekke, medrese olarak kullanılıyormuş.
Hıdrellez
Her yıl 5 Mayıs’ta Ohri’de Hıdrellez hazırlıkları başlıyor. Kızlar Tumba Tepesi’nde toplanarak, oradaki Kısmet Kayası’nın etrafında koşarak dönmek suretiyle “Nasip Hu!…” diye bağırırlar. Sesine “Hu!…” yanıtını alan kızın, o yıl nasibinin çıkacağına inanılıyor. O gün kızlar sadece kendilerine kısmet aramazlar. Başta kadınlar olmak üzere, herkes Hıdrellez’den medet umar. Örneğin çocuksuz kadınlar çocuk, evsizler ev ve daha birçok dileklerde bulunurlar. Dilekte bulunma yöntemlerinden birisi de, dileğin bir kağıda yazılarak dereye atılmasıdır. Eğer dilek yazılı kağıdın, yazılı tarafı üstte kalırsa, dilek yerine gelecek, ters düşerse dileğin gerçekleşmeyeceğine inanılır. Evlerde de çeşitli biçimlerde dileklerde bulunulur. Bir de değirmen taşına oturarak şans denemek vardır. Taş dönecek olursa, kısmet açılacak demektir. Dönmez ise istek yerine gelmeyecektir.
Tumba Tepesi’ndeki şölenden sonra kızlar, kadınlar Kaleye çıkarak, İmaret Camii önündeki alanda yiyip, içip eğlenirler ve şenlik yaparlar. O gün Soğuksu’da da coşkulu şölenler yapılmaktadır.
Martifal
14 Mart tarihlerinde Ohrili’ler, Martifal yapıyorlar. Bu eylem 13 Martta başlar ve o gün mahallenin bütün kızları, mahalleye gelen yeni bir gelini ziyaret ederler. Yeni gelinin evindeki bir “pote” (çömlek) içine yarıya kadar su konur. Sonra kızlar, çeşitli dileklerde bulunarak yüzük, kıymetli taş, para, altın vb. gibi şeyleri potenin içine atarlar. Gelinin kaynanası poteyi akşam saatlerinde bahçedeki güllerin altına koyar. O gece kızlar mısır patlatırlar, yiyip içerek eğlenirler.
14 Mart sabahı, aynı kızlar, şarkılar, türküler söyleyerek potenin kapağını açarlar. Sonra küçük bir çocuğun yüzü örtülerek, potenin içindekileri teker teker çıkarması söylenir. Hangi kızın potedeki nişanı çıkarsa, o kızın, o yıl içinde kısmetinin çıkacağı hükmüne varılır!. O sırada, örneğin şöylesi maniler söylenir: Martifalım tufalım / Kime düşer bu falım / Baht ile devlet ile / Ya çıkarın bakalım…
Dostlarım
Ohri’de bulunduğum süre içerisinde, birçok kişi, evlerine davet ettiler veya dışarıda bir yerde bir şeyler yemek ve içmek için çağrıda bulundular. Bir akşam Kardeşlik-Birlik Okulu Müdürü Necmettin Hüseyin’in evine gittik. Eşi Şaziye Hanım da aynı okulda öğretmen olup, aynı zamanda Kardeşlik-Birlik Halk Oyunları Topluluğunun da koregraflığını yapmaktadır.
Bir gün, gerçek bir Türk milliyetçisi ve yürekten inanmış bir Müslüman olan Bekir Haydar’ın evinde bulunduk.
Bir başka gün, Hüseyin Muharrem’in evine gittik. Oğlu İskender, gelini ve torunları büyük bir konukseverlik gösterdiler. İskender bir gün arabasına alıp, Struga’daki Biser Oteli’ne götürdü ve nefis bir balık ziyafeti çekti. O arada ünlü Bilyana Orkestrası’nın muhteşem konserini seyrettik.
Bütün bunların ötesinde kardeşim Vedat Hasan’ın ve bütün aile bireylerinin konukseverliğini, yaşadığım süre içerisinde unutmam asla mümkün değildir.
Yazarın Diğer Yazıları
Moldova Cumhuriyeti’nde Kurulan Gagauzya Türk Devleti Ve Büyükelçi Ender Arat
14 Ağustos 2026 01:12Kırk Arabalık Nakliye Kolu Kumandanı Bilecikli Ayşe Çavuş
13 Ağustos 2026 01:08Milli Mücadele Milis Kumandanı İpsiz Recep
12 Ağustos 2026 01:08Azerbaycanlı Şair-Yazar-Akademik Neriman Hasanzade (Ardından)
11 Ağustos 2026 01:06Milli Mücadelede Vanlı Kadın Kahraman GAZİ SÜREYYA SÜLÜN
10 Ağustos 2026 01:04