İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Manavlar

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Etnik adının Manav olduğunu ifade eden Türkler ağırlıklı olarak Batı Anadolu’da ve Marmara bölgesinde yaşamaktadır. Manavlar’ın ve manav köylerinin bulunduğu kentler şunlardır:
Adapazarı, Düzce, Eskişehir, Bolu, Bilecik, Bursa, Karabük, Gebze, Körfez, Kandıra, Karamürsel, Ereğli,Gölcük, Balıkesir, İvrindi, Balya,Kepsut, Havran, Burhaniye, Susurluk, Gönen, Edremit, Sındırgı, Çanakkale,Yenice, Çan, Ezine, Bayramiç, İstanbul (Şile, Ağva, Ömerli, Öğümce vb.),Tekirdağ, Manisa, İzmir, Osmaniye, Konya, Antalya, Afyonkarahisar, Uşak, Kütahya, Kırşehir, Kaman, Mucur, Çiçekdağ, Kaman, Ankara, Nallıhan, Zonguldak, Kastamonu, Mersin, Isparta, Yalova, Diyarbakır, Çermik.
Bilinen en yaygın izah, “Manav Türkleri, Anadolu’ya ilk yerleşen Türkler’dir.
Anadolu’ya göç ederek gelen Türkler’den bazıları yerleşik hayata geçerek tarım faaliyetlerinde bulunmaya başlamışlardır. Batı Anadolu’ya göçmen olarak gelen bu insanlar Türkçe dışında başka bir dil bilmeyen kişilerdir.
Manav sözcük anlamı olarak; Türkistan’daki Kazak-Kırgız ve Sibirya’daki Yakut (Saha) Türkleri’nde kullanılan, koruyucu soylu kişi ve boy beyi anlamına gelen “Manap” ve “Manag”dan geldiği yazılıp çizilmiştir. Eski Türkçe’de “v” sesinin olmamasından dolayı, “Manap” sözcüğündeki “p” ve “Manag” sözcüğündeki “g” sesinin yumuşayarak “Manav” sözcüğüne dönüşmüştür.
Manavlar, Batı ve Kuzeybatı Anadolu’da yaşayan göçebeliği asırlar önce bırakmış Sünni-Hanefi yerleşik Türkmen grubudur. Osmanlı kaynaklarında Manavlar Yörük toplulukları içerisinde mütalaa edilmektedir. O yöredeki Manavlar için Yörükler, “biz yörüğün yörümeyenine manav deriz”demişlerdir. Sakarya, Bilecik, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Kocaeli, Eskişehir, Bolu ve Düzce illerinde yaşayan Manavlara “Yerli” de denilmektedir. Manavlar, Sakarya ve Kocaeli illerindeki nüfusun % 60’ını, Rumeli bölgesinden ve Kafkaslar’dan göç edenler, nüfusun %20’sini, iç göçle diğer şehirlerden gelenler ise nüfusun % 20’sini oluşturmaktadır.
Araştırmacılara göre Manavlık, Anadolu’da yerleşik hayata ilk geçen Yörükleri tanımlamada kullanılan bir sıfat olup 20. asrın başında bile hâlen yerleşik hayata geçmemiş Yörüklerden ve Türk dilli Rumeli göçmenlerinden ayırmak için daha çok kullanılmaya başlanmıştır. Manavlar hakkında kabul edilen genel görüş: Yörüklükten vazgeçmiş; ziraat, küçük ticaret ve el sanatlarıyla uğraşan Yörükler’dir.
Yörüklerle, Manavlar arasındaki tek ayırım, Manavların kent kültürüne daha yakın olup, bu kültürü daha çok benimsemiş olmalarıdır. Oysa Yörükler, bazı Yörük geleneklerini ve törelerini halen sürdürmektedirler. Bunun gibi Türkmenlerin arasında yaşayan diğer bir gruba da “Manav” adı verilir.
***
Türkologlar’a göre, Manavların, Türk soylu olduğunu gösteren en önemli delil, Mongolid karakterde olmalarıdır. Manavların gözlerindeki çekiklik ve yuvarlak yüz hatları hemen farkedilebilir. Türkologlar’a göre başka bir delil ise, Manavların eski sosyal yaşamda büyük önem tutan ipek böcekçiliğidir. Özellikle Marmara Bölgesi’ndeki manav köyleri Orta Asya’dan gelen alışkanlıklarıyla ipek böceği üreticiliği yapmaktadır. Örneğin; Osmanlı döneminde Bursa’daki ipek kumaşların üretiminde bu ipek böceği üretimini yapan Manav köylerinin payı büyüktü. Son yıllara kadar Manav köylerinin en büyük geçim kaynağı ipek böcek yetiştiriciliğiydi ve hala bunu sürdüren köyler mevcuttur.
Geçmişte, yerleşik hayata geçen veya Yerleşik düzene adapte olan Türk toplulukları, Konar-Göçerliğe devam eden Yörük-Türkmen toplulukları ile sorunlar yaşamışlardır. Hatta, Manavlar, konar-göçerliğe devam eden Yörük-Türkmen grupları tarafından yerleşik hayata geçtikleri için küçümsenmişler ve her zaman alaya alınmışlardır. Çoğu zaman Konar-Göçer Yörük ve Türkmenler, göç yolunda karşılarına çıkan yerleşik Yörük ve Türkmen köyleriyle ters düşmüşlerdir. Bazı zamanlar, Konar-Göçer gruplar Manav köylerini talan etmişler ve yerleşik köyler üzerinde baskı kurmuşlardır.
Son derece uysal, mülâyim ve başkası tarafından söylenenlere fazla karşı çıkmayarak yani tartışmayarak geleneksel yaşamlarını sürdüren Manavlar kendi ifadeleri ile; “yedi kez düşünmeden adım atmayan” bir yapıya sahiptirler. Bu uyumlu ve uysal yapıları, başkalarına “siz bilirsiniz” ifadesinin sık kullanılmasında da kendini göstermektedir.
Manavlar, uzun yıllar Rum köyleri ile komşuluk yapmışlar ve uyumlu kişilikleriyle onlarla iyi geçinmeyi başarabilmişlerdir. Ancak kız alıp verme konusunda son derece ketum davranıp Rumlarla kaynaşmamış ve kendi soylarını ve geleneklerini korumuuşlardır.
Birinci Dünya savaşı sonucunda Osmanlı’nın gittikçe toprak kaybetmesiyle, eski Osmanlı topraklarından Boşnak, Arnavut, Çerkez , Laz, Gürcü gibi anadili Türkçe olmayan göçmenler ile Muhacir diye adlandırılan ve Balkanlar’dan gelen Türk kökenli gruplar Anadolu’ya göçmüşlerdir. Bu dönemde yerli köyler kendilerini göçmenlerden ayırmak anlamında Manav olduklarını belirtmeye başlamışlardır.
Manavlar dışa açılmayı pek tercih etmediklerinden uzun yıllar bu müslüman göçmenlerle dahi evlilik yapmamışlardır. Manavlar geleneklerine bağlı olduklarından daha çok köy yaşamını tercih etmişlerdir. Şehirlerde yaşayanlar da azımsanmayacak kadar çoktur.
***
Osmanlı ve Bizans kayıtlarında, Manav tabiri; 1291 tarihindeki kayıtlarda geçmektedir.
Yıldırım Bayezid döneminde İstanbul’un alınması amacıyla yapılan kuşatma kaldırılırken, yapılan anlaşma gereği Sirkeci’de bir Türk mahallesi kurulması şartına uygun olarak Göynük ve Taraklı’dan 760 hane Manav İstanbul’a yerleştirilmiştir. Yani İstanbul’a yerleştirilen ilk yerli Türklerin, bu yöreden giden “Manavlar” olduğu kaynaklarca da doğrulanmaktadır.
Manavlar’ın gelenek-görenek itibariyle ve yaşam biçimi itibariyle incelendiğinde, kültür bakımından Yörük Türkmen ile çok büyük bir farklılık olmadığı görülmektedir. Farklılaşma noktası, yerleşikliğin getirdiği özelliklerde görülmektedir.
Manav köyleri genelde düzlük ve ova yerleşmeleridir. Manav köyleri plansız ve gelişigüzel oluşmuş köylerdir. Evler derme çatmadır. Belirli bir plan yoktur. Köylerdeki ve evlerdeki plansızlık göçebe hayatın en büyük izleridir. Köyler genelde, her gelenin plansızca yerleştiği bir öbek şeklindedir.
Göçmen köyleri ile karşılaştırıldığında, oldukça bakımsızdır. Çevredeki düzenli, bakımlı göçmen Türk köylerinden hemen ayırt edilebilir.
Manav köylerinin beslenme alışkanlıkları ile Yörük Türkmenlerin beslenme alışkanlıklarında çok büyük farklılık yoktur.
Marmara’daki Manav köyleri ile Antalya, Bergama, Mersin ve Kastamonu civarındaki Manav köylerinde; “bengi”, “mengi” veya “bengü” adı verilen “Şaman” izlerinin bulunduğu ritüelleşmiş oyunlara rastlanmaktadır. Bu veri, Anadolu’daki Manavlar’ın ortak özelliklere sahip olduğu ve Orta Asya kültürüne sahip olduğunu göstermektedir. Manav köylerindeki “Eşikte yani kapıda oturulmaz”, “eşiğe basılmaz”, “yanan ateş söndürülmez” biçimindeki manav inançları, Şamanist dönemi izlerini yansıtmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları