İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Millî Savunmamiz Çok Güçlendi

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

1955-1975 yılları arasında, aralıksız 20 yıl süreyle, TSK-HV.K.K.lığı emrinde Astsubay olarak görev yaptım. 1976 yılının Mart ayında, Ankara Etimesgut Hava Destek Üs Komutanlığı tarafından düzenlenen veda töreniyle emekliye ayrıldım. Üniforma giydiğim yıllarda  sırasıyla şu kentlerde görev yaptım: Ankara, İzmir, Eskişehir, Ankara, Diyarbakır, Ankara…

İzmir’de, Karabelentepe Radar Mevzii ve Gaziemir’de etrafımızda sık sık Amerikalı subaylar, astsubaylar bulunurdu. Güzelyalı Hava Lisan Okulu’nda, bize ingilizce öğretmekle görevli Amerikalılar, sözde Amerikan Barış Gönüllüleri idi!...Ankara’da gördüklerim ise, yüreğimi sızlatırdı. Arızalanan uçakların bakımları ve onarımları için gerekli malzemeler, ABD’nden gelirdi. Örneğin küçücük bir parça olmazsa, jet uçakları havalanamazdı. Zira uçuklar ABD yapımı idi ve A-Dan Z’ye  tüm yedek parçalar, ABD’nde üretilir, mecburen Amerikadan istenilen o parçaların gelmesi de zaman alırdı. 

Keza T.C.’ni yönetenler, ABD taleplerine uymazlar ise, ambargo uygulanır ve elimiz kolumuz bağlanırdı!...

Nitekim, çok haklı olduğum bir nedenle Kıbrıs Barış Harekâtını gerçekleştirdiğimiz zaman, ABD ambargoları yüzünden morallerimiz alt-üst olmuştu.

Hepsi bir yana, Hava Kuvvetlerimizin ihtiyacı olan uçakların, ücretleri ödendiği halde, hâlâ verilmemiş ve Devletimizi yöneten kadrolara baskı üzerine baskı uygulanmaktadır.

Allah’a şükürler olsun ki, artık ne Hava Kuvvetlerimiz ve ne de Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyacı olan malzemeler artık kendi Ülkemizde üretilmekte ve ABD vesayeti üzerimizden kalkmış durumdadır. Şimdi buradan dost-düşman herkese diyorum ki, ekonomik krizler var, işçi ve emekli maaşları yetersiz falan ama, kendi silahını kendi üreten bir Ülkemiz var…

Ben Yüce Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk için çok sayıda makaleler yazmış ve dört tane de kitap yayımlamış olan, Atatürkçü bir kişi olarak diyorum ki, bugün Atatürk hayatta olsaydı, Recep Tayyip Erdoğan’ı kucaklar ve alnından öperdi…

***

Şimdi lütfen aşağıdaki yazılarımı dikkatle okuyunuz…

Dünyada bütçesi giderek artan savunma sanayi sektörünün devleri, İstanbul’da buluştular. Türk savunma sanayi kuruluşları sergiledikleri ürünler ve yeni anlaşmalarla adeta gövde gösterisi yaptılar. Yeni insansız helikopter, ilk milli hücumbot tasarımı, silahla donatılmış yerli İHA’lar ve yeni nesil savunma teknolojileri büyük ilgi gördü.

M.S.Bakanlığımızın ev sahipliğinde düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlendi. Bu yıl 33 ülkeden bakan ve 120’nin üzerinde bakan yardımcısı, genelkurmay başkanı, kuvvet komutanı gibi üst düzey kişiler tarafından iştirak edilen etkinlikte, 44 ülkeden 400’ün üzerinde firma ürünlerini sergilediler.

Fuar Hava, kara ve denizde son teknoloji ürünlerini ilk kez sergileyen Türk şirketleri dünyaya da önemli bir mesaj verdiler…

Baykar şirketimiz, Güney Kore’nin  havayolu şirketi Korean Air ile işbirliği için mutabakat zaptı imzaladı. 

Anadolu Grubu’nun askeri araçlar geliştiren markası Anadolu Savunma, fuarda yenilikçi modeli zırhlı SEYİT 6x6 ile Kia LTV’nin tanıtımını yaptı. Yüzde 70‘lik yerlilik oranıyla geliştirilen bu aracın kritik alt sistemlerde dışa bağımlılığı azalttğı, kullanıcıya kısıtlamalardan daha az etkilenen, sürdürülebilir çözüm sunduğu açıklandı.

Altınay Savunma Teknolojileri’nin bağlı ortaklığı Dasal Havacılık Teknolojileri de fuarda yeni IHA’yı tanıttı. Otonom veya yarı-otonom özelliğiyle helikoptere alternatif gösterilen ‘döner kanatlı kargo İHA PUHU C75’in ardından yeni PUHU C100 de tanıtılırken “İniş-kalkış için piste ihtiyaç duymadan dar ve engebeli arazilerde lojistik destek sağlayan PUHU C100, saatte 90 kilometre hıza ulaşıp, tek yönde 30 km üzerinde görev menzili sağlayabilecek. 

BMC Firması, üç yeni araç tanıtırken; “Turan ve Zeybek ailesi dediğimiz çok güçlü çekicilerimiz var. ALTUĞ 105 mm silah topuna sahip aracımızın ilk defa örtülerini açtık. Çok ilgi görüyor bu araçlarımız” denildi.

Ülkemizin savunma ve bilişim teknolojileri alanındaki öncü şirketi HAVELSAN ile OYAK (Benim de ortakları arasında yer aldığım Ordu Yardımlaşma Kurumu)’ın yatırımcısı olduğu teknoloji şirketi INNOVANCE, Türkiye’nin dijital dönüşüm hedeflerine yüzde 100 yerli çözümlerle katkı sunmak üzere stratejik işbirliği anlaşması imzaladı. Yapılan işbirliğiyle HAVELSAN’ın geliştirdiği yeni nesil iş yönetim sistemi KOVAN, INNOVANCE’ın uygulama ve entegrasyon gücüyle dijital dönüşüm projelerinde daha geniş ölçekte devreye alınacak; kurumlara yerli, milli, güvenli ve sürdürülebilir bir alternatif sunulması hedefleniyor. Fuar alanında yapılan törende anılan kuruluşların yetkilileri protokolu imzaladılar.

PASİFİK Teknoloji’nin savunma sanayisi alanında faaliyet gösteren şirketi Titra Teknoloji,  yeni nesil insansız helikopter ALPİN-2, SEYYAH Görsel Seyrüsefer Sistemi ve PARS VTOL’ü tanıttı. Toplantıda Türkiye’nin ilk insansız helikopteri ALPİN’in yeni nesil versiyonu ALPİN-2’nin yüzde 80 yerlilik oranına ulaştığı belirtildi. 

ROKETSAN da Fuarda "AKATA kapsüllü ATMACA", "GÖKBORA görüş menzili ötesi havadan havaya füze", "TAYFUN BLOK-4 hipersonik füze", "EREN yüksek hızlı çok amaçlı dolanan mühimmat", "300 ER balistik füze sistemi" ve "Şimşek-2 uydu fırlatma aracı"nın tanıtımını yaptı. O arada Roketsan’la ilgili şu bilgiler verildi:

"Roketsan'ımız ülkemizin ihtiyaç duyduğu platformlarımızın vurucu güçlerini en iyisiyle gerçekleştiriyor. Faaliyet gösterdiği her alanla alakalı geliştirdiği mühendislik harikası ürünlerden bir kısmının lansmanını yaptı. Havadan havaya mühimmatlar, karadan karaya balistik füzeler, denizden denize, denizden karaya, karadan uzaya olabilecek bir roket füze firmasının yapabileceği her ürünle ilgili çözümün, çok farklı disiplinleri bir araya getiren, çok zor problemlerin hızlıca çözüldüğü ve ürüne dönüştüğü çok gurur duyduğumuz bir lansmanı gerçekleştiriyoruz…Gökbora

100 milin üzerindeki menzile sahip olan görüş ötesi bir füze. Bu füze özellikle KAAN ve KIZILELMA platformumuzun iç istasyonundan fırlatılacak, görüş ötesi özellikleriyle 100 milin üzerindeki hedefleri tespit edip imha etme yeteneğine sahip olacak. GÖKBORA füzesinin sahip olduğu ramjet motoruyla özellikle muadil olan füzelerden çok daha üstün hava-hava özelliklerine sahip olacaktır…İkinci ürünümüz 100 kilometrenin üzerinde menzile sahip olan EREN  SİHA'larımızın savaş alanındaki gücüne güç katacak…300 ER füzemizin de lansmanını paylaşmaktan büyük gurur duyuyoruz diyen Roketsan yetkilisi, 300 ER füzemiz 500 kilometrenin üzerindeki menzili ve balistik füze teknolojisiyle hava platformlarımızdan, savaş uçaklarımızdan ve SİHA'larımızdan atılacak. Özellikle 500 kilometrenin üzerindeki menziliyle SİHA'larımızın etki alanını çok daha üst noktaya çıkartmış olacak." Dedi.

Roketsan yetkilisi Murat İkinci, denizdeki caydırıcılık gücünün önemine işaret ederek, daha önce ATMACA ve AKYA ile hem denizaltılarının hem de gemilerin Mavi Vatan'daki gücüne güç kattıklarını bildirdi…TAYFUN BLOK-4, hipersonik hıza sahip olan, 10 metre boyuyla ve 7 bin 200 kilo ağırlığıyla TAYFUN ailesinin savaş alanındaki en caydırıcı etkiye sahip üyesi olacak." diye konuştu ve ekledi: "Modern harp ortamında özellikle hipersonik balistik füzelerin önemini yakın zamanda görmüş olduğumuz olaylarla çok net anlamış bulunmaktayız. TAYFUN ailesinin yeni üyesi TAYFUN BLOK-4 hipersonik füzemiz de inşallah bu anlamda kara kuvvetlerimizin gücüne de güç katacak…Tabii ilk defa bu sene sonu itibarıyla bu sistemi envanterimize dahil edeceğiz. Bu nedenle bizim için çok önemli bir caydırıcılık mekanizması olacağına inanıyorum.”

ANADOLU Grubu’nun askeri araçlar geliştiren markası Anadolu Savunma, fuarda yenilikçi modeli zırhlı SEYİT 6x6 ile Kia LTV’nin (hafif taktik araç) tanıtımını yaptı. Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, “SEYİT 6x6’yı geliştirirken değişen ve gelişen harekât ortamlarını da dikkate aldık. Yüzde 70‘lik yerlilik oranıyla geliştirilen araçlarımız, kritik alt sistemlerde dışa bağımlılığı azaltıyor; bu da kullanıcıya kısıtlamalardan daha az etkilenen, sürdürülebilir çözüm sunuyor” dedi.

Yazarın Diğer Yazıları