İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Oğuz Ve Kıpçak Türkleri'nin Ataları T Ö L E S L E R

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Töles ya da Tölesler, tek bir Türk boyunun adı değil, bir Türk boyları Birliği veya Federasyonunun adıdır. Töles adı Orhun yazıtlarında 732 yılında geçiyor. Kimi akademi camiasında Tölesler, Tiele olarak kaydediliyor. Göktürk Devleti tarihinin 627 yılına kadar olan kısmında Baykal gölünün doğusundan Karadeniz'in kuzeyine kadar ulaşan geniş alanda Aşina hanedanına bağlı diğer Türk boyları yaşıyordu. Devletin kuruluşunda önemli bir unsur olan bu boylar ise, Çin kaynaklarında Tiele adı ile adlandırılmakta idi. Ancak, örneğin Wilhelm Barthold gibi, Türkoloji ile yakından ilgili olan bir bilgin de bu teze karşıdır. Öte yandan yandan bugünkü Tuva Cumhuriyetindeki uzmanlar Töles yerine Tülüş sözcüğünü kullanıyorlar.

            Esasen Töles halkının nereden gelip nereye gittiği veya nerelerde yaşadığına dair çok açık bilgiler bulunmamakla birlikte dikilen tarihi taşlar ile saptamalar yapılabilmektedir. Örneğin Töles diye adlanan boy hakkında Abakan, Tuva ve Eerbek’ta 3 dikili taş vardır.

            Eski Türk Tarihi uzmanlarının saptamalarına göre, Töles Türkleri hakkında temel bilgiler şunlardır:

1. Köken ve İsim

Çatı İsim: Töles adı, tek bir boyu değil; Hunların dağılmasından sonra Orta Asya'da varlık gösteren kalabalık Türk gruplarını ifade eden ortak bir isimdir.

Tarihsel Bağ: Çin kaynaklarında Ting-ling veya Kao-çı (Yüksek Arabalılar) olarak anılan toplulukların devamı kabul edilirler. 

2. Siyasi ve Askeri Önem

Devletlerin Temeli: Hun, Gök Türk ve Uygur devletlerinin asıl insan gücünü ve askeri temelini oluşturmuşlardır.

Bumin Kağan Dönemi: Gök Türk Devleti'nin kurucusu Bumin Kağan, 552 yılında Ruan-ruan (Avar) Hanlığı'nı yıkarken yaklaşık 50.000 kişilik Töles gücünü kendi safına çekerek büyük bir stratejik avantaj elde etmiştir.

Sir Tarduşlar: Töles boyları içinde en güçlülerinden biri olan Sir Tarduşlar, Batı Gök Türk Kağanlığı'ndan sonra kendi bağımsız hanlıklarını kurmuşlardır. 

3. Gelecek Nesillere Miras

Töles konfederasyonu içindeki boylar, ilerleyen yüzyıllarda günümüz Türk Dünyasının temelini oluşturan büyük gruplara evrilmiştir: 

Oğuzlar: Batı Türkistan'da kalan On-Oklar batı Oğuzlarını oluşturmuştur.

Uygurlar: Doğu'da kalan Dokuz Oğuz boyları Uygur devletinin çekirdeğini kurmuştur.

Diğerleri: Karluk ve Kıpçak boylarının da Töles kökenli olduğu kabul edilmektedir.

4. Coğrafya

Baykal Gölü'nden Karadeniz'in kuzeyine kadar uzanan, Güney Sibirya ve İç Asya'yı kapsayan çok geniş bir alanda yaşamışlardır. 

***

Bozkırın Derinliklerinde Boyların Oluşumu İslamiyet’ten önce Türk tarihi için Avrasya bozkırlarında gerçekleşen en önemli özellik boylar halinde yaşamadır. Türk kökenli boylar, söz konusu sahayı kendilerine yurt edinmişler; tarihleri bozkırların derinliklerinde su boylarında ve yayla-vadilerinde geçmiştir. Hun, Gök Türk, Uygur gibi büyük devletler kursalar da boyların varlığı her dönemde devam etmiştir. Moğolistan’da Büyük Hun İmparatorluğu kurulurken (M.Ö. 221), başta geniş Kazakistan bozkırları olmak üzere Orta Asya’nın diğer bölgelerinde Türk kökenli boylar yaşıyorlardı. Bunlar genel olarak Çin kaynaklarında Ting-ling adıyla adlandırılıyordu. 

Hun İmparatorluğunun yıkılmasından sonra doğan boşlukta görülen en önemli boy grubu Kanglı (Yüksek Arabalı) adıyla anılmıştır. Moğolistan’dan Hazar Denizine kadar geniş bölgelerde yaşıyorlardı ve aralarında her hangi bir siyasi birlik bulunmuyordu. Buna rağmen onların etnik yapıları ve kültürleri hakkında ilginç bilgiler kaynaklarda belirtilmektedir. 6. yy. da Kanglı boylarının yerini Tölesler aldılar. 

VII.yy. başlarına gelindiğinde (627) Doğu ve Batı Gök Türk devletleri zayıflayınca Töles boyları ayaklandılar. Her bölgedeki boy tek başına hareket ediyordu. Bundan sonra Orta Asya tarih sahnesinde boyları daha güçlü ve bağımsızlık düşkünü olarak görmekteyiz. Moğolistan’ın doğusunda özellikle Tola Irmağı civarında yaşayanlar Dokuz Boydan müteşekkil olduklarından onlara Dokuz Oğuz denildi. Sir Tarduşlar, 627-646 arasında kuvvetli bir devlet kurdularsa da sonradan yenilip etrafa dağıldılar. Karluklar, Altaylar ile Tanrı dağları arasında yaşarken geniş Kazakistan bozkırlarında bulunanlar On Ok (On Kabile) adıyla teşkilatlandılar. Sonra bunların adı Türgiş oldu. 

VIII.yüzyıl başlarında Orhun Anıtlarında açıkça belirtildiği üzere bütün boylar artık güçlüydü ve kağana karşı sık sık isyan ediyorlardı. Sibirya’da yaşayan Türk kökenli boylar ise varlıklarını koruyorlar ve çeşitli siyasi olaylara karışıyorlardı. Burada bulunan Kırgızlar en kuvvetlileri idi. Ancak, Tölengit ve T’u-po (Tuva)’ların hatırı sayılır güçleri vardı. 374’lü yıllarda Avrupa’ya giden Hunlar, büyük bir imparatorluk kurdu. 469’da tarih sahnesinden silinince Ogurlarla Hun artıkları karışıp Bulgarları meydana getirdiler. 

Aynı devirlerde Batı Kazakistan’dan gelen Sabarlar, Kafkasların kuzeyinde devlet tesis etmişlerdi. Onların yerini alan Hazar Kağanlığı yaklaşık 400 yıl devam etti. Avarlar ise 558’de geldikleri Doğu Avrupa’da 250 yıl süren bir imparatorluğun temellerini attılar. Peçenekler, Uzlar, Orta Asya’dan Avrupa yönüne giden ve önemli tarihi roller oynayan Türk boylarıydı. 

Geniş Avrasya bozkırlarını konumuz çerçevesinde elde tutulan en son boy Kuman-Kıpçaklardır. Altaylardan Macaristan’a Tataristan’dan Mısır ve Hindistan’a uzanan alanda çok mühim devletler kurdular ve etki yaptılar. Tölesler Tarih Sahnesinde: Gök-Türk devleti tarihinin 627 yılına kadar olan kısmında Baykal Gölünün doğusundan Karadeniz’in kuzeyine kadar uzanan geniş sahada hanedana bağlı diğer Türk boyları yaşıyordu. Devlete bağlı önemli bir unsur olan bu boylar, genellikle Töles ismiyle adlandırılmakta idi. Orta Asya’da çok geniş bir coğrafyaya dağılmış vaziyette yaşayan Tölesler, bildirildiğine göre Çin’in diğer komşularına göre en fazla boy sayısına sahip idiler. 

             Gök-Türklerin büyük bir hızla yükseldiği sırada Orta Asya’da onlara bağlı dağınık Türk boylarının genel adının Töles olarak ortaya çıktığı kesin müşahede edilmektedir. Ancak Gök-Türklerin, Töles boylarını yenip, onların 50 bin nüfusunu kendilerine bağladıktan sonra istiklâllerini elde etme yolunda büyük güven kazanmalarıdır. Gök-Türkler bağımsızlıklarını ilan edip devletlerinin kurmuşlardı.Gök-Türk tarihi boyunca Töles adıyla zikredilen Türk boyları hakkında Orhun Abideleri ve Çin kaynaklarında epey bilgi vardır. 

Tölesler Gök-Türkler gibi yaşıyorlardı. Belirli bir yerde ikamet etmedikleri gibi, dağları vadileri takip ederek yaşıyorlardı. Türk topluluklarının ortak özelliği olan atın üstünde ok atmada usta idiler. Çok kısa açıklanmış olmasına rağmen Çin’in batı sınırlarına yakın yerlerde, yani Turfan civarında yaşayan Töles gruplarının bitki yetiştirme, tarım yapma gibi işlerle uğraşmaları da Türklerin İslâmiyeti kabullerinden önce Orta Asya’da tarımla meşgul oldukları da kayıtlarda bulunmaktadır.

Keza Tölesler’in  Gök-Türk Devletinin kuruluşunda yer almış oldukları da tarihi kayıtlarla sabittir. Daha sonra Gök-Türk Devletinin hızla yükselip Orta Asya’yı tamamen hakimiyeti altına almasında da Töles’in büyük rolü olmuştur.

Coğrafi Dağılım: Töles boylarının coğrafi dağılımına gelince: Genel olarak baktığımızda beş ayrı bölgeye ayrıldıkları anlaşılmaktadır.Birinci bölge, Tola Irmağının kuzeyinde olup, burada Bugut, Tongra, Bayırku, Fu-lo boyları vardır. Bunlar bir anlamda özerk idiler. Öte yandan bu bölgede Meng-ch’en, T’u-jo-ho, Ssu-chie, Hun, Hu-hsie gibi küçük kabileler yaşıyorlardı ve toplam yirmi bin yetişmiş askere sahiptiler. 

İkinci bölge Hami’nin batısı, Karaşar’ın kuzeyi, Ak dağ’ın etekleridir. Burada küçük kabileler oturuyorlardı ve az sayıda iyi yetişmiş askere sahiptiler. 

Üçüncü bölge biraz daha kuzeyde Altay Dağlarının güney batısında idi. Sir Tarduş Shih-p’an, Ta-ch’i ve diğerlerinin on binden fazla askerleri vardı.          

Dördüncü bölge ise Semerkand’ın kuzeyi idi. Buradaki kabilelerin otuz bin askeri vardı.       

Beşinci bölge Töles boylarına aitti. Burada Karadeniz’in ve Hazar Denizinin kuzeyinde Türklerin batı guruplarına dahil Ogur boyları yaşıyordu. 

Altıncı guruba da Töles boyları egemendi. Aynı tarihlerde Bizans’ın doğusunda Sabar Türkleri yaşıyorlardı. Bu devlet 576 yılına kadar siyasi varlığını devam ettirebilmişti. Bilindiği gibi bu bölgede daha sonra onların yerini Hazarlar alarak çok uzun süre varlıklarını sürdürmüşlerdi. 

Töles adı sadece bir boyun adı değildi. Bu konu tarihçiliğimizde çok karıştırılmıştır. Kaynaklar tarafından açıkça ifade edildiği gibi bütün boyların genel adıydı. Genel ad kaydı bizi daha eskilere götürmektedir. Büyük Hun İmparatorluğu zamanında devlete bağlı Ting-ling, Ke-k’un (Kırgız), Ho-chie gibi bazı boy isimlerinden bahis vardır. 

Kırgızistan ve Kazakistan topraklarında 634’ten sonra On Ok organizasyonu ortaya çıktı. Bu organizasyon daha sonra Türgiş adını aldı ve Oğuzların alt yapısını oluşturdu. 766’dan sonra ise Batı Oğuzları diye adlandırıldı. Selçuklu ve Osmanlı imparatorluklarını kuran Oğuz Türkleri işte bunlardır. Karluklar, Gök Türklerin ve Uygurların devletlerinin içinde yer aldıktan sonra bağımsız hareket etmeye başladılar. Nihayet en önemli tarihi rollerini Karahanlı Devleti içinde oynadılar. Günümüzde Fergana (Özbekistan ve Kırgızistan) vadisi ağırlıklı olmak üzere kuzey Afganistan’da yaşamaktadırlar. Dokuz Oğuzlar, en doğuda oturduklarından Uygur devletinin esas kütlesini teşkil ettiler. 840’da Büyük Uygur Kağanlığı yıkılınca bir kısmı Çin’e gitti. Bir kısmı da Turfan civarına gelerek Karahanlı Devletine katıldılar. Kırgızlar zaten eskiden beri Yenisey bölgesinde yaşıyorlardı. 1700’lü yıllara kadar devam eden süreçte göç ederek bugünkü yerlerine geldiler.

Uygurlar, Töleslerin doğu grubundan idiler. Dokuz Oğuzların üzerine devletlerini kurdular. Devletleri yıkılınca bir kısmı Çin’e bir kısmı (bugün Doğu Türkistan olarak bildiğimiz bölgedeki) Turfan kentine göç etti. Diğer taraftan Moğolların Gizli Tarihi’nde Adargin boyu zikredilirken bahsedilen Baykal Gölü’nün batısında yaşayan Tooles adlı kabilenin Töles isminin devamı olduğu zannedilmektedir. 

Sonuç olarak 6. ve 7. yüzyıllarda Kazakistan bozkırlarında yaşayan Türk kökenli boyların genel adı Töles idi. Bu boylar farklı dağ yamaçlarında veya su boylarında aralarında herhangi bir siyasi birlik olmadan yaşıyorlardı. Tarihte Türk adıyla kurulan ilk devlet olan Gök- Türklerin kuruluşunda çok önemli rol oynamışlardı. Bu devlet ikiye ayrılıp zayıflayınca boylar isyan etseler de büyük bir devlet kuramadılar. Sadece kısa süren bağımsızlıkları oldu. Daha sonra her biri kendi adıyla anılmaya başlandı. Türgiş (On Ok) gibi büyük bir halk kitlesi Oğuzlara dönüşürken, Kuzey Kazakistan’da özellikle İrtiş Irmağı civarında yaşayanlar Kimekleri, sonra da Kıpçakları meydana getirdiler.

Yazarın Diğer Yazıları