Atatürk ve ona inananlar büyük bir risk altına girmişlerdi. Zira başarılı olamazlar ise, mutlaka idam edilecekler ya da en azından işsiz ve aşsız kalacaklardı. Büyük Önder 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkıp da, adım adım Anadolu’yu dolaşırken, her şey yolunda değildi. O da o aşamada canını tehlikeye atarak, düşündüklerini hayata geçirme çabası içerisindeydi. Bir yandan yabancı işgalciler, öte yandan Osmanlı Sarayının içinde dışında olan Atatürk’e muhalif çok sayıdaki insanlar, Atatürk’ü yok etmeyi düşünüyorlardı.
Kuşkusuz Atatürk, kendisini destekleyenleri de, karşısında olanları da tespit ediyor ve isimlerini bir yere kaydediyordu.
Zaferden sonra, savaş yıllarında kaydedilen isimler, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti hudutlarının dışına çıkarılıyorlardı. Hiç kuşku yok ki, Atatürk’e ve yeni Türkiye Devletine karşı olanların yanısıra, en azından kalben Atatürk’ün yanında olan bazı insanlar da, hain ilin edilip, yurt dışına sürgün edilmişlerdir. İşte bu zevat içerisinde Osmanlı İmparatorluğu döneminin son Afyonkarahisar Belediye Başkanı Sabit Efendi de vardı..
Ben bu yazımda, bu Sabit Efendi hakkında, derlemiş olduğum bilgileri sunmak istiyorum.
***
Türk Kurtuluş Savaşı sonrası düşman iş birlikçisi olarak görülen ve Türkiye'den sürgün edilen, hepsi üst düzey makamlarda yer alan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yüz ellilikler olarak tarihe geçtiler. Meclis'e göre hainler on binleri buluyordu. Lozan Antlaşması'nın bir maddesinde sürgün edilecek insanların sayısının 150'yi geçmeyecek şeklinde öngörmesi üzerine ilk önce Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı tarafından oluşturulan listede başlangıçta 600 kişiden oluşmakta iken alevli tartışmalar sonucu önce 300, ardından da 149 kişiye indirilmiştir. 150'likler adı verilen ve 23 Nisan 1924 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin oturumunda saptanan bu listeye 1 Haziran 1924 tarihindeki kararla Köylü gazetesi sahibi Refet Bey de eklenerek nihai şekliyle 150 kişi olarak kabul edilmiştir ve bu kişiler 28 Mayıs 1927'de kabul edilen 1064 sayılı yasa ile yurttaşlıktan çıkarılmışlardır. 29 Haziran 1938 tarihli 3527 sayılı yasa ile, Yüzellilikler'in yurda girmelerini engelleyen 1064 sayılı kanun kaldırılsa da, başta Çerkez Ethem olmak üzere pek çok muhalif ve saltanat taraftarı geri dönmemiştir.
TBMM kararına göre hain ilan edilen bu 150 kişi şunlardır:
*Sultan Vahîdeddin’in Maiyeti:
*Kuvva-i İnzibatiyeye Dahil Hükümet Üyeleri (Nazır=Bakanlar): Şeyhülislam Mustafa Sabri Adliye Nazırı Ali Rüşdi, Ziraat Ve Ticaret Nazırı (Artin) Cemal, Bahriye Nazırı Cakacı Hamdi Paşa, Maarif Nazırı Rumbeyoğlu Fahreddin Ziraat Ve Ticaret Nazırı Kızılhançerli Remzi.
*Sevr Anlaşmasını İmzalayan Heyet: Maarif Nazırı Hadi (Paşa), Ayandan Şura-yı Devlet Reisi Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Sefiri Reşat Halis, Anadolu hareketini bastırmak üzere vazifelendirilen Kuvva-i İnzibatiye Başkumandanı Süleyman Şefik (Paşa), Yaveri Süvari Yüzbaşı Bulgar Namıyla Maruf Tahsin, Kuvva-i İnzibatiye Erkan-ı Harbiye Reisi Miralay Ahmet Refik Mitralyöz Kumandanı Tarık Mümtaz,İzmir Kolordu Kumandanı Ali Nadir (Paşa), Kuvva-i İnzibatiyeden Çopur Hakkı.
*Mülkiye Ve Askeriyeden: Bursa Valisi Gümülcineli İsmail, Konyalı Zeynelabidin Mutasarrıf Fanizade Mesut, Hürriyet Ve İ̇tilaf Fırkası Lideri Miralay Sadık, Mutasarrıf Bedirhani Halil Rahmi, Mutasarrıf Giritli Hüsnü, Divan-ı Harp Reisi Nemrut Mustafa (Paşa), Uşak Belediye Reisi Hulusi, Adapazarı Kaymakamı Hain Mustafa, Tekirdağ Eski Müftüsü Hafız Ahmet, Afyonkarahisar Mutasarrıfı Sabit, Mutasarrıf Bulunmuş Celal Kadri, Hürriyet ve İtilaf Katibi Umumisi Adanalı Zeynelabidin, Evkaf Nazırı Vasfi Hoca, Vali Ali Galib, Müftüs Ömer Fevzi, Kadı Ahmed Asım, Eski İstanbul Muhafızı Nâtık, Eski Edirne Valisi ve Şehremini Vekili Salim (Mirimiran), Mutasarrıf Hoca Rasihzade İ̇brahim, Adana'da Vekillik Eden Abdurrahman, Karahisarışarki Mebusu Ömer Fevzi, Mülazim Adil, Kaymakam Şerif, Mutasarrıf Mahmud Mahir, İstanbul Eski Merkez Kumandanı Emin, Kaymakam Sadullah Sami, Mutasarrıf Osman Nuri, Kaymakam Yüzbaşı Küçük Ethem
*Nazırlık=Bakanlık yapan zevat: Dahiliye Nazırı Ayandan Adil, Mehmed Ali
*Çerkez Ethem Ve Çevresi: Ethem'in kardeşi Reşid ve Tevfik, Kuşçubaşı Eşref, Eşref'in Biraderi Hacı Sami.
*Kişiler: Düzceli Mehmet Oğlu Sami, Burhaniyeli Halil İbrahim, Susurluk'tan Demirkapılı Hacı Ahmed.
*Ankara hareketini bastırmak için toplanan Çerkez Kongresine Katılanlar: Hendek Kazasının Sümbüllü Karyesinden Bağ Osman, Eski İzmir Mutasarrıfı İbrahim Hakkı, Beraev Sait, Berzek Tahir, Adapazarı'nın Harmantepe Karyesinden Maan Şirin, Söke Ereğlisi'nin Teke Karyesinden Koca Ömeroğlu Hüseyin, Adapazarı'nın Talustanbey Köyünden Bağ Kamil, Hamte Ahmed, Maan Ali, Kirmasti'nin Karaosman Karyesinden Harunreşid, Eskişehirli Hızır Hoca, Bigalı Nuri Bey Oğlu İsa, Adapazarı'nın Şahinbey Karyesinden Lampat Yakub, Gönen'in Bayramiç Karyesinden Kumpat Hafız Sait, İzmir'de Davavekili Said, Şamlı Ahmed Nuri
*Polisler: İstanbul Polis Müdürü Tahsin, İstanbul Polis Müdür Muavini Kemal, Emniyeti Umumiye Müdür Muavini İspartalı Kemal, İstanbul Polis Müdüriyeti Birinci Kısım Eski Başmemuru Hafız Said, İstanbul Polis Müdüriyeti Birinci Şube Eski Müdürü Şeref, Arnavutköy Merkez Memuru Hacı Kemal, Şişli Komiseri Nedim, Edirne Polis Müdürü ve Yalova Kaymakamı Fuad, Adana'da Polis Memur Yolgeçenli Yusuf, Unkapanı Merkez Memuru Sakallı Cemil, Büyükdere Merkez Memuru Mazlum, Beyoğlu İkinci Komiseri Fuad.
*Gazeteciler: Serbesti Gazetesi Sahibi, Hürriyet Ve İtilaf Azasından Mevlanzade Rıfat, Türkçe İstanbul Gazetesi Sahibi Said Molla, İzmir’de Müsavat Gazetesi Sahibi Hafız İsmail, Aydede Gazetesi Sahibi Ve Posta Telgraf Eski Müdür-i Umumisi Refik Halid (Karay),Bandırma Adalet Gazetesi Sahibi Bahriyeli Ali Kemal, Edirne'de Teemin Ve Elyevm, Selanik’te Hakikat Gazeteleri Sahibi Neyir Mustafa, Köylü Gazetesi Muharriri Ferid, Alemdar Gazetesi Sahibi Refi Cevad (Ulunay), Alemdar Gazetesinden Pehlivan Kadri, Adana'da Ferda Gazetesi Sahibi Fanizade Ali İlmi, Balıkesir'de İrşad Gazetesi Sahiplerinden Trabzonlu Ömer Fevzi, Halep'te Doğru Yol Gazetesi Sahibi Hasan Sadık, Köylü Gazetesi Sahip ve Müdürü İzmirli Refet.
*Diğer Kişiler:Tarsuslu Kamil Paşazade Selami ve Kemal, Süleymaniyeli Kürt Hakkı, Mustafa Sabri Hocanın Oğlu İbrahim Sabri, Fabrikatör Bursalı Cemil, İngiliz Casusu Meşhur Çerkez Ragıb, Fransız Zabitliği Yapan Haçinli Kazak Hasan, Eşkıya Reisi Süngülü Davud, Binbaşı Çerkez Bekir, Fabrikatör Bursalı Cemil'in Kayınbiraderi Necib, İzmir Eski Umur-i İslamiye Müfettişi Ahmed Hulusi, Uşak'ta Madanoğlu Mustafa, Gönen'in Tuzakçı Karyesinden Yusuf Oğlu Remzi, Bayramiç Karyesinden Hacı Kasım Oğlu Zühdü, Balcı Karyesinden Kocagözün Osman Oğlu Şakir, Topallı Şerif Oğlu İbrahim, Ömer oğlu Eyüp, ve Bekir oğlu Arap Mahmut, Muratlar Karyesinden Koç Mehmet Oğlu Koç Ali ve Hüseyin oğlu Kazım, Gönen'in Ayvacık Karyesinden Mehmed Oğlu Aziz, Keçeler Karyesinden Bağcılı Ahmed Oğlu Osman, Susurluk Yıldız Karyesinden Molla Süleyman Oğlu İzzet, Gönen Rüstem karyesinden Gardiyan Yusuf, Keçeler karyesinden Muhtar Hacı Oğlu Canbolad, Topal Ömer oğlu İdris, Talustan Oğlu İbrahim Çavuş, Manyas'ın Bolcaağaç Karyesinden Kurhoğlu İsmail, Marmara'nın Kayapınar Karyesinden Yusuf Oğlu İshak, Manyas'ın Kızlık Karyesinden Ali Bey Oğlu Sabit, Gönen'in Balcı Karyesinden Veli Oğlu Selim, Gönen'in Çerkez Mahallesinden Makinacı Mehmed Oğlu Osman, Manyas Değirmenboğazı Karyesinden Kadir Oğlu Kamil, Gönen'in Keçidere Karyesinden Hüseyin Oğlu Galib, Manyas Hacıyakup Karyesinden Çerkez Said Oğlu Salih, Manyas'ın Hacıyakup Karyesinden Maktul Şevketin Biraderi İsmail, Gönen'in Keçeler Karyesinden Abdullah Oğlu Deli Kasım Gönen'in Çerkez Mahallesinden Hasan Onbaşı Oğlu Kemal, Manyas'ın Değirmenboğazı Karyesinden Kadir Oğlu Kamilin Biraderi Kazım Efe, Gönen'in Kızlık Karyesinden Pallaç Oğlu Kemal, Gönen'in Keçeler Karyesinden Tuğ Oğlu Mehmet.
SABİT EFENDİ
Hükümet kararı ile 150’lıkler listesine dahil edilmişolan Afyonkarahisar Müderris (Vali) ve Belediye Başkanı olan Kabaağaçlı Sabit Efendi kimdir:
Behçetoğlu’nun tam adını Ahmet Mustafa Sabit olarak kaydettiği Sabit Efendi, 1870’de Afyonkarahisar’da doğdu. Dedeleri Altıntaş’tan A.Karahisar Kabaağaçlı köyüne gelip yerleştiler. Müderris Hacı Ahmet Ağanın oğludur. Annesi Nimet hanımdır. 1923 yılında Atina’da vefat etti. Medrese tahsili yaptıktan sonra, Mülkiyeye intisap ediyor. Bir yıl kadar Ankara’da memuriyet yaptıktan sonra Eskişehir-Mihalıççık Mal Müdürü oluyor; sonra Emirdağ T.C.Ziraat Bankası Müdürlüğüne atanıyor. Bir yıl da burada çalıştıktan sonra memuriyetten ayrılıp, siyasete soyunuyor.
Müteahhitlik yaparken Afyonkarahisar ve Sivas hükümet konaklarının inşaatlarını üstleniyor. Şuhut, Dinar, Çay, Bolvadin karayollarını yapıyor.
İyi bir Müslüman ve Aile Reisi olarak temayüz eden Sabit Efendi’nın kayın pederi Akşehir yakınındaki Ulupınar Köyünün kurucusu Kuncunghan Bey’dir. Bu zatın evladı olan Çerkez kızı o Cebehan Hanım Sabit Efendinin. ikinci eşidir. İlk eşi vefat eden Sabit’in ilk eşinden olan Ahmet isimli oğlu Çanakkele’de şehit olmuştur. Çerkez kızı cebehan’ın adını pek sevmeyen yakınları ona Zehra ismini taktılar.
Sabit Efendi’yi iyi tanıyan ve onunla birkaç kez görüşmüş olan Merhum Gazeteci Behçetoğlu Muzaffer Görktan’ın’ın, oğlu Mehmet Behiç Görktan tarafından yayımlanan “Kocatepe’den Dumlu’ya Sihirli Testi Ve Güllü Çorap” adlı eserindeki bir yazısını buraya almak isterim:
MUTASARRIF VE BELEDİYE BAŞKANI SABİT KABAAĞAÇLI
Bilhassa vatan için canını feda eden, Müslümen ve asilzade bir Türk’tür. Fakat biz ne ettiğimizi bilmeden onu da “yüzellilikler” listesine dahil ettirerek bu vatanperver hemşehrimizin Atina’da kalmasına ve çok sevdiği vatanına hasret çekerek vefat etmesine sebep olduk. Hiçbir vatandaşımız çıkıp ta:
-Vaziyet şöyledir. Sabit Kabaağaçlı, Afyonkarahisar halkını, Afyonlu Ermenilere ezdirmediğinden onu bu hale Ermeniler getirmiştir vs” diyemedik, sustuk ve hala Sabit Efendiyi kulaklara fısıldayarak meth ederiz. Ben gazetelerde birkaç defa yazmış isem de nedense arkamdan gelen olmadı.
…Geçenlerde dosyalar arasından bir yazı ararken, seneler evvel yazmış olduğum “Mareşal Peten ve Sabit Efendi” isimli bir yazım elime geçti…Yazımın bir yerinde “Yunan işgali sırasında Afyon Belediye Reisi Sabit Efendi” cümlesi bana 1921 yılının acı günlerini hatırlattı.
Sabit Efendinin kızlarından Nazmiye Hanım bizim yengemizdir. Bu vesile ile Kabağaçlılara sık gelip giderdik. Sabit Efendiye de “dede” derdim. Evleri Örenbağ mahallesinde bahçeli bir evdi. Bahçesi de çok güzeldi. Onun odasına girer, kitaplarındaki resimlere bakar, duvarda asılı duran tüfeğini ve tabancasını oynardım. Annemgil bana çok kızarlardı, Sabit Efendi de “ona dakleşmeyin (dokunmayın-müdahale etmeyin)” derdi.
23. Tümen Kumandanı Ömer Halis Bey Kurmay Muhterem Beyi, Amcam M.Ali Görktan’ı ve Ahmet isimli bir mücahidi Türk istihbaratında görevlendirmişti. Bunlar görevlerini ifa ederlerken suçüstü yakalanıyorlar. Yunan Askeri Mahkemesi üçüne de casusluk suçuyla idam cezası veriyor. Amcam cezaevinde yatarken biz de amcamı kurtarmak için Sabit Efendi’ye ricaya gitmiştik. Yani Sabit Efendi’den torpil istemek için oradaydık. Babaannem Zekiye Hanım hem ağlıyor hem de anlatıyordu.
Vekil Nine (Sıdıka Hanım) Sabit Efendinin kız kardeşidir. Nakşibendi tarikatına bağlıdır. Şehrimizde ikamet etmekte olan Şeyh Çorumlu zade Hacı Mustafa’dan izin almış dindar bir kadındı. Vekil nineye rüyamı anlatırken iki Yunanlı subay ile bir Ermeni tercüman eve gelirler. Belediye Başkanını da çok acele İzmir’den istiyorlar. Bunun üzerine Sabit Efendi İzmir’e gitmek için hazırlığa başladı. Biz de Sabit Efendi dönünce tekrar geliriz diyerek ayrıldık.
Birkaç gün sonra Sabit Efendi Mutasarrıf olarak şehre dönüyor. Sonradan söylenenlere göre “Şimdilik Afyonkarahisar Mutasarrıfı olmuş, Afyon bilahare vilayet olacakmış. O zaman da Sabit Efendi Vali olacakmış…vs.
Afyonkarahisar’ın eşraf ailelerinden olan Kabaağaçlılar asil oldukları kadar da hayli sanatkardırlar. Devlet adamları yetiştirmiş, kültürlü bir ailedir. Aralarında hata yapanlar olabilir, ama hain yoktur.
Sabit Efendi Uşak Esir kampında bilhassa Afyonlu esirlere eziyet edildiği haberini alınca Uşak’a gider. Onu çekemeyenler “gördünüz mü Yunanlılar Afyon’u terk ederek çekildiler. Sabit Efendi de onlarla birlikte İzmire kaçtı” yalanını çıkardılar. Hatta hain diye evini taşlayanlar bile oldu. Oysa ki Sabit Efendi İzmir’e gitmedi. Uşak’a giderek oradaki esir kampında bulunan Afyon’luları esaretten kurturmıştı.
Terzi Mehmet Dönergöz, Sabit Efendi’nin yaptığı fedakârlıkları, eski Belediye memurlarından Ulvi Ayalp (bu zat benim gibi Nasrattınoğlu Hacı Hafız Mehmet’in torunlarındandır ve babamın halasının oğludur) Sabit Efendi’nin Yunan Merkez kumandanı ile kavga ettiğini ve Yunan Garnizon kumandanını Trikopis’e şikayet ederek Afyon’dan aldırdığını anlatmıştı.
Muzaffer Görktan, Sabit Efendi’nin Yunan işgal ordusunun Afyon ve Afyonlulara zarar vermelerini önlemek için çok çaba harcadığını, ama Afyonluların ona destek olmadıklarını yazmıştır!...
Sabit Efendinin oğlu Muharrem Pekin, Belediyenin Yazı İşleri Müdürü idi. Babamın çok samimi arkadaşı olan Muharrem Amca’mın Deper’deki bağında anam ve kardeşlerimle birlikte birkaç kez ağırlanmış; çocuklarıyla oyunlar oynamıştık…
***
Hatalı veya hiç hatası olmayan bu 150 likler, çeşitli ülkelerde sürgün hayatı yaşadılar. Ama onların Vatan hasretleri, yine Büyük Atatürk’ün talimatı ile, Celal Bayar hükümetinin çıkardığı 29 Haziran 1938 sayılı kanunla giderildi. Kabul edilen af yasası ile Yurda dönmek isteyenler döndüler, gelmeyenler de gittikleri yerlerde hayata veda ettiler!…
SABİT EFENDİNİN PORTRESİ
