Sanatçı hemşehrimiz Fatma Süzme Afyonlu ile ilgili yazımda, yine sanatçı olan eşi Sayın Nihat Ziyalan ile oğlu Mustafa Ziyalan’ın isimlerini zikretmiştim. Bu yazımda da, Merhume’nin hayatındaki çok önemli iki kişinin de, gazetemiz vasıtasıyla hemşehrilerim tarafından tanınmasını arzu ederim.
NİHAT ZİYALAN
Türk şiirinde ve sinemasında silinmez izler bırakan Nihat Ziyalan, 26 Şubat 1936 tarihinde Adana’da doğdu. Edebiyata şiirle başladı; şiirin yanı sıra roman ve öykü türünde eserler verdi. 1970’li yılların ortalarına kadar 60 kadar Yeşilçam filminde, genellikle "kötü adam" rollerinde yer aldı. 1980'den bu yana yaşamını Avustralya'nın Sidney kentinde sürdürmektedir.
Hava Astsubay olmak istiyordu, ama vazgeçti ve yaşını büyüterek askerlik hizmetini yaptı ve terhisini müteakip, Adana Belediye Tiyatrosu’na oyuncu olarak girdi; orası kapanınca, önce Ankara Sanat Tiyatrosu’na, sonra da Yeşilçam’a geçti. Yımaz Güney’in en yakın arkadaşlarındandı. İrili ufaklı birçok filmde, daha çok kötü adam rollerinde dayak yiyerek ekmeğini kazandı. 1980’de, Türk sinemasının içine düştüğü kriz nedeniyle Avustralya’ya göç etti.
İlk şiiri, 1953 yılında Adana’da münteşir Bugün Gazetesinin Sanat Sayfasında yayımlandı. İkinci Yeni şiirinden geçerek taze anlamlarla yüklü anlatımcı bir şiire ulaştı. Anlatımcı şiiirden derinlikli yalınlığa yöneldi. ‘Sezgisel Yalınlık’ adını verdiği şiir anlayışının verimlerini okurla buluşturmayı sürdürüyor.
Nihat Ziyalan
Şiirleri, yazıları ve öyküleri Yeditepe, Dost, Yeni Ufuklar, Pazar Postası, Papirüs, Adam Sanat, Adam Öykü, Notos, Sözcükler, Kitap-lık, Sincan İstasyonu, Kıyı, Şiiri Özlüyorum, Lacivert, Sarmal Çevrim dergilerinde yayımlandı.
Köprü Tiyatro Oyuncuları tarafından 2014’de Sidney’de sahnelenen Nasreddin Hoca ile Azrail adlı bir de oyunu var.
İkinci Yeni şiirinden geçerek anlatımcı bir şiire varan Ziyalan’ın, kitap bütünlüğünde yayımlanan eserleri şunlardır:
Asık Yüzlünün Biri (1963), Güvercin Uçuşu (1980), Avustralya’dan Şiirler (1985), Sevgili Şiir (2007), Tomurcuk Sevda (2009) adlı şiir kitapları, Güneşle Damgalı (2000) ve Menekşeli Konak (2004) adlı romanları, Kısa Pantolonlu Sevda (2001), Severim Pazartesileri (2005) ve Üstüme Fazla Gelme Ayçelen, Attım Kapağı Yurt Dışına, Çapkın Çiçekli, Tomurcuk Sevda, Eve Götür Beni Nehir, Sevdakeş, Sen Neredeysen Oraya.
2009’da 1. Çukurova Ödülü’nü, 2010 yılında Memet Fuat Yayıncılık Ödülü alan ve edebiyat dergilerinde yazmayı sürdüren Ziyalan, tüm zamanını edebiyatla geçirdiği Sidney’de yaşamını sürdürüyor.
Bir Nihat Ziyalan Şiiri:
köprüden Parramatta Nehri’ni seyrediyorum
Sydney’in ortasında
hayatım su gibi berrak
akıp gidiyor
1999 tatilinde Taksim Meydanı’nda
Özdemir İnce’nin sevgi dolu tekmesini
aynı güzellikte savuşturmam geçiyor
çocuksu coşkumuza tanık olanların
gülümsemesi de akıntıda
bir balık sıçradı
gözlerini benden ayırmadan
kuyruk salladı
Seyhan Nehri’nde
elimle yakaladığım balığa benzettim
kavanozda beslemeye kalkınca
azarlanmış götürüp nehre bırakmıştım
dur Parramatta Nehri!
sürüklediğin balıkla konuşacaklarım var
soracaktım
cenazelerinde bulunamadığım sevdiklerim
yolumu gözler mi gitti
deniz kenarında
yanıma konup üzüntümü paylaşan serçe
yüzmesini havada durdurup
bana kuyruk sallayan balık
doğduğum yerden mi tanıdık
şimdi onları geldikleri yere mi götürüyorsun
önüne katmış her şeyi sürüklerken
bırakma Nihat’ı burada
beni de eve götür nehir
MUSTAFA ZİYALAN
Ressam ve şair Fatma Süzme Afyonlu'nun ve şair, yazar ve sinema oyuncusu Nihat Ziyalan'ın tek çocuğu olarak, 1959 yılında Zonguldak’ta dünyaya gelen Mustafa Ziyalan, Alman Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'ndeki eğtiminin ardından psikiyatri alanında uzmanlaştı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde başladığı uzmanlık eğitimini New York Üniversitesi kliniğinde tamamladı. Los Angeles'ta psikanalitik psikoterapi eğitimi aldı. İşkence mağdurlarıyla, mahkumlarla, madde bağımlısı çocuklarla çalıştı. Şizofreni üzerinde araştırmalar yaptı.
Yaşamını ABD Brooklyn'de sürdürmekte olan Dr.Mustafa Ziyalan’ın İngilizce yayınladığı kitapları Türkçe'ye de çevrilmiştir. Ayrıca onun, Paul Auster, Ingeborg Bachmann, Erich Fried, Anna Akhmatova gibi ünlü yazarlardan da çevirileri vardır.
Mustafa Ziyalan
Mustafa Ziyalan’ın 1990’la 2012 yılları arasında yayımlanmış olan Dünle Yarın Arasında (1990), New York’un Arabı (1998), Kızıl Kanca Şiirleri (2007), Bucaksız (2008) ve Rüyacılar Kitabı (2012) adlı kitapları tek bir ciltte toplanarak, “Kıyılarda” adıyla yayımlandı.
Ziyalan bu kitabın oluşum sürecini kısaca şöyle anlatıyor:
“Annem şair, ressam Fatma Süzme Afyonlu ben çocukken söylediklerimi üşenmeyip not almış. El yazmaları o zamanki Soyut dergisi çevresinde dolaşmış, dergiyi çıkaran, annemin arkadaşı Halil İbrahim Bahar işlerimi basmak istemiş, annem beni daha baştan damgalayıp belirlememek için yanaşmamış. Annem el yazmalarını buldu, çıkardı, bana verdi. Onları aldım, yıllar boyunca gözden, elden geçirdim, başka parçalar yazdım.”
Köklerini bu ilk ve son kitaptan alan diğer kitapları boyunca İstanbul, Aksaray’dan, halen yaşamakta olduğu New York, Bronx’a uzanan modernist bir yolculuğa davet ediyor Mustafa Ziyalan bizi Kıyılarda’da; sayısız yaşama ve ölüme tanıklık edeceğimiz çok uzun bir yolculuğa…
1959'da Zonguldak'ta doğdu. İstanbul'da Oruçgazi İlkokulu'nu, Alman Lisesi'ni, Çapa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Viyana'da, Mainz'da kaldı. Evlendi. Niğde'nin bir köyünde sağlık ocağı hekimliği, adli tabiplik, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde psikiyatri asistanlığı yaptı. Mahkûmlarla, işkence görmüş kişilerle, tinerci çocuklarla, kumarbazlarla çalıştı.
Los Angeles'te psikanalitik psikoterapi, New York Üniversitesi'nde psikiyatri dalında uzmanlık eğitimi aldı. Bir caz müziği grubuyla çalıştı. New York'ta psikiyatristliğe başladı. Şizofreni alanında araştırmalar yaptı.
İki çocuğu var. Şimdilerde New York'un Red Hook semtinde, onların emaneti küçük, kırmızı bir balıkla yaşıyor, kızının şiirlerini daktiloya çekiyor
Şiirleri, denemeleri, öyküleri, şiir ve düzyazı çevirileri 1983'ten bu yana Varlık, Adam Sanat, Yasakmeyve, Pentimento, Hayvan, Virgül, Evrensel Kültür, Şiir-lik, Cumhuriyet, Yazko Çeviri, Şizofrengi, İn Vivo gibi yayınlarda yer aldı. Yakılacak Kentlerden başlıklı bir gezi yazıları, denemeler kitabı var.
Mustafa Ziyalan’ın Şiirlerinden iki örnek:
AD BULAMADIĞIM
uykular ülkesinde yastıkları yorganları dolduran
günyanığı yollarda çitlembik serperek ardısıra
uyur selvilere takılır da uyur
teninde geçtiği portakalların dokusu rengi
ormanda köpekler havlayınca nefes nefese
yol kıyısında bir atkestanesine yaslanır
gözkapakları incelir pembeleşir yanar da işte
kul olur gözleri günü kamaştıran mavi bir ışık
mavi-mor-
hani o korularda okşadığı kazların yumuşaklığı
YURT/SU
Ne yerde ne gökte/iki üç dudağın arasında
daralan su!
Geçmeyen geçirmeyen/gayyadan derin
sırattan ince su!
Demeyen dedirmeyen/surdan sesli
hızırdan sessiz su!
Öpmeyen öptürmeyen/Habil'den azgın
karadan önce su!
Yad su, yabancı su, kanayan su