Rusya Federasyonu içindeki Özerk Türk Cumhuriyetlerinden biri de Tataristan Cumhuriyeti’dir. Ben bu cumhuriyetin başkentindeki tarihi Kazan Üniversitesi’nin konuğu olarak Kazan’a gittim, gördüm ve gezdim. Gözlemlerimi ve izlenimlerimi ayrıca yazacağım.Nüfusu 4 milyon civarında, yüzölçümü de 67.836 km2 olan Tataristan Cumhuriyeti ile Kırım Tatarlarının birbirleriyle karıştırılmamaları gereğini önemle vurgulamak isterim.
6. yüzyılda Hazar Türkleri tarafından kurulmuş Hazar İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla batıya ve kuzeye göç eden Kıpçak boyuna dahil bir Türk kavmi olan Bulgarlar Kağan Asparuk komutasında batıya giderek bugünkü Bulgaristan'ın temelini atarak Tuna Nehri havzasında Birinci Bulgar İmparatorluğu'nu, kuzeye giden Bulgarlar ise Volga Bulgarya devletini kurmuşlardır. Bu iki devleti kuran Türklerin ataları bugünkü Tatarlar ve Çuvaşlar’dır. Tataristan bölgesi 1922 yılına kadar Bulgaristan adıyla anılmaktaydı.
Tataristan devletinin adına kaynaklık eden “Tatar” adını, tarihte asıl meşhur eden Altın Orda Devleti olmasına rağmen, bu ad, komşuları (bilhassa Ruslar) tarafından ve eski, batılı yazarlar tarafından, bazen Asya’daki bütün Türkleri adlandırmak üzere kullanılmıştır. İşte bu devletin yıkılması ile ortaya çıkan hanlıklar da (Kazan, Kırım, Kasım, Astrahan, Nogay, Sibir hanlıkları) Avrupalılar ve Ruslar tarafından, genellikle Tatar hanlıkları olarak bilinse de, bu bölgedeki Türkler, bu adı, ancak 19. asır sonunda kullanmaya başlamışlardır.
Tataristan Cumhuriyeti, Doğu Avrupa'da, Çulman ile İdil nehrinin birleştiği yerde bulunmaktadır. Ülke, İdil Nehri havzasının orta kesiminde yer almaktadır. Moskova'nın yaklaşık 800 kilometre doğusundadır. Bir Türk boyu olan Bulgarlar, Büyük Bulgarya devletinin parçalanmasıyla MS 7. asırda bu bölgeye yerleşmeye başladılar. Bölgenin halklarından Fin-Ugorları (Çeremiş, Mordva, Zuryen, Votyak kavimleri vb.) da idarelerine alan Bulgarların bu bölgede Hunlardan, Sabarlardan, Uzlardan ve Hazarlardan da bazı kalıntılar buldukları muhakkaktır. Bulgarlar bölgede dokuzuncu asırda bir devlet kurdular. 922 yılında İslamiyet'i resmen kabul ettiler.
Tatarlar, İdil boyunda kurulan Bulgar devletinden başlayarak, Altın Orda ve onun devamı olan hanlıklar içinde, bilhassa Kıpçak Türklerinin karışımı hâlinde teşekkül etmişlerdir.
13. yüzyılda Moğol istilasından sonra bölgede Altın Orda Devleti'nin hâkimiyeti kuruldu. On altıncı asrın hemen başında Altın Orda Devleti yıkıldı ve hâkim olduğu bölgelerde Kazan, Kırım, Kasım, Astrahan, Sibir hanlıkları ve bağımsız Nogay Uruğları ortaya çıktı. Uzun mücadelelerden sonra Ruslar, Kazan Hanlığı'nı yıkarak bölgeye hâkim oldular.
1552 yılı başta Tatarlar olmak üzere, Kuzey Türkleri için önemli bir tarihtir. Bu tarihten sonra evre evre Rusların doğuya doğru ilerleme hareketleri sistematik bir şekilde devam etmiştir. 1552'de Kazan'ın düşmesiyle başlayan Rus yayılması 1885'te Batı Türkistan'ın işgaliyle tamamlanmıştır. On sekizinci asırda Müslüman Tatarlar içinden hatırı sayılır bir kesim, Rusların siyasi, iktisadi ve dinî baskıları yüzünden yurtlarını terk ederek bugünkü Başkurdistan'a Urallar'a ve ötesine göç etmek mecburiyetinde kaldılar. 1552 yılında Kazan Hanlığı'nın Korkunç İvan tarafından yıkılmasından beri, Tatarların Kazan'a nehir ve ulaşım yollarına yakın yerlere yerleşmeleri yasaklanmıştı. Müslümanlıktan vazgeçmeyen Tatar halkı, köylerde yaşamaya mahkûm edilmişti. Bu dönemde kontrolden uzak olması sebebiyle Tatarlardan bazı gruplar Başkurt ve Mordovların yaşadığı bölgelere yerleştiler. Buralarda gizli mektepler açtılar.
Tataristan’ın başlıca şehirleri: Alabuga, Arça, Aznakay, Bavlı, Bolgar, Bögelme, Bua, Çistay, Elmet (Almetyevsk), Kazan, Leninogorsk, Mendeleyevsk, Nurlat, Tüben Kama, Yar Çallı, Yeşil Özen, Zey’dir.
1774'te çıkan Pugaçev İsyanı sonunda Tatarlar, Ruslardan birtakım dinî ve ticarî serbestlik aldılar. 1789'da yayınlanan bir kararnameyle Orenburg'da müftülük açıldı. Böylelikle İslamiyet resmen Ruslar tarafından tanınmış oldu. Bu durum ancak yarım asır sürdü. 1860'lı yıllarda Tatarlar devletin Hristiyanlaştırma ve Ruslaştırma politikalarına ufak çapta isyanlarla karşı çıktılar. Bir kısmı da çeşitli bölgelere ve Anadolu'ya göç ettiler.
Aydınlanma Yılları
19 yüzyılda Tataristan'ın da bulunduğu İdil muhiti, Türk Dünyası içinde, aydınlanma hareketlerinin merkezi konumuna gelmiştir. İdil-Ural Tatarları arasında aydınlanma fikirlerini başta Abdünnasır Kursavi, Abdurrahim Utız-İmeni, İbrahim Helfin gibi kültür ve eğitim adamları öne sürmüşlerdir. Lakin 18. yüzyıl sonlarıyla 19. yüzyıl başlarında aydınlanma fikirlerinin yaygınlık kazanmasını sağlayacak sosyal-iktisadî ve kültürel-ideolojik şartlar gerekli derecede oluşmadığından, bu fikirler halk arasında yayılmamış, geniş bir yankı bulmamıştır. 19. yüzyılın ortasında Tatarlar arasında aydınlanma fikirleri, yeniden gelişmeye başlamış ve bu devrede yaygınlık kazanmıştır. Bu yıllarda Tatar aydınlanmasının Şehabeddin Mercani, Hüseyin Feyzhanov ve Kayyum Nasıri gibi temsilcilerinin fikirleri ve uygulamaları yaygınlık kazanmıştır.
1917 İhtilali
1917 İhtilali Rusya'da çarlığın devrilmesine ve geniş politik faaliyetlere sebep oldu. Bütün Rusya Müslümanlarının İttifakı toplandı ve ilk defa çarın tayin etmediği bir müftü seçildi. 1917 Haziran ayında Kazan'da toplanan kurultayda da “İç Rusya ve Sibirya Müslüman Türk-Tatarlarının” kültürel özerkliği ilan edildi. Ardından 120 kişilik Millet Meclisi için seçimler yapıldı. Bu meclis 29 Kasım 1917'de İdil Ural Devleti projesini ilan etti. Bu devlet 1918'de Bolşevikler tarafından ortadan kaldırıldı.
İhtilalden sonra, diğer bazı alanlarda olduğu gibi Tatar yazılı kültürü de kan kaybetmeye başlar. Millî bağımsızlık duygusuyla yazdıkları eserlerle halkı aydınlatmayı amaçlayan ve ihtilali tasvip etmeyen Ayaz İshaki, Sadri Maksudi Arsal, Abdullah Battal Taymas, F. Tuktar gibi aydınlar ülkelerinden ayrılıp başka ülkelere göç ettiler. Ancak bu durum Tataristan'da birçok alanı etkileyecek büyük kayıplar doğuracaktır.
Bugünkü Tataristan
Sovyetler Birliği'nin dağılması sürecinde, 30 Ağustos 1990'da Tataristan da, tam siyasi bağımsızlığını ilan etti. Rusya'dan ayrılma niyetini bildirince, Rusya Parlamentosu buna ret cevabı verdi. Bu bağımsızlık hiçbir devlet tarafından tanınmamıştır. 15 Şubat 1994 tarihinde Rusya Federasyonu başkanı Boris Yeltsin ile Tataristan Cumhuriyeti başkanı M. Şamiyev arasında imzalanan anlaşma ile Tataristan Cumhuriyeti resmen Rusya Federasyonu içerisinde Tataristan Cumhuriyeti olarak bir federal yapı niteliğini kazanmıştır.
Tataristan Cumhuriyeti, federasyon içinde Udmurtya , Çuvaşistan, Başkurdistan ve Mari El Cumhuriyeti; Kirov, Orenburg, Samara, Ulyanovsk Oblastı ile sınır komşusudur.
Tataristan toprakları genelde alçak ve engebelidir. İdil Nehrinin batısında yüksekliği 235 metreye ulaşan arazi İdil Tepelerinin en kuzey ucunu meydana getirir. Doğuda Ural Dağları'na doğru yükselen bölgenin güneydoğusunda, yaklaşık 338 m yükseklikteki Bügülme-Belebey Platosu yer alır. İdil Nehri bölge topraklarının batı ucundan kuzey-güney doğrultusunda akar. Toprakların büyük bölümünü İdil'in bir kolu olan Çulman Nehri sular. Nokrat ve Ak İdil nehirleri Çulman Nehri'nin en önemli kollarıdır. Kuybışev Gölü, Tüben Kama Gölü, Yakın Kaban Gölü, Uzak Kaban Gölü ve Yukarı Kaban Gölü Tataristan topraklarındadır.
Tataristan, petrol, doğalgaz, alçı kaynakları bakımından oldukça zengindir. Ülkede bir milyar ton petrol rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir.
Tataristan topraklarının % 16'sı ormanlarla kaplıdır. Nehir kenarlarındaki taşkın ovalarında geniş çayırlar yer alır.
Tataristan Cumhuriyeti idari yapılanmasında 43 idari bölge ve 20 civarında şehir bulunmaktadır. Başkent Kazan, 1.000 yıllık bir şehirdir ve ilginç mimarîsiyle ilgi çekmektedir.
Ülkede bugün en büyük halk, oran açısından 2 milyon Tatar ve, bir buçuk milyon kadar Rus kökenli insanlardır. Bu iki etnik topluluk dışında ülkede, Çuvaşlar, Çirmişler, Başkurtlar, Udmurtlar Ukraynalılar, Mordvinler de yaşmaktadırlar.
Eğitim Rusça ve Tatarca yapılmaktadır. İlk ve orta öğretimde Rusça ile Tatarca, yüksek öğrenimde ise Rusça kullanılır. Ülkede okuma-yazma bilmeyen yoktur. Ülkede 13 üniversitede, 70.000 öğrenci bulunmaktadır. Kazan Devlet Üniversitesi, Rusya Federasyonu'nun ikinci en eski üniversitesidir. Kazan Devlet Üniversitesi 1804'te kurulmuştur. Üniversiteye bağlı 17 fakülte vardır.
Cumhurbaşkanlığı
Tataristan yönetiminin başında cumhurbaşkanı yer alır. Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov'dur. 25 Mart 2010'da görevine başlamıştır.
Ülkenin en büyük tabii zenginliği petrol ve doğal gazdır. Petrol ve doğal gaz Elmet, Leninogorsk, Alabuğa, Mendeleyev şehirlerinde çıkarılır. Çıkarılan petrol boru hattıyla Moskova, Perm, Gorkiy, Kuybişev, Yaroslav, Rezon ve Başkurdistan'daki rafinerilere gönderilir. Petrol ve doğal gaz sanayisinin yanında kimya ve petrokimya sanayisi de gelişmiştir. Kimya fabrikalarında polietilen, aseton, sentetik kauçuk, film gibi dört bine yakın kimyevi madde imal edilmektedir. Ayrıca Kazan'da uçak, bilgisayar, kamyon ve dizel motor fabrikaları vardır.
Ülkede tarım faaliyetleri eski Sovyetler Birliği'nin diğer bölümlerinde olduğu gibi devlet çiftliği (Sovhoz) ve kolektif çiftlikler (Kolhoz) tarafından yürütülür. Başlıca tarım ürünleri çavdar, buğday, mısır, keten, şeker pancarıdır. Ayrıca sebzecilik ve meyvecilikle, hayvancılık ve buna bağlı olarak mandıracılık gelişmiştir.
Tataristan’da tanıdığım akademisyenlerle,