İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Şanghay İşbirliği Örgütü -ŞİÖ-

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Türkiye’deki olumlu-olumsuz gelişmeleri izlerken, Dünyada olup bitenlerden pek haberimiz olmuyor. Bu yüzden ben şu son günlerde, daha çok Dünya olayları ile meşgul oluyor, okuyor, dinliyor ve kendi kendime yorumluyorum. Sık sık da liderlerimizin geçmişte neler dediklerini anımsıyorum.

Örneğin Yunanistan’ın densizlikleri nedeniyle, Silahlı Kuvvetlerimizin Kıbrıs Adası’na çıkarma yaptığı günlerde, sözde müttefikimiz ABD’nin, ülkemize ağır bir ambargo uygulamaya başlaması üzerine, Merhum İsmet İnönü’nün, adeta Dünyaya seslenerek, “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de bu Dünyada yerini alır!...” sözünü anımsıyorum. Her söyleyişinde, ben de gözümle, gönlümle onayladığım, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın şu sözünün, eyleme dönüşmesi için dua ediyorum: “Dünya beşten büyüktür!...”

Evet, Dünya jandarmalığına soyunan ABD’ne artık bir dur denilmeli ve fakat, bir de hiç unutamayacağı bir ders verilmelidir…

Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatından umduğunu bulamayan Devletler, artık yeni arayışlar içerisine girmekte ve yeni yeni ittifaklar oluşmaktadır. Bugün de bunlardan birisi üzerine yazacağım.

Şanghay İşbirliği Örgütü

Bu örgüt üye devletler arasında karşılıklı güveni tesis etmek, sınır bölgelerini silahsızlandırmak  ve bölgesel iş birliğini teşvik etmek amacıyla 1996 yılında Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Tacikistan ve Kazakistan tarafından “Şanghay Beşlisi” adı altında kuruldu. Bu beş ülkenin Devlet Başkanları 1996-97 yıllarında Şanghay ve Moskova’da bir araya gelerek, "Sınır Bölgelerinde Askeri Güvenin Derinleştirilmesine Dair Anlaşma" ve "Sınır Bölgelerinde Askeri Kuvvetlerin Azaltılmasına Dair Anlaşma"yı imzaladılar. 1998-2000 yıllarında Almatı, Bişkek ve Duşanbe'de düzenlenen zirve toplantılarında da, Üye Devletler sınır bölgesinde güvenliği artırmanın yolları ve ayrıca siyasi, ekonomik ve güvenlik konuları hakkında istişarelerde bulundular. 2001 yılında Şanghay'da düzenlenen Devlet Başkanları Toplantısı'nda, hem uluslararası alanda hem de Üye Devletlerde yaşanan son gelişmeler ışığında, terörizm, ayrılıkçılık ve radikalizm tehditleriyle mücadelede daha etkili bir işbirliği yapmak amacıyla Şanghay Beşlisi'nin bölgesel bir örgüte dönüştürülmesine karar verildi. Bu bağlamda, Özbekistan'ı Şanghay Beşlisi mekanizmasının üyesi olarak kabul eden bir Ortak Beyanname kabul edildi ve Şanghay İşbirliği Örgütü'nün Kuruluş Beyannamesi ile "Terörizm, Ayrılıkçılık ve Aşırıcılıkla Mücadeleye İlişkin Şanghay Sözleşmesi" altı üye tarafından imzalandı.

2002 yılında St. Petersburg'da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi'nde imzalanan Şanghay İşbirliği Örgütü Şartı ile örgütün hedefleri, ilkeleri, yapısı, faaliyetleri, işbirliği alanları ve dış ilişkileri belirlendi.

2017’de Astana’da düzenlenen Devlet Başkanları Zirvesi'nin en önemli gündem maddelerinden biri de Örgütün genişlemesiydi. Bu çerçevede Hindistan ve Pakistan'ın tam üye olarak katılmaları Devlet Başkanları Konseyi tarafından onaylandı. 2021'deki Duşanbe Zirvesi'nde İran, dokuzuncu üye devleti olarak ilan edildi. Daha önce Duşenbe Zirvesinde ŞİÖ ile temas kurmak isteyen ve gözlemci statüsünde olmayan üçüncü ülkeler ve uluslararası örgütlerle ilişkilerin kurumsallaştırılması amacıyla “ŞİÖ Diyalog Ortağı Statüsü” adı altında yeni bir mekanizma kabul edildi. Bu karar uyarınca ilk etapta Suudi Arabistan, Mısır ve Katar Diyalog Ortağı oldular.

Ülkemiz, 23 Mart 2011 tarihinde  Diyalog Ortaklığı Statüsü almak için resmen başvuruda bulundu. 6-7 Haziran 2012 tarihlerinde Çin'in başkentinde düzenlenen ŞİÖ Devlet Başkanları Zirvesi'nde Türkiye'nin Diyalog Ortağı olma başvurusu onaylandı. Diyalog Ortağı olarak Türkiye ile ŞİÖ arasındaki işbirliği ile ilgili Muhtıra, 26 Nisan 2013 tarihinde Almatı'da imzalandı. Buna göre, Türkiye ile ŞİÖ arasında bölgesel güvenlik, terörle mücadele, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçun önlenmesi ile ekonomik ve kültürel alanlar başta olmak üzere çeşitli konularda işbirliğinin geliştirilmesi öngörülmektedir.

Yazımın başından itibaren anlattığım gelişmelerden sonra Genel Sekreterliğini Çinli Zhang Ming’in yaptığı ŞİÖ.de; Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan ve İran üye olarak; Afganistan, Moğolistan ve Belarusya gözlemci olarak; Türkiye, Sri Lanka, Kamboçya, Nepal, Azerbaycan, Ermenistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar Diyalog Ortağı olarak yer almışlardır.

ŞİÖ Devlet Başkanları Konseyi’nin 24. Zirve toplantısı 4 Temmuz 2024 tarihinde Astana- Kazakistan’da gerçekleşmiştir. Bu toplantıda Güvenlik alanında terörizm, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla mücadele için 2025-2027 yıllarını kapsayan bir işbirliği programı kabul edilmiştir. Uyuşturucu kaçakçılığı ve ulus ötesi organize suçlarla mücadele için 2024-2029 stratejisi onaylanmıştır. Biyolojik ve kimyasal silahların yayılmasını önleme, bilgi güvenliği ve siber güvenlik alanında işbirliğini derinleştirme niyetleri ifade edilmiştir.

Afganistan'da terörizmden ve uyuşturucudan arınmış bir devlet oluşturma çabaları desteklenmiş, kapsayıcı bir hükümetin kalıcı barış ve istikrar için tek yol olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, silahsızlanma ve nükleer silahların yayılmasını önleme konusunda işbirliğinin artırılması ve uzayın askerileştirmeden arındırılması taahhüt edilmiştir. Üye devletler bildiride Gazze'deki sivil kayıpları kınamış, barış ile istikrarın ancak Filistin meselesinin kapsamlı ve adil bir çözüm ile sağlanabileceğini belirtmişlerdir.

Astana Deklarasyonu'nda ele alınan diğer konular arasında enerji işbirliği, turizm, çevre, kültürel işbirliği, eğitim, bilim ve teknoloji, dijital ekonomi ve sağlık yer almaktadır. ŞİÖ Devlet Başkanları Konseyi’nin 24. zirvesi, üye devletler arasında küresel ve bölgesel gündemin önemli konularında koordinasyona yönelik adımların atılmasına vesile olmuştur.

“Çok Taraflı Diyaloğun Güçlendirilmesi - Sürdürülebilir Barış ve Kalkınma” temasıyla gerçekleşen Astana toplantısına Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Thani, Birleşik Arap Emirlikleri Yüksek Konseyi Üyesi Saud Bin Saqr Al-Qasemi ve Türkmenistan Ulusal Meclisi Halk Konseyi Başkanı Kurbankulu Berdimuhamedov da davet edilen devletlerin delegasyon başkanları arasında yer almıştır. 

***

Görülmektedir ki, gerçekten yeni bir Dünya kurulmakta ve Türkiye Cumhuriyeti de bu Dünyada saygın bir yer almaktadır. ABD’nin, Türkiye’yi bölüp parçalamaktan amacı da budur. Çünkü Türkiye’nin etkin yer alacağı bir oluşum, daha güçlü olacaktır.

BRICS ve ŞİÖ gibi iki güçlü ittifak, giderek, BM Teşkilatının yerini alabilir. Çünkü BM etkinliğini kaybetmiş ve adeta ABD’nin özel bir örgütü halini almıştır. Bu yüzden ABD ve yandaş batı ülkelerini yönetenlerin dışındaki liderler, yeni arayışlar içindedirler. Bu yüzden BRICS ve ŞİÖ üyeliğini benimsemiş olan Ülkemiz yanına TDT (Türk Devletler Teşkilatı) ve İslam İşbirliği Örgütü (İİÖ)’nü de alınca, daha da güçlenecek ve ABD de AB de vız gelip, tırıs gidecektir!...

Cumhurbaşkanımız ŞİÖ Kurucularından Çin’in lideri Şi Cinping’le  ŞİÖ Logosu önünde

ŞİÖ Logosu

 

Yazarın Diğer Yazıları