Geçtiğimiz günlerde, dost ve arkadaştan öte, kardeşane sevdiğim Meslektaşım Süleyman Merdanoğlu aradı. “Âğabeyim Âşık Musa Merdanoğlu’nun hayatını ve eserlerini içeren bir kitap yayımladım. Buluşalım da kitabı sana imzalayacağım…” deyince ertesi gün buluştuk.
Fiilen gazetecilik yaptığım yıllarda sık sık görüştüğümüz Musa Merdanoğlu ile uzun zamandır görüşemiyorduk ama, Süleyman’ın getirdiği kitap, bir anlamda, Musa ile beni buluşturmuştu. Âşık Musa’dan söz etmeden önce, onun hayatını kitaplaştırmış olan gardaşını tanıtmak isterim…
Süleyman Merdanoğlu, 1944 yılında Sivas ilimizin Şarkışla ilçesine bağlı Kaymak Köyü’nde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra girdiği Elektronik Astsubay Hazırlama Okulunu bitirdi. Türk Silahlı Kuvvetlerinde Atssubay olarak çeşitli Birliklerde görev yaptıktan sonra 39 yaşında emekliye ayrıldı.
Bir süre serbest çalıştıktan sonra, sözleşmeli elektronik haberleşme uzmanı olarak, Ankara’da, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri ortak şirketi (TAI) F-16 uçak fabrikasında elektronik haberleşme bölümünde göreve başladı. Başarılı çalışmalarından dolayı TAI ortağı olan Amerikalı yöneticilerden takdirname aldı.
1989- 1998 yılları arası Ankara merkezli, Merdan Turizm Geliştirme Kooperatifi kurucuları arasında yer aldı ve başkanlık görevini de üstlendi. Çok başarılı bir yönetim örneği göstererek, kooperatif üyelerine, Mersin’de 145 konutun inşaatını sağladı.
Sonra Ankara’da DEMSİAD İş Adamları Derneği Genel Başkan Yardımcılığı, 1993 yılında kurduğu. 993 yılında Başkent Ankara’da kurduğu “Can Dostlar Derneği”nin kuruluşunu sağladı ve başkanlığını yaptı. Bu Dernek, günümüze kadar “Can Dostalar Cem Evi” olarak Ankara’da faaliyetini sürdürmektedir.
Süleyman Merdanoğlu, Merkezi Özbekistan Başkenti Taşkent’te bulunan “Özbekistan Uluslararası Altın Miras Vakfı (O’zbekistan Respublikası Xalqaro Oltin Meros Xayriya Jamg’armasi) Ankara Bölümü Başkanlığını yapmaktadır. Özbekistan’ın tanıtımına yönelik http://www.al- tinmiras.org web sitesinin de sahibi ve yöneticisidir.
Merkezi Ankara’da bulunan ve 2006 yılında kurulan “Avrasya Eğitim İşbirliği Derneği”nin kuruluşuna önderlik etmiş ve bu Derneğin Genel Başkanı olmuştur.
Yine Ankara’da, ESM Danışmanlık ve İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin ortaları arasında yer almış ve Genel Müdürlüğünü yapmıştır.
11 Ocak 2011 tarihinde kurulan Uluslararası Türk Ticaret Merkezi Birliği’nin (ITBC) kurucu üyesi olarak Genel Başkan Yardımcılığı görevini de üstlenen Merdanoğlu, 05 Şubat 2013 tarihinde kurulan “Uluslararası Burs Verenler Derneği”nin de hem kurucusu, hem de Genel Başkanlığı’nı yapmıştır.
Özbekistan’ın iş potansiyelini geniş çevrelere tanıtarak, ücretsiz danışmanlık hizmeti veren İnternet ortamında 15.000 den fazla iş insanı üyesi olan “Özbekistan İş Dünyası Platformu” nun kurucusu ve yöneticisi olan Süleyman Merdanoğlu’na Özbekistan’ın 6 üniversitesinin Türkiye Temsilciliği verilmiştir.
Merdanoğlu’nun Özbekistan ile ilgili 100 den fazla yazısı yayımlanmıştır. Ayrıca Özbekistan Cumhuriyeti’nin 6. Bağımsızlık yıl dönümünde “ÖZBEKİSTAN KILAVUZU” (1997) adında bir kitap yayımlamıştır. Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği sponsorluğun da, “ÖZ- BEKİSTAN TURİZM REHBERİ” adındaki bir kitabı da 2010 yılında kütüphanelerde yer almıştır.
Süleyman Merdanoğlu 1993 yıldan beri Türkiye - Özbekistan dostluğuna önemli katkılar sağlamış olup, bu doğrultudaki çalışmaları devam etmektedir. Onun bu hizmetleri; Özbekistan ve Türkiye’deki bürokrasi çevrelerinde bilinmekte ve takdir edilmektedir.
Nitekim, Özbekistan Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı tarafından Özbekistan’ın 30. Bağımsızlık yıl dönümünde “Turizm gönüllüsü “ madalyasıyla taltif edilmiştir.
Öte yandan Merdanoğlu, İran’ın Ankara Büyükelçiliğinin ricası üzerine İRAN -2000 adlı bir prestij kitabı hazırlamıştır. Böylesi birkaç kitabın daha hazırlanmakta olduğunu biliyoruz…
İngilizce ve Özbek Türkçesini iyi bilen Süleyman Merdanoğlu; Evli ve iki çocuk babasıdır.
VE ÂŞIK MUSA MERDANOĞLU
1935 yılında ya da resmi nüfus cüzdanı kayıtlarına göre 1939 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesinin Kaymak köyünde doğmuştur. Köyünde okul olmadığı için, ilkokulu ve ortaokulu başka köylerde tamamlamıştır.
1961 yılında TBMM'de hizmetli olarak çalışmaya başlamıştır. 33 yıllık hizmetin sonunda, 1994 yılında memur kadrosundan emekliye ayrılmıştır.
Musa Merdanoğlu, âşıklık geleneği içinde yetişmiş; sazı ilk kez 12-13 yaşlarında Âşık Veysel Şatıroğlu aracılığıyla tanımıştır.
Hemşehrisi olan Veysel'in meclislerinde bulunan Merdanoğlu, burada anlatılan hikâyeler ve türkülerden etkilenmiştir. Askere gitmeden önce kendisine bir saz alan Merdanoğlu, 14 yaşında bir bade içme olayı yaşamıştır. Gördüğü bir rüya da âşık olmasına yol açmıştır.
Musa Merdanoğlu, bu halk sanatına adapte olduktan sonra, "Âşık Musa, Musa, Merdanoğlu, Âşık Merdanoğlu, Merdanî, Âşık Merdan gibi farklı mahlaslar kullanmıştır.
Âşık Merdanoğlu, TRT'de yayınlanan "Dünya Türküleri" programında, kimi şölenlerde ve birçok konserde saz çalıp, türkü çığırmıştır.
Ben profesyonel olarak, Gündem Gazetesinde fiilen çalışmaya başlayınca, o tarihlerde yaşamını Ankara’da sürdüren, hemen hemen bütün âşıklarla tanıştım, onlarla söyleşiler yaptım, defalarca deyişlerini yayımladım.
1974 yılında Musa Merdanoğlu ile Gündem Gazetesi’nde röportaj yaparken
Sık sık yanıma uğraşan âşıklar arasında Musa Merdanoğlu da vardı. Ayrıca onu, Konya’da düzenlenen Âşıklar Bayramı”nda da görüyor, deyişlerini dinliyor, sohbetlerde bulunuyordum. Zira ben yıllarca bu Bayramın jüri hey’etinde yer aldım, raportörlük yaptım.
Musa Merdanoğlu, âşıklık geleneğinin bütün gereklerini başarıyla yerine getirebilen, özgün âşıklar arasındaydı. Yani sazını çalar, türküsünü çığırır, başta âşıklarla atışmalar yapar, doğmaca deyişlerinde başarılı olurdu.
Aradan geçen, neredeyse yarım yüzyıllık zaman sürecinden sonra, dostum ve meslektaşım Süleyman Merdanoğlu ile Musa Merdanoğlu’nun kardeş olduklarını öğrenmem beni ayrıca memnun ve mutlu etmiştir.
Süleyman, ağabeyi Musa’nın hayat hikayesini özetle vermiş, onun şiirlerini kısa bilgilerle tanıtmış ve değerlendirmiştir. Halkın ozanı olan Musa’nın şiirlerinde, halkımızın yaşamını ilgilendiren her konu bulunmaktadır. Türk inanç ve duyguları, şiirlerinde mükemmel bir biçimde işlenmektedir. Bu kısa yazımı, bir Merdanoğlu şiiriyle noktalıyorum.
Benziyor
Ela gözlüm sözlerime darılma
Bakışların ilkbahara benziyor
Burcu burcu çiçek gibi her yanın
Kokuşların ilkbahara benziyor
Yanakların yeni açmış gül gibi
Dudakların arı yapmış bal gibi
Yağan yağmur gibi coşkun sel gibi
Akışların ilkbahara benziyor
Seni gören uykusundan uyanır
Aşıklar aşkına nasıl dayanır
Sağın solun al yeşile boyanır
Nakışların ilkbahara benziyor
Hiç yalan katmadım sözüme benim
Sanki bir meleksin gözüme benim
Aşkın hançerini özüme benim
Çakışların ilkbahara benziyor
Arılar bal için düşer peşine
Dilsizler dillenir girsen düşüne
Şu Merdanoğlu'nu aşk ateşine
Yakışların ilkbahara benziyor
Süleyman’dan Musa Merdanoğlu kitabını alırken