Tarihimizdeki Haçlı Seferleri, kimi zaman bizi çok üzmüş, kimi zaman da zafer sevinciyle göklere uçurmuştur!...1097 tarihindeki ilk Haçlı Seferinde ecdadımız Anadolu Selçuklu Devleti Ordusu, daha kalabalık ve güçlü olan Haçlı Ordusu karşısında yenilmek üzere iken geri çekilmek mecburiyetinde kalmıştır. Ama 25 Ekim 1147 tarihinde, İkinci Haçlı Seferi sırasında Eskişehir (Dorylaion) yakınlarında gerçekleşen ve kuşkusuz bu günkü Afyonkarahisar toprağını da içine alan bölgedeki II.Dorileon Savaşı Anadolu Selçuklu Devleti'nin kesin zaferiyle sonuçlanmış olup, tarih kayıtlarına geçmiş olan büyük Türk zaferlerinden biridir.
Bu savaşta Sultan I. Mesud komutasındaki Selçuklu ordusu ile Kutsal Roma-Germen İmparatoru Konrad komutasındaki Alman Haçlı ordusu karşı karşıya gelmiştir. Keşif yapmadan ilerleyen ve Selçuklu ordusunun yakında olduğundan habersiz olan Haçlılar, korumasız bir şekilde kamp kurmuşlardı. Sultan I. Mesud'un ani süvari baskınları ve stratejik hücumları sayesinde Haçlı ordusu çaresiz bırakılmış; yaklaşık 20.000 kişilik Alman Haçlı ordusunun 18.000'e yakını imha edilmiş veya savaş dışı kalmıştır. İmparator III. Konrad ve yanındaki yaklaşık 2.000 şövalye canlarını zor kurtararak İznik'e geri çekilmek zorunda kalmıştır.
İlk Haçlı Seferi'nde Türk Ordusu geri çekilmek zorunda kalmışken, bu ikinci savaştaki büyük zafer Milletimizin Anadolu'daki varlığını ve hâkimiyetini kesin olarak mühürleyen en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur.
II. Dorileon zaferinin ardından Anadolu'daki Haçlı tehdidine vurulan ikinci ve en büyük darbe ise “Honaz Dağı Savaşı” da denilen Kazıkbeli Savaşıdır.
Eskişehir'de (Dorylaion) uğradığı ağır hezimet haberini alan Fransa Kralı VII. Louis, iç bölgelerden geçmenin çok tehlikeli olduğunu anlayarak güzergâh değiştirmiştir. Fransız Haçlı ordusu, Menderes Vadisi boyunca batı ve güney kıyılarını takip ederek Denizli (Laodikeia) üzerinden Antalya'ya ulaşmayı ve oradan gemilerle Suriye'ye geçmeyi hedeflemiştir. Ancak bu stratejik kaçış planı da Türklerin askeri dehası karşısında başarısız olmuştur:
Denizli ile Antalya arasındaki Honaz Dağı eteklerindeki en kritik geçiş noktası olan sarp ve dik Kazıkbeli Geçidi'nde, Selçuklu Devleti'nin uç beylikleri ve Türkmen birlikleri Haçlıları pusuya düşürmüştür. Dik patikalarda ilerleyen Haçlı ordusunun öncü birlikleri hızla ilerleyip tepede kamp kurarken, ana lojistik ağırlıklar ve artçılar arkada kalmıştır. Aradaki bağın koptuğunu gören Türk süvarileri ve okçuları, iki uçurum arasında sıkışan ağır zırhlı Fransız ordusuna yukarıdan kayalar ve oklar yağdırarak ani bir taarruz başlatmıştır. Yaşanan büyük panikte Fransız ordusu tamamen dağılmıştır. Dönemin kroniklerinde "Fransa'nın en güzel çiçekleri Kazıkbeli geçidinde soldu" feryadıyla aktarılan bu savaşta, Fransa Kralı VII. Louis korumalarını kaybetmiş, bir kayalığa tırmanıp ağaç köklerine tutunarak gece karanlığında canını zor kurtarabilmiştir
Bu ağır yenilginin ardından Fransız ordusunun kalan döküntüleri büyük lojistik kayıplar, açlık ve sefalet içinde Antalya'ya ulaşmayı başarmıştır. Antalya'da paralık zengin şövalyeler ve kraliyet ailesi gemilere binerek Antakya ve Kudüs'e kaçarken, parası olmayan binlerce piyade ve sivil Haçlı kaderine terk edilmiştir.
Daha sonra Kudüs'te Alman İmparatoru III. Konrad ve Fransa Kralı VII. Louis'nin kalan çok az sayıdaki askerleri bir araya gelmiş ve prestij kurtarmak amacıyla 1148 yılında Şam'ı kuşatmışlardır. Ancak Şam Kuşatması da tam bir askeri felaketle ve Müslümanların kesin zaferiyle sonuçlanınca, II. Haçlı Seferi hiçbir hedefine ulaşamadan tamamen çökmüş ve krallar Avrupa'ya eli boş dönmek zorunda kalmıştır.
İkinci Haçlı Seferi'nde Dorileon savaşına katılan Avrupa orduları genellikle iki koldan Avrupa ve Balkanlar üzerinden gelip Bizans İmparatoru I. Manuil’in yardımıyla Anadolu'ya geçirilmişti. Biri Alman Kralı III. Konrad komutanlığında çoğunluğu Almanlardan oluşan; diğeri Fransa Kralı VII. Louis komutasında çoğunluğu Fransızlardan oluşan, iki koldan Anadolu'da yürümek istiyorlardı!...
20.000 kadar askerden oluşan Alman Kralı III. Konrad komutasında olan ve (sonradan imparator olup Friedrich Barbarossa adını alacak olan) Svabia Dükü Friedrich'inde bulunduğu bu kol önde olarak Eskişehir civarına gelmişti. Bu kol disiplinsizliği ve önerilere aldırış etmemesi ile tanınmıştı. Anadolu'yu ve Selçuk ordularının stratejilerini ve taktiklerini iyi bilen I. Manuil'un açıklama ve tavsiyelerine hiç kulak asmamışlardı. Manuil, bu ordulara erzak sağlamakla beraber, yiyeceğin ve suyun tedarikinin çok zor olacağını bildirmiş ve hazırlıklı olmalarını tavsiye etmişti. Ayrıca beklenmedik anlarda ortaya çıkan Türkmen süvarilerinin saldırılarına karşı da tedbirli olmalarını salık vermişti.
Bu ordu süratle Anadolu'da ilerlemiş ve yeterli erzak taşımadığı için Eskişehir civarında Dorileon ovasında taze erzak ve su bulmak için bir kamp kurup mola vermişti. Hiç ayrıntılı keşif yapmadıkları için kendilerini takip eden Sultan I. Mesud komutası altındaki Selçuklu ordusunun yakında olduğundan haberleri bulunmamaktaydı. Alman Haçlıların yaptıkları kampta, süvari baskınlarına karşı emniyet tedbiri alınmamıştı. Selçuklu süvari kuvvetlerinin baskınları ve I. Mesud'un ordusunun hücumları ile 20.000 kişilik bu Alman ordusunun neredeyse tamamı imha edilmiş idi.
III. Konrad ve Svabiya Dükü Friedrich 2.000 kadar atlı şövalye ile Selçuklu ordusuna karşı koyabildiler ve kaçmayı başardılar.
Netice itibariyle, büyük umutlarla Anadolu’ya gelmiş olan Haçlı Ordusu, yaklaşık 20.000 mevcutlu Alman Haçlı ordusunda yaklaşık 18.000 neferini ölü olarak veya yaralıyken geride bırakarak def olup gitmişti.
Savaş meydanından kaçabilen 2.000 kişi İznik (Nikea)'ya geri döndü. Bunlardan çoğu Haçlı seferine devam etmeyerek Almanya'ya geri döndüler…
III. Konrad ve emrinde kalanlar arkadan gelen Fransa Kralı VII. Louis komutasındaki orduya katıldılar. III. Konrad Efes'te cok ciddi bir hastalığa yakalandı; Konstantinopolis (İstanbul)'e getirildi ve sonra denizden Akka yoluyla Filistin'e ve oradan da Kudüs'e gidebildi.
VII. Louis 'nin komutasındaki Haçlı ordusu da Selçuklu akın ve baskınlarına maruz kalarak çok büyük kayıplar verdikten sonra Antalya üzerinden Kudüs'e kaçarak canlarını kurtardılar!…
Yazarın Diğer Yazıları
Tarihimizdeki Önemli Zaferlerden Olan Iı.Dorileon Savaşı
24 Ekim 2026 01:02Yaradanın Lûtfu İle İlimize Gelen Değerlere Neden Sahip Çıkmıyoruz? Vali Gökmen Çiçek Ve Akp İl Başkanı Turgay Şahin
23 Ekim 2026 01:06FOLKLOR - HALK KÜLTÜRÜ – HALKBİLİMVE BİR KURUM -2-
22 Ekim 2026 01:00Folklor - Halk Kültürü – Halkbilim Ve Bir Kurum -1-
21 Ekim 2026 01:10Bolvadinliler Vakfı Kurucu Başkanı Şair Yahya Pektaş
20 Ekim 2026 01:10