Yaradanın Lûtfu İle İlimize Gelen Değerlere Neden Sahip Çıkmıyoruz? Vali Gökmen Çiçek Ve Akp İl Başkanı Turgay Şahin
İrfan Ünver Nasrattınoğlu
Zaman zaman gerek yurt genelinde, gerekse Afyonkarahisar ile ilgili görevlere atamalar yapılmaktadır. Sade vatandaşlar bu atamalarla hiç ilgili değildir. Ama atama, az veya çok siyasi hayatımızı ilgilendiriyor ise, kendi kendimize ya da dost ve yakınlarımızla, fikir mütalaası yapıyor, atamayı beğeniyor veya karşı çıkıyoruz!...
Daha çok ilgi alanımla ilgili görevlere yapılan atamalar üzerinde durur, kendi kendime “iyi mi oldu, kötü mü?” yorumları yapar, gerektiğinde de dost meclislerinde kendi düşüncelerimi savunurum.
Ben 22 yıl askerlik yaptım. Kuşkusuz kalbim, beynim, ruhum askerdir ama, 90 yıla merdiven dayamış olan yaşımın, yarısından fazla bir dönemi, kültür faaliyetleri içinde geçti. Kimi kültür kuruluşlarında başkanlık ve yöneticilik yaptım. 100’den fazla basılı kitabın müellifi, araştırıcısı ve yazarıyım. Bu yüzden Afyonkarahisar’da, kültürümüzün yaşatılması, yayılması için ne yapıldığını izler, gözler ve eleştiririm…
Bu cümleden olarak, İl ve Belediye Kültür Müdürlüklerinin çalışmalarını izler, gerektiğinde de olumlu ya da olumsuz yönde eleştiririm.
Örneğin, Afyonkarahisar Belediyesinin eski Başkanları döneminde yapılan olumlu ve yararlı çalışmaların neden devam ettirilmemekte olduğunu sorgularım. Örneğin 8 kez düzenlenen Uluslararası Afyonkarahisar Araştırmaları Sempozyumunun dokuzuncusunun ne zaman yapılacağını merak eder dururum. Keza bu sempozyumların 7’sinde sunulan bildirilerin kitap bütünlüğünde yayımlanmış oldukları halde 2018 de düzenlenen 8. Sempozyum bildirilerinin neden hâlâ basılmamış olduğunu merak eder, eleştiririm…
Ve biraz da iddialı olarak derim ki; gerek İl Kültür Müdürlüğü, gerekse Belediye Kültür Müdürlüğü gerektiği şekilde etkinlik yapmıyorlar ve kendilerinden önceki bütün müdürlerden daha pasif durumdadırlar. Oysa ki, bildiğimiz ya da tahmin ettiğimiz kadarı ile, bu iki kamu kuruluşumuzun maddi ve manevi imkânları, önceki yıllardan daha iyidir ve daha fazla etkinlikler yapılmalıdır…
Bugün Afyonkarahisar’ımız AKP’nin yönetimindedir. Bu yönetimin İl Başkanı, kısa bir süre önce Sayın Turgay Şahin idi. Uzaktan gözlemlediğim bu genç kardeşimizi ziyaret ederek, ilimizin kültür ve turizminin gelişimiyle ilgili olarak düşüncelerimi anlatmıştım. O ziyaretten kısa bir süre sonra, onun ilgi ve desteğiyle, “Sultan Divanî ve Afyonkarahisar’da Mevlevilik” konulu bir etkinlik düzenlendi. O etkinliğin bilimsel sempozyum programı bölümünün başından sonuna kadar, sunulan bildirilerin tamamını dikkatle izlemiş olan Turgay Şahin gönlümde silinmez bir iz bırakmıştı. Makamını ziyaretimde yaptığımız sohbette de onun Afyonkarahisar kültür ve turizmi üzerine söylediği sözler önemliydi ve şahsen onun düşünceleri hemen hemen aynen benim düşüncelerimle aynı paralelde idi…
Benim Sayın Şahin’e açtığım iki konu vardı. Bunlardan birincisi, hemşehrimiz Sultan Divani (Mehmet Semai Hazretleri) ile ilgili düzenlemelerin Afyonkarahisar kültür ve turizmine, dolayısiyle, ilimizin ekonomisine sağlayacağı katkı idi…
Turgay Şahin’in birden, pat diye istifası beni şaşırtmadı desem yalan olur…Umarım, şimdi uğraş alanında,Afyonkarahisar ve hatta Türkiye turizmi ve kültürü de yer alıyordur?...
İkinci konu ile “Yunus Emre” idi. Ben ve pek çok hemşehrimizin tezi odur ki, ülkemizin birçok kentinde mekânı ve makamı olan Yunus Emre, Afyonkarahisar Sandıklı ilçesinde medfundur ve, Yunus düzenlemelerinin Eskişehir ve Karaman’a sağladığı maddi-manevi çıkarların, ilimize-kentimize yönlendirilmesi mümkün olabilecektir. Sayın Turgay Şahin de bu fikirdeydi ve eğer görevinden ayrılmasaydı, Yunus ile ilgili de bir etkinliğin yapılması hususunda çaba gösterecekti…
Naçizane Yunus Emre konusunda kamuoyunu ikna edebilme düşüncesiyle ben şahsen, ve yönetiminde bulunduğum dernekler vasıtasiyle bir şeyler yapma gayreti içinde oldum.. Örneğin, vefatının 700.yıldönümünde UNESCO ‘nun, 2021 yılını “Dünyada Yunus Emre Yılı” ilân etmesi üzerine harekete geçerek, Afyonkarahisar Valiliği ve kimi sivil toplum kuruluşlarını da devreye sokarak bir önemli etkinlik düzenledik.
Kurucusu ve Onursal Başkanı olduğum Ankara’daki Afyonkarahisar Kültür ve Turizm Derneği’nin o tarihteki Yönetim Kurulu Başkanı olan M.Ali Özerkan’ın da dört elle destek vermesiyle, 20 Kasım 2021 tarihinde İlimiz Ticaret ve Sanayi Odası salonunda görkemli Yunus Emre etkinliği düzenledik.
Türk Dil Kurumu’nun o tarihteki Başkanı olan, akrabam ve Afyonkarahisar doğumlu olan Prof.Dr. Gürer Gülsevin, Türk Tarih Kurumu’nun efsane başkanlarından Prof.Dr. Refik Turan, kardeş Azerbaycan Cumhuriyeti’nin görkemli bilim adamlarından (Merhum) Prof.Dr.Kamil Nerimanoğlu Veliyev ve Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Azerbaycanlı Prof. Dr.Nadejda Özakdağ’ın panelist olarak katıldıkları “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” toplantımız, naçizane benim Moderatörlüğüm altında düzenlenerek gerçekleştirildi.
Bu toplantı vesilesiyle, Afyonkarahisarlı el sanatları uzmanlarının, eserleriyle iştirak ettikleri bir de Karma Resim Sergisi açmıştık. Afyonkarahisar’ın, uluslararası alanda üne ulaşmış olan uzmanları Gülenay Yalçınkaya, Zeynep Gürman ve Doç.Dr.Ülkü Küçükkurt’un düzenleme ve çok yönlü katkılarıyla açılan sergi de büyük ilgi görmüştü.
Halen Kayseri Valisi olan Sn.Gökmen Çiçek’le makamında. “İşte Hayatım” kitabımı incelerken.
O tarihte Afyonkarahisar Valisi olan Sayın Gökmen Çiçek’in bizi desteklemiş olması, Yunus programımızın üst seviyede gerçekleşmesini sağlamıştı. Ne yazık ki, o etkinlikten bir süre sonra Gökmen Bey de Kayseri Valiliği görevine atanmıştı… Yukarıdaki afişte de görüleceği gibi, toplantının gerçekleşmesinde Afyonkarahisar Valiliğinin katkısı vardı. Nitekim o tarihteki İl Kültür Müdürümüz de elinden gelen katkılarda bulunmuştu.
Keza gerek Panel, gerekse Karma Serginin açılması konusunda Ticaret Odası Başkanı Hüsnü Serteser’in de önemli katkıları olmuştu.
***
Diyeceğim odur ki, Devletimiz Afyonkarahisar’ımıza, yaptığı atamalarda son derece başarılı kişiler görevlendirmektedir. Ancak, o müstesna kişiler, ne oluyor, neden oluyorsa, kısa bir süre sonra, ya çekilip gidiyor ya da başka bir kente atanıyorlar?...
Bu neden öyle oluyor, halkımıza, kentimize ve ülkemize son derece önemli hizmetlerde bulunan kişileri neden Afyonkarahisar’ımızda tutamıyoruz?...Bu soruya sağlıklı bir cevap verip, sorunun çözümüne çare bulmamız gerektiği kanaatini taşıyorum …

“Bu panel ile ilgili, Afyonkarahisar Valisinin de imzasını taşıyan bir şükran belgesi almıştım..