Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile birlikte, SSCB’nin en küçük cumhuriyeti olan Moldova’nın da aynı akıbete uğrayacağı doğrultusunda haberler yapıldı. Hemen vurgulamak isterim ki, Rus ordusu zaten Moldova’da bulunmakta olup, Bender Kalesi’nde konuşlanmış durumdadır. Bu bölgedeki Ruslar da, Ukrayna’nın doğusundaki bölgede olduğu gibi, bağımsızlık ilân etmişler; ama Rusya da dahil, hiçbir ülke o bağımsızlığı tanımamıştır. Esasen Ruslar tanırlarsa, bugün Ukrayna’da yaptıklarını Moldova’da da yaparlardı. O bölgedeki kimi yerleşim birimlerinde Rus Rublesi, geçerli bir para birimidir. Ama Moldova halen bağımsız bir devlettir.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği(SSCB)’nin dağılıp, 15 yeni cumhuriyetin ilanından sonra, çok sayıdaki etnik topluluk, bağımsızlık ya da özerklik arayışlarına girişti. 15 cumhuriyetten birisi olan Moldova (Moldavya), bağımsızlığını ilan edip, dünya coğrafyasındaki yerini alırken, bu ülkenin toprakları içerisindeki Bucak Bölgesi’nde yaşayan Gagauz Türkleri de “Bağımsız Gagauz Cumhuriyeti”ni kurdular. Cumhurbaşkanı ve Halk Topluşu (Meclisi)’nu seçip, bağımsız bir devlet gibi çalışmaya başladılar. Ne var ki bu cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti de dahil, hiçbir ülke tanımadı.
Gagauz Cumhuriyeti’ni tanıyan olmadı ama, yeryüzünde yaşayan ve kendilerine Gagauz denilen bir Türk topluluğunun varlığından haberdar olanların sayıları büyük ölçüde arttı. O arada Türkiye Cumhuriyeti(T.C.)’nin tüm resmi ve özel kuruluşları, Gagauz Türkleri’yle ilgilenmeye başladılar. Öncelikle, acil ihtiyaçlar temin edildi. Gerek Dünyadaki prestiji ve gerekse her alandaki yüksek potansiyeli ile T.C. Moldova Hükümeti ile Gagauz Yönetimi arasında, arabuluculuk yaparak, Moldova ve Gagauz halklarının biribirlerine düşmanlık beslemelerini önledi ve oluşturulan iyi ilişkiler sonunda Gagauzlar, bağımsızlık sevdasından vazgeçip, Moldova Parlamentosunun kendilerine tanıdığı Özerklik statüsü ile yetindiler. Böylelikle Ukrayna, Romanya, Bulgaristan ve Moldova arasındaki Gagauziye’de “Gagauz Yeri Özerk Bölgesi” adıyla minik, ama anlamı ve önemi çok büyük bir Türk Devleti kurulmuş oldu.
Biz, 1980 yılından başlayarak, dağılan SSCB’nin pek çok bölgesine gittik. Moldova ve Gagauz Yeri’ne ilk gidişimiz ise 1988 yılında oldu. Edindiğimiz izlenim o idi ki, bütün SSCB içerisinde en geri kalmış olan iki yer, Karakalpakistan ve Gagauziye’dir. Bu iki Türk Yurdu’nun öylesine geri bırakılmış olmasının nedenini anlamak güç değildir! Bu durumu bilen T.C., Gagauz Yeri Özerk Bölgesi’nin kalkınıp, gelişmesi için çok yönlü desteklerde bulundu. Yapılan ilk işlerden birisi, bölgenin içme suyuna kavuşturulmuş olmasıdır. Gagauz dilinin geliştirilmesi için gerekenler yapılırken; bölge için radyo ve televizyon istasyonları kuruldu. Başkent Komrat’taki Devlet Üniversitesi’nin, Gagauz Üniversitesi haline dönüşmesi için çabalar harcandı; bu üniversite, Türkiye’deki üniversitelerle eş değerde tutularak bütün ihtiyaçları karşılandı. Gagauz dilinde gazete, dergi ve kitaplar yayımlanması, sağlandı.
Öte yandan, Gagauziye’de demokrasinin yerleşmesi konusunda da Türkiye’nin çabaları oldu. Dört yılda bir yapılan seçimlerde başkanlığa Stepan Topal, Georgi Tabunşçik (2 kez), Dimitri Kroytor ve Mihail Formuzal seçildiler. Halen bu görevi İrina Vlah yapmaktadır.
Kimi üniversitelerle birlikte; Halk Kültürü (Folklor) Araştırmaları Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve kimi bilim adamlarıyla uzmanlar Gagauz kültürü, dili ve tarihi ile ilgili çalışmalar yaptılar. Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu 1994 yılından bu yana 7 kez “Gagauz Kültürü Sempozyumu” düzenledi. Türk Tarih Kurumu’nun Moldova’da düzenlediği “Panel” de, kayda değer çalışmalardan biridir. Ancak, Gagauz Türkleri ile ilgili, enine; boyuna ve derinliğine çalışmalar yapılması şarttır ve henüz bu çalışma başlamamıştır. Birkaç yıl önce Türk Dil Kurumu’nun Ankara’da düzenleyip, büyük paralar harcadığı sempozyumun hiçbir yararı olmamıştır. Yapılanlar, yüzeyseldir ve bugüne kadar yapılmış olan çalışmalar bir daha gözden geçirilmelidir. Henüz temel kavramlar ve tarihçe konusunda bile ortak bir görüş ortaya konulmamıştır.
GAGAUZLARIN
KÖKENİ
Kimileri, Gagauzlar’ın Oğuz boylarına mensup Türkler, kimileri Selçuklu Sultanı II.İzzettin Keykavus ile birlikte Bizans’a sığınıp, hristiyan dinine geçen Türk askerleri; kimileri ise kuzeyden gelip Dobruca’ya yerleşen Kuman-Kıpçaklar olduklarını yazmışlardır. Hatta Karakalpak Türkleri’nin ahfadı olduğu görüşünde olanlar da vardır.
Bizim kanaatimiz odur ki; Gagauzlar’ın menşei konusunda öne sürülen görüşlerin hepsi de doğrudur. Zira Gagauzlar, çeşitli yollardan Dobruca’ya gelip yerleşmiş olan Oğuzlar’la Kıpçaklar’ın karışımıyla oluşan hristiyan Türkler’dir.
Sağlıklı bir Gagauz Tarihi yazabilmek için gerekli belgeler, henüz ortaya çıkarılmış değildir. Bu nedenle biz burada, Gagauz Tarihi üzerinde durmayacağız. Ama köken konusunda öne sürülen gayri ciddi iddiaların da mutlaka cevaplandırılması gerektiğine inanıyoruz… Bulgarlar, Gagauzlar’ın Bulgar olduklarını, Osmanlı Devleti’nin, kendilerini Türkleştirmeye çalıştığını ve dillerini bu yüzden kaybetmiş olduklarını söylemektedir. Komünist Bulgaristan’ın, faşist lideri Todor Jivkov yönetimi bilinen asimilasyon harekatına Gagauzlar’dan başlamış ve bu Türk topluluğunun hepsinin milliyetlerini Bulgar olarak kaydetmiştir. Sonra Pomaklar’la Türkler’in isimleri değiştirilerek Bulgar’laştırılmaya çalışılmıştır. Daha sonra olup bitenler bilinmektedir. Ancak şu kadarını söylemeliyiz ki; dünya Todor Jivkov ve Bulgaristan’ı yöneten tüm komünistlerin başına yıkılmış, hepsi de tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir…Bulgarlar, bugün de Gagauzlar’la ilgili çalışmaları sürdürmekte ve bu Türk topluluğunun Bulgar olduklarını ispatlamaya çalışmaktadır. Ne yazık ki bu konuda çaba harcayanların başında Bulgaristanlı ve Gagauziyeli bazı Gagauzlar bulunmaktadır…Kuşkusuz resmi Bulgar makamlarının destekleri de vardır… Gagauzların Bulgar olduğunu iddia eden Bulgarlar’ın, çelişkili davranışları da dikkat çekicidir. Mesela, Bucak Bölgesi’nde Gagauz Yeri Özerk Bölgesi kurulurken, Moldova’nın Basarabya’daki kent ve köylerinde halk oylaması yapılarak, Gagauz Yeri Özerk Bölgesi sınırları içerisinde yer almak isteyip istemedikleri sorulduğunda, başta Taraklı kenti olmak üzere, kimi Bulgar köyleri, Özerk Bölge sınırları içerisinde yer almak istemediler. Gerçekten, Gagauzlar’la aynı soydan olduklarına inanmış olsalardı, tüm Bulgar kent ve köyleri Gagauziye sınırları içerisinde yer alıp, Gagauz Yeri Özerk Bölgesi sınırlarının ve nüfusunun daha geniş olmasını sağlamış olurlardı.
***
Nüfusu 200 bin olan Gagauz Yeri Özerk Bölgesi’nde l80 bin dolayında Gagauz Türkü yaşamaktadır. “Bu kadar insan için, bu denli maddi ve manevi çaba harcanır mı?” diye düşünülebilir. Ancak, hedef kitle bu kadarla sınırlı değildir. Buradaki Gagauzlar’ın her alandaki gelişmeleri, çeşitli bayraklar ve baskılar altında yaşamak durumunda bulunan öteki Gagauzlar ve hatta başka Türk topluluklarını cesaretlendirip, bilinçli bir şekilde yaşamalarına neden olacaktır. Kişisel tahminlerimize göre Moldova, Ukrayna, Rusya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Kafkasya, Orta Asya ve başka ülkelerde yaşayan Gagauzların toplam sayıları l Milyonu bulmaktadır. Moldova Gagauzları’na maddi bakımdan destek olan tek ülke Türkiye’dir. Şu anda 30 bin Gagauz kadını Türkiye’de çeşitli işlerde çalışmakta ve kazandıkları parayı, ülkesine taşımaktadır. Yaklaşık 300 Gagauz genci lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimi için Türkiye’de bulunmaktadır. Türkiye sadece Moldova Gagauzları ile değil, Ukrayna ve başka ülkelerdeki Gagauzlarla da ilgilenmek zorundadır. Yıllardır Moldova Gagauzlarına yardım etmekte olan Başbakanlık Türk İşbirliği Kalkınma İdaresi’nin, kısa bir süre önce, Kiev’de açtığı Koordinatörlük ile, Ukrayna Gagauzları’na da maddi ve manevi desteklerde bulunacağına kuşku yoktur.
Yazarın Diğer Yazıları
Moldova Cumhuriyeti’nde Kurulan Gagauzya Türk Devleti Ve Büyükelçi Ender Arat
14 Ağustos 2026 01:12Kırk Arabalık Nakliye Kolu Kumandanı Bilecikli Ayşe Çavuş
13 Ağustos 2026 01:08Milli Mücadele Milis Kumandanı İpsiz Recep
12 Ağustos 2026 01:08Azerbaycanlı Şair-Yazar-Akademik Neriman Hasanzade (Ardından)
11 Ağustos 2026 01:06Milli Mücadelede Vanlı Kadın Kahraman GAZİ SÜREYYA SÜLÜN
10 Ağustos 2026 01:04