ZAİM KÖYÜ
Bir gün, Mihai Cimpoi, Nikolay Babaoğlu ve İon Viero ile birlikte, Bender istikametine gittik. İlk durağımız Zaim Köyü oldu. 200 Yıl önce burada Zelim adında bir Türk beyi yaşarmış. O vakit tüm Bender Türklerin elindeymiş.
Demiryolu geçen köyün bugünkü nüfusu 5200.Tarımla meşgul oluyorlar; dericilik ve meyva üretimi yapıyorlar. Bir de tuğla fabrikası kurmuşlar. Köyde Köybaşı Veste İon Petre, Çiftçi başı Morar Mihail Andrey ile konuştuk ve bilgiler aldık. O gün, köyde olağanüstü bir durum vardı. Kilisede bir ayin yapıldı, ki bütün köy oradaydı. Bir sürü de papaz vardı ve Bender’den gelecek piskopos bekleniyordu. Nihayet Venamin adlı piskopos geldi ve herkese elini öptürdü. Sonra kilise bahçesindeki Mateeviç’in mezarını başına gidildi ve burada ilahiler ve dualar okunduktan sonra Aleksey Mateeviç’in ev-müzesi gezildi.
Daha sonra Mateeviç heykelinin etrafında toplanan halka hitaben Mihai Cimpoi bir konuşma yaptı ve konuşmasının sonunda sözü bana verdi. Ben de yaptığım konuşmada, Türkiye-Moldova ilişkilerine değindim ve, Moldova için şahsen yaptığım işleri anlattım. Şair İon Viero da bir şiir okuduktan sonra; güzel Zaim’li kızlar, Mateeviç’in şiirlerini okudular ve bestelenen şiirlerini seslendirdiler.
Programın tamamlanmasından sonra halk kurulan sofraya davet edildi. Bizi de köyün yöneticileriyle birlikte, kreşte kurulan bir sofraya oturttular. Sofra çok zengindi ama et yoktu! Zira o gün Ortodokslar oruç tutuyorlarmış ve et yenilmezmiş.
Sofrada benim tam karşımda piskopos oturuyordu. Herkes ona saygı gösteriyordu. Esasen temiz yüzlü ve saygı telkin eden bir yapısı vardı. Papazlar, sofradaki konyak, şarap ve vodkaları içtiler ve masada ne varsa silip süpürdüler. Yemekten önce ve sonra dualar edildi. Yemek esnasında piskopos, bir-iki papaz ve Mihai Cimpoi konuştular ve kadeh kaldırdılar.
O arada, Türkçe bilen kadınla sohbet ettik. Kendisi Moldovan idi ama, Gagauz akrabaları varmış. Aslında evlilikler yolu ile, Moldovan-Gagauz akrabalığı oluşturanların sayıları da az değilmiş.
BENDER KALESİ
Zaim’den sonra Bender şehrine gittik. Önce şehirde bir tur attık. 70 Bin nüfuslu Bender’de daha çok Ruslar yaşıyordu. Bender Moldova için, bugün de önemli bir sorun halindedir. Zira Ruslar bu bölgede Bender, Dubosar, Traspol, Rubenitsa, Grigoropul ve Sloboze adlı kentler ve çevresindeki köyleri de içeren özerk bir cumhuriyet ilân etmişler. Dediklerine göre, bu bölgede Moldova leyinden çok, Rus rublesi ile alış-veriş yapılıyordu?…
Rus askerlerinin bulunduğu kaleye girebilmek kolay değildi; ama Cimpoi’un ağırlıklı kişiliği, bu kale kapısını da bize açmıştı. Türk tarihinde önemli bir yeri olan Bender ve Kalesini ziyaret etmeyi çok arzu ediyordum.
Kaleyi bir Rus subayı gezdirdi. Kalenin önünden Nistru Nehri geçiyor. Nehir üzerinde bir çelik köprü var. Subay, kalenin Türkler’den kalan durumuyla muhafaza edildiğini söyledi.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde ve birçok kaynakta, Bender kalesi ile ilgili bilgiler bulmak mümkün olduğu için, ben burada ayrıntı vermeyi gereksiz görüyorum.
***
SSCB’nin dağılmasından sonra, Moldova ile Romanya, adeta tek bir ülke gibi, birbirlerine yaklaşıyorlardı. Moldova vatandaşları Romanya’ya, Romanyalılar da Moldova’ya ellerini kollarını sallayarak girip çıkıyorlardı.
Moldovanlar, bağımsız bir devlet olarak, çok yönlü politikalarını saptamaya çalışırlarken; Nistru nehrinin öte yakasından gelen bağımsızlık talepleri, canlarını sıkmaktaydı. Özerk cumhuriyet kurmak isteyen Ruslar ile Moldova askerleri arasındaki silahlı çatışmalar ve ölenler oluyordu. Tarafsız gözlemciler arasında Ruslara hak verenler de vardı, vermeyenler de. Keza iki tarafı da suçlayanların sayıları da az değildi.
Gagauzlar, Bender’deki Ruslar’la dirsek teması halinde iidiler. Esasen, her millit ana dilinde konuşup, yazıp, çizebilmekte idi ama; Gagauzlar, yaşadıkları ülkenin egemen dili olan Romence (veya Moldovanca) değil de Rusça konuşuyorlardı. Bender ve yukarıda isimlerini yazdığım kentlerde egemen zümre Rus idi ve onlar, bulundukları yerde bir Rus devleti kurma peşinde idilir. Rusya’nın Ukrayna’dan sonraki hedefi büyük olasılıkla, Moldova olacaktır!?…
***
Moldova Yazarlar Birliği ile yakın ilişkimiz, büyük şairimiz Yunus Emre’nin bu ülkede tanınmasına yol açmıştı. Yazarlar Birliği salonunda, “Yunus Emre ve Eminescu Semineri” yapmıştık. Moldovalı dostlarım, Eminescu’yu, ben de Eminescu ile Yunus Emre’nin şiirlerindeki benzerlikler üzerinde durmuştum. Yunus’un şiirlerinden esinlenerek şiir yazdığını söyleyen şair Nikolay Popa da iki şairin yaratıcılıklarındaki benzerlikleri vurgulamıştı..
Dostum Mihai Cimpoi, ayrı dönemlerde yaşamış olan Yunus ve Eminescu’nun benzer yanlarıyla birlikte, ayrıldıkları noktaları da belirtirken, şu ilginç saptamayı yapmıştı: “Yunus’un ve Eminescu’nun felsefeleri, Kur’an’ın felsefesine yakındır; çünkü ikisi de Allah yolunda birleşmektedir; bu yönleriyle dünyada onlar gibi şairler yoktur…”
Seminerde söz alan Nikolay Dabije ve Spizidon Vangeli de Türkiye ve Moldova edebiyatı ile ilgili düşüncelerini ifade etmışlerdi.
Bu seminer vesilesiyle, Yazarlar Birliği salonunda, Moldova bayrağının yanında, Türk bayrağının da yer alması son derece önemliydi. Evet, dostum Cimpoi’un dediği gibi, Moldovan dostlarımızın Türk Milleti ile ilgili olumsuz düşünceleri yavaş yavaş olumluya dönüşüyordu.
Sevgili Cimpoi’la birlikte bu tür çalışmaları, zaman zaman Türkiye’de de yaptık.
O akşam Cimpoi ‘un verdiği akşam yemeğinde Todur Angeli de vardı. Bu değerli Gagauz dostum, sonraki yıllarda, Moldova Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi olarak ülkemize geldi. O’nun büyükelçilik döneminde Türkiye-Moldova ilişkileri önemli gelişmeler kaydetti. Birlikte Türkiye-Moldova Dostluk Derneği’ni kurduk. Todur Angeli, başta, o dönem cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel olmak üzere, T.C. yöneticilerinin hepsiyle de son derece olumlu ilişkiler kurmuştu. O başarılı Büyükelçilik günlerinde, kendisiyle bir söyleşi yapmıştım ve bu söyleşi 28 Eylül 1999 Tarihli Ayyıldız Gazetesi’nde yayımlanmıştı.
Yazarın Diğer Yazıları
Moldova Cumhuriyeti’nde Kurulan Gagauzya Türk Devleti Ve Büyükelçi Ender Arat
14 Ağustos 2026 01:12Kırk Arabalık Nakliye Kolu Kumandanı Bilecikli Ayşe Çavuş
13 Ağustos 2026 01:08Milli Mücadele Milis Kumandanı İpsiz Recep
12 Ağustos 2026 01:08Azerbaycanlı Şair-Yazar-Akademik Neriman Hasanzade (Ardından)
11 Ağustos 2026 01:06Milli Mücadelede Vanlı Kadın Kahraman GAZİ SÜREYYA SÜLÜN
10 Ağustos 2026 01:04