İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Türk Dünyasi Kültür Başkenti Andican

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Türk Dünyasının UNESCO’su demek olan TÜRKSOY Teşkilatı, Özbekistan Cumhuriyeti’nin ANDİCAN kentini, 2026 yılında “Türk Dünyasının Kültür Başkenti” ilân etti. Dolayısiyle, başta Özbekistan olmak üzere, yıl boyunca, Türk Dünyasının her yerinde kültürümüz konuşulacak ve çok değişik etkinlikler düzenlenecektir.

Geçtiğimiç günlerde TÜRKSOY’un Kazakistan’ın Aktau kentinde düzenlediği törende "Türk Dünyası Kültür Başkenti" ünvanı, Kazakistan'ın Aktau şehrinden Özbekistan'ın Andican şehrine görkemli bir törenle devredildi.

Aktau'daki Halk Arena'daki devir teslim şöleninde yaklaşık 250 sanatçının sahne aldığı konser, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye, Türkmenistan ve diğer Türk Dünyası coğrafyasından çok sayıda üst düzey yetkili ile binlerce sanatseveri bir araya getirdi.

Kazakistan Kültür ve Enformasyon Bakanı Aida Balayeva, yaptığı konuşmada, Aktau şehrinin "Türk Dünyası Kültür Başkenti" ünvanını layıkıyla taşıdığını vurguladı.

Balayeva, yıl boyunca Aktau'nun tiyatrodan operaya, film festivallerinden bilimsel toplantılara kadar 30'dan fazla uluslararası etkinliğe ev sahipliği yaptığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Aktau şehri bu tarihi sorumluluğu şerefle yerine getirmiş, üzerine düşen görevi üstün başarıyla tamamlamıştır. Hazar'ın kıyısında düzenlenen festivaller, 7 ülkeden yüzlerce sanatçıyı ve 100 bini aşkın izleyiciyi buluşturdu. Bu tablo, ortak kültürümüzün ne kadar güçlü bir bağ olduğunu hepimize gösterdi."

Şölene iştirak eden Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da yaptığı konuşmada, "Kültür alanındaki işbirliğimiz, Türk Dünyası'nın geleceğinin en sağlam teminatıdır" dedi.

Yapılan devir teslim töreni ve şölenden sonra 2026 yılının Özbekistan’ımızın Andican kenti bu önemli ve kutsal görevi devralmış oldu.

***

 Andican, 2024 yılı itibarıyla 747.800 kişinin yaşamakta olduğu ve kilometrekare başına 10.000 kişinin düştüğü, Özbekistan'ın en yoğun nüfuslu şehridir. Bu Şehir, Fergana Vadisi'nin güneydoğu ucunda, Özbekistan ile Kırgızistan sınırına yakın bir sınır bölgesinde yer almaktadır.

Yaklaşık 2.500 yıllık tarihiyle Andican, Özbekistan'ın en eski şehri ve Fergana Vadisi'ndeki en eski şehirlerden biridir. Şehrin bazı bölgelerinde arkeologlar, M.Ö. 7. ve 8. yüzyıllara tarihlenen kalıntılar bulmuşlardır. Tarih boyunca Andican, İpek Yolu üzerinde önemli bir şehir olmuştur.

Bu şehir, Babür’ün doğum yeri olarak bilinir. Babür, çeşitli başarısızlıklardan sonra sonunda Hint alt kıtasında Babür İmparatorluğu'nun temelini atmış ve bu imparatorluğun ilk hükümdarı olmuştur.

Andican ayrıca, 2005 yılında hükümet güçlerinin protestoculara ateş açarak yüzlerce kişiyi öldürdüğü ve "Andican Olayları" olarak anılan olayla da uluslararası kamuoyunda tanınmıştır.

Sovyetler Birliği döneminde Andican, önemli bir sanayi şehri olarak geliştirilmiştir. Şehirde üretilen sanayi ürünleri arasında kimyasallar, ev aletleri, elektronik ürünler, gıda maddeleri, mobilya, pulluklar, pompalar, ayakkabılar, tarım makineleri için yedek parçalar, çeşitli mühendislik araçları ve tekerlekli sandalyeler yer almaktadır.

Andican, sık sık sismik aktivite yaşamaktadır ve 1902 yılında büyük bir depremle yıkılmıştır. Bu deprem, 20. yüzyılda Özbekistan'da meydana gelen en yıkıcı deprem olarak kayıtlara geçmiştir. 

Özbekistan'ın doğusunda yer alan Andican, Fergana Vadisi'nin en önemli şehirlerinden biri olup tarihi ve kültürel zenginlikleriyle dikkat çeker. 

Öyle ise Türk Dünyasının Kültür Başkenti ilen edilen Andican'ın Özellikleri nedir:

Öncelikle Tarih: Milattan önceki dönemlere uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Bu bölge, ticaret yollarının kesişme noktasında yer alarak İpek Yolu üzerinde önemli bir merkez olmuştur. 

Tarım ve ticaret, Andican ekonomisinin temel taşlarıdır. Özellikle pamuk üretimi ve ipekçilik alanında şehir önemli bir yere sahiptir.Açıklama: ????

Geleneksel el sanatları, Özbek yemekleri ve halk dansları, şehrin kültürel dokusunu oluşturur. Anam (Kundakçıoğlu Salih Efendinin kızı Fadime Hanım Rahmetli beni Özbek Pilavı ile büyüttü. Eşim, Kasnakoğlu Tevfik Efendinin torunu Nurten Hanım da kaynanasından öğrendiği bu pilavı soframızdan hiç eksik etmedi), ve eşimk beni Özbek mutfağının olmazsa olmazı olan Özbek pilavı ile beslediler!...

Babür Şah, bu topraklarda doğmuş ve büyümüştür. Andican, onun hayatında önemli bir yer tutmuş, eserlerinde bu bölgeye olan sevgisini sıkça dile getirmiştir. 

Denilebilir ki, Andican'ı ziyaret etmek, Özbekistan'ın tarihine ve kültürüne yakından tanıklık etmek demektir. Bu nedenle, TÜRKSOY’un saptaması son derece yerindedir. Zira Özbek kültürü ve yaşamı demek, geleneksel Türk kültür ve sanatına tanıklık etmek demektir…

Çünkü bu bölgenin tarihi, MÖ 6. yüzyılda burada “Davan devleti”nin ortaya çıkmasıyla başlar. Zira o tarihlerde, burada yapay sulama ile tarım ve hayvancılık geliştirildi ve ayrıca bu bölge "göksel atların" yaşam alanıydı.

***

Andican bölgesinde müzeler ve parklar, arkeolojik ve tarihi anıtlar, Müslümanlar için ziyaret yerleri ve ayrıca mükemmel iklim fırsatlarına sahip pitoresk dinlenme alanları gibi çok sayıda turistik yer bulunmaktadır. Andican’ı ziyaret edecek olanlar, antik yerleşimlerin tarihini, antik mimari anıtlarını görebilmeyi, ulusal tarzda inşa edilen konuk evlerini ziyaret etmeyi ve Özbek kardeşlerimizin kültür ve gelenekleriyle tanışabilmeyi, cambazların tel üzerindeki yürüyüşlerini görebilme olanağını elde edeceklerdir. Ayrıca halk el zanaatkarların mükemmel eserleri görülüp, incelenecektir.

Andican’a 38 km.uzaklıkta yer alan Marhamat İlçesi’nde, antik bir yerleşim kalıntıları bulunmaktadır ki, bunlar, MÖ 5-4. yüzyıllardan M.S. 4. yüzyıla kadar burada var olan “Davan Eyaleti “nin başkenti “Ershi” antik kentinin kalıntılarıdır. Ershi, daha sonra “Mingtepe” adını almıştır. Bir zamanlar Büyük İpek Yolu bu ticaret kentinden geçmişti. Davan'ın eski başkenti Çin yazılı kaynaklarında yazılı olup buradan, Büyük İskender'in hayal kurduğu ünlü "göksel atlar" ihraç edilmiştir.

Andican’a gidecek olmanların görmeleri gereken bir ziyaret mekânı da İmam-Ata Türbesi’ dir. Araştırmacılar, bu Türbede medfun olan zatın Horasan Valisi Muhammed Hanefi ve onun, Hazreti Ali'nin oğlu olduğunu, ama burada Bobo Horsan olarak anıldığını ve  İslam'ın Orta Asya'ya yayılmasına katkılarından dolayı İmam-Ata ünvanını aldığını belirtiyorlar.

Bölgedeki ilginç ve görülesi yerler arasında Hanabad kenti de vardır. Bu kent Andican’ın doğusunda, “Karaderya Nehri” kıyısında, deniz seviyesinden 850 metre yükseklikte pitoresk bir bölgede yer almaktadır. Buradaki “Hanabad Sanatoryumu, modern ekipman, kalifiye personel, yüksek kaliteli tıbbi ve sağlık prosedürleri ile büyük ilgi görmektedir.

Andican kentinin eski kesiminde yer alan Come mimari kompleksi, Özbek Hakanı Muhammedalibay tarafından 1885-1892 yıllarında Fergana Vadisi'ndeki Müslüman şehir planlaması geleneklerine göre inşa edilen bir medrese, bir minare ve bir hankahtır..Bu kompleks 1902 Andican depreminden sonra korunan en nadir mimari anıtlardan biridir.

Eski Kale: Andican'daki Dukçi Eşan mahallesi’ndeki antik Kale de görülesi yerdir. bulunmaktadır. Burası, Çarlık Rusyası askeri birlikleri için bir savunma kalesi olarak 1880-1881 yıllarında inşa edilmiştir. Kalenin duvarlarının yüksekliği 10 metreden fazlaydı, böylece Andican'ın her semti ve caddesi bir bakışta görülebiliyordu. Kalenin içinde askerler için kışlalar, bir cephanelik, bir mutfak ve bir savunma höyüğü vardı. Burada o zamanlar Çar'ın ordusunun Türkistan düzenli taburu konuşlanabiliyordu.

Yunusali-Ata Gaziev Ulusal Evi olarak kanıtlara geçmiş olan  bu mekân, zanaatlarıyla insanlarda neşe ve hayranlık uyandıran, hayatını halk sanatına adayan isimlerden biri olan Yunusali-Ata Gaziev’in yaşamış olduğu mekân turistlerin uğrak yerlerinden biri haline gelmiş bulunmaktadır. 

Andican bölgesinin Marhamat semtinde bulunan bu evin avlusunda küçük bir nehir var. Nehirde yaşayan balıkların çeşitliliği, ziyaretçilerin büyük ilgisini çekmektedir. 

Devlet Turizm Geliştirme Komitesi, ciddi bir restorasyon ile burada turistler ve tatilciler için çok önemli koşullar yaratmıştır

Yunusali-Ata liderliğindeki Andican Samosi Canbazlar grubu, ziyaretçiler için çeşitli gösteriler düzenliyor. Çocuklar için burada zaman zaman parlak ve renkli sirk gösterileri düzenleniyor.

Canbazlık sadece aile çevresinde, köyde değil, tüm Andican bölgesinde hayranlık, saygı ve tanınma uyandıran bir beceri sanatı olarak geliştirilmektedir.

 Fergana Vadisi'nin verimli topraklarında yetişen ürünlerden de söz etmeden geçilmemelidir. Tabii ki, öncelikle çok çeşitli meyvelerden bahsedilmelidir. Efsaneye göre, sıradan bir sopa alıp yere saplarsanız, kök salacak ve kesinlikle meyve vermeye başlayacaktır! Zaten şehrin girişinde, dalları olgun meyvelerle dolup taşan meyve ağaçları hemen göze çarpmaktadır. Onları yol boyunca satın alabilir ve aynı yerde deneyebilirsiniz. Sıcak bir günde serin bir nektarin (yerliler onlara kel şeftali diyorlar) ısırdığınızda ve suyunun yanağınızdan aşağı akması tarif edilemez bir duygudur. Burada da satılık çok ilginç bir içecek var… Karadut suyu! Günde üç kez içersen sonsuza kadar yaşayabileceğini söylüyorlar! Kurutulmuş meyveleri vurgulamamak da imkansızdır. Çaya eklenebilen ve tohum gibi yenebilen kuru kayısı, hurma, kuru erik ve hatta beyaz dut. Tüm bu çeşitlilik arasında kekik, reyhan vb. dağ şifalı otları bulabilirsiniz.

Yazarın Diğer Yazıları