Bu hafta, “Türk Yemekleri Haftası” imiş!...Bir süre “Gastronomi” sözcüğü ile vakit geçirdik…Ne var ki ülkemizin her yerinde, kebap menüleri ve yemekleri devam edegeldi!...
2022 yılından bu yana, TC. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle her yıl 21-27 Mayıs tarihleri arasında, tüm dünyada ve ülkemizde eşzamanlı olarak Türk Mutfağı Haftası kutlanmaktadır.
21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası Toplantısı, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, Tanıtma Genel Müdürlüğünün 21.04.2025 tarih 6627978 sayılı ilgi yazısıyla; Türk mutfağı konusunda farkındalık yaratmak, markalaşmak ve Türk mutfağının sağlıklı, geleneksel ve atıksız özelliklerini yurtiçi ve yurtdışında vurgulamak, bilinirliğini, sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla her yıl kutlanan Türk Mutfağı Haftası'nın bu yıl 21- 27 Mayıs 2025 tarihleri arasında dördüncüsünün kutlanacağı ve ana temanın "Sürdürülebilir, Atıksız Türk Mutfağı” olarak belirtilmiştir.
Türk Mutfağı Haftası, Anadolu’nun binlerce yıllık bereketli topraklarında yoğrulan, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin izleriyle zenginleşen gastronomi kültürümüzü, geniş kitlelerle buluşturmaya devam ediyor. Her yıl 21–27 Mayıs tarihleri arasında ülkemizde ve tüm dünyada etkinliklerle kutlanan Türk Mutfağı Haftası, bu yıl mutfak kültürümüzün yapıtaşları olan “Türk Mutfağı’nın Klasik Yemekleri” ile kültürlerarası köprü kurmayı hedefliyor.
Devletimizi yönetenlerin almış oldukları kararlara ben, emir, hatta yasa olarak değer veririm. Ama gelin görün ki, Afyonkarahisar’ımda “Türk Mutfağı’nın Klasik Yemekleri” denilince kimilerin akıllarına salt “sakala çarpan çorba” gelmektedir!...
Bilmeyenlere, hatta öğrenmeye niyeti olmayanlara ben, Afyonkarahisar’ın özgün yemeklerini bir kez daha hatırlatmak isterim…
Bulgur yemekleri: Mercimekli bulgur pilavı , Solta pilavı
Düğü yemekleri: Çullama köttü (köfte), İlibada (labada) dolması, Sırt dolması, Sulu köttü (köfte), Göce köttüsü:, Göce tarhanası, Keşkek…
Özbek Pilavı
Hamur İşleri: Arapaşı. Börekler: Ağzı açık, Bükme, Bazlama, Börek, Börek kenarı, Haşgeşli börek, İkiz börek, Katmer, Ocak bükmesi, Şepit, Cizdırma, Cücü, Çörek, Nohut Çöreği, Dolam, Hamırsız, Haşıl, Lokul, Cimcik Hamıraşı, Ev Makarnası, Velense Hamıraşı, Muska Hamıraşı, Övme, Peksimet, Ak pide, Haşgeşli pide, Katıklı pide, Yalım Pidesi, Düz pişi, Lokma, Halka.
Et Yemekleri: Bütüm et (Afyon Kebabı), Garın (İşkembe: Çorba, kıyma, kızartma, söğüş), Tas eti, Paçık (paça),Sakala Sarkan, Miyane çorbası,
Çorbalar: Paçık (paça), Sakala Sarkan, Miyane çorbası.
Sebze Yemekleri: Badılcan (patlıcan) Böreği, Afiyan salatası, Şakşuka (menemen), Zürbiye (Soğan yahnisi).
Tatlılar: Ekmek tatlısı, Haşgeş helvası, İncir dolması, Kar helvası, Kaymaklı şeker, Kaymaklı lokum, Saksağan beyni, Yumurta tatlısı, Püsküvüt, Erişte baklavası, Fırma (Hurma) baklavası, Gara helva (Un helvası), Gırma helva (Tuz helva), Gurabiye, Höşmerim, Kedi külümbe, Pandispanya, Tel helva (Pişmaniye),
Sütlü tatlılar: Ağız, Palize (Pelte), Su muhallebisi, Yepinti (Gülemez).
Bütün bu yemekler, 1918 yılında dünyaya gelip, 82 yaşında vefat eden, Rahmetli anam, Kundakçıoğlu Salih Efendi kızı Fatma (Fadime) Hanımın, bana yazdırdığı ve 1974 yılında yayımlanan “Anamın-Afyonkarahisar Yemekleri” adlı kitabımda, nasıl yapıldıkları anlatılan yemeklerimizdir.
Ne var ki, bugün, gerçek Afyonkarahisar yemeklerini yiyebilmemiz, sadece, bazı evlerde mümkün olmaktadır. Belediyemizin, Kale’nin eteğinde açtığı Gastronomi Lokantasında dahi aslına uygun Afyonkarahisar yemeğini görüp yiyebilmek mümkün değildir. Ben bu lokantada yediğim kazığı da belirterek bu gerçeği belirten bir yazı yayımlamıştım!...
Afyonkarahisar gastronomisinin, Afyonkarahisar yemeklerinin maalesef hiçbir lokantada görülmemesinin nedeni günümüz kadınlarının kolaycılığa kaçmaları ve daha az emek ve masrafla yapılan yemekleri tercih etmeleridir. Ama batıdan gelen esintilerle, yemek kültürümüzün yozlaşmaya başlamış olduğunu da göz ardı etmemek gerekir. Nitekim, etli ekmek ya da kıymalı pide dururken, piza; türlü çeşitli et yemeklerimiz dururken hamburger, çizburger gibi yiyecekler, bizi bizden alıp gitmiştir! Doğal maden sularımız, şerbetlerimiz, meyve sularımız ve ayranımız varken, yabancı kaynaklı meşrubatları içmenin ne gereği vardır?...
Türk Ulusu, binlerce yıllık tarihinde, kendi beslenme sistemiyle başarılı olmuş; devletler kurmuş ve bugünlere gelinmiştir. Öyleyse yemeklerimizin unutulmaması, Devlet eliyle korunması lazımdır.
Örneğin Afyonkarahisar’daki her lokanta, her gün menüsünde ilimize özgü en az iki yemek bulundurması zorunlu olmalıdır. Ama bu yemekler aslına uygun olmalıdır. Müşterinin önüne keşkek diye acayip bir yemek koyarsanız, bu hizmet değil, baltalamak olur!...Örneğin Özbek Pilavı diye, hiç ilgisi olmayan bir pilavı masaya getirirseniz, bu bana göre bir ihanet olur!...Keza, Patlıcan Böreği diye, acayip bir patlıcan yemeği yaparsanız, özgün mutfağımıza ihanet etmiş olursunuz!...
Kocatepe Üniversitemizin Turizm Fakültesi , 22 Mayısta “Sakala Çarpan Çorbası”, 23 Mayısta da “Bükme” ikramının yapıldığı workshop düzenlemekle, “Hafta” kutlanmasına bir katkıda bulunmuştur. Peki Valilik, Belediye ve konuyla ilgili STK’lar ne yaptılar, acaba? Merak ediyorum. Keza yazılı ve görsel medyamız?...Anlı şanlı, beş yıldızlı otellerimiz? Lokantalarımız? Neler yaptılar, gösteriye yönelik gövde gösterilerinin dışında neler yapılmış olduğunu gerçekten çok merak ediyorum?...