İrfan Ünver Nasrattınoğlu

TÜRK'E DÜŞMANLIK EDENLER ONMUYOR!…

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Türk tarihine baktığımızda, ecdadımızın salt kendi ulusuna değil, aynı topraklarda birlikte yaşadığı tüm öteki halklara eşitlik duygusuyla bakmış olduğunu anlıyoruz. Bugün de öyle değil miyiz? Orta Asya’dan, Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan, yani dünyanın çeşitli ülkelerinden ülkemize gelip, bize sığınmış olan insanlara da eşik davranmıyor muyuz?…
Çünkü bizim büyük dinimiz de, milletimizin gelenek ve görenekleri de bize bunu emretmektedir.
Ayrıca, Devletimiz de nerede Türk yaşıyorsa, oralara giderek, soydaşlarımıza elinden gelen her türlü yardımı yapmakta, desteği vermektedir. Nitekim kısa bir süre önce, Karabağ’ın, Ermeni işgalinden kurtarılması için, Kardeş Azerbaycan Devletinin yanında savaşa bile girmiştir..Şimdi de Afganistan için her şey göze alınmaktadır. Çünkü Afganistan’da yaşayan insanların en az yarısı Türk kökenlidir.
Ancak, yine tarihimizin derinliklerine baktığımızda, kardeş bildiğimiz ve öyle de olan Uygur’ların, koca Göktürk imparatorluğunu ortadan kaldırmış olduğunu görüyoruz. O Göktürkler ki, tarihteki ilk Türk imparatorluğudur…
Peki, bu Uygur kardeşlerimizin iki yakaları bir araya gelmiş midir?..
Gerçi zaman zaman bir sıçrama yaparak seslerini duyurabilme olanağını bulmuşlardır ama, uzun süreli bir başka Devlet kuramayıp, hep başka milletlerin egemenlikleri altında yaşamışlardır.
Zaman zaman Uygurlar arasında bir avuç insan çıkarak, hak-hukuk sloganları atarak mitingler yapmaya çalışıyorlar. Ne var ki, birbuçuk milyar nüfusu olan Çin’in acımasız davranışlarına maruz kalıyorlar.
Dünyayı karıştırmayı, istediği yerde savaş çıkarmayı, teröristleri koruyup desteklemeyi huy edinmiş olan A.B.D., Çin’i de karıştırmak için, Uygurlar’ı alet edinmiş durumdadır. Bu durum ise Doğu Türkistan’da ve Çin’in her yanında yaşamakta olan Uygurlar’ı huzursuz ettiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin, dış politika çalışmalarını da zora sokmaktadır. Zira, A.B.D. ve Avrupa’nın birçok ülkesiyle sorunları olan Devletimizin Çin Halk Cumhuriyeti ile son yıllardaki olumlu ilişkileri adeta sabote edilmektedir.
Ben dört kez Çin Halk Cumhuriyeti’ne gittim. Bu dört seyahatimin üçünde Doğu Türkistan’ı baştan aşağıya gelip dolaştım. Son seyahatte gördüm ki, başta başkent Urumçi olmak üzere, çeşitli kentlerde olumlu gelişmeler vardır.
Bir gerçeği de vurgulamak isterim: Artık Doğu Türkistan’da Türk kökenlilerden çok, Çin’in asli unsuru olan Han Milletinin yaşamaktadır. O halde yapılacak şey odur ki; özerk bir devlet statüsündeki Sincan Uygur Özerk Bölgesi (yani Doğu Türkistan)’nde yaşayan soydaşlarımız (ki Uygurlar’ın yanısıra bölgede, Kazak, Kırgız, Tatar, Sarı Uygur vb yaşamaktadır ) ile birlikte yaşamakta olan tüm halklar, eşit hak ve özgürlüklerin korunması için çaba harcamalıdırlar. Yani artık Doğu Türkistan’da bağımsız bir Uygur Devletinin kurulabilmesi mümkün değildir…
Koca Göktürk İmparatorluğu’nu tarih sahnesinden bilmiş olan Uygurlar, Türk Milletinin ahını aldıkları için onmaları mümkün olmamaktadır!…

***
Türk’ün ahını alan bir başka millet ise Moğollar’dır.
Moğollar’ın Türk olduklarına ilişkiler tezler de vardır. Zira bu milleti uzun yıllar Türk kökenli oldukları söylenen Cengiz Han, Timurlenk gibi hakanlar yönetmişlerdir.
Selçuklu Devletlerinin de, Osmanlı Devletinin de başına belâ olan Moğollar, Türk-İslâm devletlerindeki sayısız tarihi mekânları yakıp yıkmışlar, milyonlarca Türk insanını katletmişlerdir.
Türkiye Televizyonlarında gösterilmekte olan Türk tarihi ile ilgili filmlerde vurgulanan katliamlar, Moğollar’ın, milyonlarca Türk’ün ahını aldığını ortaya koymaktadır. TRT Televizyonlarında gösterilen “Ertuğrul”, ATV’deki “Osman”, yine TRT’deki yayına başlayan “Celalettin Harezmşah” ve “Büyük Selçuklu” dizilerindeki Türk’ün en büyük düşmanının Moğollar olduğunu belgelemektedir.
İşte bu yüzdendir ki, Milletimin ahını alan Moğollar onmamışlardır. Bugün Moğolistan denilen devletin bir kısmı Çin Halk Cumhuriyetine bağlı özerk bir bölge, bir kısmı ise daha düne kadar Rusya’nın egemenliği altındaki sözde bağımsız bölgedir.
***
Yıldırım Beyazıt Han, Osmanlı Devletinin sınırlarını genişletmek için akın üzerine akınlar düzenlerken, Timur da Osmanlı topraklarını Moğolistan’a katmak için Anadolu’ya gelmiş ve Ankara’da iki ordu savaşmıştı. Fillerle falan gelen Timur’un durdurulmasına katkıda bulunmayı vaad eden Kırım Tatarları, ihanet ederek, Osmanlı’nın mağlubiyetine zemin hazırladı!…
Anadolu’yu baştan başa istila eden Timur, Afyonkarahisar’a kadar geldi ve mala da cana da verdiği zararlardan dolayı Timur’a lanetler okunurken, ona destek verenlere de ah edildi!…
Bugün Rusya Federasyonunun ilhak ettiği Kırım, Tatar-Türk kökenli Geraylar tarafından yönetildi. Bir dönemde de Osmanlı Devleti egemenliği altına girdi. Sonra Rus-Sovyet egemenliği başladı. SSCB sınırları çizilirken de Kırım’ı Ukrayna Cumhuriyeti’ne dahil ettiler. Ukrayna’nın Rusya’dan bağımsız bir Avrupa politikası izlemeye başlamasıyla birlikte de Rusya’nın müdahalesi vuku buldu…Yani Kırım, bağımsız bir Tatar Devleti olamadı. Onmadı ve olan oldu.Yani Türk’e ihanet eden onmuyor!…
Kuşkusuz geçmiş, geçmişte kalmıştır.
Doğu Türkistan’da yaşayan Türkler, Orta Asya’nın her yerinde bulunan ve “ben Türk’üm” diyen tüm soydaşlarımız ve Kırım Tatarları bizim kardeşlerimizdir. Dolayısiyle Devletimiz hepsine de kucak açmış olup, yardımda bulunmaktadır. Bireyler olarak bizlere düşen görev de öyle olmalıdır.

Yazarın Diğer Yazıları