İrfan Ünver Nasrattınoğlu

UEFA 2020 (Ve Yaşanılan Hezimet!)

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

70 yıldır, milli futbol takımımızın çeşitli ülkelerle yaptığı maçları izlerim. Pazar akşamı İsviçre ile oynadığımız maçtaki kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum. Bu yüzden yüksek tansiyonum fırladı ve sinirlerim allak bullak oldu!… Oysa 8-0 yenildiğimiz maçlar da oldu ve ben o maçlarda dahi bu kadar üzülmedim.
Sözü fazla uzatmadan demek istediğim odur ki; Türkiye Futbol Federasyonu ve federasyona bağlı kurullardaki kişiler yetersizdir ve bu kadrolarla futbolumuzun ilerleyip zafer kazanması mümkün değildir.
Peşpeşe oynanan İtalya, Galler ve İsviçre maçlarında tam 9 gol yenilmiş ve sadece bir gol atılabilmiştir. 0 puanla da 4 takımdan oluşan grubun sonuncusu olmuşuzdur. Keza bu maçlardan önce oynanan özel maçlarda da, ortaya konulan futbol hiç kimseyi tatmin etmemiştir. Bu durum karşısında, öncelikle teknik direktör Şenol Güneş’in istifa ettirilmesi şarttır. Çünkü Şenol, eski Şenol değildir. Heyecanı bittiği gibi, ufkunu da daraltmıştır. Süper ligde top koşturan Türk asıllı futbolcular kendi aralarında bir takım kurup, bu maça çıksalardı, herhalde böylesine rezil bir futbol ortaya koymazlardı.
Şenol artık köşesine çekilip televizyonlarda yorum yapsa daha iyi olur.
1.Uzun yıllar futbol seyreden ve biraz da futbol oynayan bir kişi olarak derim ki; milli takımımızda sol bek oynayacak en iyi eleman Caner Erkin’dir. Onu kadroya almayıp, sahada ne yapacağını bilmeyen ama gelecekte bir şey olabileceğine inanılan BJK’lı Rıdvan’ı kadroya almak, akıl kârı mıdır?…
2.Bana göre halen Türkiye’nin en iyi kalecisi olan Mert Günok kadroda iken, ancak onun yedeği olabilecek olan Uğurcan’ı hem de üç maçın üçünde de oynatmak doğru mudur? Trabzonlu Şenol Hoca, Trabzonspor kalecisini, uluslararası piyasada değerlendirmek mi istemiştir?… İki maçta da üçer gol yiyen Uğurcan üçüncü maçta oynatılmamalıydı!…
3. Burak Yılmaz golcüdür. Kraldır. Attığı gollerle Fransa’yı ayağa kaldırmıştır ama, böylesi maçlarda hiçbir varlık gösteremeyeceğini Şenol Hoca bilmelidir. Zira Burak’a istediği pasları veremezseniz, gol de atamaz, pozisyona da giremez. Allah aşkına, üç maçta Burak ne yaptı?… Bir BJK’lı olarak, kâlbi BJK için çarptığını bildiğim Burak’ın düştüğü aczi görünce yüreğim sızladı!… Bana, Kenan Karaman da ikinci santrfor olarak kadrodadır, derseniz, “hadi oradan Allah aşkına, TFF 1.Liginde ondan çok daha iyi santrforlar var” derim.
4.Yaygın deyimiyle, milli takımın bir 10 numarası yoktu. Avrupa liglerinde top oynayan ve başarılarıyla zaman zaman medyada sözünü ettiren Hakan Çalhanoğlu’nun milli maçlarımızdaki bütün maçlarını izledim. Bir-iki maçtaki kısa süren olumlu oyunlarından başka, işe yarayan bir futbol oynadığını görmedim!… Peki Şenol hoca gibi neredeyse yarım asırdır futbolun içinde olan bir kişi, bu güne kadar milli takıma neden bir 10 numara bulamamıştır?..
5.Defanstaki çocuklar teker teker ele alınınca iyidirler. Ama birbirleriyle yardımlaşma, birinin açığının bir diğeri tarafından kapatılması gibi takım ruhuyla futbol oynama yetenekleri yoktur. Nitekim Pazar akşamı golleri yerken bu eksiklik net olarak görüldü. Nitekim maçtan sonra Şakiri, “Türk milli takımının zaaflarını biliyorduk” demiştir.
Kosova’da dünyaya gelen Arnavut Şakiri önce Almanya’da top oynadı, sonra İsviçre vatandaşlığını seçtiği için, İsviçre milli takımında yer alan futbolculardan biridir. Biz ki, Türk ve Türkiye olarak, Kosova ve Arnavutluk’a yıllardır her türlü yardımı yapmaktayız. Ülkemizde birkaç milyon Arnavut kökenli yurttaşımız vardır. Hatta Arnavutların kökenlerinde Türklük bulunduğunu biliriz. Osmanlı Devletinin en önemli makamlarında bulunan Arnavutlar arasından, çok sayıda Sadrazam çıkmıştır. Bu Şakiri denilen terbiyesiz, nankör futbolcunun attığı birinci golden sonraki davranışlarını, ağız, burun mimiklerini gördünüz mü?…Oysa onun doğduğu Kosova’nın bağımsız bir devlet olarak dünya coğrafyasında yer almasını sağlayan en büyük güç Türkiye Cumhuriyeti’dir ve ülkemiz, Kosova’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkedir. Bu gerçekleri mutlaka biliyor olmalıdır ve bu yüzden golünü attıktan sonra, ahlak ve terbiye dışı hareketler yapmamalıydı. Elbette dürüst oynayacak ve gol de atacaktı, ama Türkiye’ye karşı terbiyesizlik yapmayacaktı!…
Pazar akşamı maç yaptığımız İsviçre milli takımında yer alan futbolculardan Admir Mehmedi ve Züber de Arnavuttur. Ayrıca, bağımsız kalmaları için büyük fedakarlıklar yaptığımız Bosnak Hersekli Boşnaklardan olan takım kaptanı Graniit Şaka ile bize ilk golü atan Haris Seferoviç de Bosnalı Boşnaktırlar… Ama onlar futbolun dışında hiçbir olumsuz harekette bulunmadılar.
İsviçre vatandaşı olduğu için, önceki yıllarda bu ülkenin milli takımında forma giyen Gökhan İnler, Beşiktaş’a transfer olmuş, oradan Başakşehir’e geçmiş, geçtiğimiz sezonda da Adana Demirspor’da kaptanlık görevini de üstlenerek, süper lige çıkan kadronun başında yer almıştır.
Türk futbolunun da, milli takımımızın da bu durumlara düşmesinde, en büyük sorumluluk TFF’nundur. Ama BJK, GS, FB, TS gibi büyük takımlarımızı yönetenler de sorumludurlar. Bunların neden, sorumlu olduklarına da başka bir yazımda değineceğim.

Yazarın Diğer Yazıları