İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Vefatının 87.Yıldönümünde Atatürk

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Hiç kuşku yoktur ki, bütün milletlerin ölümsüz liderleri vardır; ama şu bir gerçektir ki, Mustafa Kemal Atatürk gibi bir lidere sahip olan millet, yok denecek kadar azdır.

O’nu ebediyete yolladığımız günden bu yana 87 yıl geçti. Hiç, ama hiç unutmadık. O’nu unutturmak için neler neler yaptılar. Hâlâ yapanlar vardır, ama O, ebediyen Türk Milletinin kâlbinde yaşayacak ve hiç, ama hiç unutulmayacaktır.

Milletimiz, 1938 yılından bu yana,  Atatürk’ü terennüm etmekte, Büyük Önder için şiirler yazmakta, şarkılar, türküler çığırmaktadır.  Zaman zaman sekteye uğrasa da, Ülke yönetiminin her kademesinde Kemalist düşünce egemen olmuştur. Günümüz insanının ve her kademedeki yöneticilerimizin Atatürk’ün temel ilkelerinden sapması mümkün değildir. Bu duygunun yaşaması ve yayılma eyleminde Türk saz şairlerinin de büyük rolleri olmuştur.

Her milletin ozanları, inandıkları liderleri için deyişler söylemişler, şiirler yazmışlardır; ama hakkında hem sayı, hem de samimiyet ve duygu bakımından en çok deyiş söylenen ve şiir yazılan lider Atatürk’tür. 1922’lerde başlayıp, günümüze kadar Atatürk için yazılıp söylenen şiirlerin tamamı toplanıp yayımlanmış olsa, ortaya ciltler dolusu bir külliyat çıkacaktır.

Halk Ozanı da dediğimiz âşıkların Atatürk için söyledikleri şiirler, yurdumuzun her yerinde çıkan dergiler ve gazetelerde yayımlandığı gibi, kimi güldestelerde de yer almışlardır.

Âşıklar Atatürk’le ilgili duygularını, belki sanatsal biçimde şiirleştirememişlerdir ama, sade ve açık söyleyişleriyle, Yüce Önder’in milletimiz için yaptıklarını, ilke ve inkılâplarını halka en güzel şekilde anlatıp, sevdirmek suretiyle çok önemli hizmette bulunmuşlardır. Bir başka deyişle, milletçe yürekten benimsemiş olduğumuz Atatürk ilke ve inkılâplarının yayılmasında, âşıklarımızın büyük payları bulunmaktadır.

Âşıklarımız Atatürk’ün hayatını, dehasını, ilkelerini dize dize şiirleştirdikleri gibi, O’nu bazı kutsal değerlerimizle de karşılaştırmışlar; milletçe saygı duyulan bu değerlerle Ata’yı eşdeğerde tutmuşlardır. Örneğin Karslı Âşık Şeref Taşlıova, Atatürk’ün Anadolu’ya bedel olduğunu vurgulayan şiirinde şu iki dörtlüğe yer vermiştir:

 

“Biri bülbül oldu, birisi güldür.

Biri Anadolu, biri Atatürk…

Biri sevgilidir, biri güzeldir,

Biri Anadolu, biri Atatürk…

 

Biri bize kurdu Cumhuriyeti,

Biri ecdadımızın yurdu, cenneti

Biri bize verdi bu cumhuriyeti,

Biri Anadolu, biri Atatürk…”

 

Adanalı Âşık Hüseyin Kaçıran ile Kahramanmaraşlı Âşık Hüdaî de Atatürk’ü, Hacı Bektaş Velî ile eşdeğerde tutarken, atalarımıza saygının güzel bir örneğini vermişlerdir. Hüdaî’nin ilginç şiiri şöyledir:

Balık susuz olmaz, insan vatansız

Gönlüm Hacı Bektaş, elim Atatürk

İlimim nihayetsiz, yolum hatasız,

İlim Hacı Bektaş, yolum Atatürk.

 

Okuyabilirsin insan bir ilim

Fikirden mantıktan geçiyor yolum

Birbirine bağlı gönlümle dilim,

Gönlüm Hacı Bektaş, dilim Atatürk.

 

Hünkâr ruhumdaki yeşeren daldır

Atam o daldaki açılan güldür

Tıpkı buna benzer, buna misaldır,

Dalım Hacı Bektaş, gülüm Atatürk.

 

İşte Hüdaî’niz, meydana geldim

Ben böyle inandım, ben böyle bildim

Bir yüce uludan, bir dolu aldım,

Ulum Hacı Bektaş, dolum Atatürk.

 

Hüdai gibi, Hüseyin Kaçıran da Hacı Bektaş ile Atatürk’ü şöyle karşılaştırmıştır:

 

Şu müspet ilimin kapısın açan

Biri Hacı Bektaş, biri Atatürk.

Bu vatana en çok emeği geçen

Biri Hacı Bektaş, biri Atatürk.

 

Yazdıkları yazı Türkçe erenler

Konuştular sözü Türkçe erenler

Kim okuttu bizi Türkçe erenler

Biri Hacı Bektaş, biri Atatürk.

 

İsmi anıldıkça gönüller coşar

Anıt kabir ile Dergâha koşar

Bu dünya durdukça ikisi yaşar

Biri Hacı Bektaş, biri Atatürk.

 

Dönder ey tarihçi sayfayı dönder

Eğer bilmiyorsan bileni gönder

En büyük öğretmen, en büyük önder

Biri Hacı Bektaş, biri Atatürk.

 

Gökte aramayın Hak bize yakın

Halka hizmet eden alacak hakkın

Yurdumuzdaki tüm canlara bakın

Biri Hacı Bektaş, biri Atatürk.

 

           Açıklama: C:\Users\İrfan Ünver\Desktop\Documents\N A S R A T T I N O Ğ L U\Ö Z E L FOTO\OZANLARIM\Mürsel-Şeref-Sarıcakız-Murat-İsmail.jpg

           Bir Şölende Âşıklar.(sondan)Mürsel Sinan, Şeref Taşlıova, Sarıcakız, Çobanoğlu, İsmail Cengiz

 

Aşıklarımızın Atatürk ile ilgili deyişleri incelendiğinde görülecektir ki, kimi aydınlarımızın bile henüz kavrayamamış oldukları Atatürk düşüncesi, çoğu ümmî veya salt okur-yazar olan bu insanlar tarafından çok iyi anlaşıldığı ve bu bilinçle millete mal etme gayreti içinde oldukları görülecektir.

Örneğin Kadirlili Âşık Halil Karabulut, Atatürk hakkında çok şiirler yazan, onun ilkelerine içtenlikle sahip çıkan değerli bir ozandır. Bir şiirine;

 

“Yürüyelim Atatürk’ün izinden,

Durmayalım vatandaşlar aman ha!

Gafil olup yolumuzu düşmandan,

Sormayalım vatandaşlar aman ha!”

Dörtlüğüyle başlayan Karabulut, başka bir şiirinde ana dilimiz konusundaki çalışmaları şöyle alkışlamaktadır:

“Kasabada, köyde okullar kurduk

Yediden yetmişe tahsile girdik

Arapça’ya çoktan nihayet verdik

Elif tazelendi, dal tazelendi.

 

Hele biraz şöyle dursun gerisi,

Şükür batıl oldu Arap, Farisî,

Kalmadı Türkçe’de onun birisi,

Lisan tazelendi, dil tazelendi.”

Aynı konuda Erzincanlı Âşık Adil Ali Atalay da şöyle demektedir:

“Okullarda hemen Türkçe okuttun

Kadınlarda esareti yok ettin

Horlanan ezileni fark ettin

Lâikliği kurdun Önder Atatürk”

Konyalı Âşık Nuri Şahinoğlu da inkılâplara değgin şiirinde şu dizelere yer vermiştir:

“Yurttan birer birer kovup âsiyi,

Giyim kuşam, yazı devrimler iyi.

Cumhuriyet ile demokrasiyi,

Eşleyen Ata’nın yıldönümüdür.

 

İlerletmek için tekniği, feni,

Her yönde bilgiler sağladı yeni,

Laiklikle her inancı, her dini,

Hoşlayan Ata’nın yıldönümüdür.”

Bunlar gelişi güzel seçtiğimiz örneklerdir. Âşıklar, binlerce deyişler içerisinde, Atatürk’ün hayatını, ilke ve inkılâplarını, dolayısıyla O’nun yüceliğini ifade etmişlerdir. Yurdu baştanbaşa ve sürekli dolaşan bu halk sanatçıları, böylelikle Atatürk sevgisini her yere taşımışlardır

Yazarın Diğer Yazıları