Çağdaş Türk Dili ve Edebiyatının büyük ustalarından olan, Bayatlı Öğretmen Mehmet Aydın, benim hemşehrimdi. Bu nedenle ben 1971 yılında, Diyarbakır’dan Ankara’ya tayinen geldiğim günlerde onunla Türk Dil Kurumu’nda buluşmuş, vefatına kadar da kimi zam sık sık, kimi zaman da arada sırada görüşmüştük.
Türk Dil Kurumu’ndaki prestijini de kullanarak, Türk Dil Kurumu’na üye olmak için epey çaba harcamıştım. Üyelik için başvuru formunu doldurmuş, ona da imzalatarak Kurumun o tarihteki Genel Sekreteri olan Çahit Külebi’ye vermiştim. Ama maalesef, Atatürk’ün emriyle kurulmuş olan bu kurumun o tarihteki yönetimi beni yeteri kadar Atatürkçü, Marksizme ve Leninizme yakın bir Dünya görüşüne sahip olmadığıma kanaat getirmiş olmalı ki, üyelik başvurum kabul edilmemişti.
Çok sevdiğim, saydığım hemşehrim Mehmet Aydın da gerçek anlamıyla sol bir dünya görüşüne sahipti ve bundan asla taviz vermezdi. Ben onun samimi, içten bir Atatürkçü olduğunu bildiğim ve sol kavramının öteki anlamlarıyla da bir ilgi ve duygusunun olmadığını gördüğüm için,saygı gösterirdim. Bu yüz düzenlediğim toplantılarının hemen hemen hepsinde onu da davet eder, onore ederdim. Hatta yurt içinde ve dışındaki birçok bilimsel toplantılara katılarak bildiriler sunmasını, konuşmalar yapmasını sağlardım.
Benim Bayatlı hemşehrim, ağabeyim Mehmet Aydın, 4 Mart 1923 tarihinde, yani Cumhuriyetin ilânından kısa bir süre önce Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinin Bayat bucağında (bugün artık orası da ilçedir) doğdu. İlkokul ve ortaokulu Bayat’ta okudu. 1943’de Afyon Lisesi’nden, 1948 yılında da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu.
Mehmet Aydın sonra sırasıyla Kayseri/Pazarören, Kars/Cılavuz, Erzurum/Pulur Köy Enstitülerinde, Çanakkale Öğretmen Okulu, Bursa, Konya-Selçuk ve Ankara Gazi Eğitim Enstitüleri’nde öğretmenlik ve yöneticilik yaptı.
1965-67 yılları arasında Fransa-Paris'te ve Sırbistan-Belgrad’da Türkçe okutmanlığı yaptı.
Türkiye’ye döndükten sonra, Türk Dil Kurumu’nda Terim Kolunda uzman olarak çalıştı.
Mehmet Aydın, 1980 yılında kendi isteği ile emekliye ayrıldı.
Dil Derneği ve Ankara Edebiyatçılar Derneği’nin kurucularından olan Aydın; 1962’de Türkiye Öğretmenleri Milli Federasyonu Yönetim Kurulu, Türkiye Yazarlar Sendikası, Dil Derneği, Edebiyatçılar Derneği, Sanat Kurumu, Dışişleri Türk Derneği, Türkiye Gaziler Vakfı, Sivil Emekliler Derneği, üyesi idi. Benim Başkanlıklarını yaptığım dönemde de Folklor Araştırmaları Kurumu ile Afyonkarahisar Ve İlçeleri Dayanışma Derneği Üyesi olmuştu.
Bursa Eğitim Enstitüsü’nden öğrencisi olan Nail Tan da Mehmet Aydın’ın, Kültür Bakanlığı Yayınlar Dairesi ve Kültür Bakanlığı Halk Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü (HAGEM)’ndeki bazı alt komisyonlarda görevlendirilmesini sağlamıştı.
Mehmet Aydın hoca son olarak çalıştığı Bilkent Üniversitesi’nden sağlık nedeniyle 2008 yılında emekliye ayrılmış idi…
Üç çocuk babası olan Aydın, 93 yaşında iken 31 Mart 2016 tarihinde Ankara'da vefat etti.
Vefatının onuncu yılında Mehmet Aydın Hoca’ya bir kez daha Allah’tan Rahmet diliyorum.
***
Şiirleri Varlık, Türk Dili, Güney, İnsancıl, Kıyı, Damar gibi dergilerde, yazıları ise Cumhuriyet Gazetesinde yayımlandı. İlk şiirlerinde toplumcu-gerçekçi şiir çizgisinde olan Aydın; halk şiiri geleneğinden söyleyiş ve biçim olarak yararlandı. Türk Dil Kurumu'nda görev yapması ve dilde sadeliğe özen göstermesi nedeniyle şiirlerinde de duru bir anlatıma yöneldi.
1950'li yıllardan itibaren kaleme aldığı şiirlerini Özgürlüğe Açılan Eller adıyla yayımlayan Aydın; toplamda sekiz şiir kitabı çıkardı.
Mehmet Aydın, Türk Dili ve Edebiyatının çeşitli alanlarına yönelik araştırma-inceleme kitapları yayımladı. Ders kitabından, söyleşiye ve sözlük çalışmalarına kadar geniş bir alanda yoğun bir çalışma ve yayın faaliyeti gerçekleştirdi. Şairliğinin yanında edebiyat ve dil alanındaki bilimsel kitaplarıyla da tanındı.
Edebiyat eleştirmeni Nuri Aksakal der ki:
“Mehmet Aydın şiirlerini toplumcu bir özle yoğurup insan, yaşam ve doğa sevgisini atbsaşı yürütmesini biliyor. Bir an ölümsüz aşklara, engine çiçeklere karışarak tepeden tırnağa içi şiir kesiyor. Baharın soluğunda acının ateşlerini dindirmeye çalışır.
Demem o ki, Mehmet aydın öyle imgeye düşkün, anlaşılmaz, bencil bir şair değil. Duygu ve düşüncelerinin, yaşantısının izlerini düz, yalın ve doğrudan anlatımla iletmeyi amaçlıyor. Onun şiirlerinde yoğun bir insan duyarlığının odaklaştığını görüyoruz. Süsten de hoşlanmıyor. Ölçüyü uyağı bir yana itiyor, biçim denemesine de pek başvurdmuyor. Işıltılı bir sonbahar özlemiyle toplumsal gerçekçilik çizgisinde yer alıyor.:
***
Mehmet Aydın, 1953-1996 yılları arasında şiir ve yazılarını Varlık, Çeğdaş Türk Dili, Kıyı, İnsancıl, Damar adlı dergilerde yayımladı.
Aldığı ödüller şunlardır:
1. Özgürlüğe Açılan Eller (1970 TRT Büyük Ödülü),
2. Oluşum Dergisi Eleştiri Birincilik Ödülü (1980),
3. Abdi İpekçi Deneme Yarışması Mansiyon Ödülü (1989),
4. Güneş Dergisi Şiir Mansiyon Ödülü (1991),
5. Nasrettin Hoca Fıkra Derleme Mansiyon Ödülü (1997),
6. Ankara Valiliği Türk Eğitimine Hizmet Ödülü (1998),
7. Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu, Türk Folkloruna Hizmet Ödülü (1998),
8. Türkiye Yazarlar Sendikası ve Edebiyatçılar Derneği Emeğe Saygı Ödülü (2001).
Mehmet Aydın’ın çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış olan makalelerinden başka, kitap bütünlüğünde yayımlanan şu eserleri de kütüphanelerde yer almaktadır:
ESERLERİ:
ŞİİR:
1. Özgürlüğe Açılan Eller (1971),
2. Halkın Soluğu (1978),
3. Işığın Kavgası (1979),
4. Şiirsiz Kalmasın (1985),
5. Yeryüzü Sancısı (1985),
6. Yürekte Yanan Dünya (1988),
7. Mavi Ter (1992),
8. Işıltılar (1995),
9. Derin Bir Aynadan (1999),
10.Bozkırı Aydınlatan Mavi (2004).
DENEME-İNCELEME-ARAŞTIRMA:
11. Bayat-Bayat Boyu ve Oğuzların Tarihi (1984),
12. Şairlerden İzler (1992),
13. Ne Yazıyor Bu Kadınlar / Osmanlıdan Günümüze
Örnekleriyle Kadın Şair ve Yazarlar (1995),
14. Yunus Emre, Nasrettin Hoca ve Hacı Bektaş Veli
Düşüncesinde Hoşgörü (ortak yapıt, 1995),
15. Türlü Yönleriyle Tekerlemeler (1998),
16. Edebiyatın Kıyılarında (1998),
17. Oğuz ve Türkmen Kültür Şöleni (2000),
18. Meşhur Olan Fakir Çocuklar (2001),
19. Ankara’da Resim Sergilerinden Notlar (2001),
20.Ömrün Derin Sularında (2002),
11.17. Yüzyıl Divan Şairlerinden Vecdî Divanı (2003).
DERLEME-SÖZLÜK:
12. İlkokullar İçin Türkçe Geliştirilmiş Sözlük (1990),
13.Yazım Kılavuzu (1990),
14.Açıklamalı Deyimler Sözlüğü (1990),
15.Geliştirilmiş ve Açıklamalı Atasözleri (1992),
16.Türk ve Dünya Edebiyatından Şairler ve Yazarlar
Sözlüğü (Düşünceler ve Sohbetler 1992),
BİYOGRAFİ:
17. Hasan Hüseyin Korkmazgil– Yaşamı-Sanatı-Eserleri (2002).
SÖYLEŞİ: Sözden Yazıya (ortak kitap, 1996).
Ayrıca ders kitapları ve sadeleştirmeleri vardır.
HAKKINDA: Muzaffer Hacıhasanoğlu / Halkın Soluğu (Ilgaz dergisi, Ocak 1980), Ali Dündar / Bayat’ta Sözcükler Bayatlamaz (Çağdaş Türk Dili, Temmuz 1992), C. Gürlek / Mehmet Aydın’la Röportaj (abc dergisi, Ocak 1993), M. Yaşar Bilen / Sonra Yazı Vardı (1993), Osman Bolulu / Sevecenlik Bohçası Bir Şair (Çağdaş Türk Dili, Temmuz-Ağustos 1993), Ayten Sürer / Sorularda Yazarlar (1996), Kemal Yılmaz / Işıltılar İçin (Kıyı, Mart 1996), Nuri Aksakal / Sevgi ‘Işıltılar’ı (Damar dergisi, sayı: 78, Eylül 1997), Behçet Necatigil / Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (18. bas. 1999), Şükran Kurdakul / Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (gen. 6. bas. 1999), Arzu K. Ayçiçek / Söyleşi (Çağdaş Türk Dili, Ağustos 2000), Osman Nuri Poyrazoğlu / Kitap Kitap Şiir Gelir Bizlere (2000), Vedat Yazıcı / Martıya Mektuplar (2000), TBE Ansiklopedisi (2001), Hasan Hüseyin / Mehmet Aydın (2002), Ahmet Özer / Bir Sanatçıya Saygı (Cumhuriyet, 13.7.2001), Atilla Aşut / Delikanlı Bir Çınar İçin (Damar dergisi, Kasım 2001).
Mehmet Aydın’a bir şölende samimi davranışı
Bir Bosna-Hersek seyahatimizde Mehmet Aydın Ve Boşnak Prof.Lamiya Hanımla