İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Yıldırım, Fatih, Yavuz, Kanuni Sultan Değil De Neden Hâlâ Abdülhamid?...

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Öncelikle Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan, batışına kadar, Devleti yöneten Padişahların isimlerini ve görev sürelerini Tarih araştırmacısı ve yazar Adnan Güllü’nün saptamalarına göre kaydetmek istiyorum…

Osman Bey’den son padişah VI.Mehmed’e kadar Osmanlı İmparatorluğu’nda tam 36 padişah tahta geçmiştir. Avrupa kayıtlarında 38 padişahtan bahsediliyor (Yıldırım Beyazıt’ın çocukları Süleyman Çelebi 7 yıl 10 ay hükümranlığı sürdü. Musa Çelebi Rumeli’de 3 yıl 6 ay hükmetti). İşte Fatih'ten, Kanuni'ye Osman Gazi'den Selim'e birçok başarılı padişahın yönetimi ile 6 yüzyıl hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu'nun 36 padişahı...

Osmanlı İmparatorluğu zirvedeyken; kuzeyde Macaristan, güneyde Somali, batıda Cezayir ve doğuda Irak’a kadar uzanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu 36 padişahı ile altı yüzyılı aşkın var oldu. İşte 1299-1923 yılları arasında tahtta bulunan 36 Osmanlı padişahı:

1-Osman (1300-1324) (Osman Gazi) 24 yıl

2-Orhan(1324-1360) (Orhan Gazi) 36 yıl

3-Murat Hüdavendigâr (1360-1389) 29 yıl

4-Yıldırım Beyazıt (1389-1402) 13 yıl

5-Çelebi Mehmet (1402-1421).-19 yıl

6-II.Murat (1421-1451) Tahta iki kez çıkmıştır. 1421-1444 arası birinci dönem 23 yıl. 

7-Fatih Sultan Mehmet (1444-1481) Tahta iki kez çıkmıştır. 1444-1446 yıllarında birinci 8-II.Beyazıt (1481-1512) 31 yıl 
9- Yavuz Sultan Selim (I. Selim) (1512-1520) 8 yıl.
10-Kanuni Sultan Süleyman (I. Süleyman) (1520-1566) 46 yıl. 
11- II. Selim (1566-1574) 8 yıl
12- III. Murat (1574-1595) 21 yıl.
13- III. Mehmet (1595-1603) 8 yıl.
14- I. Ahmet (1603-1617) 14 yıl. 

15- I. Mustafa (1617-1623) (Deli Mustafa) 

16- II. Osman (1617-1622) (Genç Osman) 5 yıl. 

17- IV. Murat (1623-1640) 17 yıl. 

18- I. İbrahim (1640-1648) (Deli İbrahim) 8 yıl. 

19- IV. Mehmet (1648-1687) (Avcı Mehmet) 39 yıl. 

20- II. Süleyman (1687-1691) 4 yıl. 
21- II. Ahmet (1691-1695) 4 yıl. 
22- II. Mustafa (1695-1703) 8 yıl. .
23- III. Ahmet (1703-1730) 27 yıl. 

24- I. Mahmut (1730-1754) 24 yıl. 

25- III. Osman (1754-1757) 4 yıl. 

26- III. Mustafa (1757-1774) 17 yıl. 

27- I. Abdülhamit (1774-1789) 15 yıl. 

28- III. Selim (1789-1807) 8 yıl. 

29- IV. Mustafa (1807-1808) 1 yıl. 
30- II. Mahmut (1808-1839) 31 yıl. 

31- Abdülmecit (1839-1861) 22 yıl. 

32- Abdülaziz (1861-1871) 10 yıl. 
33- V. Murat (1876) 3 ay. 

34- II. Abdülhamit (1876-1909) 33 yıl. 

35- V. Mehmet Reşat (1909-1918) 9 yıl. 

36- VI. Mehmet Vahdettin (1918-1922) 4 yıl.

*1 Kasım 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi, çıkardığı iki maddelik bir kanunla saltanatı kaldırır. 4 Kasım’da son sadrazam Ahmed Tevfik Paşa istifa eder. 5 Kasım’da Refet Paşa, Babıali’deki bakanlıklara gönderdiği bir genelgeyle işlerine son verildiğini tebliğ eder.

*17 Kasım sabahı Padişah Vahdettin, küçük oğlu Ertuğrul Efendi 10 kişilik çalışma ekibi ve hareminin mensuplarıyla birlikte Dolmabahçe Sarayından bir kayığa binerek, Boğaziçi’nde demirlemiş olan İngiliz zırhlısı Malaya’ya iltica eder!...

***

Ben bu Padişahlarla ilgili tek tek yorum yapmayacak ve bunu okurlarıma bırakacağım. Ancak, verdiğim bu listeden anlaşılacağı gibi, Padişahlar arasında zır-deliler, birbirleri arasındaki düşmanlıklar, kavgalar, katledilenler vardır. Ama bu güne kadar isimleriyle övünüp kıvanç duyduğumuz Yıldırım Beyazıt, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman gibi eşsiz kahramanlar; adlarıyla, şanlarıyla, Türk gelenek ve göreneklerini yaşatma heyecanı duyanlar ve yoktan var edilen büyük bir Devleti zirveye taşıyanlar vardır. Ama büyük bir Devleti, zirvelerden aşağı yuvarlayıp, adeta sıfıra indiren de vardır…

Kimdir, Büyük Osmanlı Devletini sıfıra indiren Padişah?...

II.Abdülhamit Han!...

***

Türkiye Cumhuriyeti’nin, Bakanlıklar da yapmış olan bir değerli bürokratı, kültür ve sanat insanı, internet sayfalarında da yayımlanan bir demecinde bakınız ne diyor:

"Abdülhamid'i araştırdıkça hayal kırıklığına uğradım" diyen o değerli kişi devamla şu değerlendirmeyi yapıyor:

Hızlı bir islâmcı olarak doktora tezimi Abdülhamid üzerine yapmaya karar verdim. kahramanlıklarını araştırıp herkese anlatmak için kitap yazacaktım. Ama araştırdıkça şoklara girdim hayal kırıklığına uğradım. Necip Fazıl ve Kadir Mısıroğlu’nun anlattığı Abdülhamid, Osmanlı belgelerinde yoktu. Ne vardı peki? Avrupai hayat tarzına meraklı ama Avrupa’dan korkan bir adam, etrafındaki tüm adamları, vezirleri Ermeni, Rum veya Yahudi. Yabancı devletler tehdit edince toprak verip sulh sağlayan bir padişah çıktı karşıma. Ali Suavi’nin Çırağan Sarayı baskınından sonra beni ve ailemi, bunlar Topkapı’nın zindanlarında öldürecekler korkusu ile İngiliz elçisini çağırıp kraliçe beni korur mu diye söylüyor. iki gün sonra elçi, kraliçe seni ve aileni koruyacağını söylüyor ama bir şartı var Ruslara karşı Malta’da ve Girit’te bulunan askerlerimiz savaşırken sevkiyat zorluğu çekiyor... Kıbrıs’ı vermenizi istiyor diyor, 4 gün sonra Kıbrıs'ı İngilizlere veriyor.”

***

İnternetten aldığım şu dizeler de aynı anlamı içermektedir:

Benim gördüğüm o dönemde kafası çalışan hiçbir adam Abdülhamit'i sevmiyor. Kâzım Karabekir'e göre Abdülhamit hem beceriksiz, hem de evhamlı ve korkak bir kişilik. Hayatım kitabında Manastır'ın hangi halde olduğunu, Ordunun perişan durumunu bunun sorumlusunun da bir çok kişiyle beraber Abdülhamit olduğunu anlatıyor Kazım Karabekir. Tabi ki baş sorumlu Abdülhamit. Nasıl bir baskı olduğunu da anlatıyor, şüphelenilen her şey yasak. Kafası çalışan bir adamın bu Abdülhamit'i sevmesi imkansız zaten…

 

Hem korkaklık var, hem yeteneksizlik var. O kadar süre tahtta kalması, yani kendini aşırı baskılarla koruyabilmesi mi başarı? Millet ve Ordu perişan bir halde, baskı insanları yıldırmış. Kazım Karabekir okuduğu bazı kitapları nasıl yaktığını da anlatır başına bir şey gelmemesi için. Her zamanki gibi Abdülhamit'i sevenlerin de hangi kesim olduğuna bakmak, o adamı sevmemek için yeterli…”

***

Kısa bir özetleme daha yapalım: 

Bu II.Abdülhamit 33 yıl Osmanlı tahtında Parişah olarak oturmuş…Tahtı devralmadan önce Osmanlı Devletinin sınırları ile, onun devrildiği tarihteki sınırlar bir mukayese edilirse iyice anlaşılacaktır ki, Devleti bitiren odur. 

Okuyanı, yazanı, düşüneni yaka-paça hapislere attıran odur…

Sayısı saptanamamış olan küçücük, gencecik kızları yatağına almsış olduğu ile ilgili çok sayıda anısal yazılar vardır.

Ve daha neler, neler?...

Öyleyse bu zat-ı muhteremin büyük bir Müslüman olduğu nasıl kabul edilebiliyor, maalesef ben anlayabilmiş değilim!...

Şayet Osmanlı Devletimizin büyüklüğü söz konusu edilecek ise,  yukarıda da isimlerini zikrettiğim, Yıldırım Beyazıt, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman vb.gibi büyük liderlerden söz edilmesi daha doğru olacaktır kanısındayım.

Yazarın Diğer Yazıları