Kadınlar Dernekte: Uluslararası Girişimci İş Kadınları Derneği
Âliye METE SERT
“Kadınlar Dernekte” köşe yazımda bu hafta, kadın girişimciliğinin ulusal ve uluslararası ölçekte güçlenmesi için öncü çalışmalar yürüten Melike AKKENT başkanımı ve derneği Uluslararası Girişimci İş Kadınları Derneğini ağırlıyoruz.
Sizi tanıyabilir miyiz? İsmim Melike Akkent. Zafer Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Girişimci İş Kadınları Derneği Başkanıyım. Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunuyum. Lokum üretimi yapan 4 nesillik bir aile şirketinin yöneticilerindenim. Evliyim ve 2 çocuk annesiyim.
Derneğinizin tam ismi nedir? Uluslararası Girişimci İş Kadınları Derneği
Derneğinizin kuruluş hikâyesini ve temel amaçlarını bizimle paylaşır mısınız? Derneğimiz 2022 yılında yerel, ulusal ve uluslararası alanda iş birlikleri içerisine girmek, uygun ortamları oluşturmak, kadın ve genç girişimciliğini desteklemek amaçlarıyla kuruldu. 8 kurucu üyenin gerçekten taşın altına elini koyabilecek, vizyon sahibi, işlerinin başındaki iş kadınlarını bir araya getirmesiyle yola çıktık.
Bugüne kadar yürüttüğünüz en önemli projelerden veya faaliyetlerden bahseder misiniz? İstanbul’da farklı sektörlerden iş kadınları ve STK başkanlarını bir araya getiren Boğaziçi Buluşması’nı düzenledik. Afyonkarahisar’da kendi işletmesini yöneten girişimci kadınların görünürlüğünü artırmak amacıyla ziyaretler gerçekleştirdik. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla ortak çalıştaylar ve toplantılar hayata geçirdik. Bilgilendirici yazılı ve görsel yayınlar kapsamında “Genç Girişimciye Notlar” adlı bir el kitabı hazırlayıp bastık. Bu kitapçık AFSÜ aracılığıyla dijital ortamda 197 üniversiteye dağıtıldı. Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde söyleşiler düzenledik. Dergi3 iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel bir sayı hazırladık. Ayrıca TÜRKONFED Girişimde Kadın Gücü İlham Buluşmalarına Afyonkarahisar’da ev sahipliği yaptık. Talep ve önerimiz doğrultusunda TOBB Afyonkarahisar KGK ve AFİKAD ile birlikte Afyonkarahisar İş Kadınları B2B ve Networking Buluşması’nı gerçekleştirdik. Zafer Kalkınma Ajansı iş birliğiyle Girişimci Kadınlar Proje Pazarı Yarışması’nı ve Uluslararası Girişimci Kadınlar ve Gençler Zirvesi’ni düzenledik.
Derneğinizin yerelde veya ulusal ölçekte kadınların yaşamına nasıl bir katkı sunduğunu düşünüyorsunuz? Derneğimiz, yerel ve ulusal ölçekte kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha görünür ve güçlü olmalarını desteklemektedir. Düzenlediğimiz buluşmalar, çalıştaylar ve networking etkinlikleriyle kadınlar arasında güçlü dayanışma ağları kurulmasına katkı sağlıyor. Kadın girişimcilerin iş birlikleri geliştirmelerine ve karar vericilerle doğrudan temas kurmalarına imkân tanıyoruz. Üniversitelerde gerçekleştirdiğimiz söyleşiler ve hazırladığımız yayınlarla genç kadınların girişimcilik ekosistemiyle erken yaşta tanışmalarını destekliyoruz. Bu çalışmalarla kadınların güçlenmesine, yerelde kalkınmaya ve kadın girişimciliğinin yaygınlaşmasına katkı sunuyoruz.
Bir kadın olarak dernek başkanlığı görevine gelme süreciniz nasıl gelişti? Daha önce AFSiAD da kısa bir dernekçilik deneyimim olmuştu ama UGİKAD’a başkan olmayı hiç aklımdan geçirmemiştim. Kurucu üyelerimizin çoğu çok deneyimli arkadaşlardı. Ancak, benim başkan olmam konusunda hemfikir olarak beni onore ettiler.
Kaç senedir başkanlık ya da üyelik görevini üstleniyorsunuz? Derneğimizin kuruluşunun üzerinden 3,5 yıl geçti. İlk ve ikinci genel kurulda başkan olarak seçildim.
Bu görevde karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve nasıl aştınız? Dernek yönetimi; iş, aile ve sosyal yaşamla birlikte yürütülüyor. Bu da ciddi bir zaman ve enerji yönetimi gerektiriyor. Düzenli bir planlama ile bunu organize etmeye çalıştım. Yönetim kurulu ve üyelerimizin destekleriyle çalışmalarımızı yürütüyoruz.
Kamu, özel sektör ve diğer STK’larla ilişkilerde söz sahibi olmak, masada yer almak ve derneğin sesini duyurmak sürekli çaba istiyor. Çok şükür kurulduğumuz günden bu yana başta Afyonkarahisar Valiliği ve Afyonkarahisar Belediyesi olmak üzere ATSO, Zafer Kalkınma Ajansı, ATB ve iki güzide üniversitemiz gibi kurumlarla çok güzel bir iletişimimiz var.
Gönüllülerle çalışan derneklerde motivasyonu canlı tutmak, ekip içi uyumu sağlamak ve sürekliliği korumak önemli bir liderlik sınavı oluyor. Başkanlığın belki de en zor kısmı bu. Dernek üyelerimizin her biriyle kurduğumuz içten ve samimi ilişkimizle de bu sorunu aştık.
Kadınların sivil toplumda liderlik üstlenmesinin topluma ne kazandırdığını düşünüyorsunuz? Kadınların sivil toplumda liderlik üstlenmesi, topluma daha kapsayıcı, adil ve duyarlı bir bakış açısı kazandırır. Kadın liderler, sahadaki gerçek ihtiyaçları daha görünür kılar. Farklı kesimleri bir araya getirerek dayanışmayı güçlendirir ve sosyal sorunlara daha kalıcı çözümler üretilmesine katkı sağlar. Bu da hem yerelde kalkınmayı hızlandırır hem de toplumsal dönüşümü güçlendirir.
Kadınların örgütlü mücadelesinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bence önümüzdeki dönemde kadınlar, sadece eşitlik talep eden değil; ekonomiden yönetişime, eğitimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok alanda oyunu kuran taraf olacak. Kısacası kadınların örgütlü mücadelesi “izin isteyen” değil, alan açan ve dönüştüren bir güce evriliyor.
Derneğinizin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projelerden bahseder misiniz? Üniversitelerimizle gönüllü dernek üyelerimizin birlikte çalışacağı bir mentor-menti çalışmamız olacak. Yine gönüllü üyelerimizin farklı konulardaki kısa videoları çekilip yayınlanacak. Yılın ikinci yarısında Genç Girişimciye Notlar kitapçığımızın ikincisini hazırlamayı planlıyoruz.
Genç kadınlara ve yeni kuşaklara vermek istediğiniz mesaj nedir? Hiçbir kalıba sığmak zorunda değilsiniz, sesinizi kısmayın ve “henüz hazır değilim” diyerek hayallerinizi ertelemeyin. Kimsenin size biçtiği rolü kabul etmek zorunda değilsiniz. Yan yana durduğunuzda daha güçlüsünüz, dayanışmadan korkmayın. Hata yapın, vazgeçin, yeniden başlayın ama yolunuzdan dönmeyin. Bu dünya sizin cesaretinize, aklınıza ve birbirinize sahip çıkmanıza ihtiyaç duyuyor.
Bu derneğin başkanı olarak sizi en çok gururlandıran an hangisiydi? Bu sorunun cevabı çok net. Dernek olarak cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesini resmî törenle ziyaret etmek, anı defterine hissettiklerimizi yazabilmek sadece başkan olarak değil insan olarak da en gururlandığım, en heyecanlandığım andı.
Dernek yönetiminde kaç kadın var? Tamamı kadınlardan oluşan bir derneğiz.
Kadınların sesini daha güçlü duyurabilmek için sizce hangi adımlar atılmalı? Kadınların dernekler, platformlar ve ağlar üzerinden yan yana durması vermek istenilen etkiyi büyütür.
Sadece konuşan değil, karar veren masalarda olmak gerekiyor. Böyle mecralarda olmalıyız. Yerel yönetimler, STK’lar, meslek örgütleri ve komisyonlarda aktif rol almak çok kritik.
Başarı hikâyeleri, yaşanan sorunlar ve çözümler görünür oldukça toplumsal algı da değişiyor. Medyayı daha stratejik kullanmalıyız.
Hak talep ederken somut veriler, saha deneyimi ve çözüm önerileriyle masaya gitmeliyiz. Bilgi ve veri her şeydir.
Rekabet yerine dayanışmayı büyüten, kadınları birbirine kırdırmayan bir dil; hareketin sürdürülebilirliğini sağlar ve etkiyi kalıcı kılar. Kız kardeşlik gibi görmeliyiz dayanışmayı.
Köşemizde okuyuculara iletmek istediğiniz özel bir mesajınız var mı? İş dünyasında kadın olmanın ister çalışan ister girişimci olarak getirdiği zorlukları uzun yıllardır deneyimliyoruz. Bu zorlukları azaltmak ve daha eşit, daha adil ve daha kapsayıcı bir dünya inşa etmek için hepimizin sorumluluk alması, somut adımlar atması ve birlikte hareket etmesi gerekiyor. Birlikte güçlüyüz…
Kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü bir şekilde var olmaları için böylesine kapsamlı çalışmalar yürütüyor, dayanışma ağları kuruyor ve genç kuşaklara ilham oluyorlar. Kadın girişimciliğine sağladıkları bu kıymetli katkılardan dolayı değerli başkanım Melike Akkent Hanım’a gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. Ben Âliye Mete Sert; haftaya bir başka kadın dernek başkanının hikâyesiyle buluşmak dileğiyle…